Yıldız Yazıcıoğlu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin sığınmacıları
Avrupa’ya gönderebileceği yönündeki ve tehdit olmadığını savunduğu sözlerini
uzmanlar Amerika’nın Sesi’ne yorumladı. Uzmanlara göre; bunun uluslararası
hukuk açısından resmi olarak uygulanması güç. Fiilen uygulanması halinde ise
Suriyelilerden çoğunluğu Türkiye’de kalmayı tercih edecek görünüyor. Hacettepe
Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Murat
Erdoğan, aynı zamandaAvrupa Birliği Araştırmaları Merkezi Müdür Yardımcısı
olarak görev yapıyor. Her iki alanda uzmanlık çalışmalarına imza atan Erdoğan,
“Ne yazık ki son birkaç yıldır Türkiye ile AB ilişkilerinde tek bir enstrüman
var. O da mülteciler” dedi. Türkiye ile AB ilişkilerinde karşılıklı katkıları
artık konuşamadıklarını vurgulayan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün
yeniden ifade ettiği kapıyı açma düşüncesini resmen gerçekleştirmenin güç
olduğunu dile getirdi. Ancak bunun fiilen yapılabileceğini belirten Erdoğan,
Hükümet’in Ege ve Akdeniz’de karşıya geçmeye çalışan mülteciler konusunda
önlemleri kaldırabileceğini ve sınıra da insanları yığabileceğini söyledi. “Ancak karşı tarafta ‘biz bunları içeri alalım’ havası
oluşmayacaktır” diyen Erdoğan, aylardır örneğin Yunan adalarındaki mültecilere
Balkan rotasındaki tüm sınırlarda engelleme uygulandığını anımsattı.
Bulgaristan ve Romanya gibi sınırlarda bekleyenler bulunduğunu kaydeden
Erdoğan, “İnsanları sınıra götürmek, başlı başına absürd bir durum. Ama diyelim
ki o yapıldı. Sonrasında o insanların karşı geçebileceğine dair kim, hangi
garantiyi verecek? Ben bunu anlayamıyorum” ifadelerini kullandı.
****
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye
ile müzakere sürecini dondurma yönünde aldığı tavsiye kararına tepkisini
Suriyeli sığınmacıları anımsatarak ortaya koydu. Erdoğan, kızı Sümeyye
Erdoğan’ın kurucusu olduğu Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM ile Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Kadın ve Adalet
Zirvesi açılışını yaptı. Buradaki konuşmasında Avrupa’ya eleştirilerini
sıralayan Erdoğan ilk kez geçen yıl dile getirdiği Türkiye’nin sınır kapısını
açabileceği yönündeki görüşünü yeniden ifade etti.
“Daha ileri gidersiniz bu sınır kapıları da açılır”
Türkiye’nin 3 milyon 500 bin sığınmacıya ev sahipliğini
yaptığını kaydeden Erdoğan,“Acaba sadece Türkiye’de 3 milyonu aşkın mültecinin
olduğu, dünyanın değişik yerlerinde bu tür mültecilerin olduğu dünyamızda sorun
sadece Aylan bebek midir? Sadece Ümran yavrumuz mudur? Değil. Çünkü şu anda
dünyada milyonlarca Aylan bebek cevap bekliyor, şefkat bekliyor, merhamet
bekliyor. Onlara yönelik atılan bir adım var mı? Yok. İşte Afrika… Orada
milyonlarca bebek, kadın, yediden yetmişe hepsi çözüm bekliyor. Atılan bir adım
yok. Ha atılan adımı söyleyeyim. ‘Türkiye, Avrupa Birliği’ne girsin mi girmesin
mi?’ Niye? Erdoğan doğru açıklamalar yapıyor. Hiçbir zaman, siz insanlığa
dürüst davranmadınız, insanlara doğru bakmadınız. Verdiğiniz sözleri yerine
getirmediniz. Kapıkule’ye 50 bin mülteci dayandığı zaman feryat ettiniz. Acaba
‘Türkiye sınır kapılarını açarsa ne yaparız’ demeye başladınız. Bana bak; eğer
daha ileri gidersiniz bu sınır kapıları da açılır, bunu da bilesiniz. Öyle
kurusıkı tehditlerden, ne ben anlarım ne bu millet anlar. Bunu da bilesiniz”
diye konuştu
Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun AP’nin
kararıyla ilgili başka yaptırımlar olabileceği yönündeki değerlendirmesini de
sert şekilde eleştirdi. Erdoğan, “Zavallıya bak! 53 yıldır bu ülkeye Avrupa
Birliği’nin kapısını açmayanlar yaptırım mı uyguluyor. Eğer yaptırım
uyguluyorlarsa ne oldu battık mı, bittik mi, çöktük mü? Dimdik durduk şu 14
senede Türkiye’yi aldığımız yerden nereye getirdiğimiz ortada. Bizi bu tür
yaptırımlar falan vesaire Allah’ın izni ile çökertmez. Evvelallah dik
duracağız, dikleşmeyeceğiz” diye konuştu.
Batı’nın Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu söyleyen Erdoğan,
“Acaba Avrupa Birliği’nden para gelir mi gelmez mi diye düşünmedik. Bize Birleşmiş
Milletler’den gelen para 550 milyon dolar. Avrupa Birliği güya söz verdi.
Gönderdiği para şu ana kadar eğer doğruysa 700 milyon dolar civarında. Peki,
bizim harcadığımız ne? Yaklaşık şu ana kadar 15 milyar dolar biz harcadık.
STK’ları söylemiyorum. 15 milyar dolar, bunlar faturalı” dedi.
Doç. Dr. Erdoğan: Karşı taraf mültecileri alalım
demeyecektir
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin sığınmacıları
Avrupa’ya gönderebileceği yönündeki ve tehdit olmadığını savunduğu sözlerini
uzmanlar Amerika’nın Sesi’ne yorumladı. Uzmanlara göre; bunun uluslararası
hukuk açısından resmi olarak uygulanması güç. Fiilen uygulanması halinde ise
Suriyelilerden çoğunluğu Türkiye’de kalmayı tercih edecek görünüyor.
Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları
Merkezi Müdürü Doç. Dr. Murat Erdoğan, aynı zamandaAvrupa Birliği Araştırmaları
Merkezi Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyor. Her iki alanda uzmanlık
çalışmalarına imza atan Erdoğan, “Ne yazık ki son birkaç yıldır Türkiye ile AB
ilişkilerinde tek bir enstrüman var. O da mülteciler” dedi.
Türkiye ile AB ilişkilerinde karşılıklı katkıları artık
konuşamadıklarını vurgulayan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün yeniden
ifade ettiği kapıyı açma düşüncesini resmen gerçekleştirmenin güç olduğunu dile
getirdi. Ancak bunun fiilen yapılabileceğini belirten Erdoğan, Hükümet’in Ege
ve Akdeniz’de karşıya geçmeye çalışan mülteciler konusunda önlemleri
kaldırabileceğini ve sınıra da insanları yığabileceğini söyledi.
“Ancak karşı tarafta ‘biz bunları içeri alalım’ havası
oluşmayacaktır” diyen Erdoğan, aylardır örneğin Yunan adalarındaki mültecilere
Balkan rotasındaki tüm sınırlarda engelleme uygulandığını anımsattı.
Bulgaristan ve Romanya gibi sınırlarda bekleyenler bulunduğunu kaydeden
Erdoğan, “İnsanları sınıra götürmek, başlı başına absürd bir durum. Ama diyelim
ki o yapıldı. Sonrasında o insanların karşı geçebileceğine dair kim, hangi
garantiyi verecek? Ben bunu anlayamıyorum” ifadelerini kullandı.
“Türkiye için mülteci akını riski doğuracaktır”
Sınır kapılarını açma gibi bir durum resmileştiğinde ya
da fiilen uygulanmaya başlandığında başka bir sıkıntıya yol açacağını belirten
Erdoğan, “Türkiye içerisinde bir risk doğuracaktır. Çünkü 2015 yılında karşı
geçen mültecilerden yalnızca yarısı Suriyeli idi. Yarısı dünyanın başka
taraflarından gelmiş insanlardı. 2015’te yaklaşık olarak bu şekilde 1 milyon
insan geldi. Bunun yarısı geçti, 750 bini Türkiye’de kaldılar. Dolayısıyla eğer
Türkiye, böyle bir kapı açma niyetine girerse dünyanın her tarafından mülteci
akını etme riski var. Bunu da unutmamak lazım” diye konuştu.
Çorabatır: Suriyeliler geri dönmek istiyor
İltica ve Göç Araştırma Merkezi Başkanı Metin Çorabatır
da, uzun yıllar Birleşmiş Milletler BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nde görev
almış bir isim. Erdoğan’ın ifade ettiği şekilde mültecileri sınıra koymayı
gerçekçi bulmadığını söyleyen Çorabatır, tek taraflı sınırı açmanın yeterli
olamayacağını ve karşı tarafta duvarlar örülmüş olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin
Suriyelilere kapısını açmış bir ülke olarak cidden böyle bir niyeti olmadığını
kaydeden Çorabatır, İstanbul’da bugünlerde saha araştırması yürüttüklerini
belirterek, “Akıllarında Suriye’ye geri dönme düşüncesi var. Ülkelerinden çok
uzakta olmayı istemiyorlar. Türkiye’de olmaktan da memnunlar. Kapılar
açıldığında asıl kararı verecek olan bu insanlar. Dolayısıyla ülkemizi terk
edin diye zorlanamazlar” dedi.
Avrupa’da mültecileri alıcı bir ülke olmadığını da
belirten Çorabatır, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadelerini “AB ile ilişkilere
dair siyasi ifadeler” olarak yorumladı.
Mülteciler için en büyük korkuyu hayati tehlikesi olan
Suriye’ye zorla geri gönderilme olduğunu kaydeden Çorabatır, ancak Türkiye’nin
böyle bir yaklaşımı olmadığını da anımsattı. Ancak buna karşın Türkiye’de
eğitim, beslenme ve sağlık sorunları bulunduğunu da belirten Çorabatır,
Türkiye’nin maalesef çok kapsamlı olarak Suriyelilerin yaşam koşullarıyla
ilgili sorunlara cevap veremediğini ancak küçük adımlar atılabildiğini de
aktardı.
Yunanistan’daki mültecilerden de Türkiye’ye geri dönmek
isteyenler olduğunu söyleyen Çorabatır, insanları sınırı geçmeye zorlamanın
mümkün olamayacağını da ifade etti.
“Mültecilerin yüzde 90’ı bizde kalır”
Doç.Dr. Murat Erdoğan da, Türkiye’de şu anda yaşayan 3
milyon 100 bin Suriyeliden 2milyon 700 binine, geçici koruma statüsü verilmiş
olduğunu hatırlatarak, bu statüye alınmak için ön kaydı yapılmış yaklaşık 350
bin de Suriyeli bulunduğunu açıkladı. Suriyelilerden sadece yüzde 7’sinin artık
kamplarda yaşadığını bildiren Erdoğan, “Artık geriye kalanları bizlerle
birlikte kentlerde yaşıyor. Ankara’da, İstanbul’da, Bursa’da. Mesela en fazla
mülteciyi İstanbul barındırıyor. Bu nedenle bu mültecileri gönderme söylemine
dikkat etmek gerekiyor. Gitmek isteyenler 2015 yılında gittiler. Geriye
kalanlar, Türkiye’den ayrılmaya hevesli değil. Yüzde 90’ı bizde kalır” görüşünü
paylaştı. Erdoğan, AB’ye gönderme politikasını çok fazla dillendirmeyi doğru
bulmadığını da ifade etti.
Erdoğan, AB ile ilişkileri de değerlendirerek, dünkü
karar çerçevesinde Türkiye’nin tepkisinde haklı olduğunu da dile getirdi. AB
ile müzakereler yürümezken Türkiye’yi böyle müzakereleri dondurmak ile tehdit
etmenin yanlış olduğunu söyleyen Erdoğan, AB’nin yeni mekanizmalar yaratması
gerektiğini sözlerine ekledi.
Avrupa Birliği ve Türkiye, Mart 2016’da mültecilerle
ilgili bir anlaşmaya varmışlardı. Mülteci statüsü verilmeyen sığınmacıların
Türkiye'ye geri gönderilmesini öngören anlaşma, Türkiye'ye mali destek, vize
muafiyeti ve AB'yle tam üyelik müzakerelerin hızlandırılmasını vaat ediyordu.
Avrupa Parlamentosu’nun çağrısı sonrası AB liderleri ilk olarak 15-16 Aralık’ta
Brüksel’deki zirvede bir araya gelecek ve Türkiye’yi tartışacak.
16x9 Image
Yıldız Yazıcıoğlu

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.