Ekin Karaca
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) ekonomi hedeflerini
ve bugünkü durumu, günlük siyasi ortamın dövize etkilerini Kemerburgaz
Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu’yla konuştuk. Türkiye’nin
dövize ve yabancı sermaye girişine bağımlı bir ülke olması nedeniyle dünyada en
kırılgan beş ekonomiden biri olduğunu dile getiren Kozanoğlu, AKP’nin ortaya
koyduğu ekonomi hedeflerinin uzağında olduğuna dikkat çekiyor ve ülke olarak
yavaş yavaş ekonomik krize sürüklendiğimizi belirtiyor. “Benim döviz borcum da,
alacağım da yok” diyen kişilerin de yakın zamanda döviz artışından
etkileneceğini belirten Kozanoğlu, bu artışın enflasyonu beraberinde getireceğine,
küçük işletmelerin kapanacağına, işsizliğin artacağına vurgu yapıyor.
***
Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, “Dövizle işim yok” diyenlerin
de kur artışlarından etkileneceğini, petrol ve doğalgaza yansımanın enflasyonu
yükselteceğini, bazı şirketlerin borçlarını ödeyemeyeceğini ve işsizliğin
artabileceğini belirtiyor.
ABD Doları’nın Türk Lirası karşısında 3,40 sınırını
aşmasının nedenlerini, bunun kısa, orta ve uzun vadede sokaktaki vatandaşa
olası etkilerini, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) ekonomi hedeflerini ve
bugünkü durumu, günlük siyasi ortamın dövize etkilerini Kemerburgaz
Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu’yla konuştuk.
Türkiye’nin dövize ve yabancı sermaye girişine bağımlı
bir ülke olması nedeniyle dünyada en kırılgan beş ekonomiden biri olduğunu dile
getiren Kozanoğlu, AKP’nin ortaya koyduğu ekonomi hedeflerinin uzağında olduğuna
dikkat çekiyor ve ülke olarak yavaş yavaş ekonomik krize sürüklendiğimizi
belirtiyor.
“Benim döviz borcum da, alacağım da yok” diyen kişilerin
de yakın zamanda döviz artışından etkileneceğini belirten Kozanoğlu, bu artışın
enflasyonu beraberinde getireceğine, küçük işletmelerin kapanacağına,
işsizliğin artacağına vurgu yapıyor.
Prof. Dr. Kozanoğlu, ekonomideki gelişmeleri şöyle
değerlendiriyor:
En kırılgan 5 ekonomiden biri
“Türkiye ekonomisi dövize bağımlı, yabancı sermaye
girişine bağlı bir ekonomi. Bu nedenle dünyanın en kırılgan beş ekonomisinden
biri olarak nitelendiriliyor.
“Dünya dengelerinde herhangi bir bozulma Türkiye'yi diğer
ülkelerden daha fazla etkiliyor.
Trump’ın seçilmesi…
“Dolardaki ve genel olarak döviz sepetindeki değişikliğin
dış boyutu var.
“Özellikle Donald Trump'ın ABD Başkanı seçilmesiyle
ABD'de faizlerin artacağının ortaya çıkması, Trump'ın hem gelir hem kurumlar
vergisine ilişkin çok ciddi vergi indirimleri vaat etmesi doları güçlendirdi.
“Amerikan çok uluslu şirketlerinin paralarının tekrar
ABD'ye demirlenmesini sağladı.
“Dolara müdahale kapasitesi çok sınırlı”
“Türkiye'nin kendi ekonomik dengeleri, her yıl cari
işlemler açığını finanse etme ve borçları yenileme bağlamında Türkiye ekonomisi
170-180 milyar dolar taze fona ihtiyaç duyuyor.
“Türkiye ekonomisinin elindeki toplam rezervler toplam
110 milyar dolar kadar. Bunun da ancak 30 milyar doları serbest döviz.
“Türkiye'de kamu otoritelerinin doların gidişatına
müdahale etme kapasiteleri çok sınırlı.
180 milyar dolar borç
“Sinyal veren en önemli gösterge özel sektörün, çeşitli
sektörlerde iş yapan imalat sanayi ve hizmet sektörü şirketlerinin 180 milyar
dolar civarında döviz borcu olması...
“Şirketlerin borçlarını ödeyememeleri zincirleme olarak
bankacılık sistemini etkileyebilir.
Siyasi ortamın dövize etkisi
“Türkiye'deki siyasi ortam neredeyse bu döviz artışını
teşvik eder nitelikte.
“Gazetecilerin tutuklanması, Cumhuriyet gazetesine
yönelik operasyon, HDP'li eşbaşkanların ve vekillerin tutuklanması,
‘Fethullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ)’ yönelik operasyon kapsamında tartışmalı
şekilde mallara el konması, şirketlere kayyum atanması, suçlananların dışında
ailelerinin mal varlıklarına el konması haliyle yabancı sermayenin Türkiye'ye
kuşkuyla bakmasını sağlıyor.
“Yerli aktörler de, gerek bireysel yatırımcılar, gerek
şirketler kendilerini garanti altına almak için hem yastık altı dövize hem de
paralarını yurtdışına aktarma eğilimine girdiler.
“Döviz mevduatlarının düşmesinin nedeni güvensizlik”
“Hükümet döviz mevduatları 160 milyar dolardan 140 milyar
dolara düştü diye övünüyor. Evet, 20 milyar dolarlık azalma görünüyor ama ben
bunun övünülecek bir yanı olduğunu düşünmüyorum.
“Bu, 15 Temmuz sonrası insanların duyduğu güvensizlik
nedeniyle paralarını ya yastık altına koymaları ya da yurtdışına çıkarmalarının
sonucu.
“Zaten 20 milyar dolarlık bir döviz bozularak TL'ye
çevrilmiş olsaydı döviz piyasalarında bu kargaşa yaşanmazdı.
Yabancı yatırımlarda düşüş
“Türkiye'deki yabancıların gerek borsaya yaptıkları
yatırımlar, gerekse de bankalarda tuttukları mevduatların miktarı azaldı.
“2014'ün sonunda 140 milyar dolar olan yatırımlar,
geçtiğimiz ay itibariyle 100 milyar dolara düştü.
“Bugün de döviz kurundaki bu oynamayla 80-85 milyar dolar
civarına düştüğünü tahmin ediyorum.
“Türkiye ekonomisi bu durumla baş edemeyecek durumda
değil ama…”
“Böylelikle çıkabilecek paranın miktarı belli. Türkiye
ekonomisi bu durumla baş edemeyecek kapasitede değil.
“Ama daha büyük sıkıntı dış borçların yenilenmesi
sırasında ortaya çıkar.
“Bu da günlük olarak değil, zaman içinde etkisini
gösterir. Türkiye ekonomisi yavaş yavaş bataklığa doğru sürükleniyor.
Dolardan sonra Euro
“Ne yazık ki bu ülkeyi yönetenler her gün her ağızlarını
açışlarında buna katkıda bulunuyor izlenimi uyandırıyorlar.
“Örneğin Türkiye'nin en büyük ihracat ve ithalat kalemi
ve dolardan sonra en fazla borçlandığı para birimi Euro.
“AB'ye girmek iddialarını sürdürüp, AB yöneticileriyle
hakaret ederek onlarla ilişki kurarsanız bu kaçınılmaz sonucu kendiniz yaratmış
olursunuz.
Yurttaşa nasıl yansır?
“Bazı yurttaşlar ‘Benim döviz borcum da yok alacağım da
yok, beni doğrudan ilgilendirmez’ diyebilir.
“Tabii ki doğrudan döviz borcu olanlar en fazla
etkilenenler. Ama döviz işlemleriyle doğrudan ilişkisi olmayan vatandaşı da ne
yazık ki bu durumdan etkilenecektir.
Petrole, doğalgaza etki
“Başta petrol, petrol ürünleri olmak üzere Türkiye ithalata
bağımlı bir ekonomi. Kış aylarında petrol ve doğalgaz sarfiyatı iyice artıyor.
Dolardaki yükseliş bunların fiyatının artışına yansıyacaktır.
“Bunlar iktisatta sektörler arası ileri ve geri
bağlantıları çok güçlü, diğer bir ifadeyle bütün mal ve hizmet kalemlerini
etkileyebilecek niteliktedir.
“Bu haliyle enflasyonun yükselmesi şeklinde yurttaşlara
yansıyacaktır.
İşsizlik
“İkincisi zaten Türkiye'de çok ciddi bir işsizlik sorunu
var. Manşet işsizlik oranı yüzde 11 olarak açıklandı.
“Euro bölgesinde işsizlik yüzde 10 civarındayken
Türkiye'de manşet işsizlik yani resmi olarak iş arayanların oranı yüzde 11,5.
Gerçek işsizlik oranı ise yüzde 25'e yakın.
Emek çevresine etkisi
“Döviz borcu olan şirketlerin bunu ödemekte güçlük
çekmeleri halinde şirketlerin kapanması, ilk tedbir olarak işçi azaltımına
gitmeleri söz konusu olacaktır. O bakımdan da emek kesimini doğrudan
etkileyecektir.
“Şirketlerin döviz borçları dünden bugüne olan borçlar
değil. Önemli bir kısmı orta ve uzun vadeli.
“Onun için bugün yarın etkisi görünmese de kısa bir süre
sonra, ne yazık ki işsizliğin daha artması, şirketlerin kapılarını kapatması
şeklinde emek kesimini doğrudan doğruya etkileyecektir.
“Onun için dövizdeki her değişiklik emek çevresine
çeşitli yollarla yüksek faturalar olarak dönmeye mahkum gibi görünüyor.
İş gücüne etkisi
“Benim tahminim üçüncü çeyrekte büyüme rakamları yüzde 0,
hatta eksi gelecek.
“Bu şu anda işi olanları da etkileyecek. Ücretlerin
enflasyonun altında artırılması, ücretlerin ödenmemesi, geç ödenmesi gibi
nedenlerle doğrudan doğruya iş gücüne de yansıyacak.
AKP’nin hedefleri ve bugün
“Şu anda AKP'nin övünebileceği hiç bir ekonomik gösterge
kalmamış durumda.
“Onların hedefleri enflasyonu yüzde 5'e düşürmek,
büyümeye yüzde 5'le istikrar kazandırmak, işsizliği yüzde 5'e düşürmek, cari
işlemler açığını da yüzde 5'e çekmekti.
“Bunlardan ilk üçünün tamamen uzağındayız. İşsizlik yüzde
10'un üzerine çıktı. Ekonomide büyüme hedefi yüzde 3'e çekildi ama bunun da
gerçekleşmesi söz konusu değil. Enflasyonda ise resmi öngörülerini yüzde 7,5'a
çıkardılar ama döviz kurundaki oynamayla birlikte 2017'de yüzde 10'un üzerinde
enflasyon bekleniyor.
“Sadece cari işlemler açığında tahminlere yaklaşıldı. O
da ekonomi durgunlaştığı, krize sürüklendiği zaman haliyle ithalat yapılamadığı
için cari işlemler açığı nispeten daralıyor. Onun sonucu.
“Yavaş yavaş krize…”
“Türkiye ekonomisi yavaş yavaş krize sürüklenen, korkarım
ki yakın zamanda krizdeyiz diyebileceğimiz bir durumda.
“Yurttaşların canını yakan bir gündem oldukça dikkati
başka noktalara çekme yolunu seçiyorlar.
“Baskıların, antidemokratik uygulamaların, ülkeyi kültür
bazında kutuplaştırarak İslamileşmenin dozunun artması gibi bir yol
seçeceklerini tahmin etmek zor değil.” (EKN)
Ekin Karaca
2004'te Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri
bölümünden, 2008'de Bilgi Üniversitesi Kültürel Çalışmalar yüksek lisans
programından mezun oldu. 2006-2007'de Nokta dergisinde, 2008-2011'de Aktüel
dergisinde muhabirlik yaptı. 2011'den beri bianet'te çalışıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.