Rusya Dışişleri
Bakanı Sergey Lavrov, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Yukarı Karabağ
sorununun mevcut durumunun devam edemeyeceğini söyledi... "Yukarı
Karabağ'daki mevcut durum hiçbir taraf için kabul edilebilir değildir. Mevcut
durumun devam etmesi demek, Azerbaycan topraklarının geri verilmesi sorununun
ve Ermenistan'ın ekonomik ambargosunun devam etmesi demektir" diye
konuştu.
Syrian Orthodox Archbishop Speaks on the Situation of Christians in Syria
On Saturday, May 18, Eustatius Matta Roham, the Archbishop
of the Syrian Orthodox Church of Antioch for Northern Syria, met activists of
the newly formed European Christian Relief Organization (ECRO) in Munich, where
he came to visit the White Fathers and other Catholic organizations asking for
support for the Syriac (also known as Assyrian and Chaldean) Christian people.
This was the second meeting with the Archbishop in Germany and the situation in
Syria was the main topic of discussion... During the recent meeting Archbishop
Roham gave an authentic assessment of the recent situation of the Christians in
Syria in general and in the Province of Al-Hassake in particular, where he
resides. In addition, the talk evolved around the security and humanitarian
crisis in the country and options for supporting the suffering Christians in
Northern Syria and the refugees in the neighboring countries of Syria.
‘İlker Çınar'ın söyledikleri ciddiye alınmalı'
İddiaları Cihan Haber Ajansı'na değerlendiren davanın
müdahil avukatlarından Erdal Doğan, "... 16 klasörü sanık olarak
yargılanan ekibin hazırlamış olduğu misyoner karşıtlığı, misyonerleri
Hıristiyanları kriminilize edici, düşman edici ve itibarsızlaştırmayı amaçlayan
belgelerle doluydu ve çoğu sahte belgelerdi. İlker Çınar'ın söylemiş olduğu
beyan ve iddialar da bu konuyla ilgili ciddiye alınması gereken ve dikkatle
kayda alınması gereken hususlardır. Sanıkların yapmış olduğu bu gibi
manipülasyonlar çoktu. Dosyalarda açıkça vardı. Zaten sanıkların yargılanma
konusu olduğu şeyler, psikolojik hareketti. İşlenen cinayetler içinde ortam
oluşturma, algı değiştirme ve manipülasyon amaçlı birçok faaliyeti içeriyor.
Haliyle cinayetler işlendikten sonra da bu cinayetlerin istedikleri ve karşı
oldukları kesime rahatlıkla yükletebilme ortamı da hazırlıyorlardı.
TT Arena ve Saraçoğlu'na kilise yapılsa...
Mevlüt Tezel
Futbolu kadar Müslüman kimliğiyle de öne çıkan Ribery, kulübü Bayern Münih'ten; Allianz Arena stadının içine namaz kılabileceği bir oda yapılmasını talep etmiş. Kulüp de bu isteğe, büyük bir jestle karşılık verip odadan çok daha geniş bir alana bir cami yaptırma kararı almış. Caminin büyüklüğü ne kadar olur bilinmez ama içinde İslam kütüphanesi de yer alacakmış, sürekli bir imam atanacakmış... TT Arena'ya, Şükrü Saraçoğlu'na kilise yapma kararı çıksaydı ne olurdu? Aynı hoşgörüyü gösterir miydik? Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Almanya'da, Allianz Arena'ya cami yapılacak olmasını eleştiren bile yok! Çünkü orada lafta değil, özde inanç özgürlüğü var ve bu, her din için geçerli.
Futbolu kadar Müslüman kimliğiyle de öne çıkan Ribery, kulübü Bayern Münih'ten; Allianz Arena stadının içine namaz kılabileceği bir oda yapılmasını talep etmiş. Kulüp de bu isteğe, büyük bir jestle karşılık verip odadan çok daha geniş bir alana bir cami yaptırma kararı almış. Caminin büyüklüğü ne kadar olur bilinmez ama içinde İslam kütüphanesi de yer alacakmış, sürekli bir imam atanacakmış... TT Arena'ya, Şükrü Saraçoğlu'na kilise yapma kararı çıksaydı ne olurdu? Aynı hoşgörüyü gösterir miydik? Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Asıl fark ise burada ortaya çıkıyor. Almanya'da, Allianz Arena'ya cami yapılacak olmasını eleştiren bile yok! Çünkü orada lafta değil, özde inanç özgürlüğü var ve bu, her din için geçerli.
ԻՆ՞ՉՆ Է ԶԱՐՄԱՆԱԼԻՆ
ՈՍԿԱՆ
ՄԽԻԹԱՐԵԱՆ
Լոս Անճէլըսի «Ասպարէզ» օրաթերթը արտատպած է «Հրապարակ»ի կողմէ կատարուած հարցազրոյցի մը կարգ մը հատուածները, որոնք երբեք
զարմանալի
չեն
ինծի
համար,
բայց
եւ
այնպէս
լուրջ
մեկնաբանութեան
եւ
վերլուծումի
կը
կարօտին:
Հարցազրոյց
կատարող
խմբագիրը,
Լեւոն
Սարգսեան,
անծանօթ
չէ
իր
խօսակցին՝
Արարատեան
Թեմի
Առաջնորդ
Գերշ.
Տ.
Նաւասարդ
Եպս.Կոճոյեանին,
թէեւ թերացած է անոր տալու
եկեղեցականի
պատշաճ
տիտղոսները
(ներելի
է.
համայնավարութենէն
մնացած
սովորութիւններ
են…):
Western Diocese of the Armenian Church
We were devastated to learn of the deadly and destructive
tornado which ravaged through the city of Newcastle, Moore and parts of
southern Oklahoma City. More than two dozen have lost their lives including
nine children. Seven of those children died at Plaza Towers Elementary School
in Moore, a pre-kindergarten through sixth-grade school.
Türkiye’nin unutmayı tercih ettiği Ermeni kahraman

Robert Fisk / Çevri: Özde Çakmak
Ermeni-Türk subay Torossian’a madalyaları veren Enver Paşa idi… Komutan Torossian’ı düşünün. 1915 yılında 1,5 milyon Ermeni erkek, kadın ve çocuğun Osmanlı Türklerinin elinde katledildiği tüyler ürperten soykırımın yüzüncü yıl dönümü ile karşı karşıya kalan Türk hükümeti, Ermeni katliamlarının anılarını aynı yıl Gelibolu savaşında İttifak güçlerine karşı kazanılan Türk zaferini anma törenlerle bastırmayı planlıyor. Şimdiden, sadık akademisyenler 1915’de Gelibolu’daki Türk orduları arasındaki binlerce Arap birliğinin varlığını görmezden gelmek için ellerinden geleni yapmaktalar – - ve şimdi de Gelibolu’da gösterdiği cesaret sebebiyle madalya verilen bir Ermeni Türk topçu subayını kendi biyografisini yaratan bir yalancı olmakla yaftalıyorlar.
Atatürk Ermeniliği Yasakladı!
Köyden kente göç 60′larda başladı. 1963′te Antakya’nın
ilçesi Hassa’da araba beklerken Mardin’den bir aile göçüp Antakya’ya
gidiyorlar. Biri yaşlı, iki kadın, biri kız, biri oğlan, iki de çocuk. Çocuk
bana Ermeni olduklarını söyleyince yaşlı kadın çocuğu azarladı. “Öyle deme, biz
Ermeni değiliz, Türküz. Atatürk Ermeniliği yasakladı.”
ABD Ermeni ve Yunan Cemaatleri’nden Beyaz Saray’a çağrı
ABD Ermeni ve Yunan Cemaatleri liderleri, Beyaz Saray’a
Türkiye ile ticaretinde sert şartlar koyma çağrısında bulundu. Amerika Ermeni Davası Grubu (ANCA), bu ortak açıklamanın
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD’de bulunduğu zaman yayımlanmış
olduğunu bildirdi.Türkiye hükümeti, Obama ile Erdoğan buluşmasından önceki
aylarda Türkiye’nın trans okyanus ticareti ve ABD ile BM yatırım faaliyetine
katılacağını ve ABD ile serbest ticaret ile ilgili iki taraflı anlaşmaların
imzalanmasını iddia etti.
Gizli tanıktan şok Fethullah Gülen iddiası!
Zirve Yayınevi davasında 6 günden beri gizli tanık olarak
ifade vermeyi sürdüren İlker Çınar, “Beni öldürüp, olayı misyonerlerin ve
Fethullah Gülen cemaatinin üzerine yıkacaklardı” iddiasında bulundu.Zirve Yayınevi davasının 70. duruşması, Malatya 3. Ağır
Ceza Mahkemesi'nde sürüyor. Duruşma başında sanık Ruhi Abat, "İlker
Çınar'ın ifadelerinin bitmesine kadar duruşmaya katılmak istemiyorum"
diyerek izin istedi. Mahkeme bu talebi kabul edince, sanık Abat, salondan
ayrıldı.
Şişli Spor Kulübü Yönetimi İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu yu ziyaret etti
21 Mayıs Pazartesi günü Şişli Spor Kulübü yönetimi ve
spor okulu öğrencilerini temsilen 2 sporcu İstanbul valisi Sayın Hüseyin Avni
Mutlu yu ziyaret etti. İstanbul Valiliğinde gerçekleşen ve yaklaşık 40 dakika
süren görüşme süresince Türkiye de ki çeşitli spor olayları , Şişli Spor
Kulübü nün kuruluşu , geçmişi ve günümüzdeki faaliyetlerini büyük bir dikkatle dinleyen
Vali Mutlu ya Şişli forması ve bayrağı hediye edildi.
İmam ve Ermeni Kız Aynı Koroda
Türkçe, Arapça, İbranice, Ermenice, Kürtçe parçalar
söyleyen korodan barış mesajları. Koronun yönetim kurulu başkanı Yılmaz
Özfırat, konser verdikleri Bursa'da, yaptığı açıklamada, Antakya'da üç semavi
din ve 6 farklı medeniyetten kişilerin kurduğu koronun, bir arada yaşama
kültürü, barış ve hoşgörüyü tüm dünyaya göstermeyi amaçladığını söyledi. Müslüman,
Hıristiyan ve Musevi üyeleri bulunan koronun, aynı zamanda Türkiye'nin yanlı ve
yanlış tanıtımına karşı durmak için oluşturulmuş bir proje olduğuna dikkati
çeken Özfırat, "6 farklı medeniyeti barındırıyoruz. Bunlar Katolik,
Ortodoks, Alevi, Sünni, Ermeni ve Museviler. Bunların tamamı Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşıdır ve vatandaşlıklarını doğumdan kazanmış kişilerdir.
Buraya herhangi bir yerlerden gelmemişlerdir. Bu toprakların insanlarıdır"
ifadesini kullandı.
ABD 2012 Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu açıklandı
Hükümetin dini özgürlüklere saygı yönündeki eğiliminin yıl boyunca önemli ölçüde değişmediği belirtilen raporda, şunlar yer aldı: "Genellikle Rum, Ermeni ve Süryani Ortodokslar ile Ermeni Protestan ve Yahudi toplumu dahil Osmanlı döneminde resmi olarak tanınan dini grupların üyeleri, kendi ibadetlerini uygulama özgürlükleri bulunduğunu bildirdi. Hükümet, önceki yıllarda el konulan azınlıklara ait dini vakıfların mülklerinin iadesine veya tazminine devam ediyor. Hükümet, 40 yıldır kapalı durumda olan Heybeliada Ruhban Okulu'nun hangi yasal merci altında tekrar açılabileceğine açıklık getirmedi.
Ermeni Terör Örgütü ASALA Yıllar Süren Sessizliğini Bozdu
TurkishNY.com - Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik
Araştırmalar Başkanı ve terörle mücadele alanında uzman Ercan Çitlioğlu, ASALA
terör örgütünün yeniden sahneye çıkma girişiminin, Ermenilerin 2015 yılında
Türkiye’ye karşı güçlendirmek isteyecekleri karalama kampanyasının bir parçası
olduğunu söylüyor.
APA’ya yaptığı açıklamada, Suriye’deki hareketlerin ASALA
terör örgütünün uzun bir aradan sonra Türkiye’ye karşı bir açıklama
yayınlamasını getirdiğini belirten Çitlioğlu, bu terör örgütünün uzun bir
aradan sonra yeniden ortaya çıkmasının ardındaki sebebin ne olduğu yönündeki
soruya şöyle cevap verdi: “Ben bunu, Ermenilerin Türkiye’ye yönelik 2015 yılına
dair küresel ölçekteki karalama kampanyasının bir parçası olarak
değerlendiriyorum.
'Çocukları, halkları, birbirine düşmanlaştıran tarih kitabı olur mu?'
BDP'li Erol Dora: Tarih kitaplarında, sadece
ötekileştiren, ayrımcı, dışlayan ifadeler değil, olaylarla ilgili hatalar da
var. Yazılan birçok şey olmamıştır. "'Çocukları, halkları, birbirine
düşmanlaştıran tarih kitabı olur mu?' Türkiye’nin altına imza koyduğu uluslar
arası sözleşmeleri göz önünde bulundurarak tarih kitapları hazırlanmalı. Farklı
etnik guruplar, farklı halklar, farklı inançlar var. Bütün bunları bir uyum
içerisinde demokratik bir ulusun inşası yönde hepsini onurlu bir birliktelik
çerçevesinde bir müfredatın hazırlanması lazım.” “Tarih kitaplarında, sadece
ötekileştiren, ayrımcı, dışlayan ifadeler değil, olaylarla ilgili hatalar da
var. Yazılan birçok şey olmamıştır. Bunları Rum, Ermeni, Yahudi, Alevi çocuklar
birlikte okuyor. Çocukları, halkları birbirine düşmanlaştıran kitap olur mu?
Tarihi yanlışlıklar yapılıyor. Kendi istedikleri için. Ermeni olayları, Süryanilere
ne oldu? Onları niye anlatmıyorsunuz o zaman.”
AKP kancayı Suriyeli Süryanilere taktı
Azınlıkların sesi Akil Adamlar oldu
Stelyo Berberakis
Daha önce sesli bir şekilde dile getiremedikleri taleplerini ve sıkıntılarını, hükümet tarafından atanan Akil Adamlar'a aktarma fırsatını bulmanın çok önemli olduğunu belirten azınlık temsilcileri, geçmişte olanların tekrar etmemesi için yaşadıklarını anlattılar. Verdikleri örnekler arasında Atatürk sonrası Cumhuriyet döneminde uygulanan dış politikaya göre, bazen vatandaş, bazen de yabancı olarak görülmelerini, yargı önünde yaşadıkları haksızlık ve ayrımcılıkları, vakıf mallarına el konması, okulların, yetimhanelerin bir gece içinde kapatılması, patrikhanelerin "tüzel kişilik" hakları olmadığı için bankalarda hesap bile açtıramamaları, 6-7 Eylül 1955 olayları, "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları, askerlikte rütbe alamamaları, askeri okullara girememeleri, uluslararası ilişkiler bölümlerinden mezun olsalar bile diplomat olamamaları gibi sıkıntılar yer alıyor. (Ne gariptir ki, azınlıklar adına söz alanların bir bölümü hala Patrikliğin tüzel kişiliği ile cemaatin tüzel kişiliğini ayıramıyor ve cemaatin örgütlenmesine izin verilmesinin önemini anlamıyor. HYETERT)
Daha önce sesli bir şekilde dile getiremedikleri taleplerini ve sıkıntılarını, hükümet tarafından atanan Akil Adamlar'a aktarma fırsatını bulmanın çok önemli olduğunu belirten azınlık temsilcileri, geçmişte olanların tekrar etmemesi için yaşadıklarını anlattılar. Verdikleri örnekler arasında Atatürk sonrası Cumhuriyet döneminde uygulanan dış politikaya göre, bazen vatandaş, bazen de yabancı olarak görülmelerini, yargı önünde yaşadıkları haksızlık ve ayrımcılıkları, vakıf mallarına el konması, okulların, yetimhanelerin bir gece içinde kapatılması, patrikhanelerin "tüzel kişilik" hakları olmadığı için bankalarda hesap bile açtıramamaları, 6-7 Eylül 1955 olayları, "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları, askerlikte rütbe alamamaları, askeri okullara girememeleri, uluslararası ilişkiler bölümlerinden mezun olsalar bile diplomat olamamaları gibi sıkıntılar yer alıyor. (Ne gariptir ki, azınlıklar adına söz alanların bir bölümü hala Patrikliğin tüzel kişiliği ile cemaatin tüzel kişiliğini ayıramıyor ve cemaatin örgütlenmesine izin verilmesinin önemini anlamıyor. HYETERT)
New York'ta Türk Günü Yürüyüşü Başladı
Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) tarafından
32'ncisi düzenlenen New York Türk Günü Yürüyüşü başladı. Yürüyüşe AB Bakanı ve
Başmüzakereci Egemen Bağış ve eşi Beyhan Bağış, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
(KKTC) Başbakanı İrsen Küçük, Türkiye-ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu
Başkanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin BM
Daimi Temsilcisi Halit Çevik, New York Başkonsolosu Levent Bilgen, TADF Başkanı
Ali Çınar'ın yanı sıra Türkiye, KKTC ve Azerbaycan'dan çok sayıda milletvekili,
sanatçı ve vatandaşlar katıldı.
Türk patronların ’’kilise’’ merakı
Türkiye’nin önde gelen patronları, Balıkesir’in Ayvalık
ilçesinde bulunan eski kilise, şapel, manastır ve evleri satın alıp milyonlarca
liraya restore ettiriyor. Eski ibadethaneleri müze ve malikaneye çevirenler
arasında Koç, Sabancı gibi isimler de var.Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde
bulunan tarihi kilise, şapel ve manastırlar, Türkiye’nin sayılı zenginlerinin
ilgisini çekiyor. Milyonlarca liraya restore ettirdikleri eski yapıları müzeye
dönüştüren işadamları, dönem dönem bu noktalarda verdikleri resepsiyonlarla da
adlarından söz ettiriyor. Ayvalık’ta Alev-Halis Komili, Koç Vakfı, Suzan
Sabancı Dinçer, Dikran Masis gibi ünlü isimler eski Hristiyan mabetlerini
restore ettirirken, Ümit-Cem Boyner ve Hülya Avşar gibi magazin dünyasının
yakından tanıdığı isimler ise tarihi ev alıp onarıyor.







