Etiketler

Gürcistan ve Ermenistan Yatırımların Korunmasına ilişkin bir anlaşma imzaladılar

Gürcistan ve Ermenistan ″Yatırımların Korunması ve Teşviki Anlaşması″nı imzaladılar. Business- Gruzia’nın verdiği habere göre; anlaşma 10 yıl yürürlükte olacak. Süre bitimi sonrasında taraflardan biri 12 ay içinde karşı tarafa yazılı olarak anlaşmanın durdurulması yönünde talebini ifade etmediği durumda anlaşma yürürlükte kalmaya devam edecek. 

HAMAHAYGAGAN 3. GUN SONUCLARI

Hamahaygagan oyunlarında İstanbul sporcuları yollarına devam ediyor. Yarın Dinlenme günü olacağından maçlara Perşembe günü devam edilecek.

Sevgili Okuyucular

Murat Bebiroğlu
Sevgili Okuyucular, Hyetert’in blogspota geçişinde ciddi sorunlar yaşadık. Ancak konunun uzmanı arkadaşlarımız sayesinde pek çok sorunu çözdük. Sadece manşet konusunda sorunumuz sürüyor. Görüyoruz ki pek çoğunuz hala Hyetert’e http://www.hyetert.com/anasayfa.asp  ya da http://hyetert.com/anasayfa.asp  adresinden ulaşıyorsunuz. Bazı okurlarımızın bu yüzden zorluklar yaşadığını da biliyorum. Herhangi bir sıkıntı olmaması için lütfen bize artık http://hyetert.blogspot.com/  adresinden ulaşın.

ABD Büyükelçisi, Ermenileri kızdırdı,,

Pınar Tarcan
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin, ABD Senatosu’ndan Robert Menendez’in ‘Türkiye’de 1915’ten sonra, o ana kadar mevcut Ermeni kiliselerden kaçının hâlâ aktif olduğu’ yönündeki sorusuna verdiği yazılı cevap Ermeniler’in tepkisini çekti. Ricciardone’nin Türkiye’deki kiliselerin büyük çoğunluğunun hâlâ var olduğu ve hizmet verdiği yönündeki açıklaması, Amerika’daki Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) tarafından ‘son derece yanlış’ bir dezenformasyon olarak nitelendirildi.

Patrik, AKP’ye teşekkür etmesin de ne yapsın?

Aslan Bulut
AKP’nin izniyle “geleneksel” hale getirilmeye çalışılan Sümela Manastırı’ndaki ikinci ayinde, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Başbakan Tayyip Erdoğan ve hükümete teşekkür ederken “Biz bu toprakları paylaşan Müslüman ve Hıristiyanlar ve yurt dışından gelen Ortodoks misafirlerimiz geçen sene de bu sene de Meryem Ana’nın yüksek huzurunda toplandık, memleketimizde ve dünyada daimi barışın, dayanışmanın ve hüsnüniyetin tesisi için dua ettik” dedi. “Bu toprakları paylaşan Müslüman ve Hıristiyanlar” ifadesi dikkat çekici değil mi? Cumhuriyet döneminde Müslümanlar, hangi Hıristiyanlarla Trabzon/Maçka topraklarını paylaşıyor? Böyle bir paylaşım yok ama Bartholomeos, Trabzon topraklarında gözü olduğunu saklamıyor!

Gittiler İşte

Eşrafını ve eşhasını şehrin kimliğinden söküp atarsanız, geriye sadece hüzün mekânları kalır. Şeyhmus Diken hüzünkâr mekânların yitik sahiplerini arıyor…Aras Yayıcılık'dan üç ay içinde üçüncü Baskı.

Azınlıklar 'Andımız' Konusunda Çekimser Tutum Sergiledi

Vercihan Ziflioğlu /Hurriyet Daily News
Kürt toplumun 'Andımız'la ilgili başlattığı boykota, Türkiye'deki azınlık toplumlardan çekimser destek var. Azınlık toplumu temsilcileri Kürtler gibi görüşlerini açıkça savunmaları durumunda ciddi sorunlarla karşılaşacakları korkusunu taşıyor, bu yüzden Musevi asıllı Marissa Gormezano'nun haricinde Hurriyet Daily News'a telefon üzerinden açıklamada bulunan tüm kişiler isimlerinin ve kurum adlarının gizlenmesini istedi.  

Patrik Bartholomeos, Trabzon’da Tarihi Mekanları Ziyaret Etti

Bartholomeos ve beraberindeki Ortodoks din adamları, Trabzon'un Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastırı'ndaki ayinin ardından, Maçka Belediye Başkanı Ertuğrul Genç ile Trabzon merkeze geldi. Burada ilk olarak tarihi Ayasofya Müzesi’ni gezen Bartholomeos, daha sonra Ortahisar’da bulunun ve kiliseden camiye çevrilen Fatih Büyük Camii'ni, ardından da Boztepe’deki Kızlar Manastırı’nı gezdi.

Krizin gölgesinde Sümela buluşması

Sümela Manastırı'nda ikinci ayin gerçekleşirken, Yunanistan'daki ekonomik krizin de etkisiyle katılım geçen yıla göre daha az oldu.88 yılın ardından geçen yıl ilk kez ayin yapılan Sümela Manastırı, dün bir kez daha Türkiye içinden ve dışından Hıristiyan dünyasını buluşturdu. Ayine katılım geçen yıla oranla daha az olurken Fener Rum Patriği Bartholomeos, ayin dolayısıyla hükümete ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti.

Büyükelçimiz Bayan Maria

Engin Ardıç
Türkiye Cumhuriyeti devletinin memuru olmak için Türk vatandaşı olmak yeterli sanırsınız, değil mi? Öyle ya, mantık bunu gerektirir. Hayır, bu yetmiyordu, aynı zamanda "Türk soyundan" olmak da şarttı.Kemalist yöneticilerden, günümüz kart faşistlerinin pek sevdikleri anlı şanlı Mahmut Esat, onlara "hizmetçilik" görevini uygun görmüştü.Mordohay'ı şirketine muhasebeci yapacaktın, Eleni'yi de, ara sıra kalçasını çimdiklemek üzere temizlikçi...Türk memurun gayrimüslimle evlenmesi bile yasaktı yahu, Eleni'yi sevsen kavuşamazdın. Anlı şanlı Türkiye Cumhuriyeti'nde herkes eşitti ama azınlıklar bizimle pek fazla da eşit değillerdi. Ermeni, Rum, Yahudi vatandaş vergisini verir, askerliğini yapar ama "memuriyete" giremezdi… Gelecekte bir Konsolos Vahan, bir Büyükelçi Maria görmek isteriz.

İngiltere'den Ermenistan'a 'çifte' büyükelçi

İngiltere, Ermenistan'a iki büyükelçi birden atadı. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada; Jonathan James Aves ve eşi Katherine Jane Leach'in Erivan Büyükelçiliği görevini birlikte sürdüreceği belirtildi. Yılbaşından sonra göreve başlayacak büyükelçiler, görevi dörder aylık dönemlerle dönüşümlü olarak üstlenecek.

Asimder Kendini Yakan Ermeni Asıllı Vatandaşı Andı

Iğdır Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİM-DER) 'ASALA'yı protesto etmek için kendini yakan Ermeni asıllı Artin Penik'i ölüm yıl dönümünde andı.Konu ile ilgili açıklama yapan ASİMDER Başkanı Göksel Gülbey, ASALA terör örgütünün yapmış olduğu katliamları protesto etmek amacıyla kendini yakarak protesto eden Ermeni asıllı Türkiye vatandaşı Artin Penik'i burada minnetle andıklarını belirtti.

Onun adı neden Garbis, ben neden Türk değilim?

Cafer Solgan
Garbis adındaki oğulları benden birkaç yaş küçüktü. Evlerimize çok yakın bir okulda okuyorduk. Mahallenin karmaşık yapısını okulun öğrenci bileşiminden anlamak mümkündü. Bazı öğretmenler ve öğrenciler “Ermeni” diye Garbis’e iyi davranmıyor, yerli yersiz dövüyorlardı. Garbis’i savunmak için çok kişiyle kavga etmiş, bazı öğretmenlerden de dayak yemişimdir… 12 Eylül’ün gaddar savcılarından biri, hazırladığı iddianamede, neredeyse her paragrafın başında, “bu Ermeni oğlu Ermeni” diyordu, “bu Ermeni oğlu Ermeni bu memleketin havasını solumuş, okullarında okumuş, ekmeğini yiyip suyunu içmiş ama devlete düşmanlık yapmıştır”... Ben içerideyken okuma yazması olmayan annemin bana gönderdiği mektupları yazardı Suna. Annemin ağzından mektubu bitirdikten sonra, kendi adına da bir şeyler yazar, halimi hatırımı sorardı. Bir keresinde, “Cafer abi” diye yazmıştı bana, “Biz neden Ermeniyiz? Allah bizi neden Ermeni yaratmış? Biz neden Türk değiliz?”

Hamahaygagan 2. Gün

VOLEYBOL ERKEK
İstanbul 3   Gümrü  2

Eski Sovyet ülkeleri NATO benzeri ortak ordu kuruyor

"Doğu'nun NATO'su" olarak ünlenen Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) üyesi eski Sovyet ülkeleri Kazakistan'ın başkenti Astana'da  'kravatsız' zirvede bir araya geldi…  Zirveye katılan liderlerin Şubat 2009'da oluşturulması kararlaştırılan Hızlı Hareket Gücü'nün (HHG) 16 bin kişilik ordunun yapılanma sürecini ele aldıkları öğrenildi… Rusya'nın 8 bin, Kazakistan'ın 4 bin, Kırgızistan, Ermenistan, Tacikistan ve Belarus'un bin kişilik ordu ile destek sağlayacağı HHG yapısına dâhil olmak için Özbekistan acele etmiyor.

Baskın Oran: Nefret suçunun önkoşulu

Baskın Oran
Ordu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. İsmail Doğan. Verdiği demeç diliyle ve içeriğiyle epey ilgi çekici… Gazeteci Erol Küçükoğlu bu demeci banda yanlış almış veya not tuttuysa yanlış tutmuş olmalı. Çünkü Doç. Doğan şöyle diyor: "Siz hangi akla hizmetle Ordu'da Ermeni ve Rum evlerini tadilat ediyoruz diyebiliyorsunuz?". Herhalde, "... evlerini tadil ediyoruz" veya "... evlerinde tadilat yapıyoruz..." demiştir. Hatta, "tadilat" terimini de kullanmamıştır. Türkçede "tadil"in "değiştirme", restorasyon'un ise "aslını bozmadan onarma" olduğunu biliyordur... Ama takılmamak lazım; Türkçeyi doğru dürüst konuşan kaç kişi kaldı ki? Benim asıl dikkatimi çeken, doçentin Ermeni ve Rumlara duyduğu yoğun antipati. Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürü Erkan Gülderen Ordu'daki Osmanlı, Rum ve Ermeni mimarisi özelliklerini yansıtan tarihsel evlerden 23'ünün restore edileceğini açıklamış, Doç. Doğan ona "vatandaş olarak, bir bilim adamı olarak" diyerek tepki gösteriyor:...Bir nefret suçunun iki unsuru vardır: 1) Ceza hukukuna göre işlenmiş bir suç (ör. birini öldürmek); 2) Bu suçun bir önyargı nedeniyle işlemiş olması (Gayrimüslim diye öldürmek). Yani, nefret söylemi, bir noktada, nefret suçunun işlenmesi için önkoşuldur.

Cemal Paşa ve Arap milliyetçiliği

Ayşe Hür
Hıristiyan ahaliye karşı sert bir politika izliyordu. Örneğin Mısır’da bulunan Rum Melkit Patriği’ni azletmiş ve yerine yenisini atamıştı. Sis (Kozan) Kataliğosu’nu Kudüs’e sevk etmiş, Baalbek ve Harran metropolitleri hakkında cezai işlemler yapmıştı. Kudüs Ermeni Patriği Sehak Efendi’ye İstanbul’a değil kendisine hesap vermesini emretmişti. Cebel-i Lübnan’ın Ermeni Katolik Mutasarrıfı Ohannes Kuyumcuyan’ı (Şam’a geldiğinde kendisi atamıştı) azledip yerine İttihatçı Ali Münif Bey’i getirmiş, Marunî lider Huveyk’i Şam’da oturmaya mecbur etmişti. Ama esas kıyamet Cemal Paşa’nın birlikleri Şubat ve Ağustos 1915’te Süveyş Kanalı’nı koruyan İngiliz birliklerine yönelik iki saldırıda başarısız olunca kopacaktı. Cemal Paşa bundan sonra her iki tarafı da ezen politikalar izlemeye başladı.

Sümela manastırı'nda 2. ayin

Trabzon'un Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastırı'nda ilki geçtiğimiz yıl 15 Ağustos tarihinde yapılan ayinin 2.'si bugün yapılırken, ayini Fener Rum Patriği Bartholomeos yönetiyor.Ayinde hem Türkçe hem de Rumca bir konuşma yapan Patrik Bartholomeos, sözlerine "Tarihi Sümela Manastırı'na bu sene de gelip dua etmeyi bize nasip eden Yüce Allah'a hamdolsun" diyerek başlarken, ayine bu yıl da izin veren AK Parti Hükümeti'ne, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı'na da teşekkür etti.

Samandağ'da ''Meryem Ana Yortusu''


Hatay'ın Samandağ ilçesine bağlı Ermeni asıllı Türk vatandaşlarının yaşadığı Vakıflı'da ''Meryem Ana Yortusu'' yapıldı (Kutlandı-Hyetert  ve ''Üzüm Bayramı'' kutlandı.(Kutsandı- Hyetert) Köyde 3 gündür süren kutlamalar, Meryem Ana Kilisesi'nde gerçekleştirilen, Papaz Avedis Tabaşyan'ın yönettiği, ilahiler ve dualar okunan ayinle sona erdi. Ayinden sonra bağ bozumunu yapan köylüler, üzümlerini kilise bahçesine getirdiler ve tüm yılın bereketi için dualar edildi.

Surp Azduvadzazin Verapohum Yortusu Kutlandı

Ermeni kiliselerinde bu gün İsa Mesih’in Annesi Maryam Azdvadzazin’in göğe yükselişi yortusu kutlandı. Yortu gününde aynı zamanda törenle üzüm kutsandı.  

Ani Harabeleri, UNESCO dünya kültür mirası listesine girmeye aday gösteriliyor

Kars Kültür ve Turizm Müdürü Hakan Doğanay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kars'a 42 kilometre uzaklıktaki Ani Ören Yerinde Firikler, Urartular, Anadolu Selçukluları ve Osmanlıların yaşadığını söyledi… Ani Harabelerinin bir dünya şehri olduğunun altını çizen Doğanay, ''Ani'nin en büyük önemi dinler şehri olmasıdır. Ani'de 500 metre aralıklarla 3 dini mabedi görmek mümkündür. Cami, kilise ve katedral görmek mümkün. Onun için Ani'ye bin bir kiliseler şehri ve zenginler şehri de denilmiştir'' şeklinde konuştu. (Aferin Sayın müdür, Bin bir kiliselerin şehri Ani’nin Ermeni şehri olduğunu inkâr ederek bütün dünyayı kendinize güldürdünüz. HYETERT)

Dışişleri Bakanlığı azınlıkları istiyor

Devlet azınlıkları ile barışıyor. Türkiye’de azınlıkların devlet ile ilişkileri genelde hep sorunlu oldu. Tek Parti döneminde uygulanan azınlık karşıtı Türkleştirme politikaları, azınlık vatandaşlarının Lozan ve Anayasa’dan doğan haklarını kullanmalarını fiili olarak engelledi. Bunun olumsuz etkilerinden birisi olarak Türkiye Cumhuriyeti döneminde kâğıt üzerinde eşit olmalarına rağmen devletin stratejik kademelerinde kendilerine yer bulamadılar. Hatta azınlık vatandaşlar arasında “Devlet bizi çöpçü bile yapmaz” ironisi kalıcı bir deyim haline geldi. AK Parti döneminde bu kuralı ve algıyı değiştirme yönünde ciddi bir niyet olduğunu görmezlikten gelemeyiz.

Kuzguncuk'ta Bostan Korkulukları

Derya Özkan
Kuzguncuklular Derneği kurulmuştu; yapılaşmaya karşı eylem hazırlığı içindeydi ve "Bostan bizimdir, vermeyeceğiz" nevî bir şiarla Kuzguncuklulara destek çağrısında bulunuyordu. Oysa yıllar sonra Mills'in kitabından şunları öğrendim: Derneğin "bizimdir" diyerek yapılaşmadan korumaya, yeşil alan kalmasını sağlamaya çalıştığı bostan aslında bir Rum ailenin özel mülküydü ve devlet 1977'de bostana el koymuştu. Dahası, Mills'in alan araştırmasını yaptığı 2000-2002 döneminde, söz konusu mülkün sahibi Rum ailenin bir üyesi hâlâ İstanbul'da (ama Kuzguncuk'ta değil, Avrupa yakasında başka bir mahallede) yaşıyordu ve sorulduğunda bostana sahip çıkıyordu. Kuzguncuk'taki bostan mücadelesine de, hayalî mahalle söylemine de kuşkuyla yaklaşmaya başlamama sebep olan bunları öğrenmem oldu.

‘Ağrı Dağı Efsanesi’

Halûk Sunat
İnsani meselelerin, nasıl da, büyülü bir dil olup tarihin derinliklerinden sızarak günümüzü kuşattığının resmidir.

Andıçtaki Ermeni-Rum yalanları suç değil mi?

Ezgi Başaran'ın başlattığı tartışma İsmet Berkan'ın köşesinde devam etti. İnternet andıcındaki Ermeni ve Rum söylemi suç değil mi?  "...Aynı Genelkurmay tarafından kurulup işletilen, içeriği sağlanan başka internet sitelerinde Ermeni ve Rumlar hakkında, Ermenistan ve Yunanistan hakkında olmayacak kışkırtmalar, kara propagandalar, yalanlar var, aynı savcılar bu çeşit yayınlarda bir suç unsuru görmüyor, hatta iddianamede bu yayınları ‘normal’ ve ‘makul’ bile buluyorlar.Oysa benim bildiğim Türk Ceza Kanunu’nda savaş kışkırtıcılığı da, halkın bir bölümün diğer bölümü aleyhine kin ve düşmanlığa teşvik etmek de, ırkçılık da, nefret çağrıları yapmak da suç kabul edilen şeyler."

Plaintiffs Score Early Victory Against Turkish Banks in Armenian Genocide Lawsuit

Author: Diane Rumbaugh
On August 2, 2011, a U.S. federal district court in Los Angeles handed Armenian plaintiffs an early victory in what will surely be a difficult legal battle over reparations for land seized from Armenians in Turkey during the Armenian Genocide (Alex Bakalian et. al vs. Republic of Turkey, the Central Bank of Turkey, and T.C. Ziraat Bankasi et. al, Case Number 2:10-CV-09596, December 15, 2010).

Ermenistan'dan kaçış

Ermenistan'da, ekonomik sıkıntılar nedeniyle yurtdışına göç hız kazandı. Öyle ki 1991'de 4 milyon olan nüfus, şimdi göç nedeniyle yarıya düştü. Ermeni tarihçi Libaridian'a göre dış göçün boyutu, ulusal güvenliği tehdit eder durumda.

Ermenilere karşı halkı kışkırtmakta sorun yok mu?

Ezgi Başaran / Radikal
Anlaşıldığı üzere TSK’nın sitelerindeki haberler hükümeti hedef aldığında kışkırtıcı ve manipülatif sayılıyor. Savcılıkça yani. Silahlı Kuvvetlerce Türkleri Rumlara ve Ermenilere karşı kışkırtıyor olmakta herhangi bir sorun görülmüyor. Görülmediği de önemle altı çizilerek iddianameye giriliyor. Sivil zihniyetin bu çifte standardını görmezden gelmek, demokrasi ve insan hakları açısından tehlikeli olur düşüncesiyle, dikkatinize sunuyorum.

BDP Grup başkanı, Ermeni müzisyen Aram Tigran’ın son vasiyetini yerine getirme sözü verdi

Halkların kardeşliğinin sembol isimlerinden olan sanatçı Aram Tigran, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Aram Tigran Konservatuvarı ile Dicle Fırat Kültür Sanat Derneği’nin ortak etkinliğiyle binlerce kişinin katıldığı görkemli bir geceyle anıldı. BDP Grup başkanı. Selahattin Demirtaş yaptığı konuşmada ″Biz Tigran’a söz verdik. Onu bu topraklara tekrar gömeceğiz″ ifadesini kullandı.

Hristofyas, Ermenistan'la ilişkilere değindi

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, dün, Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın da hazır bulunduğu Limasol’daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ilişkilere değindi… “Yaklaşık 90 yıl önce, binlerce Ermeni’nin Osmanlı Türkiye’sinin gerçekleştirdiği soykırımdan dolayı, sığınmak amacıyla Kıbrıs’a geldiğini” iddia eden Hristofyas, bu göçmenlerin evlatlarının Rum toplumunun ayrılmaz bir parçasını teşkil ettiğini dile getirdi.Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, dün, Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın da hazır bulunduğu Limasol’daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ilişkilere değindi.

Suriye’de işler daha da kızışmadan... –

Taner Akçam /Taraf
AKP’nin unutmaması gereken gerçek, Hıristiyan Batı’nın, Hıristiyan Sırbistan’ı vurmasının ardında böyle kuvvetli bir özeleştirinin yatıyor olduğudur… Meseleye daha geniş bir perspektiften bakmak gerekiyor: İnsanlığın (Batı’nın) evrensel demokratik değerlerini esas alarak, Ortadoğu’da, Avrupa Birliği benzeri, ulusal sınırları açacak, ekonomik-siyasi ve kültürel entegrasyon süreçlerini yaratmak son derece doğru bir hedef olarak tanımlanabilir. Ama asıl soru, Türkiye’nin bölgesinde böylesi bir birlikteliği yaratabilecek ideolojik, politik ve ekonomik donanımlara sahip olup olmadığıdır. Cevap, hem “evet” hem de “hayır” olarak verilebilir. Niçin Evet! Bunun için ilginç ve pek bilinmeyen bir hatırlatma yapmak isterim. “Crimes Against Humanity” (İnsanlığa Karşı İşlenmiş Suçlar) çok önemli bir Uluslararası Hukuk normudur. İlk defa, bir hukuk terimi olarak, Ermeni soykırımı vesilesiyle 24 Mayıs 1915 yılında kullanılmıştır ve Nürnberg Nazi Yargılanmaları, bugünkü Yugoslavya, Ruanda ve benzeri diğer uluslararası yargılamaların ahlaki ve hukuki arka planını oluşturur. Bunlar bilinir, ama bilinmeyen, bu ifadenin ilk taslak halinin “Crimes Against Christianity” (Hıristiyanlığa Karşı İşlenmiş Suçlar) olduğudur.

Gunaysu: Denial Is a Hate Crime and Denialist Discourse Is Hate Speech

By: Ayse Gunaysu / armenianweekly
“It is as if a general orphan-like spirit floats over the [Muslim] quarter. Laziness, an apathetic attitude toward life is the character that appears among the Muslims. In contrast, if you enter the quarter of the Christians, your heart feels happiness; you find superbly constructed houses, which testify to the proprietors’ interested in life, and to their beautiful disposition, and clean and broad streets. In contrast to the immobility of the Muslims, the Christians are always on the move. In this respect, they enjoy the good things of life much more… The difference is even more obvious in regard to education. Whereas the Christian citizens generally know how to read and write, more or less, the Muslims are very much behind.”1The jacket of Kieser's 'Nearest East'

Western Diocese e-Newsletter

Born Karnik Zouloumian on January 1st, 1907 in Syria to an Armenian family, Carzou later created his name from the first syllables of his name and surname. Becoming a world traveler at an early age, Carzou was educated in Cairo Egypt before moving to Paris in 1924 at the age of 17 to study art and architecture in earnest... Under the auspices of His Eminence Archbishop Hovnan Derderian and patronage of Diocesan Benefactors Mr. and Mrs. Antranik and Virginia Zorayan, the Zorayan Museum will honor the world-renowned French-Armenian painter Jean Carzou with a memorable exhibition. The opening reception will be held on September 15th at 7:00 p.m. at the Zorayan Museum of the Western Diocese. For more information, please contact Linda Stepanian at (818) 790-4905 or visit www.armenianchurchwd.com

Western Diocese e-Newsletter

The "Bridge to the Future" Gala Banquet will be held in San Diego on Saturday, October 1, 2011, 6:30pm, at The Grand Del Mar Hotel. Tickets are $250/person. Gala sponsorship packages and booklet advertisements are also available for this milestone event… The St. John Garabed Armenian Church Trust Fund Committee is hosting the Gala to support the building of its new church campus near Del Mar, California.

İlker Başbuğ, Kazım Karabekir'in Gürbüzler Ordusu ve Ermeni Çocukları

Yusuf İnan
İşte o günlerde dikkatli bir okurumdan mail aldım. Mailinde İlke Başbuğ'un Kazım Karabekir fotoğrafının anlamını bilip bilmediğim soruluyordu. Eğer bilmiyorsan “Gürbüzler Ordusu” hakkında bilginiz de yoktur denilen mail iki tebessüm işaretiyle bitiyordu. Çok meraklanmıştım hemen araştırmaya başladım. Bu konuyu araştırırken Karabekir Paşa tarafından kurulan "Gürbüzler Ordusu"na ait bilgi ve belgelere ulaştım. Belgelerdeki ilk cümleler dikkat çekiciydi. Ermeni çocuklarının Kazım Karabekir Paşa tarafından Işıklar ve Kuleli Askeri Lisesi'ne sokulduğu iddia ediliyordu. Kaynak olarak Milliyet Gazetesi'nin 16 Mayıs 2000 tarihli nüshası gösteriliyordu. Haberi Şükran Özçakmak hazırlamış. Milliyet Gazetesi'nin haberine göre, Kazım Karabekir'in savaşta yetim kalan 6 bin çocuğu toplayarak onlardan "Gürbüzler Ordusu" kurmuş bir kısmını da sanayi mekteplerine yerleştirmiş.

Akdamar ayini için hazırlıklar hız kazandı

Seyfettin İdiz
Gölü’ndeki Akdamar Adasıyla aynı ismi taşıyan tarihi Ermeni kilisesi ikinci kez ayine hazırlanıyor. Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’ın 4 gün önce yaptığı incelemeler sonrası ayin için gelenleri adaya taşıyacak teknelerin bulunduğu iskele genişletiliyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Gevaş Kaymakamı Yusuf Güni, "Akdamar Kilisesi ayin dolayısıyla büyük ilgi görüyor. İlk etapta iskeleyi genişletip ayin günü olabilecek kargaşanın önüne geçeceğiz. Ardından karayolları tarafından yaptırılan üst geçitle de buradaki trafik rahatlayacak. Ayrıca yeni bir otopark yapıyoruz. Ayin gününe kadar tüm hazırlıklarımızı tamamlayacağız" dedi. (Ahtamar adasında bulunan kilisenin ismi Surp Haç Ermeni Kilisesidir. HYETERT)

Ermeni Bayram Ve Yortuları!

Sarkis Adam
Ermenilerin, Hıristiyanlığı resmen kabul edişlerinden sonra (301), eski Ermeni bayramları, Hıristiyanlığa uyarlanarak, Dzunt (Dodus), Diyarintarac (İsa Mesih’in mabede sunulması, Surp Sarkis, Paregentan (Karnaval), Dzagazart (İsa Mesih’in Kudüs’e girişi) , Zadik ( Diriliş), Hampartzum (Göğe Yükselişi), Vartavar, Surp Haç, Astvadadzin (Meryem Ana’nın Göğe Alınışı=Üzüm Kutsanma Bayramı)  gibi daha pek çok yortu ve bayramlar Ermeni Kilisesi tarafından kabul edilmiş ve halk tarafından da benimsenerek asırlardan beri kutlanmaktadır.

''Mor Gabriel Manastırı: 1600 yıllık gelenek'' Kitabı Çıktı!.

 Süryaniler konusundaki çalışmalarıyla tanınan Yakup Bilge, Mor Gabriel Manastırı: 1600 Yıllık Gelenek adlı kitabında, Mor Gabriel Manastırı’nın bin yıllarla ifade edilen tarihinin detaylarını öğrenmek, olağanüstü etkileyici kuruluş hikayesini duymak, antik dönemden kalan muhteşem kilise ve yapıları daha yakından tanımak, ancak büyük kentlerin katedrallerinde bulunacak mozaiklerin güzelliğini görmek ve insanı bir başka zaman ve mekan boyutuna taşıyan terasları, eyvanları, abbara ve kubbeleri ile diğer antik yapıların atmosferlerini daha yakından hissetmek ve tanımak isteyen okur ve konuklara anlatmayı amaçlıyor.

Feyli Kürt Katliamı 'soykırım' olarak tanıdı

Federal Irak Parlamentosu’nun bugünkü oturumunda 1980’li yıllarda Saddam rejimi tarafından Şii (Feyli) Kürtlere yönelik katliamlar ve sürgünler “soykırım” olarak tanındı.

Gettolaşma neden kötü olsun?

Nagehan Alçı
Kısacası ben gettolaşma paranoyasını samimi bulmuyorum. Bize ezberletilmiş korkular sorgulanmadan, ısrarla yeniden yeniden pişirilip önümüze getiriliyor. Biraz rahat olalım... Mahalleleşme, herkesin kendi inanç ve tercihi doğrultusunda kendine benzeyenle birlikte yaşaması demokrasi dışı değildir. Yeter ki hiçbir mahalle bir diğerini asimile etmeye çalışmasın, arada gidiş-gelişler olsun. Ve yeter ki mahalleler arasındaki iletişim kopmasın! Dolayısıyla Hayrettin Karaman'ın Müslüman bir çevrede yaşama arzusunu anlıyorum. Ancak onun Müslüman görmediklerini aykırı olarak etiketlendirip yaşam tarzlarına müdahale etme isteğini sonuna kadar kınıyorum...

Müslümanları Gettolara Kapatalım

 Ertuğrul Özkök
 Karaman Hoca açıkça, “İslam adabına aykırı davrananlar gettolara kapılmalı” diyor.Ancak yazının tamamını okumak lazım.Karaman Hoca, “Bugün mutlaka bunu yapın” demiyor.Üç şartı var:Şartlar müsaitse;Düzelteyim derken bozma ihtimali yoksa;Daha büyük sakınca doğurmadığı takdirde; bu kişilere müdahale edilmeyecek, gettolara kapatılmayacak.Yazıda, “o şartların hangi hallerde müsait olacağına” dair somut bir işaret yok.Dolayısıyla, “günün birinde bu şartların oluşabileceği ihtimaliyle” yaşamak zorundayız.

Tahammül mü hoş görmek mi?

Hayrettin Karaman
Bir Müslüman imkanlar ve şartlar elverdiği takdirde İslam ahkâm ahlak ve âdâbının hakim olduğu, kimsenin aleni olarak bunları çiğneyemediği bir toplumda yaşamak ister… İslam'a inanmayanlar kendi inançlarını serbestçe uygulayabilirler; ama bu uygulama Müslümanların hayat, ahlak ve dindarlıklarını, nesillerin eğitimini olumsuz etkileyecekse -İslam toplumunda- "onların aykırı filleri için özel mekanlar ihdas edilmek gibi" tedbirlere başvurulur.

Ermenistan'dan göç: Köylerdeki kadınlar

Buna göre asıl işsiz sayısının yüzde 30 civarında olduğu tahmin ediliyor.İnsan hakları örgütleri ve muhalefet partilerine göre bu da her yıl çoğu erkek 100 bin kişinin evlerinden ayrılıp Rusya'ya çalışmaya gitmesi anlamına geliyor.Hükümet rakamların bu kadar yüksek olduğu yolundaki iddiaları reddetse de genel kanı, ortalama bir milyon Ermeni’nin Rusya'da yaşadığı yönünde. Ama Ermenistan'da asıl terke edenler, erkekler. Köylerde kalanların neredeyse tamamı, kadın. Ermenistan'ın Dzoragyugh köyünde tarlalara baktığınızda kadınları ve çocukları çalışırken görüyorsunuz.

ABD’den Ermenileri daha fazla sınır dışı etmeye başladılar

Los Angeles Ermenistan Başkonsolosu Grigor Hovhannisyan 8 Ağustos’ta, Los Angeles eyalet cezaevlerinden birine olağan ziyaretini gerçekleştirdi. Amerikan adli organları verilerine göre Los Angeles cezaevlerinde halihazırda bulunan Ermenistan yurttaşlarının sayısı 1000’i geçmemekte.Ancak son dönemde ABD’de kalış süreleri konusunda vize ihlallerinde bulunanlar ve ülkeden sınır dışı edilen Ermenistan yurttaşlarının sayısında artış müşahede edilmekte. ABD devlet organları 2011 yılında 50 Ermenistan yurttaşının sınır dışı edilmesi meselesiyle ilgili olarak Ermenistan Los Angeles Başkonsolosluğuna başvurdu. 

'Zirve Yayınevi Katliamı' savcı Aksoy'a emanet

Malatya'da biri Alman uyruklu üç kişinin öldürülmesine ilişkin soruşturma dosyası özel yetkili savcı Şeref Gürkan'dan alınarak yine özel yetkili olan İsmail Aksoy'a verildi. Zirve Yayınevi cinayetlerinin 134 klasörden oluşan dosyasına ek; İstanbul Özel Yetkili Savcılığının, " Ergenekon" kapsamında başlattığı ve daha sonra görevsizlik kararı vererek Malatya’ya gönderdiği 98 klasörden oluşan soruşturma dosyası da bulunuyor.
 

Talat Paşa'nın ölüm öpücüğü


Oral Çalışlar
Nesim Ovadya İzrail, “1915 Bir Ölüm Yolculuğu KRİKOR ZOHRAB (Pencere yayınları)” kitabında onun tutuklandığı geceyi şöyle anlatıyor: “2 Haziran Çarşamba gecesi Zohrab Efendi tevkif edildiği gece, Cercle d’Orient Kulubü’nde Talat Paşa ve Halil Bey ile kâğıt oynamış, oyun gece yarısına kadar devam etmiştir. Zohrab Efendi gitmek için ayağa kalktığı sırada Talat Paşa da kalkmış ve Ermeni mebusa yaklaşarak yanağından öpmüştür…” Bu öpücüğün Krikor Zohrab’a kondurulmuş bir ölüm öpücüğü olduğu sonra anlaşılacaktır. Dahiliye Nazırı Talat her iki Ermeni milletvekilinin tutuklama emrini iki gün önce imzalamıştı.

Emanet Çeyiz'in 10. Baskısı Çıktı

Pew: Dini özgürlükler Türkiye'de kısıtlı

ABD’deki Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre Türkiye, 198 ülke arasında, dini özgürlüklere “yüksek” kısıtlama getiren ülkelerin içinde yer aldı. Din ve Kamu Hayatı Forumu’nun araştırmasında, hükümetlerin din konusunda getirdiği sınırlandırmalar çerçevesinde Türkiye, “yüksek” olarak nitelendirilen ülkeler arasına yerleştirildi.“Yüksek” olarak nitelendirilen 33 ülke arasında, Türkiye 9. sırada yer aldı. 33 ülke arasında Pakistan, Cezayir, Suriye, Libya ve Afganistan gibi ülkeler de bulunuyor. Listede “çok yüksek” olarak nitelendirilen ülkeler arasında ise ilk sırayı Irak aldı. Dine karşı kamusal düşmanlık alanında ise, Türkiye yine “yüksek” olarak nitelendirilen ülkelerden biri oldu. 

Kilise Restorasyonuna Tepkiler Gelmeye Başladı’

Zekeriya FIRAT
Hükümetin Van Akdamar Kilisesi'ni ayine açmasıyla ilgili kararın tartışmaları devam ederken, geçtiğimiz günlerde Samsun İl Genel Meclisi'nin son toplantısında Tekkeköy ilçesindeki tarihi eserlerin restore edilmesi ve turizme kazandırılması konusu gündeme alındı. Tekkeköy Belediyesi'nin talebi üzerine ilçede ki Antyeri köyündeki 19 Y.Y.'da inşa edilen kilise, Aşağıçinik köyündeki tarihi kilise, Altınkaya Mahallesi'ndeki taş kilise ile Tekkeköy mağaralarının turizme kazandırılması konuları mecliste ele alınarak karara bağlandı. Bu karara meclis toplantısında bazı muhalefet partilere mensup meclis üyeleri tepki gösterdi.

Aram Tigran ezgilerde

Kürt müziğinin duayeni Ermeni sanatçı Aram Tigran iki yıl önce 8 Ağustos’ta sürgünde yaşamını yitirmişti. Tüm ezgilerinde Kürtlerin, Ermenilerin ve Ortadoğu halklarının çektiği acıları yansıtan Tigran, Şırnak’tan, İzmir’e, Diyarbakır’dan Ankara’ya birçok ilde anıldı. 

Tarlabaşı'ndan Şanzelize olur mu?

Elif İnce
Tarlabaşı'nın göbeğindeki 20 bin metrekarelik alan kentsel dönüşüm projesinin ilk etabı kapsamında boşaltılıyor. 2014'te bitecek proje 278 binayı kapsıyor. Tarlabaşı, 1500’lerden beri Pera’da yaşayan üst ve orta sınıfın evleri ve işyerlerinde çalışan, çoğunlukla gayrimüslim ailelerin yaşadığı bir bölgeydi. Mübadele ve 6-7 Eylül olaylarını takiben Beyoğlu’yla beraber boşalan Tarlabaşı, yoğun iç göç aldı. Bedrettin Dalan’ın Belediye Başkanı olduğu 1986’da çok tartışılan Tarlabaşı Bulvarı’nın açılmasıyla mahalle, Beyoğlu’ndan koparak daha da içine kapandı. Kapkaççıları, kavgalarıyla ün saldı.

Paris Hali’nde 20 milyon Euro’yu buldu, İstanbul’da aile işi ‘kablo’ya sarıldı

Sadi Özdemir / Hürriyet
Şarkışlalı Muhtar Yalın’ın 1964’te kurduğu Surtel Kablo, Sefaköy fabrikasında ürettiği alçak gerilim kablolarının yüzde 90’ını ihraç ediyor ve 48 milyon dolar ciro bekliyor. 8 yaşında gittiği Paris’ten dönerek şirketin başına geçen Aris Yalın, “Paris halinde toptan incir, kayısı, bulgur satıyorduk, işimiz çok iyiydi ama ‘Memleket gibisi yok’ deyip döndüm” diyor.

2015-TÜRKİYE’NİN PROPAGANDA VE TARİH SINAVI

Dr. Hatem Cabbarlı
Önümüzdeki dört yılda Türkiye’yi oldukça zor bir süreç beklemektedir. 2015 tarihi Türkiye’nin dış, iç, güvenlik politikasında ve kamuoyu psikolojisinde ciddi bir kırılma noktası olacaktır. Bu güne kadar uluslararası alanda ve ülke içinde palazlanan sözde Ermeni soykırımı propagandası 2014 yılı sonlarından itibaren yeni bir ivme kazanacaktır. Ermenistan ve Ermeni diasporası 2015 yılında ABD Başkanı’nın 1915 olaylarını ‘genocide-soykırım’ olarak tanımlaması için ellerinden gelen her şeyi yapıyor ve yapacaktır.

Rum Patrikliği: “Heybeliada Ruhban Okulu açılırsa akademisyenlerimiz hazır”

Elanur Parlak
Açılması hep gündemde kendine yer bulan Heybeliada Ruhban Okulu için, “Halihazırda profesörlük yapma arzusu taşıyan yeterli sayıda rahip ve ilim adamı vardır,” diyen İstanbul Rum Patrikliği Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Peder Dositheos Anağnostopulos, “Heybeliada Rum Ruhban Okulu, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlıydı ve böyle kalmasını arzu ediyoruz” şeklinde konuştu. Anağnostopulos, İstanbul Rum Patrikhanesi’ni ziyarete gelen Amerika Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın 38 yıldır kapalı bulunan Ruhban Okulu’nun yeniden öğretime açılmasını desteklediğini resmi bir şekilde ifade ettiğini de belirtti.

Hürriyet, Ermenistan cumhurbaşkanının sözlerini dolaylı olarak tahrif ettiğini itiraf etti

Türkiye’de yayımlanan Hürriyet gazetesi okur temsilcisi okuyucularının uyarılarına yanıt olarak yazdığı makalede  Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın  sözlerinin dolaylı olarak tahrif edildiğini itiraf etti… « -26 Temmuz’daki haberin içinde Sarkisyan’ın ″Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı size bıraktık″ diye bir cümlesi yok. Her ne kadar, “Karabağ’ı biz aldık” dedikten sonra “Her neslin görevi vardır”  vurgusu yapıyorsa da ardından “Ülkelerin gücü ve itibarı yüzölçümüyle ölçülmüyor” cümlesiyle sözlerini dengeleme gereksinimi duyuyor. Dolayısıyla “yorum”a dayanan başlık, haber ile örtüşmüyor. Nitekim haberi yazan Nerdun Hacıoğlu’nun değiştirilen başlığı “Sarkisyan Ağrı’yı hedef gösterdi” biçimindeydi.

Habur mu Dediniz? Travma mı Dediniz?

Bülent Kale
1915'te yaşanmış bir katliama 'Habur Travması' dahi diyemeyenler, bir halkın yıllar sonra çocuklarının çok az bir kısmıyla buluşmasını, mutluluğunu görüp 'Habur travması' geçirmişlerdi. Şimdi ise 30 yıl sonra ülkesine dönebilen bir Kürt politikacı yüzünden ikinci bir 'Habur travması' geçirme endişesi içindeler… İngiliz gazeteci Robert Fisk henüz Türkçeye çevrilmeyen The Great War for Civilisation: The Conquest of the Middle East isimli kitabında 1915 Ermeni Tehciri'nin son durağı olan Suriye çöllerinde, Habur Nehri kıyılarında kurulan kadın pazarlarını anlatır: "...Margada Tepesi'nden çok da uzak olmayan Habur Nehri kıyılarında Ermeni kadınlar Araplara ve Kürtlere satıldı. Hayatta kalanlar, erkeklerin bakireler için 20 kuruş verdiğini ama çocuklar ve tecavüze uğrayıp bekaretini kaybedenler için yalnızca 5 kuruş verdiklerini anlatıyor. Çoğu çocuklu olan yaşça daha büyük kadınlar nehirde boğuldular."

Van`da Ermeni Ayini Hazırlıkları

Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan, Van Gölü`nde bulunan tarihi Akdamar Adası`ndaki Akdamar Anıt Müzesi`nde (Ahtamar Adasındaki Surp Haç Kilisesi- Hyetert) 11 Eylül 2011 tarihinde yapılacak olan ayin öncesi Van Valisi Münir Karaloğlu`nu makamında ziyaret ederek yapılan hazırlıklar hakkında bilgi aldı.
  

9 yıl aradan sonra İskenderun’daki Ermeni Kilisesi ibadete açıldı

Hatay’ın İskenderun ilçesindeki 1872 yılında yapılan Karasun Manuk Ermeni Kilisesi, yeni bir din görevlisinin atanmasıyla 9 yıl aradan sonra yeniden ibadete açıldı.

Kuleli'nin eskiden ünlü kuleleri yoktu

Bülent Günal
İstanbul Boğazı’nın tarihi binalarından Kuleli Askeri Lisesi’nin meşhur kulelerinin sonradan yapıldığını ya da İstanbul’un işgal edildiği günlerde “Ermeni Yetimhanesi” olarak kullanıldığını... Çok az kişinin bildiği Kuleli Askeri Lisesi hakkındaki tarihi gerçekler, Ermenistan’da basılan “Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermeni Sporcular” adlı kitapla tekrar gündeme geldi. Kitabın yazarı Erivan’daki Soykırım Müzesi Müdürü olan Hayk Demoyan.

Ortadoğu'nun Usta Yorumcusu Aram Tigran Türkiye'de de Anılacak

Vercihan Ziflioğlu / Hurriyet Daily News
Ortadoğu'nun en büyük yorumcularından Aram Tigran ölümünün ikinci yıldönümünde anılıyor. Ermeni asıllı olmasına karşın Kürtçe yorumladığı parçalarla hayranlarının kalbine taht kuran Tigran'ın vasiyeti Türkiye'nin doğu illerinden Diyarbakır'a gömülmekti. Tigran'ın vasiyeti yasal engellere takıldı ve TC vatandaşı olmadığı gerekçesiyle hayata geçirilemedi. Her ne kadar Tigran'ın bedeni köklerinin ait olduğu topraklara defnedilemediyse de ölümünün ikinci yıldönümü olan 8 Ağustos'ta sesi, nefesi ve yorumuyla hayranlarıyla buluşacak. İlk etkinlik 19:30'da Ankara'daki Mithatpaşa Caddesi üzerinde bulunan Ankara Yapı Sanat Merkezi'nde, ikinci etkinlikse 15 Ekim'de Diyarbakır'da düzenlenecek.

Avrupa’daki Süryaniler Türkiye Raporunu AB'ye Sundu

Vercihan Ziflioğlu /Hurriyet Daily News
European Syriac Union Türkiye'deki Süryani toplumunun karşı karşıya kaldığı sorunları raporlaştırarak geçtiğimiz haftalarda AB Genişleme Bölümü Türkiye Masasına(European Commission DG Enlargement of Turkey Unit)sundu. Eylül ayında gündeme alınması beklenen raporda Süryanilerin Lozan Antlaşmasıyla Türkiye'de azınlıklara tanınan haklardan yararlanamadığı ele alınıyor. 

Bu 'eseri' korumayalım!

Bir ‘bilim insanı’ düşünün. Üstelik bölüm başkanı olsun. Bir de bu bölümün Türk Dili ve Edebiyatı olduğunu ekleyin. Yani kültürle ilgili bir bölüm. Ve bu bilim insanı tarihi eserlerin restorasyonunun yapılıp yapılmamasında ‘Türk kültürüne ait’ olmasını şart koşsun. YÖK’ün eseri olan üniversiteler böyle bilim dışı, ırkçı görüşlerin de yuvalandığı bilim karşıtı merkezlere dönüşmüş durumda.Bu kişi Ordu Üniversitesi (ODÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç.Dr. İsmail Doğan. 

Ermeni ve Rum evlerinin restorasyonuna tepki

Erol Küçükoğlu
Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürü Erkan Gülderen'in yerel basında çıkan "Ordu'da Osmanlı, Rum ve Ermeni mimarisinin özelliklerini yansıtan tarihi evler restore edilecek" sözlerine Ordu Üniversitesi (ODÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç.Dr. İsmail Doğan tepki gösterdi."Vatandaş olarak, bir bilim adamı olarak itiraz ediyorum. Her gördüğü taş evi Ermeni evi zanneden, her gördüğü cumbalı evi Rum evi zanneden zihniyeti kınıyorum. Mimari, coğrafyaya bağladır. Anadolu’da kerpiç ev kullanırsın, taşlık bölgede taş ev kullanırsın, ağaçlık bölgede kagir ev yaparsın. Bu Karadeniz Bölgesi’ne yönelik mimaridir. Bunun adını Ermeni, Rum koymak yanlıştır.

Herkesin bir Sevr’i var

Baskın Oran / Radikal II
26 Temmuz’da Sarkisyan’ın ağzından Hürriyet manşeti: “Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı size bıraktık”. Aynı gün Dışişleri kınadı. Ertesi gün Erdoğan özür talep etti. Erdoğan’a şaşmadım da, Dışişleri’ne çok şaşırdım. Çünkü manşet tamamen Hürriyet’in yorumuydu… Şimdi, içinde “Ağrı”nın A’sı geçmeyen bu sözleri, “Bizim neslin görevi Karabağ’ı kurtarmaktı, sizin neslin görevi ülkeyi güçlendirmektir” biçiminde değil de, “Ağrı’yı da siz alacaksınız” biçiminde anlamak nasıl bir kafanın mahsulü? Tabii, yıllar yılı “Topraklarımızda gözü var. Soykırımı tanıma, tazminat, toprak! Üç T!” diye ezberletirlerse bize, okuduğumuzu Dışişleri bile böyle anlar.

İstanbul ve Constantinople

Orhan Kemal Cengiz /Radikal
Dürüst olsaydık, kendimize, geçmişimize ilişkin sahici bir bilgiye sahip olsaydık, dürüstlük ve farkındalığın bileyeceği zekâlarımız, herkese hak ettiği yeri vermemize neden olurdu. Mesela, medeni bir ülkede hiçbir şekilde yer bulamayacak olan Yılmaz Özdil, ırkçı ve şövenist yazıları nedeniyle ‘Türk filozofu’ muamelesi görmezdi. Dün tesadüfen zat-ı muhteremin ‘Benim neslim’ başlıklı yazısını Facebook’ta okuyunca bütün bu düşünceler hızla geçti kafamdan. Masum bebeklerden Özdil’ler yaratan, onları star yapan ülkemin sürekli yanlış ölçen terazisinin, gayrimüslimler kovulduğu gün bozulduğunu düşünüyorum ben. ‘Two size’ları, ‘adaletin tokmağı’, ‘tükürerek gönderme’ gibi şiddete methiyeleriyle tanıdığımız Özdil, yine bu ülkenin yüz akı insanlarına “Neslimin liboşları ‘Atalarımız soykırım yaptı, özür diliyoruz’ diye imza kampanyaları açtılar” diyerek saydırmış. Kalleş bir cinayetin ardından ‘Hepimiz Ermeniyiz’ diye yürüyen vicdanlı insanlara saldırmış. Kendi çapında haklı. Bu ülke vicdanına tam olarak kavuştuğu gün, onun pazarladığı bayağı milliyetçiliğin alıcısı kalmayacak. Sofistike bir kadını sever gibi sevdiğimiz gün bu ülkeyi, ne ‘1453’ten beri İstanbul’ pankartı asılacak ne de Özdil’ler star olacak!

Türkolog: Türkiye devleti Ermenistan ve Ermeni halkına daima agresya ve düşmanlık gösterecektir

Türkolog Ruben Melkonyan, Türkiye devleti kişilerden bağımsız olarak  Ermenistan ve Ermeni halkına daima agresyan ve düşmanlık gösterecektir.  ″Generaller onlarca yıl belirleyici bir rol oynadılar, ancak son yıllarda başbakan Erdoğan’ın AKP ve generaller arasında yoğun bir mücadele devam ediyordu, bu Erdoğan’ın galibiyetiyle sonuçlandı. Bu arada Türkiye’de yüksek dereceli askerlerin tutuklanması olağan bir görünüm kazandı, Genelkurmay ise buna karşı duramıyor″ dedi.

Ermenistan Uluslararası Karadeniz Ekonomi Forumuna katılıyor

7-8 Ekim 2011’de Yalta’da II. Uluslararası Karadeniz Ekonomik Forumu gerçekleştirilecek. Foruma Ukrayna, Gürcistan, Ermenistan, Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Azerbaycan yanı sıra Avrupa ülkelerinden Hükümet yetkilileri, işadamları ve araştırmacı-uzmanlar dahil olmak üzere 150 civarında kişi katılacak.

Van-Erivan uçak seferleri bürokratik sebeplerle mi engelleniyor? Yoksa başka bir sebep te mi var

«Van Way Airlines» havacılık firması, Ankara’dan gerekli izin gelene dek, Erivan seferlerini belirsiz bir süreyle erteledi. Bilgi havacılık firmasının Gn. Müdürünün ″Hürriyet Daily News and Economic Review″’ yaptığı açıklamayla geldi. Firma Gn. Md. Arslan Bayram açıklamasında ″Başlangıçta bize seferlere başlayabileceğimizi söylediler, sonra gerileme oldu, şimdi sürecin sona ermesini bekliyoruz″ dedi.

Լոյս տեսաւ Ռ. Հատտէճեանի « Յուշատետր-23 » ը

                                                     « ԶՐՈՅՑ  ՀԻՆՑԱԾ  ԳՐԻՉԻ  ՄԸ  ՀԵՏ »

"HUŞADEDR"İN 30. YILDÖNÜMÜ İÇİN GÖRKEMLİ VE SÜRPRİZ EDEBİ ETKİNLİK


Marmara
Beyoğlu Naregyan Salonunda Edebiyat Severler Ve Marmara Ailesi Edebiyat Dolu Saatler Yaşadı.5 Ağustos Perşembe günü Marmara Gazetesi ailesi ve Marmara Gazetesini sevenler için sürprizlerle dolu bir gün oldu. Özellikle Marmara Gazetesi Başyazarı R. Haddeciyan için kelimenin gerçek anlamıyla sürpriz bir etkinlik yaşandı. Başyazar yardımcısı Makruhi Büyük Agopyan'ın girişimi ve Beyoğlu Kilisesi Vakfı Yönetiminin desteğiyle Rober Haddeciyan'ın ve 30 yıldan beri aralıksız yayınlamakta olduğu "Huşadedr" köşesinin onuruna görkemli bir kutlama etkinliği düzenlendi. Etkinlik son ana kadar R. Haddeciyan'dan gizli tutuldu. Not: R. Haddeciyan'ın biygrafisi eklidir.
ö²è²ôàð àô ²Ü²ÎÜÎ²È ¶ð²Î²Ü вô²øàÚ ¦ÚàôÞ²îºîð§ êÆôÜ²ÎÆ ºðºêܲغ²ÎÆÜ ²èÂÆô
ä¿ÛûÕÉáõÇ Ü³ñ»Ï»³Ý êñ³ÑÇÝ Ø¿ç ¶ñ³ë¿ñÝ»ñ àõ سñÙ³ñ³-Ç ÀÝï³ÝÇùÁ ²åñ»ó³õ ¶ñ³Ï³Ý ÞáõÝãáí úÍáõÝ ²ÝÙáé³Ý³ÉÇ Ä³Ù»ñ

Osmanlı-Almanya yakınlaşmasının sebebi Ermeni meselesi miydi?

Necdet Sevil
Osmanlı Devleti’nin 1914 yılı içerisinde Almanya’ya yanaşmasında, Ermeni meselesi’nin ulaştığı nokta önemli rol oynamıştır Savaştan önce Ermeni Meselesi’ni kendi çıkarları doğrultusunda kullanan büyük devletler, savaş başladığında da Ermenileri kullanarak kendi çıkarlarına alet etmek arzusundaydılar. Nitekim Rus Çarı, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesinden bir ay kadar önce bir bildiri yayınlayarak Osmanlı Ermenilerini ayaklanmaya davet etmişti.

Sümela'ya 15 Ağustos için ikinci izin

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Fener Rum Patrikliği’nin Meryemana’nın vefatının yıldönümü nedeniyle Sümela Manastırı’nda ayin düzenlenmesi isteğine olumlu cevap verdi. İstanbul Fener Rum Patrikliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvurarak, Meryemana’nın vefatının yıldönümü nedeniyle, Trabzon’un Maçka İlçesi’ndeki tarihi Sümela Manastırı’nda 15 Ağustos’da ayin düzenlemek için izin istedi. Başvuruyu değerlendiren Turizm ve Kültür Bakanlığı, Sümela Manastırı’nda Ağustos ayınının ikinci haftasında ayin düzenlenebileceğini bildirdi, günü ve saatinin ise Trabzon Valiliği’nce belirleneceğini kaydetti.

Köylerin Eski İsimleri

Kâmil Hoşoğlu
Yıl 1913, Bir kararla değişen Mahalle ve Köylerin eski ismini öğren, Menfaatin icabı değişikliği yapan, Ecdadını unutma istikbale bakarken.

Sargis Alemyan’dan 1915 Soykırımı, Dersim ve Sovyet Ermenistanı

Sait Çetinoğlu
1915 Soykırımı mağdurlarından Sargis Alemyan’ın Soykırımdan kurtuluşunun anlatıldığı hayat hikayesini Türkçeye Kazandıran Diran Lokmagözyan “Bu hatıralarda, bir çocuğun yaşadıklarının haricinde, bu insanın hafızasında yer etmiş olan iyilikler ve kötülükler, bununla birlikte de o karışık yıllarda insanlıklarını kaybetmeyen, yedikleri bir lokma ekmeği inkâr etmeyen (edenler de), masum ve müdafaasız kadın ve çocuklara karşı "köpekleşmeyen" (köpekleşenler de), uzak diyarlardan mağdurlara insani bir el uzatıp, onları tekrar hayata döndürmek uğruna didinip, yerine göre kendileri de ateş arasında kalan İnsanları minnetle andığını ve bu minnet duygularının kendi çocukları ve torunları tarafından da bilinmesinin istendiğini görmekteyiz.

Erzurum'da asırlardır haç ve freskler altında namaz kılınıyor

Orhan Yıldırım
Milattan sonra 979 yılında Bağdat Kralı Davit tarafından yaptırılan Haho Kilisesi, asırlardır Müslümanlarca Hristiyan mimari yapısı ve freskleri korunarak, içinde Müslümanlarca namaz kılınıyor. Bağbaşı beldesindeki Haho Kilisesi'nin isminin Taş Cami'ye çevrilmesine rağmen, bölge halkı tarafından cami-kilise olarak tanınıyor. Cami imamı ve cemaat; kubbesinde haç, duvarlarında Hz. İsa ve havarilerini anlatan, çeşitli eklentilerinde haç ve hayvan motifli paganlar olan camide vakit namazlarını kılıyor.

1915 Soykırımının T. C. Merkez Bankası Kayıtlarındaki İzleri-1. bölüm

Sait Çetioğlu
Soykırım kurbanları olarak ölüm yolculuğuna çıkarılan insanların birikimlerine, mevduatı koruma yasası çerçevesinde rahatlıkla bir kalemde el konulmaktadır.Bu miktarların bu günkü değerini de eklemek isterdim lakin başvurduğum Türk ekonomi profesörlerinin engin bilgilerinin  buna henüz yeterli olmadığını gördüm.

Ermeni cemaati liderine suikast davası Ergenekon'la birleşti


 Göksel Genç
 Sivas Ermeni cemaati lideri Minas Durmazgüler'e suikast hazırlığına ilişkin açılan ikinci dava, aralarında fiilî ve hukukî irtibat bulunduğu gerekçesiyle ikinci Ergenekon davası ile birleştirildi. Böylece bu davadaki iddianame sayısı 5'e, sanık sayısı 108'e yükselmiş oldu.

Washington’da Sözde “Soykırım” Müzesi, 100. Yıla Yetiştirilecek

Washington’da Beyaz Saray’dan 3 blok öteye inşa edilmesi planlanan fakat projenin ortakları arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle mahkemelik olan sözde “Ermeni Soykırımı” müzesinin, 1915 olaylarının 100. yıl dönümüne yetiştirileceği bildirildi.
 

Villasında işkenceyle öldürülmüş

Yaşar Anter
Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde, beş gün önce villasında bıçaklanarak öldürülen 74 yaşındaki Arman Azak’ın işkenceye uğradığı ortaya çıktı. Güpegündüz, yakında market ve gazino bulunmasına rağmen Arman Azak’ın sopa ve levye gibi sert bir cisimle dövülüp, 30 yerinden bıçaklanarak öldürülmesi site sakinlerini tedirgin etti. 

Ermeni rejisörün filmi Düsseldorf Kısa Metrajlı Film Festivalinde en iyi film seçildi

Ermeni genç film rejisörü Arik Manukyan’ın ″Mayrik″ (Anne) filmi her yıl düzenlenen Düsseldorf  (Almanya) ″Ufuk″ Kısa Metrajlı Film Festivali’nde en iyi film seçildi.

"Sarı Dayı" dinleri buluşturdu

Sivas'ın Ulaş ilçesinde, "Sarı Dayı" olarak tanınan ve vatandaşlar tarafından çok sevilen Ermeni kökenli Miran Koçak'ın (94) cenazesi, Hristiyan ve Müslüman çok sayıda vatandaşın katılımıyla toprağa verildi… İstanbul'dan gelen Peder Kirkor Damatyan'ın gerçekleştirdiği ve Koçak'ın ailesinin yanı sıra Müslüman çok sayıda vatandaşın da yer aldığı törende, Koçak için dualar edildi.

İran’da Ermeni Kültür Günleri gerçekleştirilecek

İran medyasının verdiği habere göre, Ermenistan’ın Tahran Büyükelçisi Grigor Arakelyan tarafından İran İslam Cumhuriyeti Kültür ve İslami İlişkiler Kurumu başkanı Mohammad Bagher Khoramshad’e bilgi verildi.Diplomat, Eylül ayında Ermenistan’ın Bağımsızlık ilanının 20. Yıldönümü vesilesiyle Meghri kentinde Ermenistan-İran dostluğuna ilişkin bir dizi kültürel etkinlik gerçekleştirileceğini kaydetti.

ABD Senatosunda Türkiye-Kafkasya Konulu Toplantı

ABD Senatosu Dış İlişkiler ve Dış Finans Komiteleri’nde bugün ve yarın Türkiye ve Kafkasya ile ilgili konuların ele alınacağı birer toplantı yapılacak… Ermenistan'a yapılması planlanan 60 milyon dolar yerine toplam 40 milyonluk bir yardım ayrılması teklifi kabul gördü. Senatörlerin aynı zamanda Dağlık Karabağ'ı dış yardım listesine almamaları Amerika'daki Ermeni toplumunun tepkisine neden oldu. Bu nedenle de Ermeniler, Ermenistan'a yardım hacmini artırmayı, Karabağ'a mali yardım ayırmayı, Azerbaycan'a ise hiçbir yardımın yapılmamasını talep ettiler.

Minas Durmazgüler'e sukisat hazırlığında ikinci dava başladı

Ermeni cemaati lideri Minas Durmazgüler'e suikast hazırlığına ilişkin açılan ikinci davanın ilk duruşması görülmeye başladı. İddianamede Durmazgüler suikastinin yapılacağı silahın, İbrahim Şahin tarafından Garip İrfan Torun'a verildiği ileri sürülüyor.

Senato Ankara Büyükelçisi'nin Atanmasını Görüştü

Barış Ornarlı | Washington
Bir yıllık geçici sürenin dolmasıyla Senato Dış İlişkiler Komisyonu, Frank Ricciardone’nin Ankara Büyükelçiliği’ni yeniden görüşmeye başladı. Atamanın bu sefer onaylanması bekleniyor… Demokrat Partili New Jersey Senatörü Robert Menendez Türkiye’yi ilgilendiren hemen her oturumda yaptığı gibi 1915 Ermeni tehcirinin nasıl niteleneceği konusunu gündeme getirdi. Menendez Amerikan yönetiminin 1915 tehcirini   “soykırım”  olarak nitelememesini eleştirdi, Büyükelçi Ricciardone ise bu politikanın arkasında durduğunu anlattı. “Soykırım” sözcüğünü kullanmayan Ricciardone, Obama gibi Meds Yeghern [Büyük Felaket] ifadesini kullandı ve “1915 yılında 1 buçuk milyon erkek, kadın ve çocuğun ölümüne sürüldüğünü; bir katliam, cinayet, trajedi yaşandığını” söyledi.

Gandzasar Kilisesinde V. Panarmenyan Ermeni Olimpiyatları meşale yakma töreni gerçekleştirildi

Dağlık Karabağ Cumhurbaşkanı (DKC) Bako Sahakyan bugün 2 Ağustos’ta Gandzasar Sp. Hovhannes Mkrtiç Kilisesinde V. Panarmenyan Ermeni Olimpiyatları meşale yakma törenine katıldı ve bir konuşma yaptı.

Ermeni Ve Rum Lobisi, Türkiye'ye Karşı Seferber Oldu

Türk karşıtı etnik çıkar grupları tarafından geçtiğimiz 5 ay içerisinde Kongre’ye sunulan tasarılar; herhangi bir tarihsel gerçekliğe dayanmaksızın Türk milletini soykırım cürümüyle itham eden H.R.304, Türkiye’yi Hıristiyan kültür mirasını yok etmekle suçlayan H.R.306, Türkiye’nin laik devlet politikasına müdahale ederek İstanbul’da Vatikan’ın Yunan Ortodoks bir versiyonunu oluşturma arayışı içerisinde olan H.R. 180 ve S.R.196, ve Kıbrıslı Türkleri korumak üzere gerçekleştirilen 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nı “etnik temizlik” ve işgal olarak niteleyen H.R.2597’den oluşuyor…Türkiye aleyhtarı yasa tasarıları, ABD’deki Türk ve Azerileri lobilerini birleştirdi.

Aram Tikran Anılıyor

Tiyatro Gösterisi

Farklı dinin temsilcileri iftarda buluştu

Farklı dinlerin temsilcileri, Ramazan ayının ilk günü Şişli'de kurulan iftar çadırında bir araya gelerek, barış mesajları verdi. Şişli Belediyesi'nin her gün 3 bin kişiye iftar yemeği vereceği çadırda ilk iftar yemeği, Başkan Mustafa Sarıgül'ün ev sahipliğinde, Ermeni Patrik Vekili Episkopos Aram Ateşyan, Musevi Cemaati Lideri İshak Haleva, Süryani Ortodoks Cemaati Patriği Yusuf Çetin, Süryani Katolik Cemaati Lideri Yusuf Sağ, Şişli Müftüsü Ahmet Tüccar, Şişli Kaymakamı Mehmet Öklü ve CHP Milletvekili Aydın Ayaydın'ın katılımıyla gerçekleştirildi. 

Tarihi kilise ile ilgili iddialara Kültür Bakanlığı’ndan yanıt!

Kültür ve Turizm Bakanlığı, ’Başmelekler Kilisesi’nin satıldığı’ iddialarıyla ilgili haberler üzerine, ’Koruma kurulu arşivlerinde yapılan incelemede, kilisenin onarım talebine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını’ bildirdi. 

Ermenistan Vardavar Bayramını kutladı, Ölüler anıldı

Bayram, Ermeni kilisesinin önemli 5 bayramından biri olup, Mesih’in havariler Petrus, Yohannes ve Yakopos’un önünde suret değiştirmesini sembolize etmektedir. Olayın Tabor Dağında meydana geldiği kabul edilmektedir. Mesih’in Suret Değiştirmesi, Paskalya’dan 98 gün sonra, 28 Haziran-1 Ağustos arasındaki bir Pazar günü kutlamaktadır.

Sevag Davasında Tahliye

Mehmet Atakan Foça /Bianet
Davanın ilk duruşması 29 Temmuz'da Diyarbakır'da 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde görüldü. 13 saat süren duruşma ve olaya tanık olan askerlerin dinlenmesinden sonra Ağaoğlu, suçun üst sınırı ve kaçma şüphesinin olmamasından dolayı serbest bırakıldı. Dava Sevag'ın nişanlısı Melani Kumruyan'ın tanık olarak dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi. Kumruyan daha önceki demeçlerinde Sevag'ın karakolda bir komutanla sorunlar yaşadığını öne sürmüştü.

Hamahaygagan Oyunlarının Açılışına Sanatçı Sibil Davet Edildi

Bu sene 5.si gerçekleşecek olan Hamahaygagan oyunlarının 13 Ağustos’ta yapılacak açılışına sanatçı Sibil Pektorosyan davet edildi. Sanatçı açılışta “Desnem Ani’n U Nor Mernem” adlı parçayı seslendirecek. Canlı yayın Türkiye saatiyle 19.00’da H1 TV kanalından izlenebilecek.

Ortadoğu patrikleri İstanbul’da buluşuyor

İlker Akgüngör
Ortadoğu’nun Ortodoks patrikleri Fener Rum Patriği Bartholomeos’un ev sahipliğinde İstanbul’da buluşacak. 1 Eylül 2011’de yapılacak toplantıya Kudüs Patriği Teofilos, Şam’da bulunan Antakya Patriği İgnatios, İskenderiye Patriği Teodoros ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde Türkiye karşıtı açıklamalarıyla tanınan Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos katılacak. Bir kaç gün sürmesi planlanan toplantıda Ortodoks dünyasında yaşanan gelişmeler ile kiliselerin ilişkileri ve işbirliklerinin genişletilmesinin konuşulacağı belirtiliyor.

Zirvede Ermeni Ayini

Batman'ın Sason ilçesinde bulunan 2983 metre yüksekliğindeki Mereto Dağı zirvesindeki kiliseye çıkan Ermeniler mumlar yakıp dûa ederek dini ayin gerçekleştirdiler.

Anadolu'nun en 'gizemli' halkı

Eyüp Tatlıpınar
Bugün dünyada 20 milyonu aşkın nüfusa sahip Süryaniler, tarihi hakkında en az bilgiye sahip olunan 'gizemli' halklardan biri. Öyle ki, vaktiyle Süryanilerin merkezi olan, Türkiye'nin Güneydoğu'sundaki Turabdin'e giden Avrupalı gezginler kayıp bir kavmi keşfettiklerini sanırmış... Turabdin'e gidip izlenimlerini yazan bu kez Fransız yazar Sebastien de Courtois...

Apoyevmatini Meselesi (3)

Mıgırdiç Margosyan
Rumca okuyup yazmasını bilmeyen kimi “vatandaş”larımızın maddi ve manevi destekleriyle bir bakıma “can suyu” verip, dolayısıyla gazetenin ilelebet susmasını en azından şimdilik engellemesi, medyaya tıpkı “adamın köpeği ısırması” misali yansıyan bir haber niteliğine büründü. Neden?..Çünkü bunca yıl Misakımilli sınırları dahilinde sürüp gelen çağ dışı bir “zihniyet” doğrultusunda çoğunlukla “dolaylı”, arada bir de “tepeden inme” yollarla, alengirli metotlarla  “tu kaka” sınıfına dahil edilen gayrimüslim azınlıkların, maddi ve manevi hemen her alanda öncelikle “defterlerinin dürülmesi” bir bakıma sanki “mubah”, sanki “sevap”ken , hatta meg parmak daha da ileri gidip “aççık seççik” söylemek gerekirse  resmen “milli görev” niteliğinde algılanırken, keza yerine, zamanına, zeminine göre “gereğinin” yapıldığına dair inkar edilemez tarihi olaylar da bunu elhamdülillah  kanıtlanmışken, öte taraftan tam da şu günlerde Apoyevmatini gazetesine uzanan kimi şefkatli ellerin mevcudiyetine önce şaşırıp, akabinde de bu insanların karşısında şapka çıkarmamak gerçekten de elde değil iki gözüm!

Müzikte ırk, dil, din gibi sınırlar yoktur

Özlem Akarsu Çelik
Berlin Filarmoni Orkestrası'nın ilk Türk müzisyeni unvanlı, keman sanatçısı Ethem Emre Tamer ile dünya starlarıyla sahneye çıkan Aynur Doğan'ın Kürtçe ağıtlarının yuhalanmasını, dostu Fazıl Say'ı ve Türk Müziği'ni konuştuk. Tamer, 'Müzik, dil, din, ırk ayırmaz' diyor…. Konu oradan 'Türkiye'de sanatçı olmak'a geliyor ve 'ötekiler'e... 3 kuşak sanatçı aileyi yakalamışken başlıyorum Türkiye'nin 'ilk assolisti' Deniz Kızı Eftalya Hanım'ın hikayesini anlatmaya... Yüzbaşı Yorgaki Efendi'nin kızı, 1891 İstanbul doğumlu Eftalya Hanım, 'mehtabiye' denilen musikili Boğaz gecelerinde babasıyla sandalla açılır ve şarkılar söylerdi.