Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünkü MGK'da uzatılması yönünde
tavsiye kararı alınan OHAL için, "Belki 12 ay da yetmeyecek"
ifadelerini kullandı. 15 Temmuz darbe girişiminin "işgâl teşebbüsü"
olduğunu söyleyen Erdoğan, "1920'de Sevr'i gösterdiler, 1923'te bizi Lozan'a
iknâ ettiler. Birileri de Lozan'ı 'zafer' diye yutturmaya çalıştı. Her şey
ortada" diye konuştu. (Şimdi işimiz daha da zor olacak. Sanırım Lozan da artık geçersiz sayılacak. HYETERT)
Beştepe'de Muhtarlarla Buluşma toplantısında konuşan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin "işgâl teşebbüsü"
olduğunu tekrarladı.
"Tarihte bize ne yaptılar. 1920'de bize Sevr'i
gösterdiler, 1923'te Lozan'a bizi razı ettiler. Birileri de Lozan'ı 'zafer'
diye yutturmaya çalıştı. Her şey ortada" ifadelerini kullanan Erdoğan,
sözlerine şöyle devam etti:
"İşte şu an Ege'yi görüyorsunuz değil mi? Bağırsan
sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'da verdik. Zafer bu mu? Oralar bizimdi.
Oralarda bizim camilerimiz, mabetlerimiz var ama şu anda hâlâ Ege'de kıta
sahanlığı ne olacak, havada, denizde ne olacak bunları konuşuyoruz, hâlâ bunun
mücadelesini veriyoruz. Niye? İşte o anlaşmada masaya oturanlar sebebiyle. O
masaya oturanlar, o anlaşmanın hakkını vermediler. Veremedikleri için şimdi
onun sıkıntısını biz yaşıyoruz. Şayet aynen bu darbede de başarılı olsaydı,
Sevr'i dahi aratacak bir dayatmayla karşımıza çıkacaklardı."
'OHAL için belki 12 ay da yetmez'
OHAL için Fransa örneği verdi ve dün MGK'da uzatılması
yönünde tavsiye kararı alınan Olağanüstü Hal için "Belki 12 ay da
yetmeyecek" dedi.
Erdoğan OHAL'le ilgili şunları söyledi:
"Fransa'da üç ay, artı üç ay ve son olarak da altı
ay olmak üzere toplamda bir yıllık olağanüstü hal var. Dünyadan kimse Fransa'ya
diyor mu 'Siz niye bir yıl olağanüstü hal ilan ettiniz?'. Bakan arkadaşlara
bunlar akıl veriyorlar, diyorlar ki 'Bir yıl olağanüstü hal Türkiye için doğru
değil. Şu üç ayı bir daha uzatmayın ha'. Dur bakalım, sabırlı ol. Belki 12 ay
da yetmeyecek."
Erdoğan, "Ana muhalefet partisinin, 'olağanüstü hâl
yetkileriyle hayata geçirilen hususların Meclis'in rutin çalışmalarıyla
çözülebileceği' görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Meclis’in mevcut iç tüzüğü
böyle pratik bir sürecin yürütülmesine izin vermiyor. 3 aylık bir süreyle
OHAL’in uzatılması Türkiye’nin yararınadır" dedi.
Erdoğan, "Bu devletin, bu terör organlarının
uzantılarından arındırılması için zamana ihtiyacı var. Biz şu anda zamanla
yarışıyoruz. Mesele öylesine derin ve öylesine girift ki 3 aylık sürenin
yeterli olmayacağı görülüyor. Bunun için dün yaptığımız Milli Güvenlik Kurulu
toplantısında olağanüstü halin 3 ay daha uzatılması hükümete tavsiye
edildi" ifadelerini kullandı.
"Bunların cebine üç beş kuruş ekstra para koy,
istediğin notu al"
Erdoğan, Türkiye'nin kredi notunu düşüren Moody's'i de
suçladı, "İstediğiniz kadar düşürün, Türkiye'nin gerçeği bu değil. Türkiye
yatırımlarına devam ediyor, kalkınmaya devam ediyor, yükselmeye, güçlenmeye
devam ediyor evelallah. Siz Türkiye'nin gerçeklerinden uzaksınız. Bunların
cebine üç beş kuruş ekstra para koy, istediğiniz notu al. Bunlar böyle, böyle
çalışıyorlar. Talimatları zaten nereden aldıklarını da biliyoruz. Biz
gerçekleri her zaman konuşacağız" dedi.
"Ülkemize yönelik saldırılar çok farklı mecralardan
yürütülüyor. Şimdi ekonomi kartı masaya sürüldü. Buna rağmen ekonomimizde hamd
olsun önemli bir kırılma yaşamadık. 15 Temmuz darbe girişiminini ardından
birileri yine kriz beklentisine girmişlerdi ama hayâl kırıklığına uğradılar.
Şimdi de siyasi saiklerle hareket ettiklerini bildiğimiz kredi derecelendirme
kuruluşları devreye girdi. Ben o kuruluşları çok severim, onlar da beni çok
sever."
"Notumuzu düşürdüler de ne oldu? Hazine hemen bir
piyasa yaptı ve dışarıdan içeriden bunalrın beklediğini çok üstünde bir ilgi
Hazine’nin kağıtlarına oldu. Neden? Türkiye’nin gerçeği bu değil ki. Batmış bir
ülkeye bakıyorsun bir anda dört kat büyümede derece vermeye kalkıyorlar.
Türkiye gibi kendi ayakları üzerinde duran bir ülkeye de durağan diyor. Bu
sefer durağan da değil, notu düşürdüler. İstediğiniz kadar düşürün, Türkiye’nin
gerçeği bu değil. Türkiye kalkınıp güçlenmeye devam ediyor."
"İstediğiniz kadar düşürün, Türkiye'nin gerçeği bu
değil. Türkiye yatırımlarına devam ediyor, kalkınmaya devam ediyor, yükselmeye,
güçlenmeye devam ediyor evelallah. Siz Türkiye'nin gerçeklerinden uzaksınız.
Bunların cebine üç beş kuruş ekstra para koy, istediğiniz notu al. Bunlar
böyle, böyle çalışıyorlar. Talimatları zaten nereden aldıklarını da biliyoruz.
Biz gerçekleri her zaman konuşacağız. Kimmiş bunlar ya? Sanayicilerimizle,
tüccarlarımızla da konuşuyorum bunları. Siz de bir haykırın be. Ne sattığınızı
siz biliyorsunuz. Krediyi bunlar mı veriyor. Dik durun be. Siz Türksünüz Türk,
bunu gösterin. Not ekonomik değil siyasi saiklerle verilince kimse o notu
dikkate almadı. Piyasalarda ciddi dalgalanma olmadı. Türkiye ile ilgili o kadar
yalanlar attılar ki kimse artık onları ciddiye almıyor. Biz reel ekonomiye
bakıyoruz. Üretimi, ihracatı artıracak önlemler alıyoruz ve almaya da devam
edeceğiz. 20 Aralık’ta Avrsaya Tüneli’ni açıyoruz. Bu kuruluşlara ada tavsiyem
gelip tünelden geçiversinler."
'PKK eylemlerinin tek sebebi...'
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan diğer başlıklar şu
şekilde:
"PKK'nın son dönemde artan eylemlerinin tek bir
sebebi vardır, FETÖ'nün üzerinde oluşan baskıyı azaltmak ve Suriye'nin veya
Suriye'de Türkiye'nin dikkatini dağıtmak."
"Terör örgütü Fırat Kalkanı Harekâtı’ndan çok
rahatsız oldu. TSK Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı sınır dışı operasyonunu
başarıyla sürdürüyor. Halep’te ve diğer Suriye şehirlerinde katledilen
çocukların, kadınların, sivillerin kanları ellerinde olanların işi giderek
zorlaşıyor. Artık Türkiye ve ÖSO’nun DEAŞ’a karşı verdiği gerçek bir mücadele
var. Suriye meselesi artık yeni bir safhaya girmektedir. Bunun en önemli
göstergesi Suriye halkının kendi içinde tesis edeceği birlik, beraberlik ve
dayanışma olacaktır."
"Cerablus’u DEAŞ’tan temizledik, halk evlerine
dönmeye başaldı. DEAŞ’ın elindeyken Cerablus’ta 2 bin insan kalmıştır. Şimdi 30
bine ulaştı. Bizim Suriye’den istediğimiz uçuşa yasak bölge oluşturulabilirse
yeni göç dalgalareı önlenir. Batı bizim lafımızı dinlese birçok şeyden
kurtulur. Her zaman slogan 'haklısın, biz sizin kadar cesur konuşamazdık'
diyorlar. Uçuşa yasak bölge oluşturulursa göç sorunu ortadan kalkar."
15 Temmuz resmi tatil
Cumhurbaşkanı 15 Temmuz'un 'Demokrasi ve Özgürlükleri
Anma Günü' olarak Milli Güvenlik Kurulu toplantısında hükümete tavsiye
edildiğini de söyledi; "Her 15 Temmuz artık şehitlerimizi, gâzilerimizi
anma günü olarak, o gün tatil edilecektir" dedi.
Kaynak: Al Jazeera, AA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.