Akif Beki / abeki@hurriyet.com.tr
CEMAAT ile tarikatların şeffaflaştırılması ve denetlenmesinin
yolları tartışılıyor. Tartışmayı kenarından köşesinden tutmuş biri olarak
gelinen noktayı aktarıyorum. İlahiyat camiasında tekke ve zaviyelerin kapatılması
kanunu sorgulanıyor. FETÖ türü yapıların bir daha başımıza bela olmaması için
cemaatlerle tarikatların denetim altına alınması şart deniyor. Ama yasal
statüye kavuşturulmalarının önünde yasal bir engel var, tekke ve zaviyeleri
kapatan devrim kanunu. İşte önce onun kaldırılması gerektiği savunuluyor.
***
Devrim kanununa dokunmanın riskleri olmaz mı?
Toz kaldırmayı, ortalığı fena halde karıştırmayı göze
almak gerekir.
İrtica paranoyasını istemeseniz de depreştirecek, karşı
devrim duyarlılıklarını tetikleyecek, ‘laiklik elden gidiyor’cu eski rejim
bekçilerini teyakkuza geçirecek bir adım.
Oysa aslında önerilen değişiklik, varsa cemaat ve
tarikatların oluşturduğu bir tehlike potansiyeli, onu kontrol altına almayı
sağlayacak.
Yani endişeye mahal yok.
Karanlıkta ve denetim dışı iş görmelerindense bırakalım
dini yapılar gözümüzün önünde faaliyet göstersin. Bırakalım bir denetim
mekanizmasına tabi olsunlar.
Tekke ve zaviyelerin kapatılmasına dair kanunun
gevşetilmesi ya da kaldırılmasının zamanı belki de geldi.
Getirip götüreceklerini neden soğukkanlı bir şekilde
masaya yatıramayalım?
TRAFODAKİ KEDİ AMERİKA’DAN ÇIKTI
OLMADIK siyasi komplo ve vesveseler üretmek bizim milli
hasletlerimizden sanırız ya, değilmiş.
Amerikan seçimlerini izliyorsanız bu gerçeğin gözünüzden
kaçması imkânsız.
Clinton ve Trump’ın kampanyaları kızıştıkça bize daha çok
benziyor.
Seçim sonuçlarının manipüle edileceğine dair paranoyalar
mı ararsınız, gayrimilli olma suçlamaları mı, yabancı parmağı şüphesi mi...
* * *
Bir ‘Rus hacker’ olayıdır gidiyor.
Aylar önce Demokratlar’ın bilgisayar ağına sızdılar.
Hillary Clinton, Rus istihbaratının işi olduğunu
söyledi...
Putin’in, ABD’yi zayıf düşürmek için Trump’a çalıştığı
iddiasını ortaya attı...
Bir siber saldırı sonucu Rusların seçim sonuçlarıyla
oynayabileceği korkusunu açıkladı.
O arada Trump, Putin’e övgüler düzmekten geri kalmadı.
Obama’dan daha iyi bir lider olduğunu bağıra çağıra anlattı.
Clinton durur mu; Trump’ı vatansever olmamakla suçladı.
Ve aylar sonra Rus hacker’lar bu kez Cumhuriyetçiler’in
bilgisayarlarına dadandı.
Sanki Trump’ı, Rusların adamı gibi görünme töhmetinden
kurtarma operasyonu yürütüldü.
Yani Trump lehine bir müdahale yokmuş gibi oldu.
* * *
Fakat toplamda seçim sonuçlarının manipüle edilebileceği
kuruntusu daha da yaygınlaştı.
Koskoca Amerika, ciddi ciddi seçim güvenliğinden şüpheye
düştü.
Başkan adayları konuyu kampanyalarına taşıdı, medya
gündemine aldı, kamuoyu tartışmaya başladı.
Bir aday öbürünün Rus işbirlikçisi olup olmadığı
şayialarını çıkardı.
Şaşkınlık içinde izlerken bizdeki seçim güvenliği
kuşkularını düşünmeden edemiyor insan.
ABD’de seçim sonuçlarına Rus parmağı karışabiliyor,
adaylardan biri hakkında yabancı uşaklığı söylentileri ayyuka çıkarılabiliyorsa
bizde neler olmaz, neler.
* * *
Eskiden yadırgardım, artık doğal karşılayacağım galiba.
Amerika’da bunlar konuşuluyorsa bizde haydi haydi olur,
hiçbirine şaşırmam.
Hele bir de YSK bilgisayarları ele geçirilir, Allah
korusun bir yerde trafo patlar, başka bir yerde de kazara ağ çökerse yandık.
Seçimler yaklaşırken siber güvenliğe aman mukayyet
olalım, aman diyeyim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.