Asu Maro / amaro@milliyet.com.tr
Erasmus öğrencilerinin kaldığı apartların da bulunduğu
bir mahalleden bildiriyordu yazan. Bu genç üniversitelilerin dışarı çıkıp
oturdukları sokağın çocuklarıyla kartopu oynadığı bir muhitten. Çocukların
arasında bir ‘elebaşı’ vardı diğerlerini yönlendiren ve masum kartopu oyunu kartopu
‘savaşına’ dönüyordu onun komutlarıyla. En son duyduğu cümle şuydu çocuktan:
“Yapıştır kıza yapıştır, Türk değil onlar! ” Bunu hesap etmiyorduk değil mi?
Yabancı düşmanlığının ortasına doğup “O Türk değil, bizden değil, düşman”
sözlerini duya duya büyüyen çocuklarla nereye gideceğimizi düşünmüş müydük? Çocuk
bu, ne zaman öğrendi, Türk olmayana ‘yapıştırması’ gerektiğini? Belli ki anası
babası, mahalledeki abisi, birilerinden duyuyor. Oyun çağında kartopu
yapıştıran daha büyüyünce ne yapacak?
****
Dışarıda kar yağarken, hayatımızı örten beyazlık bir
noktaya kadar herkesi eşitlerken okudum o Facebook iletisini. Tam da karın,
ayazın kalpleri yumuşattığına, başka canlıların akıbetini merak ettirdiğine
dair iyimser duygulara kapılırken. Sokakta koca koca insanların kardan adam
yaptığını görüp neşelenirken.
Erasmus öğrencilerinin kaldığı apartların da bulunduğu
bir mahalleden bildiriyordu yazan. Bu genç üniversitelilerin dışarı çıkıp
oturdukları sokağın çocuklarıyla kartopu oynadığı bir muhitten. Çocukların
arasında bir ‘elebaşı’ vardı diğerlerini yönlendiren ve masum kartopu oyunu kartopu
‘savaşına’ dönüyordu onun komutlarıyla.
En son duyduğu cümle şuydu çocuktan: “Yapıştır kıza
yapıştır, Türk değil onlar! ”
Bunu hesap etmiyorduk değil mi? Yabancı düşmanlığının
ortasına doğup “O Türk değil, bizden değil, düşman” sözlerini duya duya büyüyen
çocuklarla nereye gideceğimizi düşünmüş müydük?
Çocuk bu, ne zaman öğrendi, Türk olmayana ‘yapıştırması’
gerektiğini? Belli ki anası babası, mahalledeki abisi, birilerinden duyuyor.
Oyun çağında kartopu yapıştıran daha büyüyünce ne yapacak?
Hani Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda okullarda
yürütülen bir toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi projesi vardı ya,
onun gibi acil bir insanlık bilincinin yayılması projesine ihtiyaç var.
İnsanları Türk yabancı, Müslüman gayrimüslim, yerli yabancı, bizden onlardan
diye ayıramayacağını, insanın insan olduğunu, yabancı kıza kartopu
yapıştırılmayacağını mümkünse anaokulundan belletmek zorundayız çocuklara. Bu
gidiş gidiş değil yoksa.
‘Konsolusluktan bir arkadaşım dedi ki...’
Gerçekten anlamak mümkün değil. Sanki ortalıkta yeterince
panik havası esmiyormuş, her şey sütliman, insanlar da huzur içindeymiş gibi,
arada birileri de oturup sahte bomba alarm metinleri hazırlıyor. “Aman şuraya
gitmeyin, bomba konacakmış, kesin bilgi”. Bunları büyük bir gizlilik süsü
vererek whatsapp’tan falan yolluyor ki iyice inanıp korkalım.
Tabii inandırıcı olmasının bir koşulu daha var: Güvenilir
kaynaklara dayandırmak. “Bir arkadaşımın kaynının falanca konsoloslukta çalışan
tanıdığı varmış”lar artık işe yaramaz olunca doğrudan isim kullanmaya
başladılar. Nitekim dün de bir adet Fransız Konsolosluğu imzalı uyarı geldi ki
akıllara zarar. Gün veriyor, ‘yarın’ diyor, İstanbul’da 19 nokta belirtiyor ki
Taksim Meydanı’ndan Kartal metrosuna, Nişantaşı’ndan Edirnekapı metrobüsüne
bütün şehri kapsıyor. Altında da “Ciddidir” yazıyor, sanki olmasa o kadar sayıp
döktükten sonra “Ciddiye alınacak bir şey değil, kafadan attım” diyecekmiş
gibi. Monako Prensliği temsilcisi, iletişim işlerini de yürüten arkadaşımız
Hülya Birben ‘nazikçe’ çevrenizi bilgilendirin demiş.
Öyle biri var mı? Var. Buyrun panik, endişe ve
huzursuzluğa. Sonunda Fransız Konsolosluğu’ndan açıklama yapıldı: “Bu uyarı
bizden gelmedi, lütfen dikkate almayınız” diye. Kaynak gösterilen Hülya Birben
ise o kadar bunalmış ki haklı olarak ‘nezaketi’ bir yana bırakıp “Bir deli
kuyuya bir taş atarmış, 100 akıllı çıkaramazmış” diye isyan ediyor instagram
hesabından.
Belli ki kötü haberle beslenen birileri arada da kendi
korkusunu kendi üretip salıyor ortalığa. “Ciddiye almayın” diyecek halim yok,
hiç değilse sükûnetinizi muhafaza etmeye çalışın, bir de teyit.org sitesini
takip edin. Uğraşıp didinip bizim için doğruluyorlar yayılan haberleri. Akıl
sağlığımız bugünlerde en büyük servetimiz, koruyup kollayalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.