Ermenistan, Danimarka'ya geçit vermedi..
2016 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2016) Elemeleri I
Grubu'nda Ermenistan ile Danimarka 0-0 berabere kaldı. Karşılaşma öncesi averaj
ve maç fazlasıyla Arnavutluk'un önünde ikinci sırada bulunan Danimarka, son
sıradaki Ermenistan'a konuk oldu. Danimarka, etkisiz oynadığı karşılaşmada gol
bulamayınca bir puanla yetindi ve ilk iki ümitlerini iyice azalttı. Bu sonucun
ardından Danimarka puanını 12, Ermenistan ise 2'ye yükseltti.
Putin'den Ermenistan'a süper haber
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya'ya ziyaret
gerçekleştiren Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile görüşmesinde Rusya
ve Ermenistan'ın çeşitli alanlarındaki işbirliğinin geliştirilmesi için
yapılması gerekenleri ve Avrasya alanında entegrasyon sürecini masaya
yatırdılar.
The origin of the Armenian Alphabet
Armenian Erkatagir- Armenian letters woven together Did the Armenians have
an alphabet before Mashtots?
There is evidence which supports this assertion. One of the Classical
accounts about the existence of an Armenian alphabet comes from Philo of
Alexandria (20 BCE – 50 CE), who in his writings notes that the work of the
renowned Greek philosopher and historian Metrodorus of Scepsis ( ca. 145 BCE –
70 BCE),On Animals, was also translated into Armenian. Metrodorus was a close friend
and a court historian of the Armenian Emperor Tigranes the Great.
Ermeni Asıllı Ressamın İsminin Verildiği Çeşme Yeniden Yapılıyor
Van’ın Edremit Belediyesi, Ermeni asıllı ünlü Amerikalı
Ressam Arshile Gorky isminin verildiği Çeşmenin yapım ve onarımına başladı. 1915
olayları öncesinde Edremit ilçesine bağlı Dilkaya Mahallesi’nde yaşayan Ermeni
asıllı Amerikalı ünlü ressam Arshile Gorky, evlerinin yanında yaptırdığı ve
zamanla tahrip olan çeşmenin yeniden inşası için Edremit Belediyesi harekete
geçti. (Ermeni asıllı değil Ermeni. Ermeni asıllı diye dönmelere derler.
HYETERT)
Mereto Dağında Bir Gece
Behcet Çiftçi
Büyük Tufan’dan günümüze atalarının geleneklerini devam
ettiren Sasunlular, daha önceden yaşanılmış acıların tecrübesiyle bir daha
böyle büyük felaketlerin bu coğrafyada tekrar yaşanmaması umudunu taşımakta. Bu
umutla Mereto dağında kültürlerin hoşgörüsüyle kutlanan Vartavar ile yeni bir
hayata yeniden başlangıç yapılmakta...
Korkular, Hayaller ve Özgüven
Etyen Mahçupyan
Osmanlı’nın yıkılışı hala bir hayalet gibi üzerimizde. O
süreçteki hatalar ve günahların yükü çok fazla. Bu nedenle gerçeklikle ilgisi
olmayan ve sıkı sıkıya sarıldığımız bir tarih anlatımımız var. Buna göre Batı
1. Dünya Harbi ile ‘bizi’ parçalamaya, ortadan kaldırmaya çalışmış… Ermeniler
Rusya tarafında savaştığı için tehcir edilmiş… Ya da Kurtuluş Savaşı ‘yedi
düvele’ karşı verilmiş… Bu kendi psikolojik ihtiyacımız için uydurmuş olduğumuz
ve son yüz yılda bizi gerçeklikten kopartan, hastalandıran bir söylem. Gerçek
1. Dünya Savaşı’na Osmanlı’nın kendi isteğiyle ve toprak genişletmek amacıyla
girdiği, Anadolu Ermenilerinden Rusya tarafına geçmiş kişi sayısının sadece iki
bin olduğu, Kurtuluş Savaşı’nın da aslında bir Türk-Yunan savaşı olduğudur.
İHD, 6-7 Eylül’ün yıldönümünde, ‘Bir daha asla!’ dedi
Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
60. yıldönümünde 6-7 Eylül Pogromu’nda hayatını
kaybedenleri anmak ve adalet talebiyle bir araya gelen İnsan Hakları
savunucuları “Bir daha asla” eylemi düzenledi. İnsan Hakları Derneği (İHD)
İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu, 6-7 Eylül 1955’te
başta Rumlar olmak üzere gayrimüslim azınlıklara yönelik olarak düzenlenen
pogromun 60. yıldönümünde İstanbul Beyoğlu’ndaki Galatasaray Meydanı’nda anma
ve protesto eylemi düzenledi.
100.Yıl etkinlikleri devam etti
2015 Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında İsviçre genelinde
Ermenilere yapılan soykırımın 100. yılı dolayısıyla bir çok bölgede etkinlikler
düzenlendi. Esas olarak Cenevre, Lozan ve Bern Kantonları’nda yoğun olan
etkinlikler İsviçre’nin diğer bölgelerinde de konferanslar, paneller, film
gösterimleri olarak gerçekleşti.
Mereto Dağı’nın zirvesinde Barış ve Kardeşlik için dua ettiler
Sason Mereto Dağına tırmanan STK Temsilcileri ve vatandaşlar
barış ve kardeşlik için dua ettiler. Ermeniler tarafından kutsal sayılan ve her
sene gerçekleştirilen Mereto dağı ziyaretine katılan vatandaşlar dağın
Zirvesinde bulunan Meryem Ana Kilisesinde mumlar yakıp dualar ederek barış ve
kardeşliğin dünyaya hakim olmasını temenni ettiler.
Utanç müzesi
Orhan Kemal Cengiz / ocengiz@bugun.com.tr
Bir gün, bu ülke
iyileşmeye başladığında, devasa bir “utanç müzesi” kuracağız. O müzeyi,
gözlerimiz yaşararak, kederlenerek, tüylerimiz ürpererek, utanarak gezeceğiz. Müzeyi
gezerken, bu ülkede bazı insanları hemen her zaman güvercin tedirginliğinde
yaşattığımızı fark edeceğiz. Tarihin bazı dönemeçlerinde, o güvercinlerin toplu
olarak katledildiğini, bazı dönemlerinde bu ülkede yaşadıklarına bin pişman
hale getirildiklerine tanık olacağız. * * * Utanç müzemizin upuzun
koridorlarından bir tanesi de 6-7 Eylül 1955 pogromlarıdır. Devlet ve vatandaş
el ele verip, bu ülkenin gayrimüslimlerinin yaşadıkları caddelere bir nefret
seli olarak aktılar o günlerde...
Sur'da PKK'ın verdiği tahribat gün yüzüne çıktı
PKK'nın saldırılarından kilise de zarar gördü. İlçedeki
Ermeni kilisesi hedef oldu. Hasırlı Mahallesi'nde bulunan Ortadoğu'nun en büyük
Ermeni Kilisesi konumundaki tarihi Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nin yakınlarında
bulunan bir noktaya PKK'lıların yerleştirdikleri el yapımı patlayıcıyı infilak
ettirmesiyle, kilisede camlar kırıldı ve hasar meydana geldi.
Sivil Toplum Örgütleri, Sığınmacılar ve İnsan Hakları Aktivistlerine Çağrı
Bu çerçevede Türkiyeli, Suriyeli ve diğer ülkelerden
sığınmacı aktivistleri bir araya gelmeye, atılacak ortak adımları konuşmaya,
acil bir eylem planı yapıp birlikte harekete geçmeye çağırıyoruz. Bu kitlesel
kampanyayı Türkiyeli aktivistlerin, sığınmacıların adına değil, sığınmacılarla
birlikte inşa etmesi çok önemli. Çağrımız, sığınmacılara yardım değil,
sığınmacılarla dayanışma amacını taşıyor. Bu amaçla 10 Eylül, Perşembe günü
Kadıköy’de düzenleyeceğimiz forum konuya ilgi duyan herkese açıktır. Aktivistler
Forumu’nun ardından, 12 Eylül , Cumartesi günü Avrupa çapında “Mülteciler,
Hoşgeldiniz” adı altında gerçekleşecek olan mültecilerle dayanışma eylemleri
çerçevesinde, Tünel Meydanı’ndan Galatasaray Meydanı’na bir yürüyüş
gerçekleştireceğiz. Bu etkinlik için ilgi duyan tüm sivil oluşum ve
inisiyatiflerle işbirliğine hazırız.
One Hundred Years of Silence: Turks Slowly Take Stock of Armenian Genocide
By Ralf Hoppe
Officially, discussion of the Armenian genocide is taboo
in Turkey, even 100 years after the crimes. But the issue is becoming harder
for the country to suppress and many Turks are rediscovering their long-lost
Armenian identities. A church like that can help a person, says Armen. It can
help them from giving up hope -- and that is indeed something. The fact that the church is even standing here --
beautiful and steadfast in a place that was only recently the site of ruins --
instills a sense of courage, says Armen. And courage is something that is badly
needed in these parts, especially in Diyarbakir.
Stockholm’de Armin T. Wegner’in soykırım sergisi
Murat Kuseyri / Stockholm
Alman Subay Armin T. Wagner’in 1915 soykırımı sırasında
çektiği resimler İsveç’in başkenti Stockholm’deki Ordu Müzesi’nde (Armemuseet)
sergilenmeye başladı. “Armin T. Wagner-1915 Ermeni Soykırımı’nın tanığı”
başlıklı sergi “ İsveç Ermeni Federasyonu ve Ermenistan’ın Stockholm
Büyükelçiliği tarafından soykırımın 100. yıldönümü dolayısıyla düzenlendi. 22
Kasım tarihine kadar sürecek olan sergide Wagner’in soykırım ve tehcir
sırasında çektiği 30 civarında fotoğrafı yer alıyor. Sergi dolayısıyla
Wagner’in 1915 soykırımını anlatan ***“Ermeni Halkının çöllere sürülüşü” adlı
kitabı da İsveççeye çevrilerek yayımlandı.
Hristiyanların ilk kilisesi!
Çınar ilçesindeki Roma İmparatorluğu döneminde
"askeri üs" olarak kullanılan Zerzevan Kalesi'nde gerçekleştirilen
kazılarda Hristiyanlığa geçen ilk Romalıların ibadethanesine ulaşıldı.
13 Maddede Utancın Bine Katlandığı 6-7 Eylül Olayları
Doğuş
Dağdeviren@algidagecici
Aslında her şey o gün
başlamadı. Uzun süre yürütülen bir politikanın en son toplu infazı yaşandı
sadece. Siyaseti, üst kimliklerinizi, kimliğinizi ve nerede olduğunuzu unutun.
Ve hayal edin bir akşam evinizde ailenizle otururken, eviniz tanıdığınız ve
tanımadığınız bir grup insan tarafından basılıyor. Eşyalarınız, evinizin
kadınları, evinizin erkekleri darmadağın ediliyor. İş yerinizdesiniz, dükkânı o
günün kazancı için en bildiğiniz dua ile açmışsınız, yine bir grup insan daha
yeni sildiğiniz vitrinizi alaşağı ediyor, tezgâhınız artık yok, sokakta
sürükleniyorsunuz, etraf kan ve şiddet içinde… Hayal edin aşağıdakiler sizin
başınıza geliyor…
Batı müziğinin dikey hareketi kilisenin yarattığı tanrının sesidir
Belki yirmi yıldır çeşitli konferanslarda, sempozyumlarda,
BSV ve İLEM gibi kuruluşlarda, gerek Haliç Üniversitesi, gerek İstanbul
Üniversitesi ve gerekse İstanbul Teknik Üniversitesi'nde verdiğim “Müzik
Felsefesi” derslerimde batı müziğinin dikey (vertical) hareketinin, kilisenin
yarattığı tanrıya ve bu tanrı inancına uygun olarak tasarlandığını söylerim.
Gerçekten de Avrupa müziği, tahrif edilmiş İncil'den sonra bu muharref yeni
dine göre oluşturulmuş yeni inanma biçimi ve kilise doktrinine ve bu doktrinin
tanrısına göre yeniden tasarlanmıştır. Kilise, İncil'in tahrifatından sonra
müziği de kadîm köklerden kopararak yeniden tasarlamıştır. Bu yeni tasarım,
yüzyıllar içinde şekillenerek bugünkü formuna ulaşmıştır. (Kuran tahrif
edilmiştir denince haklı olarak isyan eden, Allah kitabını korur diyenler, Yine
Allah’ın kitabı olduğunu söyledikleri Tevrat ve İncil’in tahrif edildiğini
söylemeleri yaman bir çelişki değil mi? Allah kitabını koruyorsa Mukaddes kitabı
neden korumasın. HYETERT)
Ermeniler’in Sis’ten (Kozan) Ağlayarak Gitmesi
Cezmi Yurtsever
-Fransız işgalinin sona ermesi ile birlikte Sis’ten
ayrılmak zorunda kalan yerli Ermeniler ve manastır Başpapazı Yağişe Efendi
ağlıyordu.
-Yağişe Efendi, Türklerin yanına gelerek manastırın
anahtarını teslim etti. Ve dini yapıların (manastır ve kilise) okul olarak
kullanılmasını tavsiye etti.
-Kozan’daki ermeni manastırı 1950 yılında Belediye Reisi
Dede Akçalı zamanında davul zurna çaldırılarak yıkıldı.
6-7 Eylül 1955 yağması ve 1964 sürgünleri
Ayşe Hür
6-7 Eylül olaylarında Türk basınına göre 11 kişi ölmüştü.
Yaralı sayısı resmi rakamlara göre 30, gayriresmi kaynaklara göre 300'dü.
Sadece Balıklı Hastanesi'nde 60 kadın tecavüz nedeniyle tedavi görmüştü. Resmi
rakamlara göre 5.300'ü aşkın, gayriresmi kaynaklara göre 7 bine yakın bina
saldırıya uğramıştı. En büyük tahribat Beyoğlu'nda yaşanmıştı. Bunu Eminönü,
Fatih, Şişli, Beşiktaş, Sarıyer, Kadıköy, Adalar, Üsküdar, Bakırköy izlemişti.













