Dink cinayetinde davası duruşmasının bugünkü celsesinde,
dönemin Mülkiye Başmüfettişi Şükrü Yıldız'ın çapraz sorgusuna tamamlandı. Dink cinayetinde aralarında Ramazan Akyürek, Celalettin
Cerrah, Ahmet İlhan Güler ve Engin Dinç’in de bulunduğu kamu görevlileri
hakkında açılan dava İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Agos'tan Uygar Gültekin ve Gözde Kazaz'ın haberine göre
dokuzuncu celsesinin üçüncü duruşması görülen davada
Duruşmaya tutuklu sanıklar Ramazan Akyürek, Mehmet Ali
Özkılınç ve Şükrü Yıldız katıldı.
Pazartesi ve Salı günü savunmasını hazırlaması için
mahkemeden izin alarak duruşmalara katılmayan Ali Fuat Yılmazer bugün yapılan
duruşmaya katıldı.
Ayrıca Yasin Hayal, Özkan Mumcu, Osman Gülbel, Ses ve
Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBiS) aracılığıyla bulundukları cezaevlerinden
duruşmaya katıldı.
Tutuksuz sanık Ahmet İlhan Güler ve Sabri Uzun da duruşma
salonunda bulundu.
Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, Hülya Deveci,
Bahri Belen ve sanık avukatları da duruşmadaydı.
Duruşmanın bugünkü celsesinde, dönemin Mülkiye Başmüfettişi
Şükrü Yıldız'ın çapraz sorgusuna devam edildi. Yıldız, Dink ailesi
avukatlarının sorularını yanıtladı.
Dink ailesi avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, Yıldız'a
düzenlediği raporlarla ilgili sorular sordu.
TIKLAYIN - ŞÜKRÜ YILDIZ: ALBAY ALİ ÖZ'ÜN DE GÖREVDEN
ALINMASI İÇİN YAZI YAZDIM, ALMADILAR
Yıldız'ın raporları
Şükrü Yıldız ve Mehmet Ali Özkılınç Dink cinayetinin
ardından İçişleri Bakanlığı tarafından inceleme yapmakla görevlendirilmişti.
Müfettişler, 5 Şubat 2007’de İstihbarat Daire Başkanlığı,
İstanbul ve Trabzon Emniyeti görevlileriyle ilgili olarak hazırladıkları
raporda, İstanbul Emniyet Müdürlü Celalettin Cerrah ve İstihbarat Şubesi Müdürü
Ahmet İlhan Güler hakkında ön inceleme yapılmasını istemiş, Daire Başkanlığı ve
Trabzon İstihbarat Şubesi görevlilerinin kusuru olmadığı yönünde görüş
bildirilmişti.
26 Şubat 2007'de de Cerrah ve Güler hakkında ön inceleme
raporu da yine Şükrü Yıldız tarafından yapılmıştı.
"Ahmet İlhan sorumludur"
Bakırcıoğlu Yıldız’a, İstanbul İstihbarat Şubesi'nin diğer
elemanlarının neden incelemeye alınmadığını sordu.
Yıldız, İstanbul'daki sorumluğun Ahmet İlhan Güler'de
olduğunu söyledi.
Yıldız, "İstanbul'dan çıkış olmalıydı. Yani İstihbarat
Şubesi, Dink'in öldürüleceği bilgisi üzerine Terör Şubeye ve Koruma Şubeye yazı
yazmalıydı. Bu sorumluluk Ahmet İlhan Güler'e aittir. Diğerleri alt rütbelidir.
Cerrah ve Güler ismini ben seçtim.
Güler, İstihbaratın başıydı, Cerrah ise İl Müdürü. Savcının önüne
gidince kapsam genişleyebilirdi" dedi.
Bakırcıoğlu, C şube sorumlusu olarak Bülent Köksal'ın
çalışmasının olduğunu hatırlatması üzerine "Orada işin düğümü Volkan'dır
[Volkan Altınbulak]. Trabzon'dan gelen evrakı ilk gören o. Trabzon'la görüşen
o. Diğerleri sadece havale etmişler."
"Delil bulamadım"
Bakırcıoğlu, Yıldız’a
gelen evraklar üzerinde inceleme yapılıp yapılmadığını sordu.
Yıldız, şunları söyledi:
“Evraktaki parafların sahte olabileceği benim de aklıma
geldi. Ama çelişki bulamadım. Cerrah'ın
bu yazıdan bilgisinin olmamasının mümkün olmadığını, Ahmet İlhan Güler'le
sürekli beraber oldukları bana da söylendi. Ama bunu delillendiremedim.”
"Cerrah, bizim tarafsız olmadığımızı söylüyor. Benden
şikayetçi oldu. Soruşturma geçirdim. Suçu İstanbul'a yıktınız iddiası şimdi
FETÖ'yle birleşti ve bu davada sanık oldum."
Jandarma incelemesi
Yıldız ve Özkılınç, başka iki müfettişle beraber Trabzon
Jandarmasıyla ilgili de inceleme yürütmüştü.
Müfettişler, Trabzon Jandarma görevlileri İstihbarat Müdürü
Metin Yıldız ve karakol komutanı Cevat Eser, Okan Şimşek ve Veysel Şahin
hakkında soruşturma izni verilmesine ve Ali Öz hakkında soruşturma izni
verilmemesine dair rapor hazırlamıştı.
Yıldız, Trabzon Jandarma Komutanlığında yaptıkları
incelemeye dair soruları da yanıtladı:
"Jandarma soruşturmasını da biz yaptık ama dört
kişiydik. Elimizde neredeyse hiç belge yoktu. Evrak akışı kapanmıştı."
"Trabzon Jandarma Komutanı Ali Öz'le ilgili sağlıklı
soruşturma yürütülmediğini yukarıya yazdım."
"Çok zorlandık"
Yıldız, "Raporu tek başıma hazırlamadım. Bu
müfettişlerin asgari müştereğidir. Bana sorarsanız Ali Öz sorumludur."
"İncelemede çok zorluk çektik. Kod isimleri sorduk öyle
biri yok dediler. Yüzleştirme yapmak zorunda kaldık. Kod isimlerinin yazılı
olduğu defterleri göstermediler. Jandarma anormal bir şekilde panik oldu. Biz
Pelitli'de görüşme yaptık. Jandarma yabancılarla konuşmayın diye anons
yaptırdı. Çok zorlandık. Ama bunları engel olarak delilendiremediğimiz için
savcının önüne götüremedik."
"Jandarmada kavga çıkmış"
Bakırcıoğlu, Ogün Samast yakalanmadan önce Jandarma
tarafından hazırlanan bir raporda Samast'ın cinayette kullandığı silahın yazılı
olduğu raporu sordu. Yıldız, belgeyi hatırlamadığını söyledi.
Yıldız, şunları anlattı:
"Raporu yazdıktan sonra Trabzon'da ayrıldım. Sonra
Trabzon Jandarma'da kavga çıktığını duydum. Yargılananlar “neden sadece biz
yargılanıyoruz?” diye diğerleriyle yumruklu kavga etmişler. Bu kavgadan sonra
jandarma görevlileri gerçeği söylemeye başladı."
Yıldız, kavgayı kimden duyduğunu hatırlamadığını söyledi.
"Gizlilik vardı"
Daha önceki duruşmalarda savunma yapan Trabzon Emniyet
İstihbarat Şubesi görevlisi Ercan Demir, Dink cinayetiyle ilgili belgeleri
Şükrü Yıldız'a götürdüklerini ancak belgeleri almadığını söylemişti.
Yıldız, bu ifadeye cevaben savcılığın soruşturma yürüttüğünü
ve gizlilik kararı olduğu için evraklara bakma yetkisi olmadığını savunmadı.
Mahkeme heyeti, Şükrü Yıldız’ın 5 Ağustos 2007 tarihli
raporunda Trabzon İstihbarat personeli hakkındaki soruşturmada, yardımcı
istihbarat elemanı Erhan Tuncel’le ilgili 10 adet haber raporu hazırlandığı
bilgisini verdiğini belirterek, “Burada raporlardan haberiniz olduğu anlamı
çıkmıyor mu?’ diye sordu. Şükrü Yıldız, “haberim yok. Bilgi notundan mı yazdım
farkında değilim” cevabını verdi.
Şükrü Yıldız’ın savunması ve sorgusu sona erdi. Yarın,
mülkiye müfettişlerinden olan, başka davadan tutuklu sanık Mehmet Ali
Özkılınç’ın savunması alınacak.
Şükrü Yıldız hakkında
Dink cinayetiyle ilgili hazırlanan ön inceleme ve araştırma
raporlarını düzenlemekle görevli olan dönemin Mülkiye Başmüfettişi.
Yıldız ve Özkılınç birlikte düzenledikleri 13 raporun
hiçbirinde "Hrant Dink’in Yasin Hayal tarafından her ne pahasına olursa
olsun mutlak surette öldürüleceğine" ilişkin bilgiyi kullanmamıştı.
Yıldız 2015’te iddianameye dahil edildi.
İddianamede, Yıldız'ın, Dink cinayetinde sorumluluğu bulunan
İstihbarat Daire Başkanlığı'ndaki görevlilerle birlikte hareket ederek
cinayette sorumluluğu bulunan Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü ve İstihbarat Daire
Başkanlığı görevlilerinin açığa çıkartılmasını engelleyerek bütün sorumluluğu
kasıtlı olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri üzerine yıktığı iddia
edilmişti.
Ayrıca, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi
Şubeler Amiri Ercan Demir de, mahkemedeki savunmasında, cinayetten sonra
Trabzon Emniyet Müdürlüğüne gelerek inceleme yapan müfettişlere Dink
cinayetiyle ilgili 15 klasör sunulduğunu, ancak müfettişin bunları
incelemediğini yinelemişti.
Şükrü Yıldız'ın "silahlı örgüte üye olmak, resmi
belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma"
suçlarından hapsi isteniyor.
Yıldız, "FETÖ [Fethullahçı Terör Örgütü] davası
kapsamında tutuklu olarak yargılanıyor.
(BK/EA)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.