Prof. Baskın Oran, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın
"1920'de bize Sevr'i gösterdiler, 1923'te Lozan'a razı ettiler. Birileri
bize Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Şöyle bağırsan sesinin duyulacağı
adaları biz Lozan'la verdik. Kıta sahanlığı ne olacak, havada ne olacak, karada
ne olacak hâlâ bunun mücadelesini veriyoruz. İşte bunun nedeni, o anlaşmada
masaya oturanlar. O masaya oturanlar bunun hakkını veremediler, veremedikleri
için onun sıkıntısını şimdi biz yaşıyoruz" ifadesini eleştirdi. "Adalar
1913’te Osmanlı imparatorluğu tarafından verildi. Ve öyle Yunanistan’la falan
karşı karşıya değil 6 tane büyük Avrupa devleti karar verdi" diyen Prof.
Oran, "Önce 1913 Londra Antlaşması'yla büyük devletlerin kararı, sonra da
Osmanlı ile Yunanistan arasında yapılan Atina Antlaşmasıyla 12 Ada İtalya'ya
verildi. Geri kalan adaların, İmroz ve Bozcaada hariç, Yunanistan’a verilmesi
kararlaştırıldı. Ancak bu antlaşma resmileşemeden I. Dünya Savaşı patladı ve
mesele Lozan'a kaldı" ifadesini kullandı.
***
Erdoğan, "Birileri bize Lozan'ı zafer diye
yutturmaya çalıştı; adaları biz Lozan'la verdik" demişti. Siyaset bilimci
Prof. Baskın Oran, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "1920'de bize Sevr'i
gösterdiler, 1923'te Lozan'a razı ettiler. Birileri bize Lozan'ı zafer diye
yutturmaya çalıştı. Şöyle bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan'la
verdik. Kıta sahanlığı ne olacak, havada ne olacak, karada ne olacak hâlâ bunun
mücadelesini veriyoruz. İşte bunun nedeni, o anlaşmada masaya oturanlar. O
masaya oturanlar bunun hakkını veremediler, veremedikleri için onun sıkıntısını
şimdi biz yaşıyoruz" ifadesini eleştirdi.
"Adalar 1913’te Osmanlı imparatorluğu tarafından
verildi. Ve öyle Yunanistan’la falan karşı karşıya değil 6 tane büyük Avrupa
devleti karar verdi" diyen Prof. Oran, "Önce 1913 Londra
Antlaşması'yla büyük devletlerin kararı, sonra da Osmanlı ile Yunanistan
arasında yapılan Atina Antlaşmasıyla 12 Ada İtalya'ya verildi. Geri kalan adaların,
İmroz ve Bozcaada hariç, Yunanistan’a verilmesi kararlaştırıldı. Ancak bu
antlaşma resmileşemeden I. Dünya Savaşı patladı ve mesele Lozan'a kaldı"
ifadesini kullandı. Oran altı büyük devleti İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya,
İtalya ve Avusturya - Macaristan olarak
sıraladı.
Atina Antlaşması nedir?
Atina Antlaşması, 14 Kasım 1913'te Osmanlı Devleti ile
Yunanistan arasında imzalandı.
Bu antlaşmaya göre;
- Yunanistan’daki Türklerin hakları güvence altına
alındı.
- Yanya, Girit ve Selanik Yunanistan’a bırakıldı.
- Ege Adalarının durumu büyük devletlerin kararına
bırakıldı. (Osmanlı Devleti, Ege Adaları'nı fiilen kaybetti)
Baskın Oran'ın dikkati çektiği Lozan Antlaşması'nın 14.
maddesi şöyle:
"Türk egemenliği altında kalan İmroz ve Bozcaada,
yerel yönetim ile can ve mal güvenliği bakımından, gayrimüslim yerli halka
gerekli bütün güvenceyi sağlayan, yerel unsurlardan kurulu bir özel yönetim
örgütünden yararlanacaktır. Bu adalarda düzenin korunması, yukarıda öngörülen
yerel yönetim örgütünün aracılığıyla yerli halktan seçilmiş ve bu örgütün
emrinde bulunan bir polis kuvvetince sağlanacaktır"
"Madde ayrıca, bu iki ada halkının Lozan'ın 37 ilâ
43'üncü madelerinde gayrimüslimlere getirilmiş haklardan yararlanacağını da
belirtiyor" diyen Oran "Yani, nüfusları Rum diye Lozan’da önce
Yunanistan’a verilmesi planlanmış bu iki ada, sonra Ankara’nın güvenlik
itirazlarıyla Türkiye’ye bırakılıyor. Bir koşulla: Gayrimüslim halka özel bir
özerk yönetim kurmak. 14. maddenin sebep-i hikmeti işte bu" ifadesini
kullandı.
"Ankara adaları istemedi"
Baskın Oran "Lozan Antlaşması'nda nüfusu yaklaşık
yüzde 90 oranında Rum olan adaları Ankara almak istemedi" bilgisini verdi.
Oran "Lozan onaylanacağı zaman yalnızca Musul'un elden çıkmasına itiraz
geldi Meclis'ten. Musul’u Atatürk bilinçli olarak almadı. Türkiye’deki
Kürtlerin akıbeti belli değilken bir de Irak’taki Kürtler gelirse ne olur
diye" diye konuştu.
"Milliyetçi duyguları tetiklemeye çalışıyor, ikinci
aşama savaş"
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Lozan Antlaşmasıyla
ilgili olarak yaptığı açıklamaların "milliyetçi duyguları tetikleme amacı
güttüğünü" iddia eden Oran şöyle konuştu:
Erdoğan, Türkiye’nin üzerinden ölü toprağının yavaş yavaş
kalktığını görerek paniğe kapılıyor ve milliyetçi tahriklere başlıyor. Şimdi bu
milliyetçi tahriklerin ilk aşaması olarak Lozan’a laf ediyor, bu çok klasik bir
olaydır. Türkiye’deki bütün sağcılar Lozan’a laf ederler. Esasen adalar
üzerinden değil de Kürt sorunu ve Musul konusunda laf ederler. İkinci aşama,
savaş olacaktır. Erdoğan’ın Türkiye’de otoritesinin sarsıldığını gördüğü zaman
başvuracağı ikinci provokasyon savaş olacaktır. Suriye, İran, Irak ve özellikle
Rusya, Türkiye’nin oralara girmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu
söylemeye başladılar. Yani çok ciddi bir direniş var. Amerika, oradaki YPG’nin
vurulmasına razı gelmiyor çünkü esas müttefik YPG orada.
"Ölü toprağı kalkmaya başladı"
"Suriye’de milli bir ordu kurmak
istiyoruz'"dedi. Yunanistan "Türkiye’de milli bir ordu kurmak
istiyoruz'" diye çıksa ne olur? Başkasının topraklarına milli ordu kurmak
ne demek? Resmen oraları işgal etmek demek.
Bütün bunlar o tek adama giden korku imparatorluğunun
sarsılması. Ayın 8’inde Ankara’da toplantı var, birçok ilde yapılıyor bu
toplantılar. İstanbul’da büyük toplantı yapılacak. Devamlı bir örgüt kurulacak
özgürlüklerin saldırıya uğramasını engellemek için. Eğitim- Sen direniyor,
Kocaeli’de üniversite dışında akademi açıldı. KESK Ankara’ya yürüyüşlere
başlıyor bir sürü koldan. Bunlar yoktu, ölü toprağı kalkmaya başladı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.