"Dünyadaki yerimizi bilmek temel bir hayatta kalma
becerisidir". Haritalar neden hep kuzeyi yukarıda gösterir? Bunun
ilginç hikâyesini ve dünyayı algılamamız üzerindeki etkisini BBC Türkçe'den Caroline Williams derledi. Dünya'ya uzaydan baktığımızda yukarıda ne görürüz? Kuzey
Kutbu cevabını veren sadece siz olmazsınız. Ama doğru cevap bu değildir. Herkes dünyayı bu şekilde hayal etse de bu algıyı
destekleyen bilimsel bir veri yok aslında. Ama bunun hikâyesi biraz tarih, biraz
da astrofizik ve psikoloji içeriyor.
Dünyadaki yerimizi bilmek temel bir hayatta kalma
becerisidir. Birçok canlı gibi insanın da beyninin bir kısmı çevresine göre
konumunu anlamasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Ama insanı özel kılan
şey (belki bal arıları da istisnadır), bu konumu başkalarıyla iletişiminde
paylaşma eğilimidir.
Bunu eskiden beri haritalar yoluyla yapmıştır insan. En
eski harita 14 bin yıl önce mağara duvarlarına çizilmişti. Daha sonra da taş
tabletler, papirüs, kâğıt ve bilgisayar ekranı kullanıldı bu amaçla.
Fakat haritada kuzeyin sürekli olarak yukarıda
gösterilmesi birkaç yüz yıl öncesine dayanıyor. Londra'daki Queen Mary
Üniversitesi'nden harita tarihçisi ve '12 Haritada Dünya Tarihi' kitabının
yazarı Jerry Brotton'a göre, "Kuzey karanlığın geldiği yer olduğu için
haritanın üst kısmına pek konmamıştır. Güneşin battığı yer olduğu için batının
da yukarıda olması pek mümkün değildir."
Ancak Çinliler tam da bunu yapmıştı. Pusulayı bilmelerine
rağmen kuzeyi haritanın yukarısında göstermelerinin nedeni bu değildi. Tersine
ilk Çin pusulaları güneyi gösteriyordu. Ama İmparator kuzeyde yaşadığı ve
tebası ona aşağıdan yukarıya baktığı için haritada kuzey hep yukarıda olurdu.
Antik Mısır'da ise yukarısı doğuydu, güneşin doğduğu yer.
İlk İslami haritalar ise Müslümanlığın doğduğu yer olarak güneyi üstte
gösteriyordu.
Hristiyanların haritalarında, merkezinde Kudüs olmak
üzere Cennet Bahçesi doğuda olduğundan doğu yukarıdaydı.
Peki ne oldu da herkes sonra kuzeyi üste koymaya karar verdi?
Bunu Kuzey Yıldızı'na göre yönünü belirleyen Colombus'a ve Magellan'a
dayandırma eğilimi ağır basabilir. Fakat Brotton, Colombus'un doğuyu esas
aldığını ve o zamanların "kimsenin nereye gittiğini bilmediği bir
dönem" olduğunu söylüyor.
1569'da Mercator'un hazırladığı dünya haritası kuzeyi
esas alan harita açısından önemli bir dönüm noktasıydı. Dünya'nın küre şeklinde
oluşunu haritada ilk hesaba katan da o olmuştu.
Belki de bunun nedeni, o dönem çoğu keşif işini
Avrupalıların yapıyor olmasıydı. Kuzey yarıkürede çok daha fazla kara parçası
ve insan vardı.
Nedeni ne olursa olsun, kuzeyi haritanın üstünde tutma
fikri yerleşmiş oldu. 1973'te NASA'nın çektiği fotoğrafta, astronot döndüğü
için güney yukarıdaydı. Ama NASA kafa karıştırıcı olmasın diye fotoğrafı
düzeltme kararı almıştı.
Yerküreye uzaydan baktığınız zaman herhangi bir yönün
yukarıda ya da aşağıda olması düşüncesi iyice yersiz gelir. Güneş sisteminde
Dünya da diğer gezegenlerle aynı düzlemde yer alır; çünkü hepsi aynı dönen toz
bulutundan oluşmuştur.
Samanyolu Galaksisi'nin diğer kısımlarıyla
karşılaştırıldığında güneş sistemi 63 derece eğimlidir.
Gökbilimciler yıldız ve gezegenlerin komşularıyla benzer
şekilde konumlandığını söylüyor. Fakat Londra'daki Imperial College
Üniversitesinden astrofizikçi Daniel Mortlock bunun evrende çok küçük bir alan
açısından doğru olduğunu belirtiyor. Mortlock uzayda 'aşağı' ya da 'yukarı'
diye bir şey olmadığını söylüyor.
Gezegenimize farklı bir açıdan bakma zamanı geldi belki
de. Psikoloji alanındaki veriler kuzeyi yukarıda gören algının dünyada değer
verilmesi gereken şeyler bakımından düşünce sistemimizi kirlettiğini
gösteriyor.
Çoğu insan kuzeyi 'yukarı' güneyi 'aşağı' olarak
algılıyor. Psikolog Brian Meier insanların bilinç dışı olarak olumluluk içeren
kelimeleri olumsuzlara kıyasla uzayda daha yukarıda algıladığını söylüyor.
Kuzey=yukarı ve iyi =yukarı algısının insanların haritada farklı bölgelere
atfettiği değeri etkilediğine dikkat çekiyor.
Bu durum, insanların kendilerinden daha 'aşağıda' olup
bitenlere önem vermediği sonucunu çıkarmaya kadar vardırılabilir.
Mortlock haritada güneyi yukarıda gösteren girişimleri
destekliyor. İnsanların algısının bu şekilde etkilenebileceğini düşünüyor.
Başka bir işe yaramasa bile dünyaya yeni bir açıdan bakma
ve inceleme aracı olabilir bu. Dünyada bugün keşfedecek pek bir şey kalmadı;
ama Fransız yazar Marcel Proust'un deyimiyle, sahip olduğumuz dünyaya yeniden,
ama farklı bir gözle bakabiliriz.







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.