Balıkesir'in Balya Belediye Başkanı MHP'li Osman Kılıç,
1900'lü yıllarda kentte kurşun madenleri işleterek geriye milyonlarca ton
zehirli posa ve cüruf bıraktıkları gerekçesiyle Fransızlar'a tazminat davası
açmaya hazırlanıyor. Kılıç, "Bizi sözde Ermeni soykırımıyla suçluyorlar.
Asıl onlar hem doğa hem hayvan hem bitki hem de insan soykırımı yaptı. Doğal
kaynaklarımızı alıp götürdü, zehri bize bıraktılar. Gelip temizlesinler"
dedi. (Kim tutar seni yürü Balıkesir arkanda(!) HYETERT)
Balya'da 1892'de kurulan Fransız kökenli Balya Karaaydın
Madenleri Şirketi, bölgede Simli (gümüşlü) kurşun çıkartmaya başladı. Birinci
Dünya Savaşı sırasında üretimini durduran şirket, 1920'de tekrar faaliyet
geçti. 1927'de ise galerilerin birinde çıkan yangın sonrası zarara uğrayan
kuruluş, hükümetten yardım alarak üretimini sürdürdü. 1934'te üretimi 3 kat
arttıran şirket, dünya piyasalarında kurşun fiyatlarının düşmesi sonucu 1939'da
çalışmasına son verdi. Maden 1940'ta bakanlar kurulu kararıyla
devletleştirildi. İddiaya göre Fransız şirketi, Balya'dan çıkardığı 400 bin ton
madeni satarken; bölgede yaklaşık 4 milyon ton zehirli atık bıraktı.
Fransızların Balya-Gönen Karayolu'na paralel akan Kocaçay
kenarına terk edip gittiği zehirli atıkların yağmur sularıyla dereye karıştığı
belirtildi. Kocaçay'ın Orhanlar Deresi ile Kocadere'yle birleşip, Manyas Barajı
oradan ise Manyas Gölüne ulaştığı kaydedildi. Bölgede, aradan geçen yaklaşık
bir asra rağmen kükürt kokusu hissediliyor. Her yağmur sonrası çayda balık
ölümleri görülüyor. Sudan içen küçük ve büyükbaş hayvanlar telef oluyor. Atıkların
Balya ve çevresine zararının çok büyük olduğunu vurgulayan Balya Belediye
Başkanı MHP'li Osman Kılıç, Fransızlar'a bu kirlilik nedeniyle tazminat davası
açmanın yollarını aradıklarını belirtti. Birleşmiş Milletler Çevre Programı
(UNEP) kapsamında ve 1989'da imzalanan Basel Anlaşması'ndaki Tehlikeli Atıkları
Bertarafı ile ilgili bölümden yararlanmak istediklerini vurgulayan Kılıç, şöyle
konuştu:
'BURADA MÜTHİŞ BİR DOĞA KATLİAMI VAR'
"Burada müthiş bir doğa katliamı var. Yıllar önce,
milli değerimiz, milli sermayemiz olan doğal kaynaklarımızı gelip buradan alan
Fransızlar, madenleri götürmüş, pislik ve atıklarını bırakmış. Sözde insan
haklarından söz eden bir toplum. Bizi sözde Ermeni soykırımıyla suçluyorlar.
Asıl onlar hem doğa hem hayvan hem bitki hem de insan soykırımı yaptı. Doğal
kaynaklarımızı alıp götürdü, zehri bize bıraktılar. Ben Balya'nın belediye
başkanı olarak, bu ilçenin yöneticisi olarak, hukuki yollara başvuracağım.
Gelip buradan pisliklerini kaldırsınlar. 2017'de bu konuyla ilgili girişimlerde
bulunacağız. Maden atıklarının, cürufların hem bitkilere hem insanlara hem
doğaya ciddi zararları var. Sadece bu alanda değil, Balya'nın dört bir yanında
Fransızlardan kalan atıklar var. Bunlar bizim için hem görüntü kirliliği, hem
doğaya zarar, biz bunun önüne bir türlü geçemedik. Her türlü hukuki yola
başvuracağız, davalar açacağız."
Daha önce birkaç Çinli firma temsilcilerin, cürufları
ayrıştıracaklarını, geriye kalan sıfır zehirli malzemeyi de yol yapımı gibi
işlerde belediyenin kullanabileceğini söylediğini aktaran Başkan Kılıç, şunları
söyledi:
"Konuyla ilgili bir belge istedik. Kalan malzemenin
zararsız olacağını belgeleyin, bizi ikna edin dedik. Ondan sonra gelen giden
olmadı. Ben bu konuda, sayın Cumhurbaşkanımızı, Başbakanımızı, Çevre Bakanımızı,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızı ve valimizi, bize destek olmaya
çağırıyorum. Bize yardımcı olmalarını istiyorum. Pek çok insan Balya'yı bilmez.
Balya, Yenice, Gönen, Çanakkale ve Balıkesir arasında. Burada insanların en
büyük geçim kaynağı büyük ve küçükbaş hayvancılık. Çok güzel bir doğaya sahip.
Bu bölgenin en büyük handikabı bu maden artıkları. Biz burayı bu şekilde
devraldık fakat gelecek nesillere böyle bırakmak niyetinde değiliz. Bu maden
artıkları kaldırıldığında insanlara bir sosyal yaşam alanı yapacağız. Burayı
güzel bir doğal alana çevirmek istiyoruz. Cürufları kaldırıp, insanların rahat
nefes alabildiği yeşil bir alan haline getirmeyi planlıyoruz. Bu konuda
yetkililer bize sahip çıksın. Balya Belediyesi'nin olanakları belli, gücü belli.
Herkesten destek bekliyoruz."
ÖNCEDEN TAZMİNAT ÖDENMİŞ
Balya Belediye Başkanı Osman Kılıç, Fransızlar'ın
madenleri işlettiği dönemde, hava kirliliği nedeniyle çevrede hayvanların telef
olması, insanların hastalanması nedeniyle tepkilerin önüne geçmek için 50 metre
yüksekliğinde baca yaptırdıklarını, üstelik vatandaşa hava parası ödediklerini
vurguladı. Kılıç, "Dava açmakta kararlıyız. Gelip pisliklerini alıp
gitsinler" dedi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.