Gazeteci Yalçın Özer'in, 1991 yılında Turgut Özal'la
yaptığı, ancak yayınlamadığı röportajı ortaya çıktı. Özal röportajında Gazeteci
Hasan Cemal'le ilgili bomba açıklamalarda bulunuyor… Merhum Özal, Türk
gazetelerindeki şeriatçı devletler tartışması konusunda ise şunları söyledi:
"İran Şiidir, bu güne kadar daha gayrimüslim bir devlet ile savaştıkları
görülmemiştir. Şiiliği yaymak için sürekli Sünni Müslümanlarla savaşmışlardır.
Vahhabiler ise İngilizlerin kurduğu bir cereyandır, bunlar da çok Sünni kanı
dökmüştür. Bunların ikisi de mezhep değildir, birbirlerine düşmandır. Şeriat
İslam'ı yaşamaktır, bizim gazeteciler din cahili oldukları için bilmiyorlar ve
bunlara şeriat devleti diyorlar. Tıpkı Paris'te bir patlamada ölen
Hıristiyanlara şehit diye haber yaptıkları gibi."
**
Gazeteci Yalçın Özer'in, 1991 yılında Turgut Özal'la
yaptığı, ancak yayınlamadığı röportajı ortaya çıktı. Özal röportajında Gazeteci
Hasan Cemal'le ilgili bomba açıklamalarda bulunuyor.
Merhum gazeteci Yalçın Özer'in, 1991'de dönemin
Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile yaptığı ve 25 yıldır gizlediği bir mülakat, hem
geçmişe hem de bugün yaşanan olaylara ışık tutacak açıklamalarla dolu.
Özal, 1991'de dönemin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler
Birliği başkenti Moskova'ya resmi ziyarete giderken, programı takip eden
gazeteciler arasında Türkiye Gazetesi adına dönemin başyazarı Yalçın Özer de
vardı.
YAYINLANMAMAK ŞARTIYLA AÇIKLAMALAR YAPTI
Ziyaretin Moskova'dan sonraki ayağı, o dönem
Sovyetler'den kopmamış olan Ukrayna'nın Kiev şehriydi. Özal, bu gezi sırasında
beraberindeki gazetecilere, bir bölümünü yayınlamamak üzere, çok önemli
açıklamalar yaptı. Röportajda, yapılan tespitler, günümüze de ayna tuttu.
"HASAN CEMAL'E SORUN"
Gezi sırasında bir gazeteci, Turgut Özal'a, "ABD'nin
Irak'a müdahalesine destek verdiniz. Zaten Arap dünyası ile Türkiye'nin
ilişkileri 20'lerden beri iyi değil. Bu desteğiniz, ilişkilerimizi daha kötü
yapmaz mı?" diye sordu.
Özal bu soru üzerine Osmanlı'nın son dönemindeki İttihat
ve Terakki yönetiminin önde gelen isimlerinden Cemal Paşa'nın torunu olan ve
gezide yer alan yazarlardan Hasan Cemal'e işaret ederek, "Bunu, siz Hasan
Cemal'e sorun" dedi. Ama Hasan Cemal o sırada orada bulunamadığı için konu
havada kaldı.
BU ÜLKEDE SATILIK İNSAN BULMAK ZOR
Bundan kısa süre sonra, Yalçın Özer, beraberinde aynı
gruptan bir başka gazeteci ile özel bir mülakat için yeniden Özal'ın
yanındaydı. Yalçın Özer, "Bunu Hasan Cemal'e sorun" bölümünü açmasını
isteyince, Özal şunları anlattı: "Bizim sıkıntılarımızdan birisi de
ülkemizin sıcak kuşakta bulunmasıdır. Bu ülkelerde satılık insan bulmak çok
kolay. Bir Almanı, İngilizi, Fransızı, Japonu ve bir Rusu satın alamazsınız.
Osmanlı'yı yıkmadan önce içerden bazı kimseleri İngilizler satın almışlar.
CEMAL PAŞA TALİMATI UYGULADI
(...) İngilizlerden maaş alan Osmanlı Güney Cephesi
Başkomutanı Cemal Paşa'ya (Hasan Cemal'in dedesi) talimat vererek, Şam'daki
İslam alimlerinin (ki Şam o zaman İslami ilim merkeziymiş) genç kızlarını
konağına getirmesi, onlara alkollü içki içmeye zorlaması ve tacizde bulunarak
geri bırakılmaları istenmiştir. Bu emri alan (Cemal) Paşa, derhal bu işlemi
yapmıştır.
ARAP OSMANLI DÜŞMANLIĞINI HASAN CEMAL'E SORUN
Bu yüz kızartıcı olaylar süratle Arap alemine yayılmış ve
'Osmanlı artık bozulmuş ve İslami yoldan çıkmıştır' propagandası yapılarak,
Araplar Osmanlıya düşman yapılmıştır. Özellikle Hicaz'da hazır bekleyen Şerif
Hüseyin de işin esasını bilmeden ve duyduklarına inanarak Arapların Osmanlı
aleyhine İngilizler ile birlikte kıyama geçmesine sebep olmuştur. İşte bu
nedenle 'Arap-Osmanlı düşmanlığının kaynağını Hasan Cemal'e sorun' dedim."
OSMANLI İÇTEN YIKILDI
Özal, röportajında, Avrupalıların satın aldıkları
adamlarla Osmanlıyı içten yıktığına dikkat çekerek, böylece Türkiye'nin hem
Arap dünyasından, hem de Hindistan'daki Müslüman aleminden koparıldığını
anlattı. Özal, "İngilizler, bu yolla iki şeye kavuştu: Ortadoğu'daki
petrol sahasını kontrol altına aldılar ve İslam Halifesi'nin etki alanındaki
bir türlü hakim olamadıkları Hindistan'a hilafeti kaldırarak hakim
oldular" dedi.
DİN CAHİLİ GAZETECİLER
Merhum Özal, Türk gazetelerindeki şeriatçı devletler
tartışması konusunda ise şunları söyledi: "İran Şiidir, bu güne kadar daha
gayrimüslim bir devlet ile savaştıkları görülmemiştir. Şiiliği yaymak için
sürekli Sünni Müslümanlarla savaşmışlardır. Vahhabiler ise İngilizlerin kurduğu
bir cereyandır, bunlar da çok Sünni kanı dökmüştür. Bunların ikisi de mezhep
değildir, birbirlerine düşmandır. Şeriat İslam'ı yaşamaktır, bizim gazeteciler
din cahili oldukları için bilmiyorlar ve bunlara şeriat devleti diyorlar. Tıpkı
Paris'te bir patlamada ölen Hıristiyanlara şehit diye haber yaptıkları
gibi."
CHP, HEP ŞİKAYET EDER
Özal, röportajda, CHP ile bugünkü Avrupa yönetimi arasında
devam eden ilişkiye de şöyle dikkat çekti: "CHP'yi biraz sıkıştırırsan
Avrupalı dostlarına Türk devletini şikayet ederler. Nasıl ederler? Ya el
altından ya da CHP'nin beslemesi ulusalcı gazetecilerle kamuoyu
oluşturarak..."
İNGİLİZLERE 'HİLAFETİ KALDIRMA SÖZÜ' VERİLDİ
Özal, Osmanlı'nın çöküşüne neden olan İttihat ve Terakki
ile bugünkü CHP yöneticileri arasındaki paralelliğe de dikkat çekti:
"CHP'lilerin büyük dedeleri Mithat Paşa ve 'Kinim dinimdir' diyen
Ispartalı Hüseyin Avni Paşa ekibidir. Dedeleri ise Jön Türkler ve 600 yıllık
Osmanlı devletini 6 yılda yıkmayı becerebilen 3'lü çete: Yüzbaşılıktan paşalığa
yükselen Enver, posta memurluğundan paşa olan Talat ve malum Cemal paşalar...
İNGİLİZLER BİR ŞARTLA İZİN VERDİ
Halifeye saygıyı dini bir vecibe sayan Hint
Müslümanlarını bir türlü kontrol edemeyen İngilizler, Osmanlıdan sonra
kurulacak yeni devlete bir şartla izin verdiler: 5 yıl içerisinde hilafeti
kaldırmak... Ve 1924 yılında hilafet kalktı, Müslümanlar başsız kaldı. Şimdi
Hıristiyanların Papa'sı var, Müslümanlar ise darmadağın.
MÜSLÜMANLARIN SON İSTEĞİ DUA OLDU
Bunun sonucu, İngilizler, Hindistan ve petrol havzalarını
rahatlıkla kontrol ederken, halife Vahdettin Han'ın dünya Müslümanlarından son
isteği Anadolu'da başlattığı direniş için dua istemek oldu. Hindistan
Müslümanlarından dua dışında bir şey istenmediği halde bu direnişe destek için
tonlarca altın gönderildi. Ancak bu altınlara CHP'liler el koydu ve bir
kısmıyla da malum İş Bankası'nı kurdu."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.