Profesyonel boks orta sıklet eski dünya şampiyonu Arthur
Abraham, Almanya Federal Meclisi (Bundestag) tarafından Ermeni Soykırımı'nın
tanınmasını değerlendirdi. "Ben, boksör Arthur Abraham, 2 Haziran'da
Almanya Bundestag'ın, Ermeni Soykırımı'nı kınayan tasarının kabul ettiğinden
gurur duyuyorum. Almanya Ermenileri olarak biz, burada faaliyet gösteren
sayısız Ermeni kurum ve kuruluşlar, bireyler seviyesinde tüm Ermeniler için
önemli olan bu konuya destek vermek için yıllar boyunca her çabayı harcadık.
Zaten böyle olması da gerekiyor.
Fransız devlet bakanı: Bundestag’da Ermeni Soykırımının tanınması lehine oy kullanılmasından ötürü sevinçliyim
Bundestag’da Ermeni Soykırımının tanınması lehine oy
kullanılmasından ötürü sevinçliyim. Açıklama Fransa Avrupa İşlerinden sorumlu
Devlet bakanı Sekreteri Harlem Desir’den geldi. Desir, Fransa’nın Ermeni
Soykırımının uluslararası tanınması için mücadelesine devam edeceğini de ifade
etti.
La Stampa: Papa, Ermenistan’da Türkiye sınırına gitmez
Papa Franchisco 24-26 Haziran’da yapılması beklenen
ziyareti esnasında Ermenistan-Türkiye sınırının açılması için sembolik bir adım
atmayı arzu ediyordu. Ancak program iptal edildi. İtalyan «La Stampa»nın
verdiği haberde açıklama Roma Papalık Ermeni Koleji rektör vekili Krikor
Badichah’tan geldi. ″Program şöyleydi: Oraya gidip sınırı açmak. Ancak iptal
edildi.″ diyen Badichah, her halukarda Papa Franchisco’dan ″herşeyin
beklenebileceğini″ de sözlerine ekledi.
Germany and the Armenian genocide Name and shame
Deciding what to call a century-old Turkish atrocity
TURKEY considers the Ottoman Empire’s mass murder of well
over a million Armenians and other Christians in 1915-17 a tragedy. But
“genocide”? Armenia and many historians say it was. Turkey insists it was
not—and berates any country, from France to the Vatican, that uses the word.
Nonetheless, more than 20 countries have officially recognised the killings as
genocide. On June 2nd it was Germany’s turn, when its Bundestag passed a
resolution calling the killings “genocide” no fewer than four times.
Egyptian composer Samir Aiad has dedicated a song to the Armenian Genocide centennial.
Samir Aiad is the author of both the music and lyrics.
The composer left the following note on his Facebook
page: “Many are aware of the tragedy that befell this great nation – the
Armenians. I have heard these stories from my teacher of violin, who worked in
my school. She was Armenian, one of
those Armenians, who reached Egypt with her mother through the Syrian deserts.
Peace to the souls of all victims and shame on the people that perpetrated this
crime.”
Gayrimüslim nüfus da artsın mı?
Nuriye Akman
Haftanın sonuna geldik, hâlâ o “Nüfus plânlamasıymış,
doğum kontrolüymüş. Müslüman bir aile böyle bir anlayışta olamaz” cümlesine
takılı kaldık… Nüfus artışını desteklemek başka şey, bir süre çocuksuz yaşamak,
sonra üç değil de ikiyle veya birle kalmak isteyenleri maddi manevi kösteklemek
başka şey… Önemli bir meselemiz daha var. Anadolu’nun eski sakinlerinden olup
bugün bir avuç kalmış gayrimüslimlerin nüfusu da artsın istenir mi?
Doğurganlığı teşvik programına onlar da alınır mı? Hani İsa da Musa da bizden
ya, o bakımdan! Nüfus artış hızları Müslim tebaaya yaklaşırsa ne olacak? O
zaman da azalmalarını sağlayacak tedbirler mi gündeme gelecek? Mini mini
valimiz, ay ne olacak bizim halimiz? (Doğrusu gönüllü asimilasyonu teşvik eden entelektüellerimiz varken doğal asimilasyonun adını bile anan yok. Halbuki her nesilde yarı yarıya azalıyoruz. Kısacası nesli tükenen canlılar sırasındayız. HYETERT)
"Ben tercihimi yaptım"
Değer Akal
Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir soykırım karar tasarısını
neden Federal Meclis'e taşıdıklarına ilişkin olarak DW Türkçe'nin sorularını
yanıtladı… Burada başka bir ülke hakkında karar vermek gibi asla bir niyetimiz yok. Zaten kararı okuyan böyle bir şeyi hiçbir yerde bulamaz... Dörtte biri Hristiyandı nüfusun, bugün yüzde birin altında. Yani
başka bir şey söylemeye gerek var mı? Herkes elini vicdanına koysun ve şunu
kendisine sorsun: Türkiye’nin kökeninde Enver Paşa, Tâlât Paşa, Sarıkamış’ta
Türkleri, 70 bin insanı donduranlar mı köken olarak var, yoksa Kütahya Valisi
gibi ‘Benim bölgemde Ermenilerin kılına dokunanlar benim kapımdan geçmek
mecburiyetinde' diyenler mi? Ben onları köken olarak kabul ediyorum. Benim
örneğim bunlar. Evlatlarıma bunları örnek gösteriyorum. Mevlevîleri örnek
gösteriyorum, Konya Valisi'ni örnek gösteriyorum. Çünkü onlar dediler ki,
‘Ermeniler de bizim gibi bir Allah’a inanıyor, onlara saldıran, bana bir
Müslaman olarak saldırmış olur.' Bir de farklı kişileri örnek alanlar var..
Katilleri örnek alanlar var. Herkes tercihini koymalı. Ben tercihimi yaptım. Kısa link http://dw.com/p/1IziA
CHP'li Selina Doğan'dan soykırım açıklaması
Selina Doğan, Almanya'nın 1915'te yaşananları soykırım
olarak tanıyan kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP İstanbul
Milletvekili Selina Doğan Alman Federal Meclisi’nin Ermeni Soykırımı tasarısına
ilişkin," Ailemin her iki tarafında da, insanlar yok olmuşlar. Bunun bir
açıklaması olmalı. Milyonlarla bahsedilen insanlar bugün on binlerle ifade
ediliyorlar. Bizim de artık kafamızı kuma gömmekten vazgeçmemiz gerekiyor"
dedi.
HDP sözcüsü Bilgen'den Ermeni Soykırımı’na ilişkin açıklama
Almanya'nın Ermeni soykırımını tanıması kararına ilişkin
yöneltilen soruyu, Bilgen şöyle yanıtladı: "Aslında tarih bir kez daha
gösteriyor ki yaptığınız yanlışların bedelini yüz yıl sonra bir halk ödemek
zorunda kalıyor. Seçilmiş milletvekilini dışlayanlar, ya da tehcir kararını
alan zihniyet bugün bizim geleceğimizi ipotek altına sokmuş oldular. Tehciri
kimsenin savunmasının hakkı yok. Tehcir bir insanlık suçudur. Tehcir ceza
hukukunda da bir insanlık suçu olarak tanımlanmaktadır. Milyonlarca insanı
zorla yerinden ettirmenin kabul edilebilir hiçbir gerekçesi olamaz…” (Suç
tehcir mi yoksa soykırım mı? Soykırım başka çok daha ağır bir suç, insanlığa karşı suç başka
bir suç kategorisidir. Doğal olarak sonuçları da farklıdır.Karar verin soykırım
mı, İnsanlığa karşı suç mu?)
New York Times’ın başyazısı: Evet, bu bir soykırım
ABD’nin etkili gazetelerinden New York Times, Alman
meclisinde kabul edilen ‘Ermeni soykırımı’nın tanınmasını yorumladığı
başyazısında, “Evet, bu bir soykırım” dedi. 1915 yılında 1.5 milyondan fazla
Ermeni’nin ölmesinin soykırım olarak tanınmasının tamamen haklı olduğu
belirtilen başyazıda, “Kendileri de geçmişte korkunç bir soykırım
gerçekleştiren Almanlar, Erdoğan’ın tehditlerine meydan okuyarak iyi bir şey
yaptı” dendi.
Türk, Ermeni ve Yunan müzisyenler neyzen ekibinde buluştu
Suat Salgın
Ünlü ney ve bağlama virtüözü Ömer Faruk Tekbilek, "Müzisyen arkadaşlarımın değişik milletlerden oluşu, aslında benim için Allah'ın bir hediyesidir. Sahnede görev yaptığımız üç Yunan müzisyen arkadaşımın dışında Amerika'daki çalışmalarım sırasında ekibimde Ermeni ve Yahudi müzisyen arkadaşlarım da var. Yahudi olan müzisyen arkadaşım halen müzik hayatını Kanada'da sürdürüyor. Ermeni müzisyen arkadaşım ise Amerika'da işleri için olduğu için şu an aramızda değil. Biz bir arada sahneye çıkıp müzik yaptığımız dönemde Yunan, Ermeni, Yahudi ve Türk olarak tam takımdık aslında. Bu tabloyla aslında insanlara örnek oluyoruz. Aslında milliyetçiliği Ademoğlu olarak biz yaratmışız. Oysa hepimiz insanoğluyuz ve bunun güzelliğini müzikle çok iyi şekilde yaşıyoruz." dedi.
Bekir Bozdağ bu haberi okusun: Türkiye'de insanların yakıldığı katliamlar
Bekir Bozdağ, "Bizim geçmişimizde insanları diri
diri yakmak yok" dedi. Ancak bu sözler gerçekten uzak. 6-7 Eylül, Sivas
Katliamı, 19 Aralık Katliamı yalnızca birkaçı.
İşte Ermeni soykırımı var diyen 11 Türk vekil
Ermeni soykırımı tasarısını Alman meclisine getiren isim
ise Türkiye kökenli olan Yeşiller Partisi'nin Eş Başkanı Cem Özdemir oldu.
Tasarısının oylamasında tek ret oy Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU)
Milletvekili Bettina Kudla'dan gelirken, tek çekimser oy da yine CDU
milletvekili Oliver Wittke'dan geldi. Buna karşın Alman Parlamentosu'nda yer
alan 11 Türkiye kökenli vekil tasarıya destek verdi.
Almanya’nın Yerevan büyükelçiliği önünde “Teşekkür eylemi’’
2 Haziran’da
Almanya parlamenmtosu tarafından Ermeni Soykırımı yasa tasarısının onaylasnmasının
ardından Ermenistan başkenti Yerevan’daki Alman büyükelçiliği önünde bir
“teşekkür eylemi” düzenlendi. Eylemciler ellerinde “Danke Deutschland”, “Danke Schön”
yazılı pankartlar taşıyordu. Eylemcilerden Arusyak Poğosyan, Bundestag
tarafından Ermeni Soykırımının tanınmasi ile kınanmasının sadece diplomatik
değil, aynı zamanda insani bir adım olduğunu belirtti.
Almanların Türkiye'ye güveni sarsıldı
Alman kamu televizyonu ARD'de yayınlanan bir anketin
sonuçlarına göre Almanların yüzde 91'i, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
yönetimindeki Türkiye'ye güvenmiyor. Türkiye'ye güvenmeyenlerin oranının nisan
ayına göre yüzde 12 arttığı kaydedildi. Ankete katılanların sadece yüzde 7'si
Türkiye'nin güvenilir bir partner olduğuna inanıyor… Federal Meclis'te kabul
edilen Ermeni soykırım tasarısı da Alman kamuoyunda büyük destek gördü. Ankete
katılanların yüzde 74'ü, Meclisin 1915 olaylarını soykırım olarak
nitelendirmesinden yana görüş bildirdi, yüzde 18'lik kesim karşı görüşü
savundu.
Times: Türkiye, Ermenilerin kitlesel kıyımını kabullenmeli
İngiliz Times gazetesi, Almanya Federal Meclisi'nin dün
1915 olaylarını "soykırım" olarak niteleyen tasarıyı kabul etmesini
başyazısında değerlendirdi. Gazete "Türkiye'nin, Ermenilerin kitlesel
kıyımını kabullenmesi gerektiğini" yazdı. Times'ın yazısının başlığı, "Soykırımın inkarı"…
"Almanya'da kabul edilen karar tasarısı, hem mesajı hem de diplomasi
açısından doğrudur… Times daha sonra da, Türkiye'nin inkar politikasına karşı
çıkılması gerektiğini vurgulamış başyazısında: "Ermenilerin kıyımı,
soykırımı inkar eden Türklerin savunduğu gibi plansız yapılmış ve savaş zamanı
olabilecek kaçınılmaz bir trajedi değildir. Osmanlı rejiminin, kitlesel tehcire
ve insan öldürmeye dayalı özel bir kampanyasıdır. Bu politikanın baş mimarı
Talat Paşa da, 1921'de soykırımdan kurtulan bir kişi tarafından
öldürülmüştür...
İstanbul'daki Alman Konsolosluğu Önünde Protesto Gösterileri
Alman Parlamentosu'nda oylanarak kabul edilen 'Ermeni
soykırımı' tasarısı, Türkiye'de büyük tepkiyle karşılandı. Taksim'de bulanan
Alman Konsolosluğu önünde toplanan bir grup Mehter Takımı eşliğinde kararı
protesto etti. Polis, Alman Konsolosluğu önünde geniş güvenlik önlemleri alarak
konsolosluğun bulunduğu caddeyi araç trafiğine kapattı. http://av.voanews.com/Videoroot/Pangeavideo/2016/06/f/fb/fb255339-b500-4833-9a99-d28273bccafc.mp4
eNewsletter of the Eastern Diocese
"Bread and Salt" Season Finale
The pilot season of the Eastern Diocese’s new video
series, “Bread and Salt: Stories from the Armenian Church,” comes to a close
this week with an episode about the meaning of lighting candles in church.
ՄՏՈՐՈՒՄՆԵՐ ՎԵՐՋԻՆ ԱՌԱՋՆՈՐԴԱԿԱՆ ԸՆՏՐՈՒԹԵԱՆՑ ԱՌԻԹՈՎ
ՈՍԿԱՆ ՄԽԻԹԱՐԵԱՆ
Մինչեւ ե՞րբ պիտի շարունակուին այս հիւանդագին
եւ ողորմելի, ժողովուրդը քնացնելու, խաբելու ժամանակավրէպ խաղերը: Անձերը չեն մեր մտահոգութիւնները,
այլ ընտրական կանոնագրային խախտումները, որոնք կը նսեմացնեն Եկեղեցւոյ եւ արժանաւոր
եկեղեցականներու արժանապատուութիւնը: Լոս Անճէլըսի տեղական մամուլէն կ'իմանանք որ Ուրբաթ
6 Մայիս, 2016-ին գումարուեր է Հիւսիսային Ամերիկայի Արեւմտեան (Ս. Էջմիածնական) Թեմի
89-րդ Պատգամաւորական Ժողովը:
Ermenistan Futbol Takımı El Salvador takımını 4:0 mağlup etti
Ermenistan Futbol Takımı ABD’de gerçekleştirdiği dostluk
maçında El Salvador takımını mağlup etti. Ermeni futbolcular 4 gol atıp, maçı
4:0 skoru ile bitirdi. Geçtiğimiz hafta Ermenistan Milli Futbol takımı,
Guatemala Takımını 7:1 mağlup etti.
Matpia.com: Fotoğraflarla Karabağ’lı kadınlar
Bu güne dek 80’i aşkın ülkeyi ziyaret etmiş olan
fotomuhabir Carl Mancini bu kez
Karabağ’lı (Artsakh) kadınlar temasını işlemekte. Fotoğraflar
www.echophotojournalism.com sayfasında da görünebilir.
Almanya ‘Ermeni soykırımı’nı tanıyan 29’uncu ülke oldu
Bugüne kadar Ermenistan dışında 28 ülkede parlamento veya
senato ‘Ermeni soykırımı’nı tanımıştı. ‘Ermeni soykırımı’nı kabul eden ilk ülke
1965’te Uruguay olmuştu. Diğer ülkeler şunlar: Arjantin, Avusturya, Belçika,
Bolivya, Brezilya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Hollanda, İtalya,
İsveç, İsviçre, Kanada, Kıbrıs, Litvanya, Lübnan, Lüksemburg, Paraguay,
Polonya, Rusya, Slovakya, Suriye, Şili, Uruguay, Vatikan, Venezuela,
Yunanistan.
Almanya - Türkiye Bahar’ı Sona mı Erdi?
Yıldız Yazıcıoğlu
Avrupa Birliği (AB) ile müzakereler kapsamında Angela Merkel’in
girişimleriyle adeta Almanya - Türkiye ilişki yaşanan bahar havası ardından
1915 olaylarıyla ilgili “Ermeni soykırımı” kararı infiale yol açtı. Türkiye’nin
Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu, Ankara’ya geri çağrılırken;
Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann da nota verilmek üzere Türk
Dışişleri’ne davet edildi ancak kendisi şehir dışında olduğu için Müsteşar ile
görüşülecek… Başbakan Binali Yıldırım da, Ankara’daki konuşmasında, “Bu karar
hatalı bir karardır. Türk milletinin geçmişi bellidir. Bu millet, geçmişiyle
övünen bir millettir. Bizim geçmişimizde yüz kızartacak, başımızı öne eğdirecek
hiç bir olay yoktur. Türkiye'nin Almanya Büyükelçisini istişareler için
Türkiye'ye geri çağırdık. Tabii ki karar metnini kapsamıyla gördükten sonra
atılacak adımları atmakta bir saniye bile tereddüt etmeyiz… ” diye konuştu… Bu arada TBMM’de AKP, CHP ve
MHP’nin imzasıyla konuya ilişkin Almanya Federal Meclisi’ni kınamak üzere ortak
bildirge hazırlanması kararlaştırıldı. HDP ise, bildirgeye imza vermeyeceğini
duyurdu… TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AKP Milletvekili Taha Özhan, “Federal
Meclis’in bu keyfi, hukuksuz ve anlamsız tasarrufu, yalnızca tarihin nasıl
siyasileştirildiğini ve istismar edildiğini değil; tarihte eşi benzeri
görülmemiş bir suç olan Holokost’un ağırlığını bir öncül yaratarak azaltma
gayretini de ortaya koymaktadır…” dedi.
Alman Meclis Başkanı tehditleri kınadı
Alman Federal Meclisi'nde soykırım tasarı ile görüşmenin
açılışını yapan Meclis Başkanı Lammert, tasarı yüzünden Türk asıllı Alman
milletvekillerinin tehdit edilmesini kınadı… Lammert, karar tasarısı ile ilgili
olarak Türk asıllı milletvekillerine yapılan tehditleri sert dille kınadı.
Lammert, genel kurul toplantısını açılış konuşmasında, "Alman
Meclisi'ndeki hür fikir oluşumunu engellemek amacıyla yapılan tehditlerin kabul
edilemeyeceğini" söyledi. Meclis Başkanı tehditlere boyun eğilmeyeceğini
ve meclislin tehditlerle yıldırılamayacağını da ifade etti.
Türkiye-Rusya ilişkileri: Vekalet savaşı sürecek mi?
Selin Girit
24 Kasım'da bir Rus uçağının Türkiye tarafından
düşürülmesinden bu yana iki ülke arasındaki gerginlik kontrollü bir şekilde
devam ediyor…Vladimir Putin, birkaç gün önce Atina’da yaptığı açıklamalarda ise ilk adımla ne kastettiklerini açıkça belirtmişti: Düşürülen uçak için özür ve tazminat..."Erdoğan’ın kamuoyu önünde bizzat özür dilemesinden aşağısı
Putin’i tatmin etmeyecektir. Bunun olması ihtimali de Erdoğan'ın kişiliğini göz
önünde bulundurursanız çok düşük… ” Bu noktada genel kanı, iki ülke arasındaki
gerginliğin vekalet savaşları üzerinden süreceği yönünde. "Devletlerin
fiilen birbirlerine saldırmayıp üçüncü bir tarafın vasıtasıyla savaş halinde
olması" anlamına gelen vekalet savaşları denilince de son günlerde çok
tartışılan Rusya'nın PKK'ya silah desteği verip vermediği konusu akla geliyor.
Türkiye acilen özür dilemeli
Baskın Oran
Ben niye İttihatçıların cinayetlerini savunacakmışım? Soykırım
kelimesini kullanmak şart değil. Hatta bence doğru da değil; çok çeşitli
nedenlerle ben kullanmıyorum. Ama yapılacak şey bellidir: Yapılacak şey Derhal
şöyle bir resmî bildiri yayınlamak:
1) 'Savaş içinde Jöntürk hükümetinin yüz binlerce Osmanlı
Ermenisinin yok olması ve Anadolu'nun fukaralaşmasıyla sonuçlanan politikasını
lanetliyor, bu insanların torunlarına büyük başsağlığı diliyor, geride kalan
malların sembolik olarak da olsa tazmin edileceğini ilan ediyoruz.
2) Bu felaketi bugüne kadar kendi vatandaşlarımızdan
sakladığımız için onlardan özür diliyoruz."
Merkel'den Ermeni Soykırımı kararına ilişkin ilk açıklama
Merkel, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile
başbakanlıkta yaptığı görüşmeden sonra düzenlenen ortak basın toplantısında
gazetecilerin sorularını yanıtladı… Almanya'da yaşayan 3 milyon Türk asıllı
insanın da önemli ortak konulardan biri olduğunu dile getiren Merkel, "Bu
nedenle ben ve tüm Alman hükümeti de 101 yıl önce yaşanan olaylar sebebi ile
Türkiye ile Ermenistan arasındaki diyaloğu teşvik etmek ve bu ülkelerin
olayları birlikte değerlendirmesi için her türlü çabayı harcamak istiyoruz. “Diğer
yandan Alman-Türk ilişkilerini tüm yelpazesi ile korumak ve Almanya'da yaşayan
Türk asıllı insanlara da ülkemizin bir parçası olduklarını ve böyle de
kalacaklarını söylemek istiyoruz. Ayrıca, bazı tartışmalı konular hakkında
konuşulmasının da demokratik kültürün bir parçası olduğunu da söylemek
istiyoruz" ifadelerini kullandı.
AK Partili Kuzu ve Tayyar: Alman gavuru, Hitlerin torunları
Almanya Federal Meclisi'nin soykırım kararına AK Partili
Burhan Kuzu ve Şamil Tayyar Twitter'dan tepki gösterdi. AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Almanya'nın
‘Ermeni Soykırımı'nı tanımayan kararının ardından, "Tarihin yüzkarası
Hitlerin torunları Türkiye'yi soykırımla suçluyor. Bizim için yok hükmündedir,
şiddetle kınıyoruz" mesajını Twitter'dan paylaştı... AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu ise, Twitter'da, "Alman gâvuru yine yapacağını yaptı. Her zaman söyledim; Almanya bize hiç bir zaman samimi dost olmadı. Osmanlı da bunların yüzünden dağıldı" sözleriyle tepkisini dile getirdi. (!!! HYETERT)
CHP'den Ermeni Soykırımı açıklaması
CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, şu ifadeleri
kullandı: "Tarihin tartışmalı bir dönemine ilişkin; Almanya Federal
Meclisi'nin, yetki ve sorumluluğu olmayan hukuki bir konuda önyargılara dayanan
siyasi hüküm vermesi asla kabul edilemez. Almanya Federal Meclisi, bu kararıyla
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin daha da çetrefilli hale gelmesine ön ayak
olmakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye-Almanya ilişkilerine de zarar vermiş ve
özellikle bu ülkede yaşayan 3,5 milyon Türk'ü derinden yaralamıştır. Hiç
şüphesiz bu karar; bizim açımızdan hükümsüz ve geçersizdir.
Hollanda'da camilere gelir kaynağını açıklama zorunluluğu
Yusuf Özkan
Hollanda Parlamentosu, ülkedeki camilere "gelir
kaynaklarını açıklama zorunluluğu" getiren düzenlemeyi kabul etti.
Parlamento, "ultra Ortodoks Müslümanların" camiler üzerindeki
etkisinin azaltılmasını istiyor. Türkiye ve Fas gibi ülkelerden Hollanda'daki
camiler ve dini kuruluşlara yapılan yardımların durdurulması konusunda
hükümetin ivedilikle çalışma yapması da parlamento nezdinde benimsendi.
Zirve Yayınevi davasının tek tutuklu sanığı da tahliye edildi
Malatya’da Zirve Yayınevi’ni 18 Nisan 2007’de basarak 4
kişiyi öldüren sanıkların yargılandığı davanın 1 Haziran’da görülen 113.
duruşmasında mahkeme ara kararını verdi; davanın tek tutuklu sanığı Varol
Bülent Aral'ın tahliyesine hükmetti… Heyet, bir sonraki duruşmayı 28 Haziran
2016 tarihine erteledi.( Ne gariptir ki, 4 Hıristiyan’ı vahşice boğazlayan ve
suçlarını kabul eden sanıklar halan ellerini kollarını sallayarak evlerinde
yaşıyorlar ve yine ne gariptir ki bu durumu itiraz eden siyasiler ortada
görünmüyor. HYETERT)
Türk hacker grubu, Ermenistan ordusunun sitesini hackledi
"Aslan Neferler Tim" adlı hacker grubu, sosyal
medya hesabından yaptığı açıklamada, Ermenistan'ın Rusya ile birlikte PKK'ya
açık destek verdiğini, bu nedenle Ermenistan Enerji Bakanlığı ve Ermenistan
Silahlı Kuvvetleri sitesini erişime kapattıklarını duyurdu. (Ermenistan’ın
başında yeteri kadar dert var, bilinen nedenle kimseye yardım edecek halde de
değil. Yine de bu aslanlara madalya verilse yeridir, sırada Rusya, ABD ve
Hıristiyan dünyası var, düşman çok. HYETERT)
Ermenistan ve İran arasında vizesiz dönem başlıyor
Ermenistan ve İran'ın vizeleri karşılıklı olarak
kaldırmak için anlaşma imzalamayı planladığı belirtildi. Ermenistan
hükümetinden yapılan açıklamada, bakanlar kurulunun yarın yapılacak toplantıda
anlaşma taslağını gündemine alacağı ifade edildi. Açıklamada, "Anlaşma, iki ülke arasındaki
ilişkilerin geliştirilmesini, ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesini
ve iki ülke halklarının karşılıklı ziyaretlerinin düzenli hale getirilmesini
hedefliyor" dendi.
Boş Alanlar sergisi: Rumlar ve Ermeniler nereye ve nasıl gitti?
“Sanatatak” haber sitesinde Efe Beşler İstanbul’da açılan “Boş Alanlar” sergisini gezip izlemlerini
aktardı. "6 Haziran’a kadar sürecek olan bu sergiyi görmenizi,
incelemenizi ve üstünde düşünmenizi”
tavsiye eden Efe Beşlerin yazı şöyle: Marianna Hovhannisyan’ın küratörlüğünü yaptığı 6 Nisan’da Salt Galata’da açılan “Boş
Alanlar” sergisini gezme fırsatı buldum. Sergi, American Board of Commissioners
for Foreign Missions (ABCFM) arşivi ile Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye’deki
Protestan misyonerlik faaliyetlerini mercek altına almakta ve Amerikalı
misyonerlerle Osmanlı İmparatorluğu ve sonrasında kurulan Türkiye
Cumhuriyeti’ndeki Protestan cemaatlerin (Ermeniler ve Rumlar) günlük yaşamından
kesitler sunan görsel ve yazılı materyallerden oluşuyor. Özellikle 1915’de yaşanan
Felaket’in izlerini sürebilmek mümkün. Prof. Manissadjian’ın 1918’de
tamamladığı bu çalışma, Maurice Blanchot’nun ifadesiyle bir “felaket anlatısı”.
Ermenice, Rumca ve Türkçe’nin kullanıldığı sergi geçmişimize de ayna oluyor.
Մենավորիկի վերջին օպերան՝ անվերջ սուգ
Սայիդ Չեթինօղլու
Կյանքի դժվարին պայմանների դեմ երկար ժամանակ անպաշտպան մնացած, Մենավորիկ Կոմիտաս վարդապետի՝ տառապանքով ուղեկցված կյանքում, ուր ցավալի իրադարձություններն անվերջանալի շղթայի պես հաջորդում էին մեկը մյուսին, կարելի է առանձնացնել որբության երեք ժամանակաշրջան: Կենսաբանական որբություն՝ այն ժամանակաշրջանը, երբ կորցրել էր ծնողներին, հոգևոր որբություն՝ Գևորգ IV կաթողիկոսի և հայ ժողովրդի խնամարկու՝ Խրիմյան Հայրիկի վախճանը, և հավերժական որբություն՝ Ցեղասպանություն. հայ ժողովրդի բնաջնջումն ու մահը:
Almanya Meclisi'ndeki Ermeni Soykırımı Tasarısı'nın tam metni
Almanya'da büyük koalisyonu oluşturan Hristiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller Partisi tarafından hazırlanan Ermeni Soykırım Tasarısı, Almanya Federal Meclisi tarafından kabul edildi.
Ermeniler, Bundestag önünde dans ediyor
Almanya Federal Meclisi (Bundestag) binası önünde toplanan
Ermeniler, Ermeni Soykırımı tasarısının kabul edilmesini ünlemler ve alkışlarla
karşıladı. Haberi alınca Bundestiga binası önünde bulunan Ermeniler “Koçari”
denilen Ermeni dansı oynadı ve “Masis (Ararat dağı) şahitir, Ermeni kahramandır”
şarkısını söylediler. https://youtu.be/yZqtTr0_UWE
Almanya Büyükelçisi Geri Çağrılıyor
Kenya'da açıklama yapan Cumhurbaşkanı ilk olarak Almanya Büyükelçisinin danışmalarda bulunmak üzere geri çağrılacağını daha sonra da konuyla ilgili kararlar alınacağını açıkladı.
http://www.ntv.com.tr/canli-yayin/ntv?t=1301
http://www.ntv.com.tr/canli-yayin/ntv?t=1301
Ermenistan'dan 'soykırım' açıklaması
Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, Almanya'nın "Ermeni
soykırımı tasarısı" ile ilgili açıklama yaparak, kararı memnuniyetle
karşıladıklarını bildirdi.Sputnik'in haberine göre Almanya'nın "Ermeni
soykırımını tanıma" tasarısının ardından Ermeni din adamları ve eylemciler
üzerlerinde Danke (Teşekkürler) yazan dövizler açarken, Ermenistan Dışişleri
Bakanlığı da kararın memnuniyetle karşılandığını bildirdi.
Գերմանիայի Բունդեսթագն ընդունեց Հայոց ցեղասպանության ճանաչման բանաձևը
Գերմանիայի Բունդեսթագն ընդունեց Հայոց ցեղասպանության ճանաչման բանաձևը,
որն ունի «1915 թ. հայերի և մյուս քրիստոնյա փոքրամասնությունների ցեղասպանության հիշատակի
և ոգեկոչման մասին» անվանումը: Բանաձևն ընդունվեց ունենալով ընդամենը մեկ դեմ, մեկ
ձեռնպահ ձայն:
Almanya Federal Meclisinde Kabul Edilen Ermeni Soykırımı Tasarısı
1915-1916 döneminde Ermenilere ve diğer Hıristiyan
azınlıklara dönük soykırımı hatırlama ve anma
I. Almanya Federal Meclisi şu noktaları saptar:
Almanya Federal Meclisi, yüzyıl önce Osmanlı
İmparatorluğu’nda başlayan, Ermenilere ve diğer Hıristiyan azınlıklara yönelik
tehcir ve katliamların kurbanlarının anısı önünde saygıyla eğilir. Parlamento,
o dönemin Jöntürk yönetimi tarafından
yapılan ve Osmanlı İmparatorluğu
içerisindeki Ermenilerin neredeyse tamamen yok edilmesine sebebiyet
veren eylemlerinin yasını tutar. Aynı dönemde keza başka Hıristiyan
toplulukların mensupları, özellikle de Süryani ve Keldaniler de tehcir ve
katliamlara maruz kalmıştı.
Kılıçdaroğlu: Ermenistan da arşivini açsın
Rifat Başaran
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AB ülkelerinin
Ankara’daki büyükelçileriyle yaptığı toplantıda, 1915 olaylarına ilişkin
Ermenistan’a da arşivlerini açma çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu, dün AB
büyükelçileri ile kahvaltıda bir araya gelerek gündeme ilişkin sorularını
yanıtladı. (Yanılmıyorsak Sayın Kılıçtaroğlu’nun bilgileri çok yetersiz. Öncelikle
Ermenistan arşivleri açık http://team-aow.discuforum.info/t16207-Ermenistan-Ulusal-Ar-ivi-T-rk-ara-t-rmac-lara-a-k.htm
; ikinci olarak Türkiye’de Genel Kurmay Arşivi ATESE kapalı, açık olanların da temizlendiği
bazı Türk tarihçilerin de katıldığı bir iddiadır. http://bianet.org/bianet/toplum/155294-acik-arsivler-sorunlu-genelkurmay-arsivi-fiilen-kapali ; http://www.etha.com.tr/Haber/2011/09/13/guncel/soykirim-belgeleri-silinmekle-kalmadi-karartildi/
Son olarak Dünyada Tarihçiler tarafından soykırım kararı verilmiş bir örnek de
yoktur. HYETERT)
Ermeni Soykırımında Alman Etkisi
Kadir Akın
Berlin’deki Alman Başkomutanlığından gelen açık ve kesin
emirlerle, Alman Askeri Yardım Heyeti’nde görevli çok sayıda Alman subayının,
İmparatorluğun Ermeni ahalisinin imha edilmesi sürecine müdahalesi yasaklandı. Kayser’in
onayladığı bu müdahale etmeme politikası, Alman hükümetinin en üst düzeyinde
kabul gördü. Bu işbirliğinin en açık göstergelerinden biri, Talat Paşa’nın
Alman sefiri Metternich’in Ermeniler lehine sürekli müdahalede bulunması
üzerine, Berlin’e gönderilen ortak notayla Alman sefirin görevden alınmasının
talep edilmesiydi. Şimdi Almanya’nın, 101 yıl sonra Ermeni soykırımını ve bu
soykırım esnasında ki sorumluluğunu görüp bunu tanıması, çok gecikmiş bir kabul
ve özeleştiri olmakla birlikte tarihsel bir hakikatin hatırlanması ve
hatırlatılması bakımından önemli sonuçlar yaratacaktır. Türkiye’nin hala bu konuda sorumluluğunu gizleme ve yok
sayma tutumunu benimsemesi ise, sorunun her geçen gün daha da büyüyerek önüne
gelmesinden öte bir anlam taşımayacaktır.
Binali Yıldırım'dan Ermeni tasarısı yorumu
Tasarı için "Bu oylama çok saçma bir oylama"
diyen Yıldırım şöyle konuştu: "Aslı astarı olmayan 1915'de savaş şartlarında
yaşanmış sıradan olaylardan biri. Biz çok açık ve seçik diyoruz ki, bütün
detayları incelensin. Kimin ne taksiratı varsa ortaya çıksın… Böyle bir kararın
çıkmasını arzu etmiyoruz. İnşallah öyle rahatsız edici bir karar çıkmaz.
Çıkarsa ne olur hiçbir şey olmaz! Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz çok iyi
düzeyde. Türkiye şantaj yapan bir ülke değil. Türkiye aklında ne varsa onu
söyler, iki gündemli bir ülke değildir. Biz anlaşmalarımıza sonuna kadar
bağlıyız. Burası kabile devleti değil, köklü geleneği olan ülkeyiz. " (Sayın başbakan bırakın soykırımı katliama bile sıradan diyemeyiz. HYETERT)
Hrant Dink'in ailesi anayasa mahkemesine başvurdu
Hrant Dink davasında takipsizlik kararına itirazların
reddedilmesi üzerine Dink'in ailesi Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Agos
Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin
soruşturmada, Dink ailesi avukatları, aralarında dönemin MİT Bölge Başkan
Yardımcısı Özel Yılmaz, yine dönemin İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör ile
Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz’in de yer aldığı 24 şüpheli hakkında verilen
takipsizlik kararına itirazlarının reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne
başvurdu.
Ankara'nın Berlin'e yanıtı ne olacak?
Emekli büyükelçilerden Ünal Çeviköz, soykırım yasa
tasarısıyla Türkiye-Almanya ilişkilerinde gelinen noktayı DW Türkçe’ye
değerlendirdi. , Çeviköz, “Siyasi ağır mesajların yanı sıra Türkiye,
Almanya’yla ekonomik ambargolar üzerinden ilişki çevirebilir mi? Hayır. Yani,
ikili ilişkileri rencide eden adımlar atmanın bedeli ağır olur ki; Türk
Dışişleri’nin bunu hesapladığını ummak istiyoruz. Sığınmacı anlaşmasına
tarafların yaklaşımının nasıl olacağı da ikili ilişkilerin geleceği açısından
belirleyici olacak” diyor… Büyükelçi Çeviköz, “Türkiye nedense hep reaksiyon
geliştiriyor. Proaktif politika hiç üretemiyoruz. Ermenistan’la ilişkilerin
normalleştirilmesi, Azerbaycan’ın bu konuda ikna edilmesi yıllardır üzerinde
çalışılan konular ama bir türlü adımlar atılamıyor. Reaksiyonel politikalarla
geldiğimiz durum da, herkes için kırıcı ve üzücüdür” yakınmasında bulunuyor.
Sarkisyan'dan Almanyalı Parlamenterlere Çağrı
Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan, Almanyalı
parlamenterlere çağrıda bulunarak soykırım karar tasarısı ile Türkiye-AB
mülteci anlaşması arasında bağlantı kurmamalarını istedi. Ermenistan Devlet
Başkanı Serj Sarkisyan Almanya Federal Meclisi’nde 2 Haziran Perşembe günü
oylanacak olan soykırım karar tasarısına ilişkin Bild gazetesine konuştu. Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU), Sosyal Demokrat
Parti (SPD) ve Yeşiller'in birlikte hazırladığı karar tasarısında 101 yıl önce
Osmanlılar tarafından Ermenilere yönelik yapılan katliam, soykırım olarak
tanımlanıyor.Terör tarifinden Ermeni Soykırımı’na
Abdulkadir Özkan / Milli Gazete
Aslında Almanya Federal Meclisi’nde bu yasa oylanarak kabul
edilse bile Türkiye açısından yok hükmünde olacaktır ama bu her alanda olduğu
Haçlı ittifakının bir tezahürü olarak görülecektir. Görülmesi gerekir. Gerçi
Almanya’nın bu konuyu gündeme getirmesi ilk yaşanan bir olay değildir. Geçmişte
de Fransa başta olmak üzere benzer tasarı çeşitli AB ülkelerinde gündeme
getirildi. Böylece Türkiye’ye karşı Haçlı ittifakının mensupları Ermenilerin
yanında yer aldıklarını gösterdiler. Kısacası, aslında Hıristiyanlar saflarını
belirleme konusunda sıkıntı çekmiyorlar, almaları gereken tavrı sergiliyorlar
ama bizim ısrarlı bir şekilde ille de ABD ve AB ile birlikte olmak isteğimiz
onları istedikleri gibi hareket etmekte cesaretlendiriyor. Sıkça vurguladığım
gibi Haçlı ruhu ve ortak hareketi yüzyıllardan beri devam ediyor. Bunu bile
bile Türkiye olarak ille de onlarla birlikte olma arzumuz ister istemez bizi
onlar karşısında zayıf duruma düşürüyor. (NATO ile ABD ile AB ile birlikte
olmak isteyen Türkiye. Vazgeçerse kimsenin bir diyeceği olmaz. HYETERT)
‘Ermeni soykırımı' endüstrisinden Almanya'nın kazancı ne?
Enes Bayraklı
Almanya'nın bu meseleyi bugün gündeme getirmesi dikkat
çekicidir…Burada bir kimlik siyaseti güdüldüğü ortadadır… Osmanlı'nın son
dönemindeki imparatorluk coğrafyasındaki Müslümanlara yönelik tüm katliamları
göz ardı eden ve Hıristiyanlara yönelik bütün katliamları soykırım olarak
nitelendiren bu tasarının Alman devletinin çıkarlarını Hıristiyanlık kimliği
üzerinden tanımlayan bir zihniyetin ürünü olduğu açıktır. Uluslararası
ilişkilerdeki konstrüktivist (inşacı) yaklaşıma göre devletlerin dış
politikalarını çıkarları belirler ama bu çıkarları oluşturan asıl etken ise
kimliklerdir. Burada açıkça gördüğümüz üzere Alman devleti Türkiye ile olan
bütün ekonomik, insani, kültürel ve askeri ilişkilerini göz ardı ederek
çıkarlarını Hıristiyan dayanışması üzerinden tanımlamaktadır. Daha da ilginç
olanı ise söz konusu tasarıyı güya dine mesafeli olan Yeşiller Partisi, Sol
Parti ve Sosyal Demokratların beraberce gündeme getirmeleridir.
'Ermeni soykırımı' kabul edilirse ne olacak?
Ermeni soykırımı'nın kabul edilmesi halinde ortaya
çıkacak sorunlar şimdiden konuşulmaya başlandı... Steinmeier, partisi SPD'nin
tasarıya onay vereceğini de kaydetti. Steinmeier, mülteci sözleşmesinin
bozulacağı endişelerinin çok büyük rahatsızlık yarattığını belirterek şöyle
dedi: “Biz İstanbul'da Dünya İnsani Yardım zirvesinde yeni ve eski Türk hükümet
yetkilileriyle görüşme fırsatı bulduk. Şahsi izlenimim bu görüşmelerden sonra,
sadece Alman gazetelerini okuduğumda edindiğim izlenimden biraz daha farklı.
İzlenimim, çoğu Türkiye'de bu konunun büyütülmesini istemiyor.” Steinmeier,
Türkiye'nin tasarı olayını, mülteci sözleşmesini iptal etmek için kullanacağını
sanmadığını kaydetti… Türk yetkililere göre, soykırım iddialarının kabul
edilmesi, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkileri olumsuz etkileyecek. İlk
etapta akla gelen Karslıoğlu'nun Ankara çağrılması ve Almanya'ya nota
verilmesi.
Bundestag üyelerine Ermeni Soykırım Tasarısı sebebiyle tehditler
Alman Parlamentosu Bundestag üyeleri son günlerde
«Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni toplu katliamlarını soykırım olarak
nitelendiren» Ermeni Soykırım Tasarısına ilişkin olarak e-mail kutularına
tehdit mektupları almaktalar. Spiegel Online’ın verdiği habere göre, özellikle Türk
kökenli olanlar başta olmak üzere parlamenterlere hakaret dolu mektuplar
yollanmakta. Tasarıyı hazırlayan Yeşiller Grubu eşbaşkanı Cem Özdemir , e-posta
kutusu, Facebook ve Twitter aracılığıyla kimliği meçhul insanlardan kendisini
″hain″, ″Ermeni terörist″ ve hatta ″Nazist″ nitelendiren mesajlar aldığı
bilgisini verdi.
Moskova’da Ermenistan Nükleer Santraline yakıt sevkiyatı ile ilgili konular değerlendirildi
“AtomExpo-2016” çerçevesinde Rosatom’un yakıt şirketi
“TVEL”in yönetimi ile Santral’e nükleer yakıt ikmali ile ilgili konular
değerlendirdiler. TVEL’den yapılan açıklamada “Görüşmede başta Rus yakıtının ek
sevkiyatları olmak üzere ilerideki işbirliğinin perspektiflerini ele alındı”
denildi. Nükleer santrali Müdürü Vardanyan ise yaptığı açıklamada “Ermenistan
Nükleer Santrali 40 yıldır Rus yakıtıyla işletiliyor. Rusya güvenilir bir
ortak. Nükleer alanındaki Ermeni ve Rus uzmanlar hep verimli bir işbirliği
içinde bulundu. Umarız ileride de bu yüksek kaliteli yakıtı kullanma imkanımız
olacak” ifadelerini kullandı.
Using poetry to shed light on the worst of memories, including genocide
Just over a century ago, the Armenian Genocide saw the
expulsion and death of at least 1.5 million people in what was then the Ottoman
Empire. Among those affected was Pulitzer-winning poet Peter Balakian’s family,
which did its best to repress memories of the tragedy. Balakian used poetry to
help him cope as he discovered the trauma of his history, and he joins Jeffrey
Brown to explain how.
Bursa Ekonomi Tarihi yazıldı
Bir kentin ekonomi tarihi hakkında Türkiye’de yazılmış ilk
ve en kapsamlı çalışma olan Bursa Ekonomi Tarihi kitabının üçüncü cildi,
Uludağ Üniversitesinde tanıtıldı… Tanıtımda ilk iki cilt hakkında kısa bilgiler
veren Kağıtçıbaşı, Bursanın ilk ticari sermayeyi İpek Yolu ticareti ve
kervanlarla sağladığını, ardından Avrupada sanayi devrimi ve makineleşme ile
birlikte Bursa’da yabancılara ait ipek flatür fabrikaları ile tekstilin
temelinin atıldığın kaydetti. Kağıtçıbaşı, Cumhuriyet dönemine kadar Bursa
ekonomisinin, nüfusun çok büyük bir bölümünü oluşturan Türk ve Müslümanların değil,
azınlığı oluşturan gayrimüslim Ermeni, Rum vs. kesimin kontrolünde olduğunu
hatırlattı.
İsrail’de yaşayan Halepli Ermeni, Elias ile tanışın
Halepli Elias çocukluğunda ona ‘Siyonist Düşman’ olarak
öğretilen ülkede; İsrail’de son iki yıldır mutlu bir hayat sürüyor… Koyu renkli
rahip pelerini ve kahverengi sandaletleri ile Kudüs’ün Hristiyan
mahallerindeki geleneksel ortama uyum
sağlamakta hiç zorluk çekmeyen Elias, İsrail’de Suriyeli, Halepli bir Ermeni
olmayı The Media Line mikrofonlarına anlattı… The Media Line muhabiri Elias’a
sen çocukluğunda ‘Siyonist düşman’ olarak sana öğretilen insanlar için bugün ne
düşünüyorsun şeklinde bir soru yöneltti. Elias,
bu soruya 2000 yıl önce söylenmiş İsa Peygamberin sözlerini tekrar
ederek cevap verdi: “Ben kimim ki insanları yargılayacak…”
Putin'den Avrasya-Avrupa işbirliğine tam destek
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrasya Ekonomik
Birliği (AEB) ile AB arasında işbirliği başlatılması için konferans
düzenlenmesini öngören inisiyatife destek verdi. Kazakistan'ın başkenti
Astana'da, Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) bünyesindeki Avrasya Yüksek Ekonomi
Konseyi'nin devlet başkanları düazeyindeki toplantısında konuşan Putin,
"Kazak partnerlerimizin AEB-AB işbirliği konusunda uluslararası konferans
düzenleme inisiyatifini memnuniyetle karşılıyoruz. Avrasya Ekonomik
Komisyonu'nun bu alandaki çalışmaları katılması gerekir" dedi. Putin, AEB'nin
Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ile
işbirliğini geliştirmesine yönelik önerileri desteklediklerini de söyledi.
9 Soruda Alman meclisindeki ‘Ermeni soykırımı’ tasarısı
Elmas Topcu / @topcuelmas
Almanya’da ‘Ermeni soykırımı’ tasarısı 2 Haziran‘da
federal mecliste oylanacak. Muhalif bir parti tarafından hazırlanan ancak
iktidardaki partilerce de desteklenen tasarının kabulüne kesin gözüyle
bakılırken Ankara-Berlin hattında nasıl bir kırılmaya yol açacağı merak konusu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün, “Bütün ilişkiler zedelenir” diyerek
‘alarm zili’ çalması da gerilimi tırmandırdı… Alman meclisinde ‘Ermeni
soykırımı’ ifadesi ilk olarak geçen yıl 1915’in 100’üncü yıldönümü nedeniyle
yapılan anmada açık biçimde kullanılmıştı. Hem Meclis Başkanı Norbert Lammert,
hem de Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, İttihat ve Terakki yönetiminin 1915’te
başlattığı sürgün ve katliamları ‘soykırım’ diye nitelemişti. Yeşiller Partisi
geçen yılın sonunda konuyu yeniden dillendirmiş, hazırladığı ve meclise şubat
ayında sunacağını söylediği ‘Ermeni soykırımı tasarısı’nı son anda geri
çekmişti.
Erdoğan’dan Merkel’e: 1915 tasarısı bütün ilişkileri zedeler
Almanya Başbakanı Angela Merkel ile telefonda görüşen
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Merkel’e Almanya Parlamentosu’nda oylanacak
Ermeni Soykırımı tasarı hakkındaki ‘kaygılarını’ iletti…Uganda ziyareti öncesi
Merkel’le yaptığı görüşmeye ilişkin konuşan Erdoğan, görüşmeye dair şu
bilgileri paylaştı: “Kendileri ‘Elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz’
gibi ifadeler kullanıyor. Biz şuna inanacağız: Bizim sözde Ermeni soykırımı
gibi bir problemimiz var mı? Bizim böyle bir problemimiz yok. Biz bu konuda
rahatız. Bize bu şekilde yaklaşım gösteren Almanya, 3 milyonu aşkın Türk’ün
yaşadığı bir ülke, aramızdaki ilişkiler çok çok üst düzeyde. Böyle bir oyuna
girecek olursa bu bizim geleceğimize yönelik, iki ülke arasındaki gerek
diplomatik, ekonomik, ticari, siyasi, askeri, aynı zamanda NATO’da olan iki
ülkeyiz, bütün bunları zedeler.
Almanya'dan flaş Türkiye-Ermenistan açıklaması!
Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier,1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarıyla ilgili, "Bunun, asıl gerekli olanlar için ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki diyalogsuzluktan çıkılmasına giden yolu kapatmamasını ümit ediyorum." dedi. Steinmeier, Yabancı Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği toplantıda, bir olayın 100 yıl önce gerçekleşmesinin parlamentonun bu konuyla ilgilenmesi için bir engel taşımadığını savundu...Söz konusu tasarının Federal Meclis’ten geçmesi durumunda Almanya’da yaşayan Türklerin Alman toplumuna ve siyasetine güvenini kaybetme endişesi taşıyıp taşımadığına ilişkin soruya karşılık Steinmeier, "Hayır. Almanya’da yaşayan ve çoğunluğu Alman vatandaşlığına geçmiş Türk kökenli insanların ülkemize karşı olan tutumlarını sadece Federal Meclis’teki bir tartışmaya ve bir karar tasarısıyla şekillendirmelerini yanlış bir algı olduğunu düşünüyorum." cevabını verdi.
Ermeni Dili ve Şiveleri
Vartanuş. A. Çerme
Dünyadaki tüm dillerin şiveleri ve yerel şiveleri
(lehçeleri ) vardır. Diller arasında en çok şiveye Hintçe sahiptir. O kadar
karışık ve anlaşılmaz olan bu şiveler karşısında İngilizce, ortak halk dili haline
dönüşmüştür. Şivelerin sınırları oldukça geniş ve karmaşıktır. En basit
şekliyle eğer iki Ermeni birbirinin konuştuğunu anlamıyorsa bu konuşulan dilin
farklı şivelerinin konuşulduğunu ortaya koyar. Bu şiveler nasıl ve ne zaman
doğmuştur? Şivelerin doğuşuyla ilgili iki açıklama vardır.













































