Etiketler

'Soykırıma uğramış bir halk: Süryaniler...'

İstanbul- Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) Şişli İlçe Örgütü'nce düzenlenen 'Resmi tarihle yüzleşme atölyesi' sürüyor. Atölyenin bu haftaki oturumunun konusu 'Soykırıma uğramış bir halk: Süryaniler...' 10 Mayıs Cuma günü, Saat: 19.00'da gerçekleştirilecek olan etkinliğin konuşmacısının ise; İzmir Süryanilerle Dayanışma Platformu sözcüsü Zeynep Tozduman olacağı bildirildi.

Kültürün ve şiirin şehri Elazığ

Celal Kazdağlı /celalkazdagli@gmail.com
 Diyarbakır’a ne zaman gitsem aklıma hep o kıyaslama gelirdi. Diyarbakır ve bölge insanı yüksek bir siyasi bilince sahip. Her biri koca bir kitabın anlatamayacağı siyasi analizleri size çarpıcı birkaç cümle ile aktarıveriyor. Diyarbakır ziyareti sonrasında hep şöyle derdim:“Bu şehirde yaşayanlar ile Batı’da yaşayan insanlar nasıl baş edebilirler?” O sorunun cevabını Elazığ’da buldum.Kendini “Kültürün ve Şiirin Şehri” diye tarif eden Elazığ özellikle Harput beni hem şaşırttı hem memnun etti.

Vatikan'da 40 yılın ziyareti

Mısır Kıpti Ortodoks Patriği 2. Tavadros, Vatikan'a gitti. Ziyaret, iki kilise arasında 40 yıl aradan sonra en üst düzeydeki temas olacak. Mısır Kıpti Ortodoks Patriği 2. Tavadros, Katolik dünyasının ruhani lideri Francis'i ziyaret etmek ve papa seçilmesi dolayısıyla tebriklerini iletmek üzere Vatikan'a gitti.

Protestan Kiliseler Derneği Basın Bildirisi / Press Release from the Association of Protestant Churches

Son haftalarda Türkiye’de Hıristiyan vatandaşları ve cemaatlerini yakından ilgilendiren bazı olumsuz gelişmeler olmuştur.Tek tek ele alındığında önem dereceleri farklılık gösterebilen bu irili ufaklı saldırı ve olayları bir bütün olarak görerek ve bunun sonucunda yakın hem de çok yakın tarihi hatırlayarak bir tehlikenin varlığını hissettirdiğini görebiliriz... Ülkemizin esenliği, huzuru ve barışı için, aynı zamanda bu tür olayların failleri için dua etmekten de geri durmayacağız. Yine de tüm bunlar vatandaşlık bağıyla bağlı olduğumuz devletin tüm kurumları tarafından korunma ve gözetilme hakkımızdan vazgeçtiğimiz anlamına gelmemektedir.

Ermenilerin aile albümü olamaz!


Murat Çelikkan
Evet, Ermenilerin 1900’lere uzanan aile albümleri olamaz. Tecavüzden, işkenceden, saldırılardan, hastalıktan, açlıktan geçerek kurtulanlar canlarını zor kurtarmıştı. ‘Dildilian Kardeşlerin objektifinden Bir Ermeni Ailesinin Yitik Geçmişine Tanıklıklar’ sergisini gezin.

Cumhurbaşkanının 9 Mayıs Avrupa Günü Mesajı


Avrupa kıtasında barış, istikrar ve refahın sembolü olan 9 Mayıs Avrupa Günü münasebetiyle, vatandaşlarımız başta olmak üzere tüm Avrupa halklarını gönülden tebrik ederim. Dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın adını taşıyan 9 Mayıs 1950 tarihli Schuman Deklarasyonu, “Dünya barışı kendisini tehdit eden tehlikelerle orantılı çabalar olmaksızın korunamaz.” cümlesiyle başlayarak, Avrupa ülkeleri arasında bir üst otoritenin tesisi, bu suretle üretimde dayanışmanın sağlanması ve rekabetin önlenmesi çağrısında bulunmuştur.

Avustralya Yeni Güney Galler Parlamentosu Alt Kanadı da Ermeni-Süryani ve Yunan Soykırımını tanıdı


Avustralya Yeni Güney Galler bölgesi Parlamentosu Alt Kanadı da Ermeni-Süryani ve Yunan Soykırımını tanıdı. Armenia.com.au’nun verdiği habere göre; belge eyalet başbakanı Barry O’Ferral tarafından sunuldu.

Dağlık Karabağ Azerbaycanlılarından Ermenilere Çağrı


TurkishNY.com - Dağlık-Karabağ Azerbaycanlıları Topluluğu Derneği Başkanı Bayram Seferov, gazetecilere yaptığı açıklamalar aracılığıyla Dağlık-Karabağ’da yaşayan Ermeni toplumuna seslendi. APA’nın haberine göre Seferov, “Dağlık-Karabağ’daki Ermeni toplumuna sesleniyorum. 1992 yılına kadar Dağlık-Karabağ’da yaşamış Ermeniler, orada yaşamaya devam edebilirler. Bu onların yasal hakkı, çünkü onlar Azerbaycan vatandaşı. Bununla birlikte, resmi ve yasal açıdan Azerbaycan vatandaşlığı almalılar” şeklinde konuştu.

Kürt barışından Ermeni barışına

Hasan Bülent Kahraman
Türkiye'nin modernleşme tarihinde toplum yoktur. Devlet "kadiri mutlak" olarak tepeden tırnağa her şeyin hâkimidir. Hiçbir dönem bu gerçeği değiştirememiştir... Ermeni konusunun Ermenilerin konusu olduğu kadar bugünkü Türkiye'nin geçmişten ne devraldığını, neyi ne derecede üstleneceğini, neyi ne derecede reddedeceğini bilmesine imkân veren bir konu olmasıdır. İşin aslı astarı budur. Tam da bu durum bana başka bir şey düşündürüyor. Ermeni konusundaki bugünkü resmi söylem, devletin toplumu teslim aldığı noktalardan biridir. Bu söylemin kabul edilmesi, sürdürülmesiyle toplum bir kere daha devletin kendisine çizdiği sınırlar içinde kalacaktır. Devlet toplumun ne düşüneceğini, ne diyeceğini tayin eden unsur olmaya devam edecektir. Tekrar edeyim, uluslararası planda hukuki yanı işin nasıl çözülür, onu bilemem. Ama bugünkü tavrın gerçeği benim söylediğimdir.  

Cami, cemevi, kilise kimin olmalı?

Orhan Kemal Cengiz
Türkiye'nin gerek anayasa ve gerekse yasalar düzeyinde cemaatleri ve dini kurumlarını tanıması lazım. Eyüp Can’ın cumartesi günkü yazısının başlığı oldukça can alıcı bir soruyu ortaya atıyordu: ‘Camilerin sahibi kim?’ Bu mekânlardan yapılan hırsızlıklar nedeniyle Yargıtay camilerin ‘kamu malı’ değil ‘ibadethane’ olduğuna karar vermiş. Bu ibadethanelerin sahibi kimmiş peki? Cevabı Eyüp’ün yazısından okuyalım: “80 bin caminin tamamının yönetimi Diyanet’e bağlı fakat mülkiyet camiden camiye değişiyor. Kimi Hazine’ye ait, kimi belediye, vakıf ya da derneğe...” Aslında Eyüp’ün sorduğu soru bizi Türkiye’de din özgürlüğü alanında en can alıcı meselelerden birisinin kalbine götürüyor: Türkiye dini kurumların tüzel kişiliğini tanımıyor. (Ne gariptir ki AB ve Venedik Komisyonu kararlarıyla da desteklenen cemaatlerin tüzel kişiliğinin tanınması konusunda azınlıkların ciddi girişimleri ve talepleri yok. HYETERT)  

Patrik vekili gözyaşlarını tutamadı

Şırnak İdil İlçesi Kaymakamlığı'nın organize ettiği 'Diller ve Dinler Yurdu İdil' programına katılan Türkiye Süryani Katolik Patrik Vekili ve aynı zamanda Dinler Arası Diyalog Komisyonu Başkanı Yusuf Sağ, İdil'de doğduğunu anlatırken duygulanıp gözyaşlarını tutamadı.

Görmez: Kilise algısı gerçeği yansıtmıyor

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Ankara'da kilise açılmasını engellediğine dair algı oluşturulmasının yanlışlığını vurgulayan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Hıristiyan vatandaşlarımızın bulundukları her yerde özgürce ibadet edebilmelerini herkesten önce biz isteriz'' dedi.

Türkiye, Avustralya'nın kararını şiddetle kınadı


Türkiye, Avustralya'nın sözde soykırım ile ilgili kararını şiddetle kınadı.Türkiye, Avustralya'nın Yeni Güney Galler Eyalet Parlamentosu Yasama Konseyi tarafından kabul edilen "Asuri, Ermeni ve Rum Soykırımları" kararının, tarihi gerçeklerle hiç bir şekilde bağdaşmadığının altını çizerek;  "Söz konusu kararı şiddetle kınıyor ve reddediyoruz" açıklamasını yaptı.

OIA, Mother’s Day Luncheon

Kars, Merkez, Kaleiçi Mahallesi Aziz Meryem Ana Ermeni Kilisesi / Կարսի մարզի կենտրոնի Սուրբ Աստուածածին Եկեղեցի







Ardaşes S./Hocasaryan
Konumu : Kars (Կարս Ղարս), Büyük Hayk’ın (Մեծ Հայք ) Ayrarat Eyaleti’ndeki (Այրարատ Աշխարհ ) Vanand Sancağı’nda (Վանանդ, գավառ), Batı Ermenistan'ın Akhuryan Nehri’nin (Ախուրյան գետ) bir kolu olan Kars Nehri’nin sağ kıyısında bulunan bir kale-şehridir. Ani harabelerinin yaklaşık 50 km kuzeybatısında bulunur ve Ani'nin aksine, Kars hiç bir zaman terk edilmemiştir. Aziz Meryem Ana Ermeni Kilisesi’nin (Սուրբ Աստուածածին Եկեղեցի ) bulunduğu merkez Kars Ilçesi ise, Doğu Anadolu Bölgesi'nin, Erzurum - Kars Bölümü'nde yer alır.

Dinleyin, Bethnahrin halkı konuşuyor


Ayşe GÜNAYSU
20 Nisan 1915 tarihli bir mektup. Günlerden Pazartesi: “Hücremden sevgili kardeşim, Hanna Yusuf Yawsef’e mektubumdur. Dün, 19 Nisan 1915 Pazar günü Türklerin kana susamış bir halde, kadın çocuk demeden katliama başladıklarını öğrendiğimizde dehşete düştük. (...) Gizlenmek için hazırlanıyordum ki, beni de aldılar ve bu hücreye koydular. Sana son mektubumu yazma fırsatı bulduğum için mutluyum. Son mektubum diyorum, çünkü ne zaman ve nereye bilmiyorum ama bizi buradan çıkardıklarında sağ koymayacaklarını iyi biliyorum. Ölümüme üzülme. Tanrı böyle istemiş. Ben en büyük, en ulu yargıcın huzurunda Süryanilerin haklarını korumak üzere gökyüzüne yükseleceğim.

Kamp Armen'in Belgeseli Almanya'da


5 Mayıs  2013 Pazar  Saat 15.30 da Mainz Ermeni Cemaati salonunda ,İstanbul-Tuzla Ermeni Yetimhanesi  Kamp Armen öyküsünü anlatan Kaybolamayın Çoçuklar>> belgesel filmi gösterime sunuldu:Sunumu  yaklaşık 70 kişi izledi.

‘Muş, Ermeniler için önemli; çünkü…’

 ‘Yolun Başında’ filmi, Muş’tan Gümrü’ye uzanan Ermeni gerçekliğini aktarıyor… Türkiye ile Ermenistan sınırının kapalı olmasına karşın iki ülke arasındaki diyalog kapılarının açık kalması için uğraşan sivil toplum kuruluşları önemli bir filme imza attı. 1915 öncesinde Muş’ta yaşayan Ermeni nüfusun izlerini araştıran 40 kişilik ekip, bu kentten Ermenistan’a göç edenlerin torunlarını buldu.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı'nın Açıklaması

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye'nin, Ermenistan ile ilişkilerinde sağlanacak bir normalleşmenin genelde Güney Kafkasya'da, özelde de Ermeni işgali altındaki Azerbaycan toprakları ve Yukarı Karabağ meselesinde kapsamlı barışa yönelik somut adımlar atılması halinde kalıcı ve sürdürülebilir olacağı yönündeki inancını koruduğunu bildirdi.

Hristiyanlar ‘’Çözüm Sürecinin’’ Neresinde?

İhsan Özbek
Sosyal medyayı izlediğiniz zaman Hıristiyanlar’ın Türkiye’deki Kürt sorununun çözüm sürecine ilişkin büyük farklılıklar gösteren tepkiler görürsünüz. Bu farklılıklar 3 temel başlıkta toplanabilir:
1-) ‘’Çözüm Süreci’’ ne karşı olanlar. Laikliği Hıristiyanlar için bir sigorta, güvence olarak değerlendirip muhafazakarlığın ve İslami yaşam biçiminin Türkiye’de daha fazla olmasının bir tehlikeli olduğunu düşünmektedirler. Bu, daha çok ‘’azınlık’’ olma güdüsüyle yapılan bir karşı çıkıştır.Bu noktada değerlendirilen bir başka karşı tutum da ‘’Ulusalcı’’ eğilimden gelmektedir. Hristiyanlar arasında sayıca az olsalar da sesleri güçlü çıkan bir eğilim ulusalcılıktır.
2-) ‘’Çözüm Sürecine’’ bulaşmak istemeyenler.
3-) ‘’Çözüm Süreci’’ ni destekleyenler. Hristiyanlar yalnızca siyasal görüşleri nedeniyle değil, inançları gereği de Türk ve Kürt toplumları arasında olabilecek en küçük barış umudunu bile desteklemelidirler. Bizim Rabbimiz İsa Mesih’in bir unvanı da ‘’Barış Prensi’’dir. (Yşa 9:6). (Bizim laikçi aslanları nerede acaba? HYETERT)