Etiketler

Cerablus neden önemli?

Ayşe Karabat
Türkiye’nin askeri harekât başlattığı Cerablus'un kontrolü üç açıdan önem taşıyor: IŞİD’in yok edilmesi, PKK'nın Suriye kolu PYD’nin Türkiye sınırını kuşatmasının önlenmesi ve Suriye muhaliflerine alan açılması. Türkiye’nin askeri harekât başlattığı Cerablus hem Türkiye’nin, hem Suriye’nin hem de Ortadoğu’nun geleceği açısından kritik önemde. Cerablus, Türkiye’ye de en son Gaziantep’te olmak üzere bir çok saldırıda bulunmuş IŞİD’in batıya açılan son önemli kapısı.

Türkiye'nin Cerablus Harekatı İçin ABD'den İlk Açıklama Yapıldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Toner, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki YPG ve IŞİD hedeflerini topçu ateşiyle vurmasına ilişkin, "Tansiyonun yükselmemesi için çalışıyoruz" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, günlük basın toplantısında, Türkiye'nin terör örgütleri YPG ve IŞİD hedeflerini topçu ateşiyle vurduğu belirterek, bu konuda Türk yetkililer ve Suriye Demokratik Güçleri temsilcileriyle temas halinde olduklarını söyledi.

Suriye'ye giren Türk tanklarından ilk görüntüler

Karar muhabiri Yaşar Yavuz, Cerablus operasyonu kapsamında Suriye'ye giren Türk tanklarını görüntüledi. Cerablus bölgesine giren Türkiye ordusuna ait tankları Sultan Murat Tugayı (Fetih tugayı) karşıladı. TSK Müşterek Özel Kuvvetleri ve koalisyon hava güçleri Suriye'ye harekat başlattı. "Fırat Kalkanı" olarak adlandırılan harekat 04.30 sularında başladı. Kara harekatına bin 500 kişilik ÖSO gücünün katılması bekleniyor. Operasyonla Cerablus'un IŞİD'den temizlenmesi, YPG'nin bölgeye girişinin engellenmesi ve yine bu bölgeye ÖSO'nun yerleştirilmesi hedefleniyor.

Ayrık otları ayıklanırken...

Aybars Yanık
Uğur Ümit Üngör’ün İletişim Yayınları’ndan çıkan ufuk açıcı kitabı ‘Modern Türkiye’nin İnşası’, bizlere devlet seçkinlerinin modern Türkiye’yi ve ulusu inşa sürecinde nüfus ve iskân politikaları üzerinden kitlesel şiddet, tecrit, soykırım ve hafızasızlaştırma politikaları aracılığıyla kendini nasıl kurduğunu titiz bir uğraşla göstermeye çalışıyor. Üzerinde yaşadığımız topraklarda hangi kimliklerin, niçin ‘ayrık otu’ olarak görüldüğünü, neden unutturulmak istendiğini, odağına Doğu Anadolu’yu, bilhassa ‘Diyarbekir’i alarak aktarıyor… . İttihatçı ve Kemalist dönem, yeni rejimin inşasında pratikleri açısından farklılaşsalar da yeni devletin ve milletin inşasındaki ideolojik motivasyonların hangi bağlamlarda çakıştığını görmek de ‘modern’ Türkiye’nin azınlık olarak kodladığı topluluklara dair kavrayışının bugüne dek uzanan sürekliliğini anlayabilmek için elzem görünüyor. Ermenilerin mezar taşlarının dahi yol inşaatlarında kullanılarak ortadan kaldırılması, rejime karşı yayınların Matbuat Kanunu (1931) ile yasaklanması, tarih kitaplarında Çerkeslerin, Kürtlerin, Süryanilerin, Arapların, Ermenilerin, Rumların adlarına yer verilmemesi ve yeni rejimin propagandacılarından Bedri Günkut’un 1937 yılında yazdığı ‘Diyarbekir Tarihi’ kitabında “Tüm şehirde tek bir ermeni [‘e’yi bilinçli olarak küçük yazar!] izi olmadığını kesinlikle söyleyebilirim” gibi sözleri ‘yeni bir kimlik için yeni bir hafızanın’ oluşturulma çabasının yalnızca birkaç örneği…

26 yıl önce bu gün (23 Ağustos) Ermenistan'ın Bağımsızlık Bildirisi ilan edildi

Bildiride şu ifadelere yer verildi: "Ermenistan SSC'nın Yüce Konseyi, Ermenistan halkının ortak iradesini ifade ederek, tüm Ermenilerin hayallerinin gerçekleştirilmesi ve tarihi adaletin yerine getirilmesinde Ermeni halkının kaderinden kendi sorumluluğunu anlayarak, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin ilkelerini ve tanınmış uluslararası hukuk normlarını esas alarak, halkların kendi kaderini tayin etme hakkını hayata geçirerek, 1 Aralık 1989 tarihli "Ermenistan SSC ile Dağlık Karabağ'ın yeniden birleşmesine" dair Ermenistan SSC'nın Yüce Konseyi ile Dağlık Karabağ'ın Milli Konseyi 'nin ortak kararından yola çıkarak, 28 Mayıs 1918 tarihinde kurulan bağımsız Ermenistan Cumhuriyeti'nin demokrasi geleneklerini geliştirerek, bir demokratik ve hukuk yapının oluşturulmasını hedef alarak, bir bağımsız devlet kurma sürecinin başlatıldığını ilan ediyor."

ABD’li Ermeniler İncirlik’in tapusunu istiyor

Amerikalılar, Adana İncirlik’te bulunan ve ABD Hava Kuvvetleri’nin kullandığı üssün tapusuna da göz dikmiş durumda. ABD’li bir grup Ermeni, İncirlik Üssü’nün bulunduğu arazinin aslında “atalarına” ait olduğu iddiasıyla dava açtı. Sözde müttefikimiz olan Amerikalılar, Adana İncirlik’te bulunan ve ABD Hava Kuvvetleri’nin kullandığı üssün tapusuna da göz dikmiş durumda. ABD’li bir grup Ermeni, İncirlik Üssü’nün bulunduğu arazinin aslında “atalarına” ait olduğu iddiasıyla dava açtı. (Türkiye bir hukuk devleti ise herkesin hakkını varmek zorundadır. Hak hukuk yoluyla aranıyor neden küstahlık olsun. Küstahlık hak istemeyi küstahlık saymaktır. HYETERT)

Kilikya Katolikosu 1. Aram, Cenevre'de Sis davası ile ilgili istişare toplantısı düzenledi

Kilikya Kutsal Makamı Katolikosu 1. Aram,  Adana'nın Kozan ilçesinde bulunan tarihi Sis Katolikosluğu'na ait gayrimenkulun iadesi ile ilgili 27 Nisan 2015 tarihinde Türkiye Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuru konusunda Cenevre’de bir istişare toplantısı düzenledi.

Patrik Bartholomeos Erdek'te Ayin Yönetti: Dünyanın Terörden Kurtulması İçin Dua Ettik

FENER Rum Patriği Bartholomeos, geçen yılda olduğu gibi Balıkesir'in Erdek İlçesi'ndeki tarihi Kirazlı Manastırı'ndaki ayini yönetti. Fener-Rum Patriği Bartholomeos'un Kirazlı Manastırı'nda yönettiği ayine Yunanistan ve Erdek'ten çok sayıda kişi katıldı. Erdek Belediyesi de ilçe merkezine 20 kilometre uzaklıktaki ayine katılmak isteyenler için ulaşım hizmeti sağladı. Ayin ardından konuşma yapan Fener Rum Patriği Bartholomeos, bu yıl da ayin düzenlemenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Ermeni aileyi katleden Rus asker Permyakov’a ömür boyu hapis cezası

Bugün Ermenistan’ın Şirak Eyaleti Asliye Mahkemesi Gümrü’lü 7 kişilik aileyi katleden Rus askeri Valeri Parmyakov’un davası karara bağladı. Parmyakov işediği ağır suçları için ömür boyu hapis cezasına çarpıtıldı. Bütün suçlarını kabul eden Permyakov Ermenistan Ceza Kanunu 104. maddesinin 2. fıkrasında tariff edilen suçu işlemekten (aşırı gaddarlıkla insan öldürme) ömür boyu ceza aldı. Başka maddelerden alacağı cezalar müebbet’a dahil edildi.

Christian Bale ile Oscar Isaac'i buluşturan The Promise'ten ilk

Önümüzdeki ay içerisinde prömiyerini Toronto Film Festivali'nde yapacak olan, başrollerinde iki yıldız isim Christian Bale veOscar Isaac'i gördüğümüz tarihi drama The Promise'ten ilk görseller yayınlandı.,.Tıp okumak için İstanbul'a gelen Ermeni Michael (Oscar Isaac), Paris'te okumuş olan Ermeni asıllı Ana (Charlotte Le Bon)ve onun foto muhabir sevgilisi Chris (Christian Bale) ile tanışır. Osmanlı'nın 1. Dünya Savaşı'na girdiği dönemde yaşanan trajik olaylar bu aşk üçgenini de etkileyecektir. The Promise'in henüz Türkiye dağıtımcısı olmadığı için filmin vizyon tarihi belli değil. The Promise'in ödül sezonundaki akıbetini Toronto'daki prömiyeri belli edecek diyebiliriz.

Nahçivan yönetimi, Henrik Aghekyan’ı Ermenistan’a iade etti

Ermenistan yurttaşı Henrik Aghekyan yurduna iade edildi. Esirler, Rehineler ve Akıbeti Meçhuller Komisyonu bünyesindeki Çalışma Grubu Bşk. Armen Kaprielyan’ın NEWS.am’e verdiği bilgiye göre anılan yurttaş bugün saat 18:00’de iade edildi.

Uluslararası konulu olimpiyatlarda Ermeni okul öğrencileri 15 madalya kazandılar

Ermenistan’lı okul öğrencileri 2015-2016 eğitim döneminde Fizik, Matematik, Kimya, Biyoloji, Enformatika ve Coğrafya olmak üzere 6 uluslararası konulu olimpiyata katıldı. Toplam 25 öğrencinin katıldığı anılan olimpiyatlarda Ermeni öğrenciler 1 altın, 3 gümüş, 11 bronz olmak üzere toplam 15 madalya kazandılar.

İhtilafın nihai çözümü, ancak Dağlık Karabağ'ın uluslararası tanınmasıyla mümkün olur

Dağlık Karabağ Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Karen Mirzoyan, Dağlık Karabağ çatışmasının nihai çözüm olasılığını Ermenistan kaynaklı "Tert'am" haber sayfası için değerlendirdi. Mirzoyan, böyle bir nihai çözümün, sadece Karabağ halkının kendi kaderini tayin hakkının özgürce kullanması sonucunda kurulan Artsakh (Dağlık Karabağ) Cumhuriyetinin uluslararası tanınması yoluyla elde edilebileceğini ifade etti.

Avrupa'da Özgürlükler

Nurettin Değirmenci
Avrupa'da burka, nikap veya tam kapalı çarşaf gibi giysilerin yasaklanması tartışması sürüyor… Müslüman Bayan göçmen işçilerin peçe, çarşaf, burka, haşema… Gibi dertleri olmadı. Çünkü: Çarşaf, peçe, burka… Gibi giysilerle işyerlerinde çalışma olmaz. Batılı istihbarat örgütlerinin yetiştirdiği İslamcı militanlardan bazıları, silahlı örgütler tarafından Avrupa’ya gönderilerek, sorunlar çıkarmaya başladılar. Neden? A-Bu militanlar, göçmenler ile Avrupalılar arasındaki ilişkiyi kesmeyi amaç ediniyorlar. Esasında bu amaç yıllar önce vardı ama etkili olamıyordu. Örneğin, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye’den giden işçilere, “Bulunduğunuz ülke dilini öğrenmeyiniz; dinden koparsınız!” diye, fetvalar gönderirdi.  İstihbarat örgütleri kanlı saldırılar yanında, çarşaflı, burkalı, peçeli… Militanlar göndererek göçmenlerin Avrupalı ile uyumlu olmasını engellemeye çalışıyor. B-Silahlı örgütler, Müslüman göçmenler arasından militan yetiştirmeyi amaçlıyor. Onlardan bağış topluyorlar.  

Portanski: Moskova, Bakü ve Erivan’a yönelik koşullu eşit mesafe hattını sürdürür

Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü kıdemli uzmanlarından Prof. Dr. Alexei Portanski, şunları belirtti: ″Rus-Türk uzun süreli ticari-ekonomik bağları deneyimi, RF’nin Ermenistan’daki jeopolitik menfaatleri için engel olmadığını teyid etmektedir. Moskova, kuşkusuz derin olan Ermenistan’la bağlarını hesaba katarak, Bakü ve Erivan’a yönelik koşullu eşit mesafe hattını sürdürür.″

"Made in Armenia" sergisinin resmi sayfası hazırlandı

19-22 Eylül 2016 tarihlerinde Yerevan'da yapılacak olan "Made in Armenia" (Ermenistan'da üretilmiştir") sergisi öncesinde Ermenistan Kalkınma Fonu, etkinliğin resmi sayfasını hazırladı. Sayfa, Rusça ve İngilizce olmak üzere iki dilde erişime açıldı.

'Türkiye Kültür Varlıkları' haritası çıkarıldı; işte Ermeni, Rum, Süryani ve Yahudi ibadethaneleri ve mezarlıkları

10 bin yapıdan 4600’ü Ermeni, 4100’ü Rum, 650’si Süryani ve 300’ü Yahudi toplumuna ait. Hrant Dink Vakfı, ‘Anadolu Kültürel Mirası’ projesi çerçevesinde Rum, Ermeni, Süryani ve Yahudi toplumları tarafından inşa edilen kilise, sinagog, manastır, okul, hastane ve mezarlık gibi yapıların envanterini çıkarttı.

Gülen'in annesinin ismi neden Rabin?

Terörist başı Fetullah Gülen'in annesinin 'Rabin' olarak kaydettirdiği ismi gerçekte ne? İşte isim değişikliğinin asıl sebebi... Türkiye'de Refia olan Gülen'in annesinin, ABD ve Yahudi dünyasında Rabin olarak bilinmesinin sırrı çözüldü. İzmir Emniyet Müdülüğü'ne 1986 yılında pasaport başvurusu yapan Fethullah Gülen, sıkı Yahudi dostu Papa ile görüşebilmek için annesinin Refia olan ismini 'Rabin" diye değiştirmiş.

DİASPORA VE ERMENİLER

Dr.med.Sarkis Adam
Eski  Yunanca'da dağılma veya bir yerden başka bir yere göç etme anlamına gelen “DİASPORA” kavramı, Yahudilerin MÖ 6. yüzyılda Babilliler  tarafından, Filistin topraklarından sürülmesinden sonra insan topluluklarının dünyanın çeşitli yerleşim yerlerine dağılmasını ifade eder. Bu kavram,benzer kader ve yazgıları paylaşan başka milletler ve uluslar için de kullanılmıştır. Bazı araştırmacılar, Ermeni diyasporalaşmasının başlangıcı olarak 11. y.y. Ani Krallığının yıkılması sonucunda Doğu Anadolu'da yaşayan Ermeni nüfusunun Anadolu'nun başka yerleşim yerlerine, özellikle Kilikya (Adana ve havalisi)bölgesine göç etmesini kabul ederler.

Rio Olimpiyat Oyunları’nda Ermenistan 4 madalya kazandı

Olimpiyat Oyunları sona erdi. Dünyanın en büyük spor organizasyonu olan Yaz Olimpiyat Oyunları’nda Ermenistan 1 altın, 3 gümüş olmak üzere toplam 4 madalya kazandı.