Etiketler

Bir asimilasyon zaferi: Bayrağa sarılı tabutlar

Sarphan Uzunoğlu
“Terhisine 23 gün kala arkadaşının silahından çıkan kaza kurşunuyla hayatını kaybeden Ermeni asıllı Jandarma Er Sevag Şahin Balıkçı’nın cenaze töreni İstanbul Feriköy Ermeni Kilisesi’nde düzenlendi.” diye başlıyor Zaman gazetesinin haberi. Bir insanın Ermeni olamayacağı, olsa olsa Ermeni asıllı olabileceği, Ermeni kalmaya çalışanların 96 yıl önce tarihin sayfalarına kimce gömüldüğü iyi bilinen hikayemizde, gazete Ermeni olmanın bu topraklarda kendi ölümünü bile Türk gibi yaşamak gibi bir bedeli olduğunu hatırlatıyor bize... Bir 24 Nisan günü ölen Sevag’ı Türkiye’nin tarihsel istatistiklerine kaç milyon artı kaç olarak işleyeceği konusunda net bir tahminimiz olmamakla birlikte cenaze törenini bile Türkleştirdiğimiz Sevag’ın ölümüne şüpheci bir bakış atmak gazetecilik ilkelerine haysiyetle tutunmak değildir de nedir?


Türk-Ermeni sınırından yürek burkan hikayeler

Türkiye ile Ermenistan'ı ayıran sınır ve o sınırın ardında yürek burkan hikayeler... İşte bu "sınır"dan yola çıkan fotoğrafçı Erhan Arık'ın Türkiye-Ermenistan sınır köylerindeki çalışması "Horovel" Depo İstanbul'da sergilenecek. Proje kapsamında ilk olarak Türkiye - Ermenistan sınır köylerini dolaşan Erhan Arık, insanlarla yüz yüze oturup onlarla sınırı ve sınırın diğer tarafını konuştuğunu; karşılıklı olarak hikâyelerini dinlediğini ve dinlenen hikâyelere uygun fotoğraflarını çektiğini anlatıyor. Bu fotoğraflardan sergi ve kitap olarak basılması düşünülen en az 50 fotoğraf ve bu fotoğraflara ait, insan hikâyeleri ortaya çıkmış.

BBP'li belediyeden Ermeni açılımı

Sivas'ta bulunan Ermeni vatandaşların defnedildiği mezarları onaran BBP'li Sivas Belediyesi, şimdi de bu mezarlığın bakımını yapması için bir Ermeni vatandaşı işe alacak…  Bugün Başkan Ürgüp'ü makamında ziyaret eden Türkiye Ermeni Patrikliği Ruhani Meclisi Üyesi Peder Dırtat Uzunyan, Ürgüp'e mezarlıklarda yapılan çalışmalar nedeniyle teşekkür etti. Ziyarette Başkan Ürgüp, birlik ve beraberlik mesajı verdi.

Erivan'da 24 Nisan

Çiğdem MATER
İşte Pazar günü, bir Zadig günü, Tsitsernakaberd'de o acının aynısını bir daha hissettim. Utançla karışık bir acıydı. Eliz hanımla Garabet amca, aynı yerden, İskenderun'dandı. Nar tanesi gibi dağılmışlardandı...

‘Toprağı biz anlıyoruz, toprak bizi anlıyor’

Hilal Yağız / Ezgi Demiral
Arto Tunçboyacıyan, Anadolu’lu, Ermeni, müzisyen… Kardeş Türküler ile birlikte çıkardıkları “Çocuk (H)aklı” albümünün tanıtım konserlerinin Ankara ayağında 24 Nisan’ın yıldönümünde sohbet ettik onunla. “Türk tarihine baktığında ne kadar kan döküldüğü ile övünülüyor. ‘Bir Türk dünyaya bedel’ deniyor. Sistemin, tarihin, bir çocuğa sunduğu bu… Çocuğa bu öğretiliyor. Yani ne bekliyorsun ki, bir sistem bile bile kendi ırkına en kötü malzemeyi sunuyor” diyor Tunçboyacıyan, “Bence Türkler, Türklere en büyük soykırımı yapanlar.”“Ama bir de sesin tarihi var. Bir noktadan sonra o sesin tarihinin gerçekliğini kokluyorsun yani. Sadece anlamak değil kokluyorsun.”


Sevag Şahin Balıkçı’nın Ailesi Pazar Günü Batman’a gidiyor

Sevag Şahin Balıkçı’nın annesi Ani Balıkçı ile babası Karabet Balıkçı Pazar günü Batman’a gidiyor. Aile Batman’da Sevag’ın komutanlarıyla ve arkadaşlarıyla görüşecek. Aileye avukatlarının da refakat edeceği tahmin ediliyor.

Türkiye raporu: Kaygı duyuyoruz!

ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu (USCIRF), "Türk hükümetinin, ülkedeki dini azınlıkların varlığını sürdürmesini tehlikeye atacak biçimde, dini özgürlüklere ya da inançlara ciddi kısıtlamalar koymaya devam ettiğini" ileri sürdü… "Türkiye'nin İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Lozan Anlaşması altındaki yükümlülüklerine rağmen, hükümetin Rum Ortodoks Kilisesi'nin 'Ekümenik Patrikhanesi' gibi, dini azınlık topluluklarını tam yasal statüye sahip bağımsız varlıklar olarak tanımadığı" ifade edilen raporda, "Gayrimüslim toplulukların din adamı yetiştirme, dini eğitim verme, ibadet yerlerine sahip olma ve muhafaza etme haklarını reddeden politikalar da dahil olmak üzere bu kısıtlamaların, Türkiye'deki bu toplulukların düşüşüne ve hatta bazı durumlarda neredeyse yok olmalarına yol açtığı" iddia edildi.

Dink Suikastinde Ergenekon İzi Aranacak

Dink Davası Savcısı, sanıkların Ergenekon sanıklarıyla bağlantılarının olup olmadığının araştırılmasını istedi.Hrant Dink cinayeti davası savcısı Hikmet Usta, tüm sanıkların, Ergenekon sanıkları ile bağlantısı olup olmadığının araştırılması için Emniyete talimat verdi.

Soykırım Yalanı iPhone’da

iPhone kullanıcılarının Apple Store’dan indirebildikleri “Genocide Monument” adlı ücretsiz uygulama, sözde soykırım iddiaları ve bu iddiaları tanıyan ülkelere ilişkin bilgiler içeriyor.











Ermeni genci şehit düşünce !

Kadir Çelik
O, Ermeni kökenli bir Türk vatandaşıydı. Okudu, Yıldız Teknik Üniversitesi’ni bitirdi ve kısa dönem askere gitti. Jandarma oldu, Batman’da görev yaptığı karakoldaki arkadaşının silahından çıkan kurşunla ŞEHİT düştü.Acılı baba haykırıyordu, ‘’Keşke düşman kurşunuyla şehit olsaydı’’ diye.Tıpkı, Çanakkale’de olduğu gibi. Dedeleri gibi. Çanakkale Şehitliğinde, koyun koyuna yatan ve bu millet var eden Türk, Ermeni, Yahudi, Rum kahramanlar gibi.

8 Mayıs'ı beklerken...

Fikret Ertan
8 Mayıs 2011 günü, bölgemiz açısından önemli bir tarih olacak. Bu gün daha önceleri ilan edildiği üzere Ermeni işgali altındaki Karabağ'ın başkenti olan Hankenti-Hankendi (Ermeniler Stepanakert diyorlar) Havaalanı resmen sivil uçuşlara açılacak. Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan'ın 31 Mart'ta açıkladığı üzere Erivan'dan kalkacak olan ilk sivil uçakta Sarkisyan'ın kendisi bizzat yolcu olacak. Azerbaycan elbette buna şiddetle karşı çıkmış bulunuyor ve Karabağ'ı çevreleyen Azeri hava sahasından hiçbir sivil uçağın geçişine izin vermeyeceğini, uçan uçağı da düşüreceğini açıkça bildirmiş bulunuyor.

Türkiye ve Ermenistan Arasındaki Tel Örgüler

Mehmet Fatih Öztarsu Yapılması gerekenler belli. Özellikle uluslararasıilişkilerle ilgilenen her meslek erbabının elden geldiğince Ermenistan’la, Ermeni halkıyla temas kurması şarttır. “Onlar bize muhtaç, ekonomileri zayıf, taleplerinden vazgeçecekler, sınır kapalı olsa da bize bir etkisi yok” gibi düşüncelerin şimdiye kadar bize yarar sağlamadığı aşikar. Unutmayalım ki, kapalı olan sınırlar sadece tel örgülerden ibaret değil. İki milletin milli hafızasına ve bölgesel barışa kapatılmış olan sınırlar 2015 Türkiyesi’nin de önünü kesen bir mahiyete sahip.

Sevak Şahin Balıkçı Toprağa verildi

Asduvadz Hokin Lusavore. Luyseru meç bargi.
aP4275837

Türkiye'den Kanada'ya kınama

Dışişleri Bakanlığı, Kanada Başbakanı Stephen Harper’ın Ermeni iddialarına ilişkin "tek yanlı" açıklamasının esefle karşılandığını belirtildi.Açıklamada ' Harper’in açıklamalarının Türkiye’nin önemli bir düzeye çıkarmak için çaba ortaya koyduğu Kanada ilişkilerine "darbe vurduğunu" bildirdi.

Ermeni Patrikhanesi Pederi Sivas Valisini Ziyaret Etti

Ali Göçsivas Sivas Valisi Ali Kolat, Türkiye Ermeni Patrikliği Ruhani Meclisi Üyesi Peder Dırtat Uzunyan, Sivas Ermeni Cemaati Temsilcisi Minas Durmazgüler ve beraberindeki heyeti kabul etti.Paskalya Bayramı nedeniyle Sivas'a geldiklerini belirten Peder Uzunyan, ziyaretin anısına Vali Kolat'a renkli Paskalya yumurtaları ile kutsal kitap takdim etti. Vali Kolat ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Sizleri burada ağırlamaktan mutluluk duyuyorum. Farklılıklarımız zenginliklerimizdir. Sivas, tarih boyu farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, birçok kültürü içinde barındıran bir ilimiz. Ziyaretiniz vesilesi ile Paskalya Bayramınızı kutluyorum" dedi.

Basılan kiliseye konsolostan geçmiş olsun ziyareti

Bünyamin YIL- Kübra POLAT- Fatih KARAÇALI/
ABD Adana 2’nci Konsolosu Joseph Babb, 21 Nisan akşamı iki kişinin kılıç ve bıçakla baskın yaptığı, halk arasında ’Bebekli Kilise’ olarak bilinen Aziz Pavlus Latin İtalyan Katolik Kilisesi’ni ziyaret etti. Babb, olası suikastten kılpayı kurtulan kilisenin rahibi Farancis Dondu’ya ’geçmiş olsun’ dileğinde bulundu.

ER SEVAG BALIKÇI TOPRAĞA VERİLDİ

Nilay VARDAR
Askerlik görevi sırasında ölen Ermeni vatandaş Sevag Şahin Balıkçı Surp Vartanas Ermeni Kilisesi'ndeki cenaze töreninin ardından Şişli'de toprağa verildi. Cenaze töreninde papaz, "Sevag yaptığı hizmet esnasında öldü. Sebeplerini anlamanın anlamı yok" dedi. Aile ise TSK'den açıklama bekliyor... Balıkçı'nın cenaze törenine Devlet Bakanı Egemen Bağış ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) adına albay düzeyinde 30 asker katıldı.


Sevag Şahin Balıkçı, nişanlısı Melani'ye her sabah bir sevgi mesajı atıyordu. Son mesajı yürek burktu!

Batman’daki askerlik görevinin bitmesine yalnızca üç hafta kala talihsiz bir şekilde hayatını kaybeden Sevag Şahin Balıkçı, nişanlısı Melani’ye her sabah bir sevgi mesajı gönderiyordu. 24 Nisan sabahı da “Parluys (günaydın) benim papatya kokulu meleğim. Sen bu yaşantım boyunca hiçbir zaman beni yalnız bırakmadın. Temiz kalbin her şeyden değerli, senle mutluluğu, sevgiyi tattım. Seni sevdiğim kadar hiçbir şeyi sevmedim” diye yazmıştı. Kısa bir süre sonra, bir asker arkadaşının silahından çıkan kurşun karnına isabet etti ve bu mesaj Sevag’ın Melani’ye son sevgi sözleri oldu.Sevag Şahin Balıkçı

Jandarma'dan Ermeni asıllı aileye: Oğlunuz kazada öldü

Batman'ın Kozluk ilçesi Gümüşörgü Jandarma Karakolu'nda vatani görevini yapan Ermeni asıllı Türk vatandaşı jandarma er Sevak Şahin Balıkçı'nın, önceki gün arkadaşının tüfeğinden çıkan kurşunla ölmesi tartışma oluşturdu...Yapılan soruşturma sonucunda, Kozluk Sulh Ceza Mahkemesi tarafından, olayda kasıt görülmemesi üzerine ölüme sebebiyet veren er, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır." Erin ailesinin olayın yaşandığı karakolda misafir edilmesi ve vefat eden erin komutanları ve arkadaşları ile baş başa görüştürülmesinin planlandığı aktarıldı.

Türk-Ermeni dostluğunu simgeleyen anıt yıkılıyor

Türkiye ile Ermenistan arasında dostluğu simgeleyen anıtın yıkımına başlandı. Kars'taki heykel, ortadan ikiye bölünmüş tek bir insanı tasvir ediyordu. Heykelin bugün kesilen baş kısmı bir depoya kaldırıldı.Hükümet yetkililerinin kente yakışmadığı, yasalara aykırı inşa edildiği gerekçesiyle yıkılmasını istedikleri anıtı korumak için sanatçılar ve aydınlar yoğun çaba sergilemişlerdi.

Kardashian'dan tüm Ermenilere çağrı

Ermeni asıllı ünlü Amerikalı model ve talk şov yıldızı Kim Kardashian, “Ermeni Soykırımını tanıma zamanı geldi" diye yazarak, bir kez daha “24 Nisan Ermeni soykırım gününün tanınması için siz de katkıda bulunun' çağrısı yaptı. Twitter’da hayranlarını seslenen Kardashian, “Nereden geldiğinizi bilmezseniz nereye gittiğinizi de bilemezsiniz. 24 Nisan Ermeni soykırım gününün tanınması için siz de katkıda bulunun' diye yazdı. Ermeni asıllı yıldız köklerinden gurur duyduğunu da ekledi.

TARİHE KAYIT / Etyen Mahçupyan

Etyen Mahçupyan
Liberalizm bireye indirgenen özneler üzerinden ahlakı kenara koyan bir eşdüzeylilik dengesi yaratırken, aslında güç sahiplerinin egemenliğini pekiştirdi. Sosyalizm ise geleceği görme ve bilme iddiasında olan bir ideolojik kurgu çerçevesinde, kişisel özgürlüğü anlamsızlaştıran ve olanaksızlaştıran bir despotizmin savunuculuğuna soyundu… Diğer taraftan karşılarında temel bir çelişki bulunmaktaydı: Eylemin bir doğrulama yöntemi olarak kullanılması, başarılı olabilmek için her şeyi mubah sayan bir tutumu beslemekteydi. Oysa kapitalizmin yıkılmasının tek nedeni 'tarihin' öyle istemesi değil, kapitalizmin öz olarak ahlaksızlığıydı. Nitekim sosyalizm ahlaklı bir toplumun ortaya çıkmasını da ifade eden bir idealdi. Bu durumda ahlakı hiçe sayan bir yöntemle ahlakı temel alan bir toplum nasıl üretilebilirdi? Ne var ki zihniyete ilişkin bu sorun pek avama inmedi... Sosyalistler fikri dünyalarıyla gerçek anlamda yüzleşmekten kaçındılar. Sonuç ise karakter bozulması ve cemaatsal yozlaşma olarak tecelli etti... Bu durum Türkiye'deki sosyalistler için de geçerli ve bunun turnusol kâğıtlarından biri de Hrant. Cinayetten sonra sosyalistler Hrant'a sahip çıktılar... Ama gerçek Hrant'a değil, hayallerindekine. Oysa Hrant'ın sosyalistliği biteli yıllar olmuş, ruhunun bu parçası nostaljik ilişkiler alanına havale edilmişti.Ancak sosyalistler bu durumu görmezden geldiler, onun ölümünü ahlaki bir duruşla karşılayamadılar, hatta onun hatırasını suistimal edecek ölçüde çarpıtarak kendi amaçlarına alet etmeye çalıştılar.

Karakolda ölen Sevag nişanlısına en son neyi anlattı?

Sevag, nişanlısı Melani Kumruyan'la Sevag Balıkçı’nın ölümüyle ilgili sarsıcı iddia Mehmet Faraç’ın bugünkü Aydınlık gazetesindeki köşesinde çıktı.Faraç’ı arayan Sevag’ın nişanlısı Melani Kumruyan, ‘karakolda kaybolan 50 TL için Sevag ile bir arkadaşı dövülmüş, Sevak şikayet dilekçesi verince tehdit edilmiş. Sonra dilekçesini çekmiş” iddiasını ortaya attı. Soruşturma şimdi bu yönde yürüyor. Sevag’ın cenazesi ise duyurulduğu gibi bugün değil, yarın toprağa verilecek.

Şehit Ermeni erin ailesi karakolda ağırlanacak

Jandarma Genel Komutanlığı, Batman'da Er Sevak Şahin Balıkçı'nın ailesinin olayın yaşandığı karakolda misafir edilmesi, komutanları ve arkadaşları ile baş başa görüştürülmesinin planlandığını bildirdi.

 

1915 soykırımdır!

Eren Keskin   keskineren@gmail.com          
Dün, yani 24 Nisan günü tarihin en büyük soykırımının yıldönümüydü. Türkiye’yi yönetenler, tarihlerinde yer alan bu “utanç dolu gerçekten” bir kez daha kaçtılar. Bizler her yıl olduğu gibi bu yılda Ermeni halkının yaşadığı büyük acının adını koyduk. Bunun adı soykırımdır!Bu acı “Büyük Acı” ya da “Büyük Felaket” sözcüklerinin ardına saklanamayacak kadar büyüktür. Bu nedenle, bu hafta köşemi İnsan Hakları Derneği 'Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon'un basın bildirisine ayırmak istedim:

Vicdan sınavı

ALBATROS/ Ragıp Zarakolu
Hürriyet gazetesi, İstanbul’daki anma haberini es geçmiş ama, hemen “Emperyalist” ülke bayraklarının önünde selama duran Türk askerlerinin resmi ile verilen Çanakkale haberinin yanındaki sayfada, Erivan’da bir grubun Türk bayrağını yakışını “Törenle yaktılar”  diye vererek, ve buna Hrant’la ilgili “1 milyon 500 bin +1” pankartını  ekleyerek, bizim ne kadar asil, katlettiğimiz Ermenilerin kibar deyimle, ne kadar “sorunlu” olduğunu göstermiş oluyor. Altında da Obama’ya bir fırça: “Bir Soykırım Demedi”. Ne diyelim o da Obama’nın ayıbı…Kim bilir kaç ihale gitti, kaç  silah alımı yapıldı, bu tek sözcük uğruna.

Hangi atalarımız?

Nagehan Alçı /Ermeni kardeşlerimiz için hayatın tuhaf tesadüflerine örnek bir gündü dün. Bir yandan 'Büyük Felaket'in yıldönümünde yas tuttular, diğer yandan Paskalya yortularını kutladılar. Acı ve sevinç, siyah ve beyaz, iyi ve kötü... Hepsi iç içe. Hiçbiri tek başına değil.Bu iç içelik bana o korkunç olaylardaki zalimlerle vicdanlıları hatırlatıyor. Büyük felaketi yaşatan korkunç bir İttihatçı ruh vardı o dönem. O ruhun uygulayıcıları Ermenileri yurtlarından ettiler, yollarda öldürdüler. Bu vahşeti olmamış gibi göstermek büyük bir insanlık ayıbı... Ancak hatırlamamız gereken bir grup daha var: O vahşete karşı duran Osmanlıbürokratları.

Ermeni olsam ne yazar

Ezgi Başaran
Türkiye'de bir politikacı böyle demek yerine, 'Bu bir iftiradır' diyorsa vay halimize.
* Kemal Kılıçdaroğlu dava açtı. Süleyman Yeşilyurt adlı kişiye. Çünkü bu kişi, ‘Dersim Ermenisi Yemuş Hanımın Oğlu, Çarkçı Kemal’ isimli bir kitap yazmıştı. * Davanın iddianamesi şöyle diyor: “Kılıçdaroğlu’nun annesinin isminden yola çıkılarak, kendisinin Ermeni kökenli olduğu konusunda gerçekdışı iftirada bulunuluyor. Ermeni etnik kimliği kullanılarak kendisine zarar verilmek isteniyor ve seçim öncesinde karalama yapılıyor.” * İftira kelimesi ne için kullanılır? Ortada bir suç varsa, bu suçun aslı astarı yoksa… Örneğin biri size hırsız diyorsa, bu iftiradır. Peki ya Ermeni olmak? Suçlu olmak, örneğin hırsız olmak gibi bir şey midir ki? * İddianameden öyle anlaşılıyor. Ermeni olmak o kadar kötü bir durumdur ki, seçim arifesinde Kılıçdaroğlu’na kara çalınmıştır. Bu mudur yani?

Türkiye Ermenistan ilişkileri: 'Unutma' değil' hatırlama' zamanı

Yorum - Alin Ozinian
Bir kişi bile sınırın açılmasına karşı değildi, ama söz dönüp dolaşıp aynı yere geliyordu. "Olan olmuş, 90 sene geçmiş, unutmak lazım, unutup her şeye yeniden başlamak..." Birileri günah çıkarılmasını umut ederken, birileri hâlâ "unutmaktan" yanaydılar. Belki de "unutmak" ya da "unutturmak" bu coğrafyada en yapıcı sayılabilecek adımdı. Türk-Ermeni sınırını açmak ve bugün "saman altından" yürüttüğümüz dostluğumuzu resmî temeller üzerine kurmak için bir milat'a ihtiyacımız vardı, bunu da ilan edebilmek için "unutmaya"...  Bazı acıları ne seneler, ne ekonomik ne de siyasi çıkarlar hafifletebilir. Ciğerinizi yakan acı, seneler boyunca işitilmedikçe, anlaşılmadıkça daha da büyür yangın olur. İşte bu yüzden acıları hafifletmenin yolu unutturmak değil, dinleyip paylaşabilmektir. İletişim olmadıkça kulaklar sağır, gönüller kör olur. Sınırlar açılmadıkça her şey daha sertleşir, insanların vicdanları da...

Bir "Askeri Zayiat" Daha; Sevag 24 Nisan'da Hayatını Kaybetti

Ekin KARACA
Bir "askeri zayiat" haberi de Batman'dan geldi. Askerlik yapan Ermeni yurttaş Sevag Şahin Balıkçı, 1915 Ermeni katliamının başlangıcı olan 24 Nisan'ın 96. yıldönümünde karın bölgesine gelen bir mermi ile hayatını kaybetti… Sevag'ın babası cenazeyi Gümüşsuyu Askeri Hastanesi'nden alarak Feriköy Kilisesi'ne getirdi. Çarşamba günü düzenlenecek törenin ardından Sevag Şişli Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

″Ermeni-Türk İlişkileri: Temel Sorunlar Ve Perspektifler″

M.Kh.Ermenistan Millet Meclisinde dün ″Ermeni-Türk ilişkileri: Temel sorunlar ve perspektifler″ kitabının tanıtımı gerçekleştirildi… Eser; Meclis Dış ilişkiler Daimi Komisyonu, Avrasya İşbirliği Fonu, İsveç Uluslararası Gelişim ve İşbirliği Ajansı katkılarıyla yayımlandı. Eserde yer alan haritaları tarihçi Prof. Dr. Babken Harutyunyan verdi.

CEMAAT, HİYERARŞİ, İTAAT! / Ali Bulaç

Ali Bulaç
Mahçupyan'ın şu öncüllere dayandığını söylemiştik: Modernlik öncesi geleneksel toplumsal yapılar cemaatçidir, cemaatçi yapılar kapalı toplumlardır; her cemaatçi yapı hiyerarşiktir, her hiyerarşik yapı eşitsizdir ve itaat istemektedir; eşitsizliğin ve itaatin olduğu yerlerde zorunlu olarak ataerkillik vardır (Bkz. 14, 16 Nisan yazılarımız). Bugün bu kurgunun tarihte ne kadar doğrulandığına bakmaya çalışacağız… Osmanlı millet sistemi de hiç de tasvir edildiği gibi hiyerarşik değildir. Kapalı cemaat ve baskıcı hiyerarşiyi bir parça çağrıştıran -o da Batı'daki kadar değil- gayrimüslim cemaatlerin kendi içyapılarıdır ki, bu büyük ölçüde kendi dinî ve tarihsel tecrübelerinden kaynaklanmaktadır. Modern zamanlarda Ermeni Kilisesi veya Fener Patrikliği'yle, kısaca 'dinleri'yle başları dertte olan ateist, agnostik gayrimüslim aydınlar, Osmanlı millet sistemini kapalı, eşitsiz, hiyerarşik ve ataerkil olarak resmetmektedirler. Bu tarafsız bir tasvir değildir, tartışmaya açık bir resim, yani geçmişe dönük bir yorumdur.

Buruk bir Paskalya günü

Ayça Örer
Paskalya, inanışa göre Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra dirilişinin gerçekleştiği üçüncü gün. Her yıl martla nisan arasında dolunayın durumuna göre değişen tarih, bu yıl 24 Nisan’a denk geldi. Pazar gününe geldiği için İstanbullu Ortodoksların en çok kutladığı bayramın bu tarihle örtüşmesi, tarihin bir cilvesi. 24 Nisan aynı zamanda, yani yas günü. Yasla sevincin birleştiği bugüne tanıklık etmek için Surp Kevork Kilisesi’ndeyiz. 08.00’de başlayan ayin 13.30’a kadar sürecek. Erken saatlerden itibaren genç yaşlı bir sürü insan kiliseye geliyor. Hepsi bayramlık kıyafetlerini giymiş, gençler takım elbiseli. Bugünü diğer paskalyalardan ayıran, burada ortaya çıkıyor. Kıyafetlerde tercih edilen renk siyah. Bizi kilise kapısında karşılayarak mihmandarlık eden Ara Kurtoğlu da buna dikkat çekiyor. Her yıl insanların en sevdikleri kıyafetlerini giydiği Paskalya’da bu yıl kafalar karışmış. Renkler siyahlara, grilere kaçıyor.

Meşhur olmak için kiliseyi basmışlar

Bünyamin YIL- Fatih KARAÇALI/ ADANA,
25 Nisan 2011 Adana’da ’Bebekli Kilise’ olarak bilinen Aziz Pavlus Latin İtalyan Katolik Kilisesi’ne kılıç ve bıçakla baskın yapıp, Hz. İsa ve Meryem Ana heykellerini kırarak, eşyaları tahrip eden iki kişi, 4 günlük sorgulamanın ardından Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’na sevk edildi. Şüphelilerin, verdikleri ifadelerinde, kiliseyi ’meşhur olmak için’ bastıklarını söyledikleri öğrenildi.

Gayrimüslim vekiller nereye kayboldu?

Burak Cop
Çok-partili dönemin başlangıcından 1960’ların ortalarına kadar TBMM’de çok sayıda Gayrimüslim milletvekili görev yaptı, ancak 1964’ten beri sadece 1 kişi meclise seçildi.

Antoine Agoudjian Sergisi

Sergi 26 Nisan 2011 Salı günü, Saat: 18.30’da Tütün Deposu’nda açılıyor. Sergi 27 Nisan – 5 Haziran 2011 tarihleri arasında açık kalacaktır. Birzamanlar Yayıncılık.

The Day of Lumps In Our Throats

By Masis Perk [masisperk@gmail.com]
It was my third day in Yerevan. I was enjoying a traditional, real breakfast in the hotel cafeteria. I hadn't had one like that for years. Soon a group of young people showed up. They were speaking Turkish among themselves, somewhat quietly. I symphatized with them because they reminded me my childhood years in Turkiye. But then, it was our mothers who used to caution us not to speak loud in the mother tongue on the street, in our own country.

Cumhurbaşkanı Gül Paskalya'yı kutladı

Gül, mesajında şunları kaydetti:''Paskalya Bayramı, bu sene her gelenekten Hristiyan vatandaşlarımızı güçlü dayanışma duygularıyla bir kez daha birleştirmektedir. Esasen, her üç semavi dinin mensupları, bayramlarını Anadolu'da yüzlerce yıldır ortak bir coşkuyla kutlaya gelmişlerdir. Bu seneki Paskalya Bayramının da aziz milletimizin en önemli hasletlerini oluşturan hoşgörü, kardeşlik, karşılıklı sevgi ve saygı hislerinin pekiştirilmesine vesile teşkil etmesini diliyorum. Bu anlayışla, milletimizin ayrılmaz bir parçası olan Hristiyan vatandaşlarımızın, Paskalya tatillerini ülkemizde geçiren yabancı misafirlerimizin ve tüm Hristiyan dünyasının Paskalya Bayramlarını bir kez daha kutluyor, esenlik ve mutluluklar temenni ediyorum.''

HUZUR İÇİNDE BİR 24 NİSAN / Taner Akçam

Taner Akçam
24 Nisan’ı bize hatırlatanlara kızmamız ve öfke duymamızın bir nedeni suçlu bulunmak ve bundan dolayı utanç duymanın yarattığı korku duygusudur, diyebilir miyiz? Sosyolog Ruth Benedict dünya yüzündeki toplumları genel olarak “suç” ve “ayıp” kültürleri olarak ikiye ayırır. Bu ayrıma göre “suç kültürleri” geçmişte yapılan yanlışlıklar üzerine konuşmaya kendilerini mecbur hissederler, “ayıp kültürleri” ise, bunun tam aksine geçmişin yanlışlıkları üzerinde konuşmayı reddeder, geçmişi suskunlukla geçiştirmeyi tercih ederler… Soykırım kelimesi, “toplumsal hafızanın kara deliği”nin kapısının anahtarıdır. Onun Ermeniler tarafından kullanılmasına hala tahammül edilemiyor. Eğer bu kelimeyi kullanmamak, -bilimsel olarak yanlış olduğu tezinin elle tutulur hiç bir yanının olmadığını hatırlatarak milliyetçi derin tepkimizin ve yarattığımız “iletişimsel gerçekliğimizin” çökmesinden korkmamızın eseri değilse, artık bu 24 Nisan’dan itibaren, onu unutkanlık ve suskunluk koalisyonunu parçalayacak, kollektif hafızamızın “kara deliğin”in kapısını açacak bir anahtar olarak kullanmak zorundayız.

24 NİSAN 1915'TE 'ASLINDA' NE OLDU? / Ayşe Hür

Ayşe Hür
Dün 23 Nisan’dı, çocuklarımızla birlikte içimize neşe dolmuştu. Bugün ise 24 Nisan, içimiz hüzünle dolu. Bilmeyenler olabilir, 24 Nisan, bundan 96 yıl önce, İstanbul’daki Ermeni cemaatinin önde gelenlerinin, aydınlarının tutuklanıp, Çankırı ve Ayaş’a doğru tehcir edilmesinin tarihi. Tehcirin tanıklarından Alman Protestan Papazı Lepsius’a göre 600, dönemin ABD Büyükelçisi H. Morgenthau’ya göre 500, resmî tarihçi Yusuf Sarınay’a göre 235, gayrı resmî tarihçi Taner Akçam’a göre 180 kişilik bu ilk kafilenin arkası gelecek, İttihat ve Terakki yönetimindeki Osmanlı Devleti 27 Mayıs 1915’te çıkarılan “geçici” kanunla “Tehcir”i resmîleştirecekti. Tehcirin, fiilen sona erdiği 4 Ekim 1916 tarihine kadar yaşananlar, kimine göre “yol kazası”, kimine göre kırım, kimine göre katliam, bana göre ise, 1948 Soykırım Sözleşmesi’nde tanımlanan “soykırım” suçuna tıpatıp uyuyor.

Ölüm ve diriliş

Markar Esayan
Bugün bayram...Biz Ermeniler, yedi haftalık orucun sonunda gelen Diriliş, ya da yaygın adıyla Paskalya Yortusu’nu bugün kutluyoruz.Aynı Müslüman dostlarımız gibi, uzun bir orucun ardından gelen bir coşkuya kaptırıyoruz kendimizi.Hayatın kendisi bu iki bölümde özetleniyor aslında...Biz de ayrıldık, biliyor musunuz?Hem de tam bu bayram, yortu günü. 96 yıl önce, 24 nisan günü başladı ayrılığımız... Krisdos Haryav i Mereltos. Tsedzi, Medzi Medz Avedis (???? HYETERT).



Günlerden 24 Nisan...

Ümit Kıvanç
Yalanla yaşamak kötüdür, muhterem okurlar. İnsanı sıkar, boğar, daraltır. Hiçbir yerde huzur bulamazsınız. Anlam veremediğiniz bir telaş ve tedirginlik hâli hücrelerinize sinmiştir; kurtulamazsınız.Yalan, geçmişteki bir kabahati gizlemek için söylenmişse, vaziyet daha da fenadır. Giysinizin olmadık bir yeri, olmayacak bir yerde söküldüğü, yırtıldığı zamanki gibi, hiçbir adımınız, el-kol hareketiniz, eğilişiniz, kalkışınız rahat ve doğal değildir artık. Bünyeniz, söküğü göstermemeye programlanmıştır. Şekilden şekle, tuhaf hallere girersiniz. Mesele gizlemek olduğundan, sorana anlatamazsınız, yardım kabul edemezsiniz.Hele saklamaya çalıştığınız kabahat, öyle kabahat mabahat değil, basbayağı büyük bir suçsa, tedirginlik yakanızı muhtemelen uykuda da bırakmayacaktır. Çünkü vicdanınız apse yapmıştır. O cerahatin, bulacağı küçük bir yarıktan bütün vücudunuza yayılması tehlikesi, ayağınızı dünyaya sağlam basmanızın önünde, hiç yok olmayan bir engeldir...Ermeniler isyan etti, bu yüzden cezalandırıldılar” lafı yalandır.

Neyse 'soykırım' demedi

Okay Gönensin - ogonensin@gazetevatan.com
Her yıl yaşanan 24 Nisan korkusu devam edecek. Ankara, ABD Başkanı’nın “soykırım” kelimesini kullanmamış olmasına bir kez daha sevindi ama “büyük felaket” sözünün de 1915 Ermeni tehcirini tanımlamak üzere yerleşmiş olduğu görülüyor. Her yıl yaşanan 24 Nisan korkusu devam edecek. Ankara, ABD Başkanı’nın “soykırım” kelimesini kullanmamış olmasına bir kez daha sevindi ama “büyük felaket” sözünün de 1915 Ermeni tehcirini tanımlamak üzere yerleşmiş olduğu görülüyor…“Soykırım” kelimesinin ağırlığından korkmak anlaşılabilir bir şeydir ama korkunun ecele faydası yok, bütün dünya 1915 olayını “soykırım” olarak çoktan bellemiş durumda.

Meçhule gidenler’ meselesi

Mıgırdiç Margosyan / mmargosyan@hotmail.com
Kirvem, Eğer kafanı şişirmezsem, sana bu hafta sadece alt alta yazılmış kimi isimlerin topluca listesini aşağıya alacağım. Bunlar, bu insanlar, bir zamanlar Osmanlı vatandaşı olan yazar, çizer, siyasetçi, aydınlardı. 24 Nisan 1915 gecesi İstanbul’daki evlerinden, iş yerlerinden teker teker, apar topar toplanıp, o zaman Mehderhane diye anılan Merkez Hapishanesine götürüldüler. Ertesi günlerde ise teknelerle Haydarpaşa’ya götürülüp trene bindirildikten sonra malum olduğu üzere “meçhule doğru” yola koyuldular.Bu acı olayın 96 yıl sonrasında onların anıları, hiç değilse adları biraz da bu sayfalarda, bu satırlarda ebediyen yaşasın.

Bayram ve yas günü!

Ohannes Conkar
Bugün paskalya, (Surp Zadig Yortusu) Hıristiyan halkların bayramı bugün.Bugün Allah'ımızın biricik oğlu İsa Mesih'in, ölülerden dirilerek dünyaya yeniden hayat verdiği gün.Bugün bizler için, çarmıha gerilip, günahlarımızdan kurtarmaya, canını verdiği gün.Tüm Hıristiyanların paskalya bayramlarını kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim. Yıldızlara karışan atalarımızı da anarak.Evet bugün bayram dedik, aynı zamanda 24 Nisan. Tarihde hiç bir zaman paskalya bayramımızın bu güne denk gelmediğini öğrenmiş olduk.

İSTANBUL DOĞUMLU RUMLARIN KOVULMASI - 1964 / Sait Çetinoğlu

Sait Çetinoğlu
İstanbul'daki Rumlar ve Batı Trakya'daki Müslümanlar 1923'te imzalanan Lozan Antlaşmasına göre mecburi mübadelenin dışında kalmışlardı (1). Ancak kalan Rumlar her zaman için göze batan bir unsurdu. Nasıl ki 6/7 1955’te Kıbrıs bahane edilerek pogromu gerçekleştirdilerse bu kez de yine Kıbrıs ve hiç alakası olmayan 1930 tarihli Seyrü Sefain anlaşmasının feshi bahane edilerek İstanbul doğumlu Rumlar sınır dışı edileceklerdir. Kıbrıs etnik temizlik için bulunmaz bir bahanedir. 50'li yılların ortasından 1962'ye kadar Kıbrıs olaylarını fırsat bilerek elli kişiyi sınır dışı etmişlerdi.

24 Nisan Paskalya (Dakyamto-Zadik ) Bayramı Ve Soykırım

Zaynep Tozduman
1915 yılının üstünden tam 97 yıl geçti. Neredeyse yüzyıl, Bir Asıra sığmayacak kadar acılı, yitik hayatlar, parçalanmış kimlikler…Bu yıl Paskalya Bayramına  ( Süryanilere göre DAKYAMTO, Ermenilere göre ZADİK) bu ülkede gölge düştü.  97 yıl önce yaşatılan acılar 2011’ de tüm şiddetiyle kanamaya başlayınca buruk bir bayram havasına dönüverdi paskalya.’’ Hiçbir yara tam olarak kapanmaz, en hızlı hatırlanandır en eski unutulan.’’ Ezidi atasözü sanki bu yılki 24 Nisan için yazılmış.

Türküm, doğruyum galiba ırkçıyım

Nezir Akyeşilmen
Öğrenci andı denen metnin yeryüzünün en ırkçı ve ayrımcımetinlerinden biri olduğu şüphe götürmez bir gerçektir. 1930’ların yükselen değeri ırkçı ideolojiler çağında yazılmış bu metni hala Türkiye’deki milli eğitimin (milli eğitimin kendisi zaten ilkel bir anlayış, zira eğitim evrensel olmalıdır) bir parçası sayan anlayış (MEB Yönetmeliğinde belirtilmektedir), aslında 1930’larda kaldığını göstermektedir. İnsan haklarına göre suç teşkil eden bu metnin çocuklarımıza hala okutulmasının baş sorumlusu Milli Eğitim Bakanlığıdır, daha doğrusu Bakanın kendisidir. Bu konudaki tartışmalarda Bakan topu taca atmış, Milli Eğitim Şurası ofsayttan gol yapmış, mahkeme de golü saymıştır.

"İnkar Politikalarına Son Vermeliyiz"

Çiçek TAHAOĞLU
24 Nisan 1915'te göçe zorlanan, kaybedilen ve katledilen Ermeniler, Taksim'de mumlar ve karanfillerle anıldı. Tanbay, "devletin bu suçu inkâra dayalı resmi politikası sürdükçe o tarihten beri bu ülke insanlarının yüreğinde gizli gizli kanayan yara derinleşiyor; aklımızı, vicdanımızı, hak-adalet duygumuzu daha fazla felç ediyor" dedi. Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe girişimi, 24 Nisan 1915 Ermeni Kıyımı'nda kaybedilenler anısına bugün eş zamanlı olarak İstanbul, Ankara, Bodrum ve Diyarbakır'da anma törenleri düzenledi.

1915 olayları için protesto

Sultanahmet'te bir grup, 1915 yılında Ermeniler'in öldürüldüğü iddiasıyla protesto gösterisi yaptı. Sultanahmet'te bulunan İslam Eserleri Müzesi önünde toplanan İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’ne üye bir grup adına yapılan açıklamada, 24 Nisan 1915 yılında İstanbul'da kültür, sanat, edebiyat ve düşünce dünyasının temsilcisi 220 aydının gözaltına alındığı ve Anadolu'ya doğru yola çıkarıldığı savunuldu.

Sarkisyan: Red politikası soykırımın devamı

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 24 Nisan “Ermeni soykırımı”nı anma günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, “soykırım”ın tanınması için çaba göstermeyi sürdüreceklerini vurguladı.Bugün Türkiye’de "adalet adına seslerini yükselten Türk aydınlarını çok takdir ettikleri”ni ifade eden Sarkisyan buna karşın, Türkiye’nin “red politikası”nı sürdüğünü, bunun da “soykırımın direkt bir devamı” olduğunu iddia etti.

Bu acı hepimizin

24 Nisan 1915, asırlardır bu ülkenin diğer halkları ile birlikte yan yana yaşamakta olan Ermeni halkının; kadın, çocuk, ihtiyar, hasta ayırt edilmeksizin, sırf Ermeni oldukları için; yurdundan, evinden, tarlasından, işyerinden, mesleğinden devlet zoruyla koparılıp yüz binlercesinin öldüğü, öldürüldüğü, sürüldüğü ve her türlü zulme maruz kaldığı felaketin başladığı gündür... Devletin bu suçu inkâra dayalı resmi politikası sürdükçe o tarihten beri bu ülke insanlarının yüreğinde gizli gizli kanayan yara derinleşmekte; aklımızı, vicdanımızı, hak-adalet duygumuzu daha fazla felç etmektedir.  Ama artık buna bir son vermeliyiz. O nedenle, bu ülkenin alnı ve vicdanı ak insanlar ülkesi olmasını yürekten isteyen herkesi çok gecikmiş bir insanlık görevine davet ediyoruz. 24 Nisan’ın işaret ettiği o ağır suçun, insanlığın asli değerleri temelinde birleşen hepimizin ortak acısıolduğunu ilan etmeye çağırıyoruz. (Obama Mets Yeğern diyor, aydınlarımız insanlık suçu ve ağır suç diyor. Acılarımıza katılanların arasında iki Ermeninin bulunması da çok sevindirici! HYETERT)


Büyükelçi Tan Başkan Obama'nın Ermeni Anma Günü Mesajına Tepki Gösterdi

Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, Başkan Barack Obama'nın, 24 Nisan Anma Günü dolayısıyla dün (23 Nisan) yayınladığı mesajı, gereksiz bir açıklama olarak niteledi ve bu tür girişimlerin Türkler ve Ermenilerin ortak tarihleriyle ilgili gerçeklerin adil bir şekilde ortaya çıkarılması yolundaki çabaları karmaşık hale getireceğini söyledi.

Obama 1915 olayları için ‘Büyük Felaket’ dedi

ABD Başkanı Obama, 1915 Ermeni olaylarının yıldönümünde yaptığı açıklamada “soykırım” yerine "Büyük Felaket” tanımını kullandı. Obama’nın mesajı hem Ermeni lobilerinden hem de Ankara’dan tepki gördü. Barack Obama, 24 Nisan’ın yıldönümünde yaptığı açıklamada, 1915 Ermeni olaylarını “Büyük Felaket” (Meds Yeghern) olarak nitelendirirken, yaşananların asla tekrarlanmamasını dilediğini, Türkiye ile Ermenistan arasında uzlaşma çabalarını desteklediğini vurguladı.

Ermeniler İçin Hergün 24 Nisan!


Sarkis Hatspanian
Ermenistan dışında tüm dünyada Ermenice ilköğretim kurumlarında Ermenice anadil eğitimi alan 6 ila 12 yaş arası Ermeni çocukların sayısı, sadece 30 bin! Yeryüzünde kendini Ermeni olarak tanımlayan10 milyonluk nüfus üzerinden bu oranın hesabını yapmayı denemek bile abes geliyor bana ve bu sayı da her yıl daha da azalıyor, vs. vs. vs...Öyle ki Talat'ların alçak ve hain planı halen tüm yok ediciliğiyle işliyor gördüğünüz gibi! Kanlı soykırım, beyaz soykırıma dönüşmüş sadece ve bal gibi de yok oluyoruz işte, soyumuz bugün de kırılıyor, bitip tükeniyor. Yani, biz Ermeniler için her gün 24 Nisan, çünkü biz her gün ölüme yürüyoruz!

Batman'da bir şehit

Batman'ın Kozluk ilçesinde, arkadaşıyla şakalaştığı sırada tüfeğin ateş alması sonucu vurulan asker şehit oldu. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Gümüşörgü Karakolunda vatani görevini yapan Sevak Şahin Balıkçı (25), kimliği öğrenilemeyen bir arkadaşıyla şakalaştığı sırada tüfeğin kazara ateş alması sonucu vurularak olay yerinde hayatını kaybetti.

Քրիստոս յարեաւ ի մեռելոց, օրհնեալ է Յարութիւնն Քրիստոսի

Ermenilerin acı günü

Amberin Zaman
ÖNÜMÜZDEKİ pazar günü yüz milyonlarca Hıristiyan, dünyanın her bir yanında Hazreti İsa'nın çarmıha gerilmesinden sonra dirilişini simgeleyen Paskalya Bayramı'nı kutlayacaklar. Tesadüf sonucu bu yıl Hıristiyan âleminin en kutsal günlerinden sayılan paskalya, Ermeni soykırımının başlangıcı olarak kabul edilen 24 Nisan 1915'i anma günüyle çakışıyor. Erivan'da yaşadığım günlerden bilirim, paskalya en coşkulu geçen tatillerden biri.Havalar genelde güzel olur, sis örtüsünü yırtan Ağrı Dağı güven saçan görüntüsüyle sanki Erivanlılara tebessüm eder. Aile yemekleri düzenlenir. İşkembe çorbası baş döndürücü zenginlikteki mönünün olmazsa olmaz ikramlarının başında gelir. Dedeler, nineler "tor"larıyla hasret giderir. Bol bol şarap tüketilir. O gün Ermenilerin genlerine işlemiş hüzün aniden buharlaşıverir. Ama bu yıl öyle olmayacak...

Obama'nın 24 Nisan Mesajı Bekleniyor

Barış Ornarlı
Başkan Barack Obama, son iki yıldır Amerika’daki Ermeni asıllı seçmenlerin büyük tepkisine rağmen Türkiye’yle ilişkileri göz önünde bulundurarak 24 Nisan Ermeni anma gününde yayınladığı mesajında 1915 tehcirini “soykırım” olarak nitelendirmekten kaçınıyor. Yarın 24 Nisan Ermeni anma gününde yayınlayacağı mesajında da yine benzer bir şekilde “soykırım” yerine Ermenice "Büyük Felaket" anlamına gelen "Meds Yeghern" ifadesine yer vermesi bekleniyor.

"Vatandaşlarımızı Elçiliğe Kayıtlı Olmaya Davet Ediyorum"

Yıldız Yazıcıoğlu
Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, ABD Başkanı Barack Obama'nın 24 Nisan açıklamasında "soykırım" sözcüğünü kullanmamasını beklediklerini vurgulayarak, "Sağduyu hakim olacaktır" dedi. Büyükelçi Tan, ABD'de yaşayan Türk vatandaşlarına da elçilik ve başkonsolosluklara kayıt yaptırmaları çağrısında da bulundu.

Ermenistan, Rusya ve Azerbaycan dışişleri bakanları Mosova’da buluştular

Ermenistan, Rusya ve Azerbaycan dışişleri bakanları Edward Nalbandyan, Sergey Lavrov ve Elmar Mamedyarov bugün 22 Nisan’da Moskova’da bir çalışma buluşması gerçekleştirdiler.

"Kaymakam Ermeniydi, Öldürdüler..."

Şeyhmus DİKEN
Tarık Ziya Ekinci Lice'den Paris'e Anılarım* kitabında anlatıyor: Diyarbakır Valisi Reşit Paşa 1915'te (İttihatçı) hükümetin tehcir kararını çok katı biçimde yorumlayıp uygulatmıştır. Lice'nin o dönemdeki Kaymakamı Ermenileri katliamdan korumuş. Katliamdan çıkar bekleyen kesimlerin Vali'yi haberdar etmeleri üzerine Kaymakamın da infaz edilmesini emretmiş Vali. Bir emirle Diyarbakır'a davet edilen Kaymakam yolda öldürülmüş. Tarık Ziya Ekinci anılarında; Lice yolunda Kâraz mevkiinde, eskiden "Tirba Qeymaqam" diye bir mekânın olduğundan söz ediyor. 1915'in 29 Haziranında katledilen Lice Eski Kaymakamı Hüseyin Nesimi'nin madem Tirba Qeymaqam olarak mezar yeri biliniyor, o halde oraya Qetîn'le Kâraz arasındaki tepeye bir anıt mezar yapılmalı ve bu tarihsel gerçeklik de olduğu gibi yazılmalı...

Haydarpaşa'dan Halep'e - 1-2-3-4/Türkiye'deki Unutturulan Ermeni Mirası

Turhan Kayaoğlu
Ermeni kıyımı iki etapta yapıldı
Ermeni milletvekili Krikor Zohrab'ın 1910'da verdiği kanun teklifine bağlı olarak, Türk kardeşleriyle birlikte ülke topraklarınıkorumak üzere 300 bin Ermeni genci, askere alındı. Dört yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladığında, Almanya'yla müttefik olan Osmanlı devleti doğuda Rusya ve batıda İngiltere, Fransa ve İtalya'yla savaşa girdi. Ermeni askerler hem batıda hem doğuda cephelerin en ön saflarına yerleştirildiler.Böylece ölüme gönderildiler ya da düşmanla işbirliği yapacakları kuşkusuyla Türk askerlerince öldürüldüler. Hayatta kalanların silâhları ellerinden alındı ve çalışma taburlarıyla sevk edildikleri çalışma kamplarında öldürüldüler. Minasian'a göre kıyımın ilk etabı işte böyle başlamıştı.Ancak ilk kıyım aslında 1915'den çok önce, daha kesin bir ifadeyle 1894'te gerçekleştirildi, diye bir düzeltme yapıyor Minasian.

«Hatırat sergisi»: Gürcistan’da Ermeni Soykırımının 96. Yılına yönelik etkinlik

Ermenistan’ın Tiflis büyükelçisi 21 Nisan’da G. Leonidze Devlet Gürcü Edebiyatı Müzesinde organize edilen Büyük Afetin yıldönümüne yönelik «Hatırat sergisi»ni ziyaret etti.Ermenistan Dışişleri Bakanlığından NEWS.am’e verilen bilgiye göre; gösterim malzemeleri easasta fotograflar, belgeler, gündelik eşyalar vb. oluşmuş olup, bunlar 1915-1923 yıllarında Türkiye sathında gerçeleştirilen vehamete kurban giden Tiflis Ermeni ailelerinde muhafaza edildi.

Kudüs’e “Kutsal Cuma” akını

Dünyadan yüzlerce Hıristiyan, İsa Mesih’in çarmıha gerildiği “Kutsal Cuma” günü geçit töreni için Kudüs’e akın etti. Eski Kent’in, İsa Mesih’in sırtında çarmıhla yürüdüğüne inanılan “Çile Yolu” veya diğer adıyla “Via Dolorosa” sokağında topladı.

Kilise Baskınında Papaz Kıl Payı Kurtulmuş

Adana'da 'Bebekli Kilise' olarak bilinen Aziz Pavlus Latin İtalyan Katolik Kilisesi Rahibi Farancis Dondu'nun, iki kişinin kılıçlı ve bıçaklı baskınında ölümden, birkaç dakika önce Paskalya Bayramı nedeniyle bir eve takdise gitmesiyle kurtulduğu belirtildi.

Սուրբ Զատիկ Տօն Յարութեան Տեառն Մերոյ Յիսուս Քրիստոսի.

Սուրբ  Զատիկի տօնը կը խորհուրդանշէ, յարութեան մեծ խորհուրդը եւ  անմահութեան ճշմարտութիւնը :Դարաշրջանիս  նիւթապաշտութեան  ծաւալային հոսանքի ենթակայ մենք , շատ անգամներ Սուրբ  Յարութեան  մեծ խորհուրդը եւ հռչակած  փրկարար ճշմարտութիւն առանց մեր սիրտերուն ու հոգիներուն մէջ  ներշնջելու կը տօնենք  ուտելով, խմելով  ու զուարճանալով.
Ատեն  ատեն  կը մոռնանք  Քրիստոնէութեան  ուսուցումը ու սկզբունքները.

ԳԵՐՄԱՆԻՈՅ ՄԷՋ ԱՒԱԳ ՀԻՆԳՇԱԲԹԻ ԵՒ ՈՏՆԼՈՒԱՅ

21.4.2011  Աւագ Հինգշաբթի օր, Գերմանիոյ Քէօլն, ՔէհլՆիւրընպէրկ, ՆոյվիտՄիւնղէն, Պեռլին  եւ Հանաու-Ֆրանգֆուրդ  քաղաքներու մէջ, "Ոտնլուայի  եւ Խաւարումի" արարողութիւններ  տեղի ունեցան.

Türkiye'de İlk Ermenice Klipi Hakan Çelik Yayınladı

Cumartesi günü büyük bir keyif ve gurur ile değerli ses sanatçımız sevgili Sibil Pektorosoğlu'nun "namag" adlı parçası için hazırlamış olduğu klipi seyrettik. Posta gazetesi yazarı ve Kanal 24'ün hafta sonları yayınlanan "Moderatör" adlı programın yapımcı ve sunucusu Hakan Çelik'in kendi programında sunduğu klip Türkiye'de  çekilen ve televizyonda yayınlanan ilk Ermenice klip unvanını da kazandı.

'Sözde soykırım' belgeleri yayımlayacak

24 Nisan "Ermeni Soykırımı" anma günü öncesi çeşitli ülkelerde Ermeniler Türkiye'ye yönelik protesto eylemlerinde bulunurken Ermenistan'ın yeni belgeler yayımlayacağı açıklandı. Ermenistan Ulusal Arşivi Müdürü Amatuni Virabyan, "Ermeni soykırımını 1915 yılında meydana geldiğini gösteren güvenilir belgelerin arşivlerinde bulunduğunu” belirterek, arşivdeki belgelerin 1914-1915 yıllarındaki  "kanlı olaylara ilişkin 10 bin tanığın ifadelerini içerdiğini” kaydetti.


BDP'li belediye Ermenice kitap bastırdı!

Ahmet YUKUŞ
Diyarbakır merkez Sur İlçe Belediyesi Kültür Şube Müdürlüğü, ‘Her gece bir masal' (Sere şeve çirokek) projesi kapsamında Ermeni yazar Hovhannes Tumanyan tarafından yıllar önce kaleme alınan Bir Damla Bal' masalını Ermenice ve Türkçe olarak bastırdı. Sur İlçe Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş'ın makam odasında yapılan masal kitabı tanıtımına Diyarbakır asıllı Ermeni yazar Mıgırdiç Margosyan, Kürt Pen Diyarbakır Başkanı yazar Şehmus Diken, Diyarbakır'ın son Ermeni çifti Beyzo Eken ve Sıtkı Eken ve Kardeş türküler grubu solistleri katıldı.

ABD'li Yahudi Örgütünden Türkiye'ye Destek: "Ermeni Soykırımı Konusu Kongre'de Ele Alınmamalı"

ABD'nin önde gelen Yahudi örgütlerinden Hareket Karşıtlığı Birliği (ADL), "Ermeni soykırımı" iddialarına ilişkin Türkiye'nin yaptığı ortak komisyon önerisine Ermenistan'ın olumlu yanıt verebilmesi için uygun atmosfer yaratılmasını isterken, "soykırım" konusunun ABD Kongresi gibi bir forumda ele alınmasına karşı çıktı.

24 Nisan sendromu devrimle yok olur mu?

Yorum - Mehmet Fatih Öztarsu - Ermenistan Aravot Gazetesi yazarı
Türkiye'nin her yıl yaşamaya alıştığı 24 Nisan sendromu, bu yıl da önceki yıllarda olduğu gibi, Türkiye'nin stratejik önemini benimseyen ülkelerce, Ermeni tarafını az da olsa tatmin edecek şekilde geçiştirilecektir. Ancak uluslararası arenadan ziyade, Ermenistan'ın iç çalkantıları Türkiye'ye yönelik yaklaşımlar konusunda 2015'e kadarki süreçte yeni boyutlar kazandırabilir. Petrosyan'ın söylemlerini benimseyen kitleler muhtemelen Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesi için adım atacak ve yine Petrosyan'ın savunduğu şekilde, Karabağ'ın serbestçe ve makul bir şekilde ele alınmasıyönünde inisiyatif gösterecektir. İktidarla çatışma sürecinde dahi Türkiye'ye yönelik ılımlı yaklaşımlar halkı etkileme aracı olarak da kullanılacaktır. Çünkü halkın Rusyacı tavırlarından bıkmış olduğu devlet politikaları yerine, ekonomik canlanmayı vaat eden Türkiye'yle yakınlaşma politikaları muhalefet için oldukça cezbedici politik bir araç konumuna gelmiştir.

Ucube...

Atilla Özdür
Anam Türk, babam da Türk ve bana ‘Sen de Türk’sün’ demişler. Oysa, Türklük benim neyime idi...Ermeni olsaydım ne fark ederdi ki... O zaman da bugünkü gibi, anama babama bakarak ‘Sen Ermeni’sin’ diyeceklerdi.Niye Kürt olmayabilecektim ki... Kürt olmaya ben mi ayak direttim?... Kendi elimin emeği olmayan bir şey için kavgayı akılsızlık görüyorum...Kürt imamın arkasında Türk müezzinin yanında cemaatten bir Ermeni olarak secdeye kapansam, neyim eksik olurdu siz ehli secde Cermenlerden, Araplarla Acemlerden ve dahi Çin’i maçinden derisi sarılardan...Anamın adının Eftelya olmasına bakarak küfredip aşağılar mıydınız beni, ‘Rum piçi’ diye... Eğer ‘evet’ ise cevabınız, Hayganuş’tan doğma Agop da hak sahibi olurdu ‘Türk piçliğiyle’ sizleri yaftalamakta... Dakka duka...

Kars'taki Heykel Tartışmaları

Kars'ta yapımı durdurularak, yıkım kararı çıkartılan ve "ucube heykel" tartışmalarına konu olan "İnsanlık Anıtı"nın heykeltıraşı Aksoy, Kars'ta bir otelde basın toplantısı düzenledi."Bir firma gelmiş ve iskele kurmuş. Daha anıtın içinde ne olduğunu bile bilmiyorlar. Bu anıt yıkanların kafalarına patlar. Anıtı politika çamuruna bulaştırıp, oy almaya çalışıyorlar. Şu anda Kars'ta anıtın yıkılmasını istemeyenlerin oranı yüzde 15'lerden yüzde 70'lere çıktı. Bakınız Başbakan Kars'a geldi ve 'yıkılsın' dedi hemen ardından yıkılması hızlandırıldı. Burada totaliter rejim özentisi var. Bakın politikacılar gider ama sanat ve sanatçı kalır. Onlar tarihe yıkan, biz ise yapan olarak geçeriz. Şu anda bu anıtı yıkmakla insanlık suçu işliyorlar. "Yıkımın 23 Nisan'da yapılacağı yönündeki bir soru üzerine Aksoy, "Bizler yaklaşık 200 sanatçı ile Kars'ta 23 Nisan günü miting yapacağız. Heykeltıraş Mehmet Aksoy, "Bir firma gelmiş ve iskele kurmuş. Daha anıtın içinde ne olduğunu bile bilmiyorlar. Bu anıt yıkanların kafalarına patlar" dedi.

Türkiye'de öteki olmak

 Ali Atıf BİR /aabir@bugun.com.tr
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Genel Sekreteri Erkam Tufan Aytav çok beğendiğim bir çalışma yapmış. Açıkçası bir bilim adamı olarak, Aytav'ın yaratıcı aklını kıskandım. Üstelik Aytav'ın çalışması beynimi farklı araştırmalar konusunda tetikledi. Ona bu konuda teşekkür borçluyum.Aytav'ın kitabının başlığı Türkiye'de Öteki Olmak... Aytav kitapta sekiz söyleşi gerçekleştirmiş. Sekiz kişi de Türkiye'de azınlıkların ya da kendini azınlık gören etnik-dini-mezhebi toplulukların temsili kişilikleri: …Kitabı iki kere okudum. Önce farklılıklarımıza odaklanarak. Aynı yazarın istediği gibi... Bu okumada insanlarımızı nasıl ötekileştirdiğimizi kolayca görüyorsunuz.

Ermeni Sürgünleri ve Ermeni Soykırımı; Türkiye’den kovulmak

Sait Çetinoğlu
İttihat ve Terakki iktidarı döneminde 1915 Soykırımı sırasında boşaltılıp Ermeni sakinlerinin ölüm yolculuğuna gönderilmesinden sonra, soykırımdan bir şekilde kurtularak dönenlerin köyü… Kemalist dönemin Bakanlar Kurulu’nca 19381 tarihinde tekrar askeri bölge ilan edilip Ermeni sakinleri askerî tesisat ve garnizonların bulunduğu yerlerden uzak bir mahalle nakledilerek ikinci kez boşaltılan Kayseri-Efkere Köyü Ermenisi Donik (Donogan) Yeseyan’ın (Hacı Bey) Efkere’den başlayıp ABD’de noktalanan ilginç hayat hikayesi (2) yakın tarihe ışık tutması bakımından önemlidir. Harry Yeseyan eserinde, ailesinin yaşamından hareketle Osmanlı Türkiye’sinde ve daha sonra göç edilen ABD’deki yaşamlarını okuyucularıyla paylaşır.

Lordlar Kamarası Üyesi Cox, Türkye'yi Soykırım Yapmakla Suçladı

İngiltere Parlamentosu'nun üst kanadı Lordlar Kamarası üyesi Barones Caroline Cox, ''1915'te meydana gelen olaylar soykırım olarak tanınmadığı sürece yaraların iyileşmeyeceğini'' iddia etti. Çeşitli temaslar için Ermenistan'da bulunan Cox, Ermenistan Parlamentosu binasında düzenlediği basın toplantısında, 1915 olaylarıyla ilgili Türkiye'nin tutumunu eleştirerek, ''Türkiye'nin inkar politikası çok üzücüdür. Doğruyu söylemekten kaçması iyi değildir. Soykırımın inkar edilmesi bu tür olayların tekrarlanmasına temel oluşturmaktadır'' ifadelerini kullandı.

Bakan Bağış, Ermeni Kilisesi'ni ziyaret etti

Devlet Bakanı ve Baş müzakereci Egemen Bağış, Türkiye'de insanların uzun yıllar baskıyla birbirini değiştirebileceğini düşündüğünü, ancak kimsenin kimseyi değiştiremeyeceğini belirterek, “Birbirimizi olduğumuz gibi kabul edip seveceğiz. Ortak paydalarımızda birleşip bu ülkeyi dünyanın en zengin ülkesi yapacağız” dedi.Kadıköy Çarşısı'ndaki Surp Takavor Ermeni Kilisesi'ni ziyaret eden Bağış, Vakıf Başkanı Şabuh Çolakyan ve beraberindekilerle bir süre sohbet etti. Surp Takavor Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı Çolakyan ve beraberindekilerin Paskalya Bayramı'nı kutlayan Bağış, kilise yöneticilerine 12 Haziran seçimlerinde desteklerini ve dualarını beklediklerini söyledi.

ABD Başkanı "soykırım" diyecek mi?

24 Nisan tarihi yaklaşıyor... Gözler bir kez daha Amerikan Başkanı Barack Obama'da. Ermeni soykırımı iddiaları ile ilgili yapacağı açıklamada. Türkiye-ABD makamlarıyla görüşmelerini sürdürüyor. Bakanlık Sözcüsü Selçuk Ünal, "Tarafsız ve adil bir yaklaşım ortaya koyacaklarını ümit ediyoruz" diye konuştu. Dışişleri Bakanlığında basın toplantısı düzenleyen Ünal, 1915 olayları ve 24 Nisan konusundaki sorular üzerine de ABD yönetimi ve Başkan Barack Obama ile yakın bir işbirliği içinde çalıştıklarını belirterek, "Bu tarihin tartışmalı bir dönemini kapsayan uluslararası bir anlaşmazlık konusunda ABD makamlarının hüküm vermelerinin, siyasi, hukuki ve ahlaki bakımdan sorunlu olduğunu muhataplarımıza her vesileyle anlatıyoruz" diye konuştu.

Agoudjian'dan Fotoğraflarla Ermenilerin Hatıraları

Ermeni asıllı Fransız fotoğrafçı Antoine Agoudjian'ın "Yanan Gözler: Ermenilerin Hatıraları" adlı sergisinin açılışı 26 Nisan'da Tütün Deposu'nda yapılacak. Sergi, sanatçının 1988 yılından beri her Nisan ayında "Ermeni toplumlarının insani şartlarını ve kendi içi evrimini araştırmak" için Gürcistan, Karabağ, Lübnan, Suriye, Irak, İran, İsrail ve Türkiye seyahatlerinde çektiği fotoğraflardan oluşuyor.Sergi Gulbenkian Vakfı, Fineco, AGBU ve Anadolu Kültür desteği ile gerçekleştiriliyor ve Birzamanlar Yayıncılık tarafından Yanan Gözler/Ermenilerin Hatıraları başlığıyla Türkçe/Ermenice iki dilde yayınlanacak.

Sevgi, Kardeşlik Ve Hoşgörü Temalı Yarışmada 10 Branşta 722 Eser Yarıştı

İSMEK Sevgi, Kardeşlik ve Hoşgörü konulu Branş Yarışması"nda birincilik ödülü kazanan isimler ise şöyle sıralanıyor; hat branşında Osman Çiçek, tezhip branşında Betül Özdemir, minyatür branşında Zeynep Başak Kademoğlu, ebru branşında Gülsemin Velidedeoğlu, çini branşında Zeynep Ertürk, makine nakışı Songül Onur, takı tasarımı Ufuk Sarıca, rölyef branşında Süreyya Aydınlıoğlu, resim branşında Janet Simsar, fotoğraf branşında Sevim Genç.

1915 ve yüzyıllık sessizliğimiz

Semra Pelek
1915 Ermeni soykırımına hiç değinmiyor oluşumuzun adaletsizliğiyle yüzleşmemiz gerekmiyor mu artık … Bu yüzleşme ve hesaplaşma yapılmadığından, 1915’te Muş’ta bir yetimhanenin idarecisi olan İsveçli misyoner Alma Johansson’un, Viyana’dan kardeşinin akıbetini soran Arsenius Dyendoyan’a yazdığı, 1 Ekim 1917 tarihli mektubunda (2) sorduğu soru, hala yanıtını bekliyor.Johannson, yetimhanedeki Ermeni çocukların Müslümanlaştırılmak üzere kendisiden alındığını, öldürülen üç çocuğu bizzat yetimhanenin bahçesine gömdüğünü, köyde erkek, kadın ve çocuk yaşayan tek bir Ermeni’nin bırakılmadığını anlattıktan sonra şöyle yazmıştı: “Bütün bunlara tanık olup, hiçbir şey yapamamanın ve bundan sonra yaşamaya çalışmanın nasıl bir şey olduğunu tahmin edebiliyor musunuz? Yeryüzünde asla iyileşemeyecek ruhumun ne kadar yaralı olduğunu anlıyor musunuz?”

Kırım'dan Sağduyu Örneği Parlamento Ermeni iddialarını bu yıl da gündeme getirmeyecek.

Dünya sözde Ermeni iddiaları konusunda sağduyulu davranıyor. Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu’nun altı yıl önce aldığı sözde Ermeni iddialarını destekleyen karar, bu yıl da uygulamaya konulmayacak.

Ermeni Soykırımına ilişkin Ermenistan Ulusal Arşivinde muhafaza edilen belgeler 2015 yılına dek Internet’te yer alacak

Ermenistan Ulusal Arşivi’nde (EUA) Ermeni Soykırımını tanıklık eden güvenilir belgeler muhafaza edilmekte. Açıklama 20 Nisan’da bir basın toplantısı düzenleyen EUA direktörü Amatuni Virabyan’dan geldi. Virabyan, anılan belgelerin 1915 yılında mucize eseri Soykırımdan kurtulan Ermenilerin tanıklıkları olduğunu belirtti.

Rusyalı bilim adamı: Türkiye Ermeni Soykırımını reddederek, tüm insanlığı aldatıyor

Rusyalı bilim adamı Vladimir Zakhrov Türkiye ne de partnerleri tarafından Ermeni Soykırımının tanınmamış olduğundan Soykırım suçunun bu güne dek kınanmamış olduğunun altını çizerek ″Türkiye Ermeni Soykırımını reddederek, tüm insanlığı aldatmaya çalışıyor, ancak yüz binlerce tarihi belge var, bunlar Osmanlı İmparatorluğundaki Ermeni Soykırımını ortaya koymakta″ dedi.

BASINA VE KAMUOYUNA

Kentin gerçek tarihine işaret etmek, 24 Nisan’da ölüme gönderilen Ermeni aydınlarını anmak, adaletin yerini bulması mücadelesine katkıda bulunmak isteyen herkesi 24 Nisan 2011 Pazar günü saat 14.00’te İslam Eserleri Müzesi’nin önünde bizimle birlikte, soykırım kurbanlarının anısı önünde saygıyla eğilmeye çağırıyoruz. İnsan Hakları İstanbul Şubesi, Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyon.
TARİH: 24 NİSAN 2011(PAZAR);SAAT : 14.OO; YER   : İSLAM ESERLERİ MÜZESİ- (İbrahim Paşa Sarayı, At Meydanı, Sultanahmet / Eminönü / İstanbul)

«Անդառնալի Կորուստներէն Մէկը, Կորուստն Է Ժամանակին»

ՀԱՊԵՏ ՄԵԼՔՈՆԵԱՆ
Այս ուղղութեամբ, Մայր Աթոռ Ս. Էջմիածնի համար ուսումնասիրուած եւ պատրաստուած կանոնադրութեան օրինակէն կը մէջբերենք«Աթոռակիցի մի ընտրութեան» պարագային... վերաբերուող բաժինը՝ ուր կ'ըսուի...
Յօդուած 11.- Ամենայն Հայոց Կաթողիկոսը եթէ հիւանդութեան եւ կամ այլ պատճառով անկարող լինի իր պաշտօնը վարել, Կաթողիկոսի Փոխանորդը, կամ Կաթողիկոսի Փոխանորդի չգոյութեան պարագային, Գերագոյն Հոգեւոր Խորհուրդը նշանակում է երեք ձեռնհաս բժիշկներ՝ քննելու եւ ճշդելու Կաթողիկոսի առողջական վիճակը: Եթէ Գերագոյն Հոգեւոր Խորհուրդը եւ Եպիսկոպոսաց ժողովը մեծամասնութեան քուէով հաստատի Կաթողիկոսի անկարողութիւնը, Փոխանորդը կամ Գերագոյն Հոգեւոր Խորհրդի Ատենապետը, ժողովի է հրաւիրում Եպիսկոպոսաց Ժողովը՝ ընտրելու համար Ամենայն Հայոց Աթոռակից Կաթողիկոս:
Այսքա՛ն..., պա՛րզ եւ յստա՛կ:...
Իւրաքանչիւր միաբան, լռելեայն լա՛ւ գիտէ վանքի ցաւը: Եւ այս ցաւերուն դիմաց՝ լռութիւնն ու անփութութիւնը, համազօր է մէկ բառի... ԴԱՒԱՃԱՆՈՒԹԵԱՆ:


ՊԱՏՐԻԱՐՔԱԿԱՆ ԸՆԴՀԱՆՈՒՐ ՓՈԽԱՆՈՐԴ ՍՐԲԱԶԱՆ ՀՕՐ Ս. ԶԱՏԿՈՒԱՆ ԱՌԹԻՒ ՀՐԱՊԱՐԱԿԱԾ ՊԱՏԳԱՄԸ

ՔՐԻՍՏՈՍ ՅԱՐԵԱՒ Ի ՄԵՌԵԼՈՑ
 Գոհութիւն եւ փառք Ամենակալին. Մեծ Պահոց ապաշխարութեան շրջանը բոլորելով հասանք մեր Փրկչին՝ Յիսուսի Քրիստոսի Ս. Յարութեան Տաղաւարի տօնակատարութեան։ Հրեշտակաբարբառ աւետիսը անգամ մը եւս կը յիշեցնէ, թէ  վերջակէտը դրուած է հին կեանքին, վերցուած է մարդուն վրայէն մահուան անէծքը, փարատած է մահուան մռայլ երկիւղը եւ լուծուած՝ դատապարտութեան կնիքը ու բացուած՝ նոր կեանքի ճանապարհը դէպի յաւիտենականութիւն։

Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’ın Surp Zadig Mesajı

MESİH ÖLÜLERDEN DİRİLDİ!
Her şeye egemen Tanrı’ya Hamd ve yücelik olsun. Büyük Oruç dönemini tamamlayarak Kurtarıcımız Hisus Krisdos’un Dirilişi yortusuna ulaştık. Melek tarafından aktarılan müjde bizlere eski yaşama son noktanın konulduğunu ve insanın üzerinden ölümün lanetinin kalktığını hatırlatıyor. Ölümün karanlık korkusu kalkmış ve yargının mührü çözülmüş ve sonsuzluğa giden yeni bir hayatın yolu açılmıştır.
MESİH ÖLÜLERDEN DİRİLDİ! MESİH’İN DİRİLİŞİ KUTLUDUR!

Benim kızıma da okutmayın o andı

Özlem Durmaz Mungan
Oldum olası içimi bir fena eder o 'tek tip' miniklerin, sabah sabah 'tek sıra' dizilip 'bağır bağır' andımızı okumaları. Şimdi bir de anneyim ki, çok feci içim gıcıklanıyor. Varlığı kimselere armağan olmasın evlatlarımızın… Bunlar iyi güzel kavramlar. Amaaaaaa, özünden çok sevmesin daha minicik yüreği bir toprak parçasını. Önce sevsin kendi özünü. İnsan olan özünü. İlerde büyüsün hele bir, kendisi bulur kendi yolunu… Ben daha altı yaşından başlayarak neyi empoze edeceğim evladıma. Hele hele de varlığının sadece bir millete armağan olması kısmını okutmayın benim kızıma da… Varlığı kimselere armağan olmasın evlatlarımızın. Parmaklarından kanlar akıtıp bayraklar boyamasın açmamış goncalar. Gözüne çöp batmasın bebelerimizin. Kimsenin bebesinin gözüne çöp batmasın. Türkü, Kürdü, Arabı, Süryanisi, Ermenisi yok bu işin. Daha ne kadar anlatmak lazım. Evlatlarımıza kardeşliği öğretelim, yeter bu ben durumları.

Aynı hamurdan dört benzemez

Aynen İslamcılar ve Ermeni milliyetçileri gibi, askerlerimiz de olayları kendi işine geldiği gibi izliyorlar… Geçenlerde Hasan Cemal, ABD’ye gitti. Konuşmasını dinleyenler arasında, radikalliğiyle tanınmış, Ermenilerin özür ve tazminatla yetinmeyip toprak da istemelerini savunmakla ünlü gazetecisi Harut Sassounian da vardı. “Cemal Paşa’nın torunu, dedesinden ‘beast’ diye bahsetti” diye yazdı. Yani hayvan, canavar. Hasan bu yazıyı öğrenince müdahale etti: “Olur mu yahu, mümkün mü?” Bunun üzerine Sassounian, başka Ermenilerin de uyarmasıyla, Hasan’ın bazı kelimeleri iyi telaffuz edemediğini söyledi ve sonunda “Anlaşılan H. Cemal ‘past’ [pest] demiştir, benim kulağıma ‘beast’ [bist] diye gelmiştir” diye hatasını düzeltmeye çalıştı.

Ermeni Komitacıların Gizli Mektupları Kitaplaştırıldı

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk-Ermeni Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Selvi’nin ‘Millet-i Sadıkada İsyan: Ermeni Komitacıların Gizli Mektupları’ isimli kitabı Timaş Yayınları’dan çıktı.

Rus uzman: Soykırım konusunda Ermenilerin çabalarının tatmin anahtarı Erivan ve Diasporanın ortak işlemlerinde

 Rus Stratejik Kültür Fonu başkn yard. Andrey Areshev, Soykırım konusunda Ermenilerin çabalarının tatmin edilmemesine süper devletlerin isteksizliğinin mani olduğunu, anahtarın ise Erivan ve Diasporanın ortak işlemlerinde olduğunu belirterek ″Ve bu kaynağı, bugün olduğundan çok daha verimli kullanmak gerekir″ tavsiyesinde bulundu.

Կիրակնօրեայ Հաշուեփակ և Աղջիկտես /“Giragorya Haşvapag ve Ağçigdes”

Bu Yıl Aramyan Derneğinde Sahnelenen Tiyatro Oyunları Bu Kez GLYD sahnesinde... Getronagan Lisesinden Yetişenler Derneği  29 Nisan 2011 Cuma Akşamı Saat 21:00