Mustafa Birol Guger
ABD’nin Kalifornia, Northridge kasabasındaki “Kalifornia
Eyalet Üniversitesi” (KEÜN), Atatürk ile ilgili bir konferansın Ermeni
öğrencilerin zorbalığı sonucu iptal edilmesinin ardından Türk tarafından gelen
tepkiler üzerine geri adım attı, konferansa yeniden yol açtı.
Ferruh Demirmen
ABD’nin Kalifornia, Northridge kasabasındaki “Kalifornia
Eyalet Üniversitesi” (KEÜN), Atatürk ile ilgili bir konferansın Ermeni
öğrencilerin zorbalığı sonucu iptal edilmesinin ardından Türk tarafından gelen
tepkiler üzerine geri adım attı, konferansa yeniden yol açtı.
Olay 10 Kasım 2016’da KEÜN yerleşkesinde oluştu. ABD Texas
eyaletinde “Baylor Üniversitesi”nde öğretim üyeliği yapan Profesör George
Gawrych, Atatürk hakkında yazdığı son kitabı (“Genç Atatürk: Osmanlı Askeri’nden
Türkiye Ulusal Liderliğine”) tanıtmak için davetli konuşmacı olarak konferans
vermeye gelmişti. Gawrych, askeri tarih konusunda ünlü bir araştırmacı. Son
kitabı ABD’deki “Askeri Tarih Derneği”nin 2014 Seçkin Ödülü’nü kazanmış. Daveti
yapan, KEÜN’deki bir sanat tarihi profesörü.
Dinleyiciler arasında öğrenciler ve akademisyenler olduğu
gibi uzak mesafelerden gelmiş Amerikalı Türkler vardı.
Gawrych konuşmasını başlar başlamaz salondaki 20 kadar
Ermeni öğrencisi ayağa kalktılar, arkalarını profesöre döndürerek, “Türkiye
soykırım suçlusu” sözleriyle bağırmaya başladılar. Profesörün öğrencileri
yatıştırmaya çalışması fayda vermedi. Tezahüratların devam etmesi üzerine
profesör iki polis refakatında ve öğrencilerin haykırmaları arasında salondan
dışarı çıkarıldı. Konferans apar topar iptal edilmiş oldu.
Olayın ardından Ermeni öğrenciler Atatürk’ü “soykırım’ı
inkâr etmek” ile suçladılar. Öğrenci İşleri Dekanı William Watkins ise attığı
bir e-posta ile Ermeni öğrencilere arka çıktı.
TÜRKLERDEN TEPKİ
Olay bir skandaldı, ve Türk tarafının büyük tepkisini çekti.
Davetli bir konuşmacının ifade özgürlüğü zorbaca çiğnenmişti. İfade özgürlüğü,
ABD Anayasa’sının koruması altına aldığı en önde gelen haklardan biridir.
Üstelik, bu hak gasbı üniversite gibi akademik özgürlüğün özellikle saygı
gösterileceği bir ortamda oluşmuştu. Polisin taciz yapan Ermeni öğrencileri
salondan çıkarıcağına konuşmacıyı salondan çıkarması ve konuşmanın alel ecele
iptali kabul edilecek bir durum değildi.
Konuya duyarlılık gösteren Türk vatandaşları ve Amerikalı
Türkler üniversite rektörü Dr. Dianne Harrison’a mesajlar göndererek olayı
kınadılar ve üniversitenin hatalı hareket ettiğine dikkat çektiler. Protestolar
ABD’den geldiği gibi, birkaç tane Türkiye ve Avrupa’dan da geldi.
İlginçtir ki, ABD’de ve Kanada’da bazı üniversitelerde
olduğu gibi, KEÜN’de akademik programların bazıları Ermeni vakıflarınca parasal
destek görür. Bu destek KEÜN’ün “soykırım” sorununda Ermeni diyasporasına
yakınlık duymasına yol açmış olabilir. Yine de, bu gibi desteklerin akademik
özgürlüğe kesinlikle halel getirmemesi ve üniversitenin Ermeni sorunuda
tarafsız kalması beklenir.
GERİ ADIM
Türk tarafının tepkisi üzerine KEÜN rektörlüğü 28 Kasım’da
bir bildiri yayınlayarak olaydan üzüntü duyduğunu, konferansın güvenlik
nedeniyle iptal edildiğini, üniversitenin akademik fikir alışverişinde ve ifade
özgürlüğünde kararli olduğunu, ve Profesör Gawrych’ü konferansını vermesi için
üniversiteye bizzat davet ettiğini açıkladı. İleride bu tür olayların olmaması
için gerekli önlemler alınacağına işaret etti.
Ne yazık ki Gawrych daveti kabul etmemeye karar verdi.
Nedeni bilinmiyor.
Geri adım Türk tarafı için büyük bir başarı idi, ve sanırım
ABD’de ve hatta Avrupa’da bir ilk idi. Ermeni sorununda Türk tezlerinin
tarafsız bir ortamda sergilenmesi ve duyurulması şüphesiz büyük önem taşıyor.
Yurt içi ve yurt dışındaki Türkler bu olaydan bir ders çıkarmalı, Türk
tezlerine ne biçimde olursa olsun uygulanan sansürlemelerde uyanık olmalı.
YENİ DEĞİL
Sözü geçen olay türü yeni değil. Ermeni sorununda Türk
tezinin sergilenmesi ve savunulması ABD’de üniversiteler dahil bir takım
ortamlarda Ermeni öğrencileri ve diğer diyaspora temsilcilerince engellenmeye
çalışılmıştır. Genç Ermeni beyinleri, özellllikle öğrenciler, Ermeni Kilisesi
ve Ermeni toplumunda radikalleşmeye ve ön yargılı olmaya sürükleniyor. Karşıt
görüşlere ve Türk tezlerine tahammüleri yok.
Bu radikalleşmenin bir yansıması olarak Türk tezini
sergileyen merhum Prof. Stanford Shaw, Prof. Justin McCarthy, Prof. Heath Lowry
gibi ABD’li tarihçiler, Ermeni öğrencileri dahil Ermeni kökenli aşırı uçlardan
baskı ve tehdit almışlardır.
Profesör Shaw’un başına gelenler özellikle dikkate değer.
Kalifornia Los Angeles Üniversitesi’nde (UCLA) öğretim üyesi Shaw, Türk-Ermeni
ilişkileri üzerinde çalışmalar yapmış ver kitap yazmış bir akademisyendi.
Görüşlerinden hoşlanmayan Ermeni öğrenciler tarafından sürekli rahatsız edildi,
hatta tehdit aldı. Ermeni vakıflarından parasal destek alan üniversite bu
tacizlere gereken uyanıklığı göstermedi. Ve 1977 yılında evinin bombalanması
sonucu Shaw üniversiteden ayrılmak zorunda kaldı. (1999’dan itibaren Shaw, Bilkent
Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı).
Bu kışkırtmalara ve nahoş olaylara yol açan zihniyetin
oluşmasında Shaw’un o zamanki meslekdaşı ve Ermeni diyasporasının ve
“soykırımcıların” ileri gelenlerinden Profesör Richard Hovannisian’ın rolü
yadsınamaz. Hovannisian, Shaw’un çalışmalarını ve eserlerini sürekli tenzil
etmeye çalıştı. Bombacıların Hovannisian’ın öğrencileri olduğu görüşü aşırı
sayılmaz.
http://www.tallarmeniantale.com/bullied-historians.htm
http://www.tallarmeniantale.com/shaw-hovannisian.htm
BİR KARŞILAŞTIRMA
Bir de madalyonun öbür yanına bakalım: Profesör Hovannisian
2005 Kasım ayında Prof. Taner Akçam, Prof. Fatma Müge Göçek ve yazar Elif
Şafak’ı UCLA’deki özel bir foruma davet etti. Forumun amacı malûm: Türk kökenli
aydınları propaganda aracı olarak kullanmak. Forumda konuşmalar hiç pürüzsüz
bir şekilde, 800 kişilik dinleyici kitlesi tarafından alkışlarla dinlendi.
Dinleyicilerden tek bir itiraz işareti yok idi. Konferans bitiminde Hovannisian
gelecek konferansta Ermenilerin geri dönüş ve toprak istemlerinin söz konusu
edileceğini belirtti, ve yine alkışlar topladı.
Demek ki Ermeni tezleri konferanslarda işlendiğinde ifade
özgürlüğü ve akademik fikir alışverişi gayet güzel çalışıyor! Türk tezlerine
gelince konuşmacıların fırsat bulması bile -üniversiteye göre – şansa kalıyor.
Akademik dünya için utanç verici bir iki yüzlülük!
Hovannisian’ı daha iyi tanıyalım. Hovannisian – şimdi
UCLA’de emekli profesör – arada bir konferans vermek ve Ermeni
anıtlarını/klisilerini ziyaret etme maksadıyla Türkiye’ye gelir.
Konferanslarını hiç itiraz olmadan rahatlıkla verir. Hal böyle iken acaba eski
meslekdaşı Shaw’un UCLA’de başına gelenlerden utanç hissi duyar mı?
Geçtiğimiz ay Hovannisian Hrant Dink Vakfı toplantısına
katılmak için İstanbul’a geldi.
Bir de tarihi bir not düşelim: Hovannisian, İkinci Dünya
Savaşı’nda Nazi safhasında 20 bin asker güçlü Ermeni birliğine kumanda eden ve
daha önce Anadolu’da gerilla lideri olarak faaliyet gösteren, eli kana bulaşmış
General “Dro” Drastamat Kanayan’ı gençliğinde tanıdığı ve çok takdir ettiği bir
“dev” (titan) olarak tanımlamıştır.
Paylaş Tweet'le

1 yorum:
farketmez nasil olsa gececek 101 sene bekleyen biraz daha bekler.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.