“Çok
ilginç bir tarihimiz var. Çok acılar çektik ama bize ilişkin bundan çok daha
fazla şeyler de var. Kendimize özgü bir kültürümüz, dünyanın farklı
ülkelerinden insanlarla dostluklarımız da var. Onlarla olan paylaşımlarımız da
var. Simge ÇerkezoğluHakikaten, kimdir bu Ermeniler? Onlara
ilişkin neler biliyoruz… 1920’li yıllara kadar Anadolu’da yaşadıkları, daha
sonra ise tehcir mi soykırım mı yaşandığına ilişkin süregelen siyasi
tartışmalardan öte, onları ne kadar tanıyoruz.
Kıbrıs’ta da yaşayan bu
toplulukla ilgili ne biliyoruz? Benzerliklerimizin olduğunun farkında mıyız?
İşte Susan Pattie tarafından kaleme alınan ve Lefkoşa’da Ara Bölgede tanıtımı
yapılan, ‘Kim Bu Ermeniler?’ kitabıyla ben aslında onlarla ne denli ortak
özelliğimiz olduğunun farkına varıyorum. Onların da kahve falında geleceklerini
ararken, gidenin ardından çabucak gelmesi için su döktüklerini fark ediyorum.
Halk müziklerinde davul, zurna ve saz kullanırken, onların da çocukluk
yıllarında beş taşla büyüyüp, boş zamanlarında tavla, yani Nardi ile
eğlendiklerini görüyorum. Tüm bu ilginç detayın ardından ise bu kitabın
hikâyesinin yazarı Susan Pattie ile konuşuyoruz.“TÜRKÇEYE ÇEVRİLEN İLK
KİTABIM”Sohbete yazar Susan Pattie’yi biraz daha yakından tanıyarak başlıyorum.
‘Kim Bu Ermeniler?’ kitabı akademisyen olan yazarın ilk kitabı değil. Ancak bu,
Türkçe diline çevrilen ilk kitabı…“Amerikan vatandaşıyım ancak şu anda
İngiltere’de yaşıyorum. Londra Üniversitesi’nde akademisyen olarak çalışıyorum.
Antropoloğum, kültürel antropoloji üzerine doktora yaptım. Ayrıca Londra’da
bulunan Ermeni Enstitüsü’nün müdürlüğünü yapıyorum. Aslında pek çok ilgi alanım
var ancak tüm bunlar yanında kitapları çok sevdiğimi söyleyebilirim. ‘Kim Bu
Ermeniler?’ kitabı aslında ilk kitabım değil. Daha önce yine Ermeni tarihi ile
ilgili ‘Treasured Objects: Armenian Life in the Ottoman Empire 100 Years Ago’
ve ‘Faith in History: Armenians Rebuilding Community’ isimli iki kitap daha
yazdım. ‘Ancak Kim Bu Ermeniler?’ isimli kitabımın diğerlerinden farkı Türkçe
dilinde yayımlanan ilk kitabım olması. Aras Yayınları’ndan çıktı. Bu yayın
evinden çıkmış olması da benim için çok özel. Aras Yayınları 1993 yılında
kuruldu ve Türkçe ve Ermenice kitaplarıyla Türkiye’de iki dilde de yayın yapan
ender yayınevlerinden biri oldu. Özellikle Ermeni yazarların eserlerini Türkçe
basan bu yayınevi aynı coğrafi bölgede doğup büyüyen, yan yana yaşayan
insanların edebiyat yolu ile birbirlerini daha kolay anlamalarına ve
tanımalarına olanak sağlıyor. Kitabın çevirisi de İstanbul’da büyüyen Ermeni
aileden gelen Lora Sarı’ya ait.”
Kıbrıs’ta Dayanışma Evi’nde bir kitap tanıtım etkinliği ve Ermeni
gelenekleri ile renklendirilen özel bir gece düzenleyen yazara Kıbrıs’ta
yaşayan Ermenilerle olan bağını da soruyorum. Hikâyeden bir aşk hikâyesi
çıkıyor. Gülüyoruz…“Kıbrıs’la olan ilişkim esas olarak eşimden kaynaklanıyor.
Eşim Kıbrıslı bir Ermeni ailenin mensubu. Biliyorsunuzdur Kıbrıs’taki
Ermenilerin çok köklü bir tarihi var. Birbirilerine çok bağlı kocaman bir aile
gibiler. Ben de kendimi buraya ait hissediyorum. Geçmişte Ermeniler, kendi
toplumlarını ve hayatlarını yeniden inşa etmek durumunda kaldılar. Yine de her
şeye rağmen güçlü bağlarla birbirimize bağlı, kopmayan ilişkilerimiz
var.” “SADECE ÇOCUKLAR DEĞİL YETİŞKİNLER DE ÖĞRENECEK”Susan Pattie
tarafından kaleme alınan ve Aras Yayınlarından çıkan ‘Kim Bu Ermeniler?’
kitabı, okuyucuya her yönü ile Ermenileri anlatmak için kaleme alınan ve
görsellerle donatılan değerli bir eser. Yazardan neden böyle bir kitap yazma,
neden Ermenileri anlatma ihtiyacı hissettiğini dinliyorum. “Özellikle 20.
yüz yılda, 1980 ve 1990’lı yıllarda Ermenilerin hayatlarında ve kültürlerinde
büyük değişimler yaşandı. Tam da bu yüzden ben bu kitabı yazdım. Çünkü
Londra’da yaşayan Ermeniler bana çocuklarına, Ermenileri anlatmak
istediklerini, onlara kendilerini anlatan bir miras bırakmak istediklerini
söylediler. Çocuklarının eğitimleri boyunca dünyanın farklı ülkelerinden pek
çok çocukla birlikte olduklarını ve onların da Ermenilerle ilgili hiçbir şey
bilmediğini söylediler. Tabii bunun yanında Ermeni çocuklar büyürken Ermeni
olmayı, sadece belli yönleriyle değil, pek çok açıdan öğrensinler istedim.
Aslında bu kitabı esas olarak 15-16 yaşlar arasındaki Ermeni çocuklar ve
farklı etnik kökenden gelen çocuklar için yazdım. Bunun yanında da Ermenileri
tanımayan tüm yaş grupları için de özgün bir kitaba dönüştüğünü söyleyebilirim.
Özünde ben Ermeni kültürünü ve tarihini anlatan bir kitap yayımlamak istedim.
Ermeni olmanın bir yönünün değil birçok yönünün bulunduğunu anlatmaya çalıştım.
Kitabın sonunda da dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan on iki Ermeni çocuğa da
yer verdim. Arjantin’den, Amerika’ya, Beyrut’tan ve Boston’a kadar dünyanın
farlı yerlerinde yaşayan Ermeni çocukların farklılıklarını ve benzerliklerini
ortaya çıkarmaya çalıştım.”Kitabı okudukça, Ermenilerin bildiğimizden çok daha
fazla köklü ve derin bir tarihi yaşattıklarını gördüm. “Bu kitap
Ermeni tarihi ve kültürüne giriş niteliği taşımaktadır. Çok zengin bir tarihimiz
ve kültürümüz var. Bu nedenle Ermeni olmayan okuyucuların da bu kitaba ilgi
göstereceğini ümit etmekteyim. Elbette Ermenilerle ilgili bu güne kadar pek çok
kitap yazıldı. Ancak bu kitapların hepsi, çok ağır, ansiklopedi gibi koca koca
kitaplardı. Bu kitap ise çok daha kolay okunur ve anlaşılır bir özelliğe
sahip. Ben, ‘Kim bu Ermeniler?’le tarihi anlatmaya nereden başlamak gerekir?
Dünyanın dört bir yanına dağılan bu halk hangi toprağın çocuğudur ve şimdi
nerelerde hangi koşullarda yaşamaktadır? Hangi dilleri konuşurlar? Ne yer ne
içerler, bayramları ne zamandır, dini ve geleneksel ritüelleri, dansları
müzikleri, kıyafetler, masalları… nelerdir? İşte tüm bu sorulara yanıt vermeye
çalıştım. Tüm halkların Ermenilerle yaşarken onların yaşayış ve geleneklerini
fark etmelerine olanak sağlamak istedim. Böylece sadece çocukların değil
yetişkinlerin de bu kitapla Ermenilerle ilgili çok şey öğreneceğini
düşünmekteyim.”“İLGİNÇ BİR TARİH”Yazara göre dünyada Ermenilere ilişkin belli
başlı algılar var. Hatta Ermenilerin kendileri bile tarihlerine ilişkin belli
başlı olayları biliyor, kültür ve geleneklerini tam olarak bilmiyor. Bu kitap
bu anlamda da büyük bir eksikliği gideriyor.“İnsanların Ermenilere ilişkin
edindikleri bilgi sadece geçmişte yaşadıkları acı verici olaylara ilişkin. Ama
Ermenilerle ilgili sadece bunların biliniyor olması bence çok saçma. Hatta
bazen Ermeniler bile kendilerine ilişkin en fazla bu konuyu biliyor gibime
geliyor. Bizim çok uzun ve geçmişe dayanan bir tarihimiz var. Çok ilginç bir
tarihimiz var. Çok acılar çektik ama bize ilişkin bundan çok daha fazla şeyler
de var. Kendimize özgü bir kültürümüz, dünyanın farklı ülkelerinden insanlarla
dostluklarımız da var. Onlarla olan paylaşımlarımız da var. İşte bu kitapta da
Ermenilere ilişkin her şey var. Edebiyatımız, şiirimiz, tarihimiz, dansımız,
müziğimiz, kullandığımız isimler bu isimlerin ne anlama geldiği kısaca herkes
için ilginç bilgiler olduğu kanısındayım.” “TÜRKLER BİZİM HEM İYİ HEM DE
KÖTÜ KOMŞULARIMIZ”Kitabın bir diğer özelliği de çok farklı dillerde
yayınlanması. Türkçe de bu dillerden biri. Neden Türkçe olarak da ‘Kim Bu
Ermeniler?’ kitabının basıldığını Susan’dan dinlemek istedim. Elbette ben
bu soruyu sorunca o da haliyle gülerek anlatmaya başladı.“Kitap şu an
İngilizce, Türkçe ve Portekizce olarak yayımlandı. Yakında Yunancası, Arapçası
ve Fransızcası da yayımlanacak. Türkçe dilinde de yayımlanması bizim için çok
önemliydi. Türkler bizim hem iyi hem de kötü komşularımız. Bu nedenle de
Türklere kendimizi anlatmak önemliydi. Biliyorsunuz tarihte Ermenilerin
Anadolu’da yaşayan insanlarla çok yakın ilişkileri, dostlukları oldu. Mesela
benim büyük annemin kişisel olarak Türklerle çok yakın dostlukları olmuştu.
Sorunlar esas olarak devletlere aitti. Bu nedenle de benim için Türk insanının
Ermenileri tanıması çok önemli. Öte yandan Türkiye’de yaşayan Ermenilerin de
ortak tarihlerini öğrenmeleri önemli. Çünkü Türkiye’de yaşayan bazı Ermeniler,
Ermeni okullarına gidemedikleri için tarihlerini bilmiyorlar. Bunun yanında
Türkler dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar Ermenilerle her zaman yakın
ilişki içerisindeler. Tüm bu nedenle de bizim için bu kitabın Türkçe dilinde de
yayımlanması önemliydi.”“BÜYÜKANNEM ANADOLU TOPRAKLARINDA YAŞADI”Satır arasında
büyükannesinden ve onun Türklerle olan dostluğundan bahseden Susan’dan büyük
annesinin hikâyesini de dinliyorum. Bir anda gözleri dolan yazarla bu konuyu
uzun uzun konuşmamaya ve onu üzmemeye özen gösteriyorum.“Büyük annem Anadolu
topraklarında, Türkiye- Suriye sınırına çok yakın bir köyde yaşadı. Büyükannem
yaşanan soy kırımdan sağ kurtuldu. Büyük babam zaten önceden Amerika’daydı ve
onu bekliyordu. Büyükannem soykırım sırasında altı çocuğunu kaybetti. Aileden
hayatta sadece büyük babam ve o kalmıştı. Amerika’da annemi dünyaya
getirdiler. Ben de Amerika’da doğdum. Bizim aile hikâyemiz de işte
böyle.” Kaynak: Susan Pattie, kendilerini yani Ermenileri anlattı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.