Makale: Rehan Nişanyan Janas*
Dünya tercümanlar gününü 30 Eylül’de kutluyor olsa da,
Ermeniler çevirmenler gününü Ekim ayında kutluyor. Uluslararası Tercümanlar
Federasyonu ve UNESCO tarafından ilan edilen Dünya Çeviri Günü, her yıl 30
Eylül’de kutlanıyor. Bu tarih aynı zamanda, tercümanların azizi olarak kabul
edilen Aziz Jerome’un anıldığı bayram günü.
Günümüz Hırvatistan’ında doğup Roma’da yaşamış olan
Jerome (347-420) İncil’i Latinceye çeviren tarihsel bir kişi.
Onunla aynı çağda yaşamış olan Muş doğumlu Aziz Mesrob
Maşdots (362-440) ise hemen hemen aynı yıllarda İncil’i Asuri ve Yunanca
dilinden Ermenice’ye çevirmiş talebeleriyle birlikte.
Mesrob Maşdots, çeviriden önce, 405 yılında Ermeni
alfabesini icat etmiş, öğretmiş ve yeni nesil tercümanlar yetiştirmiştir.
Sonraki yıllarda da bu çevirmenler İncil'i ve dönemin farklı önemli eserlerini
Ermenice’ye çevirmiştir.
Dünya tercümanlar gününü 30 Eylül’de kutluyor olsa da,
Ermeniler çevirmenler gününü Ekim ayında kutluyor.
Ermeni Kilisesi, her yıl Ekim ayının ilk Cumartesi
gününü, “Aziz Çevirmenler Bayramı” (Սրբոց Թարգմանչաց Տօն) olarak kutluyor ve yüzyıllar
önceki çevirmen atalarını dua ve ilahilerle anıyor.
Mucizevi bir şekilde Ermeni alfabesini icat eden ve
Kilise tarafından aziz ilan edilen Mesrob Maşdots ve Aziz Sahag’ın dışında
anılan çevirmenler arasında tarihçi Yeğişe’yi (410-480), Krikor Naregatsi’yi
(951-1003), yine tarihçi Movses Khorenatsi’yi (410-490) sayabiliriz. Bir de
6’ncı yüzyılın yenilmez filozofu Tavit var.
Yarın dünyadaki tüm Ermeni kiliselerinde yapılacak olan
törenlerle anılacak olan ve aziz ilan edilen bu tercümanların çoğu, günümüzün
Türkiye topraklarında doğdu, orada yaşadı, çalıştı, üretti ve orada gömüldü.
Bizlerin yerel tercümanları ve Aziz Jerome’un yolları
acaba hiç kesişmiş midir?
Aziz Jerome, Anadolu’da bulunan birçok kente, İstanbul’a,
Antakya’ya seyahat etmiş, buralarda da yaşamıştır. Aziz Mesrob ve talebelerinin
de daha güvenilir kaynak bulmak amacıyla İstanbul, İskenderiye, Antakya gibi
zamanın kültür merkezlerine seyahat ettikleri biliniyor.
Birbirleriyle hiç tanıştılar mı acaba, mesela bir
kütüphanede?
Birbirlerinden haberdar oldular mı?
1600 küsur yıl sonra hatırlanacaklarını hiç hayal ettiler
mi?
Bugün zaman zaman itibar görmemekten yakınan günümüz
tercümanları, bu azizlerden ilham ve örnek alabilirler.
*Kanada’da tercüman olarak çalışıyor
Fotoğraf © Hrant Kasparyan / Demokrat Haber (Madenataran
El Yazmaları Müzesi • Yerevan • Ermenistan)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.