Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı
Ramazan Akyürek, ''Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, beni
telefon ile arayarak 17 Şubat tarihli (Dink'e karşı ses getirecek eylem)
ibaresinin yer aldığı Trabzon'dan İstanbul'a gelen yazıyı imha etmemi
söyledi" dedi.
Hrant Dink davası sanığı Emniyet Müdürü olarak atandı
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 2007'de öldürülmesine ilişkin
eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, eski
İstihbarat Daire Başkanlığı Personel Şube Müdürü Coşgun Çakar ve eski
İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ile Yargıtay'ın
bozduğu ana davanın 8 sanığının da aralarında bulunduğu 35 kişinin yargılandığı
davanın duruşması, 10 Kasım'a ertelendi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki
duruşmanın öğleden sonraki bölümü, dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü
İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in çapraz sorgusuyla devam etti. Soru
sormak için söz alan eski İstihbarat Daire Başkanı sanık Sabri Uzun, 15 Kasım
2003 yılında El Kaide'nin İstanbul'da gerçekleştirdiği saldırı sonrası,
İstanbul'da bakan, vali ve emniyet müdürünün olduğu bir toplantı yapıldığını ve
tüm bildikleriyle şahısların isimlerini verdiğini belirterek, bu isimler
üzerinden olayın üzerine gidildiğini hatırlatıp Dink cinayetinin ardından
İstanbul'a böyle bir bilginin gelip gelmediğini sordu.
‘AKYÜREK HİÇ BİLGİ VERMEDİ, VALİ BUNA İÇERLEDİ' © AA/
Dink cinayeti soruşturmasında Tuğgeneral Celepoğlu ve 2 jandarma tutuklandı
Sanık Ahmet İlhan Güler de cinayetin ardından dönemin İçişleri Bakanı, İstanbul
Valisi, İstanbul Emniyet Müdürü ve İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in
de bulunduğu bir toplantının İstanbul'da yapıldığını, bu toplantıda Akyürek'in
hiç bilgi vermediğini, hatta valinin buna içerlediğini söyledi. Bunun üzerine
söz alan ve bazı sorular sormak isteyen tutuklu sanık Ramazan Akyürek, ''Dönemin
İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, beni telefon ile arayarak 17 Şubat
tarihli (Dink'e karşı ses getirecek eylem) ibaresinin yer aldığı Trabzon'dan
İstanbul'a gelen yazıyı imha etmemi söyledi. Birkaç gün sonra İstanbul'a
gittim. Bu evrakı yok edemeyeceğimi söyledim. Bunu söylerken Cerrah'ın yanında
terörden sorumlu müdür yardımcısı ve terör şube müdürü ve İstanbul İstihbarat
Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler de vardı. Söz konusu telefon görüşmesini Cerrah,
Güler'in odasından (İstihbarat Şube Müdürlüğü) yapmıştı. Güler bu sırada
Cerrah'ın yanında mıydı?'' diye sordu. Güler de ''Cerrah Bey'in böyle bir şey
söylediğine şahit olmadım. Benim yanımda böyle bir ifade kullandığını
hatırlamıyorum. Zaten hayatın olağan akışına aykırıdır. Ramazan başkan ile Erhan
Tuncel'in eleman olduğunun anlaşılmasından sonra telefon ile görüşüldü ve
çağrıldı. Kim bu adamı eleman yapmış ise sağlıklı bir şekilde bilgi almak
istedik'' cevabını verdi. Sanık Akyürek de bakanın zorlamasıyla İstanbul'a
gittiğini ve toplantıya katıldığını ayrıca çok kısa bir süreliğine de İstanbul
Emniyet Müdürlüğü'nde kaldığını ancak hangi gün geldiğini hatırlamadığını,
dönemin bakanının da 'imha etme talebi'nden haberinin olmadığını anlattı. © AA/
Hrant Dink soruşturmasına Zekeriya Öz de dahil edildi CERRAH: SUÇ DUYURUSUNDA
BULUNUYORUM Bunun üzerine söz alan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin
Cerrah, iddialara ilişkin şunları kaydetti: ''45 yıldır devlet görevlisiyim.
Böyle aptalca bir şey ne gördüm ne de duydum. Akyürek'e böyle bir talepte bulunmadım.
Ayrıca böyle bir şey söyleyecek olsam neden 3 kişinin yanında bunu konuşayım.
Ayrıca bunun imha edilmesinin bize ne menfaati var? Bunun silinmesinin menfaati
olsa olsa sadece Trabzon'a yarar. Biz failleri bulmak ve bir an önce olayı
aydınlatmak için Akyürek'i çağırdık. Ancak ilk başta korktu, gelemedi.
Tuncel'in eleman olduğunu, Ogün Samast'ın ifadesinden öğrendik. Ayrıca bu
belgenin silinmesini istesem aynısı Trabzon'da vardı. Bu neyi gösteriyor, demek
ki 'İstihbarat Daire Başkanlığı, istediği şekilde kayıtları siliyor' demektir.
Bunun en güzel kompedanı budur. Bu iddia karşısında üzüldüm. Ben onun abisi
sayılırım. Herhalde 2 yıldır cezaevinde tutuklu bulunduğu için bir suç isnat
etmiştir. Suç duyurusunda bulunuyorum. ‘NEDEN BU ZAMANA KADAR BUNLARI SÖYLEMEDİ?'
Eğer ben kendisinin iddia ettiği şeyleri söylediysem aradan 10 yıl geçmiş,
kendisi farklı tarihlerde birçok kez duruşmalara çıkmış, neden bu zamana kadar
bunları söylemedi. Nasıl böyle bir ithamda bulunabilir? Bana 'İstanbul Emniyet
Müdürü Celalettin Cerrah bana bu kayıtları sil diye baskı yaptı' deyip suç
duyurusunda bulunması lazımdı. Kendisi böyle bir suç duyurusunda bulunmuş mu?
Kendisi Emniyet Genel Müdürlüğü'ne direkt bağlıdır. Kendisinin bulunduğu görev
itibarıyla bana bağlılığı yoktur. Benim hiçbir talimatımı dinleme ve yerine
getirme şeyi de yoktur arkadaşımızın. O tarihte böyle bir yazının varlığından
haberim yoktur. Haberdar olmadığım bir yazı için nasıl 'sil' derim?'' Dink'in katili Samast: O görüntüleri jandarma
personeli çekti
‘AKIL SAĞLININ YERİNDE OLUP OLMADIĞI KONUSUNDA ADLİ TIP'A
GÖNDERİLMESİNİ İSTİRHAM EDİYORUM' Cerrah, en önemli konunun ise kendisi
İstihbarat Daire Başkanı olması dolayısıyla her gün içişleri bakanının makamına
çıkan bir kişi olduğunu, hatta yerine göre başbakanın bilgi aldığı bir makamda
bulunduğunu aktararak, ''Böyle bir kişi niye emniyet genel müdürüne, içişleri
bakanına, hatta ve hatta neden başbakana bugüne kadar bu konuyu anlatmamıştır?
Sanırım kendisi 2 yıldır tutuklu olması nedeniyle zihinsel veya psikolojik
yönden sıkıntısı olabilir. Ben kendisinin akıl sağlının yerinde olup olmadığı
konusunda Adli Tıp'a gönderilmesini istirham ediyorum'' diye konuştu.
Celalettin Cerrah, savunmasının uzun süreceğini, bu nedenle yarıda kalmasını istemediğini
belirterek, cuma günkü duruşmada ifade verebileceğini söyledi. Bunun üzerine
mahkeme heyeti, duruşmayı 10 Kasım Perşembe gününe erteledi. Perşembe günkü
duruşmada, eski İstihbarat Daire Başkanı sanık Sabri Uzun'un çapraz sorgusu
yapılacak.

1 yorum:
ben ilkokul mezunu,siyasetten anlamaz,adı geçen şahıslardan hiçbirini tanımaz,bu işlere kafamı hiçbir zaman yormamış biri olarak o gün celalettin cerrahın bu işlerin içinde olduğunu anlamıştım,birde vali,lik verilince daha büyük makamlarında bu işin içinde olabilecğini düşündüm,adalet çok gecikti fakat gerçeklerin meydana çıkma zamanının geldiğini hissediyorum.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.