Etiketler

Fakirlik sanatın düşmanı değilmiş

Mutlu Tönbekici - mutlu.tonbekici@gmail.com
Ermenistan’da beni en çok ne etkiledi derseniz..Sanat oldu derim. Evet fakir bir ülke, evet etrafları “düşman”la çevrili, evet ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar biraz ama sanat tüm gücüyle devam ediyor. Daha önceki yıllarda Contemporary Art İstanbul’da da dikkatimi çekmişti. Beni en çok çarpan işler Gürcistan ve Ermenistan’dan gelen işlerdi. Contemporary Art İstanbul’da gördüğüm Daron Mouradian tekrar Erivan’da kaşıma çıkınca çok mutlu oldum. (daronmouradian.com)

After Dersim apology we are moving to 1915 events – Taner Akcam

Commenting on the statement of Turkish PM Recep Tayyip Erdogan regarding Dersim massacres, Akcam noted that many documents are preserved which assert that the massacres were aimed at the extermination of a nation.“It was one of the biggest taboos in Turkey. Many materials are preserved. Survivors of these events are still alive,” Akcam said.

Arat Dink ve arkadaşları: Sayın Başbakan size de yazıklar olsun!

Arat Dink, Garo Paylan, Hayko Bağdat, Markar Esayan ve Tatyos Bebek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Ermeni Diyasporası"yla ilgili sözlerini bir açıklamayla kınadı… “Biz aşağıda imzası olanlar, iktidara sahip olan veya onun en yakın alternatifine bu tarihi süreçte belirtmek isteriz ki; peşine düştüğünüz itibar ancak insanlığın yaşamına, çocuklarımızın geleceğine, geçmişimizin huzuruna, katledilenlerin onuruna temas ederse kıymetlidir. Ermeni'ye benzeyenin değil, bilakis Ermeni olanın bu topraklarda eşit, mutlu ve onurlu bir yaşam sürdürebileceği bir siyasi üslup istiyoruz. Bir halkın adının anons edilme biçiminin Trabzon Pelitli'de nasıl tınladığını bir düşünün. Irkçılığın, ayrımcılığın normalleşerek görünmez hale geldiği, 'dil sürçmesi' gibi bile algılanmadığı bir iklimde kocaman bir suç işleniyor. Bu suç sizindir.”

Tarihimizle gerçekten yüzleşiyor muyuz?

Semih İdiz  /   sidiz@milliyet.com.tr
Meclis Başkanı Cemil Çiçek Dersim olaylarının önce tarihçiler tarafından ele alınması gerektiğini söylüyor şimdi. Kısa bir süre önce “Abdülmecit Sempozyumu”nun açış konuşmasını yapan Çiçek, “1915 olayları” için de benzeri sözler sarf etti. Güzel de, Adalet Bakanı olarak 2005 yılında Meclis’te yaptığı ateşli konuşmayla, Boğaziçi Üniversitesi’nde Ermeni konferansı düzenleyen “tarihçiler” ve diğer uzmanlar için “arkamızdan hançerliyorlar” diyen aynı Cemil Çiçek değil miydi?... İster “1915 olayları” ister “tehcir” ister “mukatele” ister “soykırım” deyin, yaşananları yerli ve yabancı kaynaklardan 30 yıldır incelemeye çalışan biri olarak, konunun bizde bilinmeyen çok fazla boyutu olduğunun farkındayım. Bugün komik gelebilir, ama lise yıllarımda, bırakın Dersim’i, bu topraklarda bir zamanlar “Ermeni” diye kadim bir milletin yaşadığını dahi bilmiyorduk.

İsrail Parlamentosu Knesset Komisyonu Ermeni Soykırımının tanınması konusunu değerlendirecek

Aralık başında İsrail parlamentosu Knesset’te Alex Miller’in başkanlığını yaptığı ″Kültür, Eğitim ve Spor Komisyonu″nda Ermeni Soykırımının tanınması konusu değerlendirilecek. IzRus’un verdiği bilgiye göre; Komisyon üyeleri arasında konuya ilişkin fikir ayrılıklar bulunmakta.

Ermenistan cumhurbaşkanı: Sorun henüz çözülmediğinden sınırda her zaman rahatsızlıklar olacak

Sorun henüz çözülmediğinden Ermeni-Azeri sınırında her zaman rahatsızlıklar olacak. Açıklama Gegharkunik eyaletinde gerçekleşen basın brifingi esnasında, son günlerde Azerbaycan tarafından ateşkes rejimi ihlalleri ve 2 Ermeni devre askerin ölümünü yorumlayan Serj Sarkisyan’dan geldi. 

Ermenistan buna da el attı!

Ermenistan’ın UNESCO’ya başvurarak "aşıklık geleneği"ni kendilerine ait "somut olmayan kültür mirası" olarak tescil ettirmek istediği bildirildi.

New Book Sets Post-WWI Ottoman Trials in Their Historical and Legal Context

MHP'li Halaçoğlu başbakan'ın özrünü eleştirdi

MHP Kayseri Milletvekili, Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Dersim özrünü eleştirdi. "Dedesi yaptıysa özür dilesin. Başbakan şahıstır. Başbakanlık adına yapamaz bunu" diyen Halaçoğlu, devlet adına özür dilenmesi için bunun Meclis’e getirilip kararının çıkartılması gerektiğini söyledi. (Bu tartışmalar Halaçoğluluğu’nun pek çok sözünü yalanlıyor. Öncelikle, Halaçoğlu parlamentoların soykırım, katliam gibi insanlığa karşı suçlar konusunda karar veremeyeceğini söylüyordu, şimdi parlamento bu konuda karar alsın diyor. Yıllarca bütün arşivlerimiz açık dedi, başta Genel Kurmay Arşivleri olmak üzere bir çok arşivin ya açık olmadığını ya da kısmen açık olduğunu siyasiler de yazarlar da söylüyor. Son olarak bu tartışmalar soykırım gibi objektif hukuk içinde yer alan insanlığa karşı suçların tarihçilere bırakılmasının söz konusu olmayacağını da kanıtlamıştır. Dünyada tarihçilerin karar verdiği ne soykırım, ne de başka insanlığa karşı suç vardır. Bir yazarın dediği gibi suçu tarihçilere bırakmak -amiyane tabirle-topu taca atmaktır.  HYETERT.) 

Tarih ve yalanlar

Ahmet Altan  / TARAF
Bana Türkiye’de en tehlikeli üç mesleğini say deseniz, ben size, “bomba imha uzmanlığı, madencilik ve tarihçilik” derim. Diğer iki meslek yeryüzünün her yerinde tehlikelidir ama tarihçilik sadece bizim ülkede ya da bizimkine benzer ülkelerde tehlikeli bir meslek haline gelmiştir. Tarihçilik neden tehlikelidir peki?
Çünkü tarihî gerçekleri söylediğinizde “Kemalizm” denen diktatörlük sistemini havaya uçurursunuz. Kemalizm, üç büyük “sahte tehlike” üzerine bina edilmiştir. İrtica, Kürtçülük ve komünizm.

Dersim ve yalancı yüzleşmemiz!

Orhan Kemal Cengiz- Radikal
Yüzleşmek sadece olumsuz örneklere de bakmak değildir. Ermeni kırımları sırasında göğsünü Ermeni kardeşlerine siper etmiş, bu kalleş katliama din adına karşı çıkmış, bu ülkenin yüz akı Müslümanlarının geleneğini sahiplenebilmektir mesela... Yüzleşmek, Arjantin’in, Şili’nin, Güney Afrika’nın yaptığı gibi, bir ‘geçiş dönemi adaleti’ kurup, yakın geçmişe, devletin gadrine uğramış mağdurların gözüyle bakabilmektir. Yüzleşmek, darbe yaptı diye generalleri yargılamak değildir. 12 Eylül’de işkenceye uğramış sağcısının, solcusunun hikâyelerini kayıtlara geçmek, bu acıları ortak hafıza içinde kaydetmektir. Köyleri yakılan, çocukları kaybedilen Kürtlere adalet götürmektir.

Zurnanın zırt dediği yer: Tazminat

Engin Ardıç / Sabah
Benzer bir sıkıntı şu ünlü "Ermeni kırımı" konusunda da geçerlidir.Siz bakmayın "tarihçilere bırakalım" deyip topu taca atana hokkabazlara... Maçası sıkışan tarihçilere bırakıyor. Bırakmıyor da bırakırmış gibi yapıyor. Adına ister soykırım deyin, ister otkırım, ister botkırım, 1915 yılında bir "kırım" olduğunu en azgın faşist bile artık inkar edemiyor (onlar da "o dönemin şartları" lafazanlığıyla topu taca atmaya çalışıyorlar.) Çok düşündüm: Yüzde yüz bir "İttihatçı suçu" olan bu katliama, halkın temsilcileri olan, yani İttihatçı bürokrasiye rağmen ve hatta onunla çatışarak iktidara gelmiş olan bugünkü yöneticiler niçin sahip çıkmak zorunda hissederler kendilerini?...

Özür ve itiraf...

Ali Bayramoğlu / alibayramoglu@tnn.net
Bizim buralarda, Şarkta toplumsal homojenlik ile iç içe giden pek çok ulus-devlet oluşumu, dini-etnik temizlik üzerinden gerçekleşmiştir. Bu ülkelerin kimileri inkâr ve ret politikalarıyla, unutma, unutturma, belleksizlik üzerine kurulu yapılarıyla yola devam etmeye çalışırlar. İçe kapalılık, kendine aşk, buna eşlik eden denetim zihniyeti, otoriter yapı, endişe, gerginlik, baskı bu toplumların olmazsa olmaz varlık koşullarıdır. Duran ve korkan toplumlardır bunlar. Diğerleri "itiraf" ve "özür" kapısını açan, telafi etmeyi bilen, insanı değer kabul eden toplumlardır.

ABD Ermenistan Büyükelçisi: Ermenistan-Türkiye Mutabakatına İlişkin Çalışmaya Devam edeceğiz

Elçi Haffern ″Siyaset adamlarımızın ABD’de ne hakkında konuştuğunu görüyoruz, başlıca konulardan biri istihdam. Ben aynısının Ermenistan ve Türkiye’de de olduğunu biliyorum. Bu forumun amacı, ABD için önem arz eden Ermenistan ve Türkiye’de insanlar arasında ilişkilerin çözümlenmesine yardımcı olmak.″ dedi.

Foto Galatasaray Okuyucu ile Buluşuyor

Aras Yayıncılık ve SALT Araştırma işbirliğiyle üç yıldır yürütülen
Foto Galatasaray projesinin kitabı okuyucularla buluşuyor

Türkiye-Ermenistan İlişkileri Adana'da Tartışılacak

Adana'da, "Türkiye-Ermenistan İlişkilerini Adana’da Tartışmak" başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı düzenleneceği bildirildi. Çukurova Üniversitesi'nden (ÇÜ) yapılan açıklamaya göre, ÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü ve Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Dış Politika Programı ortaklığıyla 29 Kasım Salı günü "Türkiye-Ermenistan İlişkilerini Adana’da Tartışmak" başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı düzenlenecek.

Trabzon-Malatya-İskenderun üçgenindeki rahip cinayetleri

Hürriyet’in uzman yargı muhabiri Ali Dağlar’ın üçüncü kitabı ‘Rahip Cinayetleri’ geçen hafta çıktı. İşte Trabzon’da Rahip Andrea Santoro, Malatya’da biri Alman üç misyoner ve ıskenderun’da Piskopos Padovese cinayetlerinin analiz edildiği kitaptan çarpıcı satırbaşları.Kitapta son beş yılda işlenen rahip cinayetlerine gelmeden önce; tetikçiler tarafından ağızbirliği etmişçesine gerekçe olarak gösterilen ‘misyonerler ve misyonerlik faaliyetleri’ kavramsal olarak açıklanıp, tarihsel arka plana iniliyor

Kilise Önünde Ateş Etme Davası Başladı

İzmir'in Alsancak semtindeki Diriliş Kilisesi önünde misyonerliğe tepki gösterip kuru sıkı tabanca ve av tüfeğiyle kilise derneği vaizi Andrew Cgraiv Burunson'a ateş edip öldürmek istediği iddia edilen Mustafa Ali Eren ve G.Ş.'nin 'Kasten öldürmeye teşebbüs, silahlı El Kaide terör örgütüne üye olmak' suçlarından müebbet ve 15'er yıl hapis cezası istemiyle yargılanmalarına başlandı. Sanıklardan E'nin akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için hastaneye sevkine ve tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, Ş'yi ise tahliye etti.
8TH ANNUAL CHRISTMAS BALL
Its that time of year again when sleigh bells ring, Christmas decorations glow in store windows, and candles light the way to the  8th Annual Christmas Ball of the Western Diocese of the Armenian Church.  Under the auspices of His Eminence Archbishop Hovnan Derderian,  Primate, this “Candlelight Christmas” gathering will be held on Saturday, December 3, 2011 at the Arshag and Eleanor Dickranian Complex, 3325 North Glenoaks Boulevard, Burbank.  The festivities will begin at 7:00 p.m. with a Reception and Tree Lighting Ceremony on the Turpanjian Plaza followed by Dinner and an exciting program at 8:00 p.m. in the beautifully decorated Nazareth and Sima Kalaydjian Hall.

İznik Ayasofya / Iznik Ayasofia

Arınç, şunları kaydetti:
”Size bunları söyleyenleri bana söyleyin, bir görüşeyim. Ben bu işten sorumlu bakan olarak, ‘sokakta papaz görmek istemiyoruz’ diyen insanların bugün hangi noktaya geldiğini söylemek istiyorum. Rahmetli Menderes, 1952 yılında Patrikhane’yi ziyaret etmiş. 2010 yılının ocak ayında 50-60 yıl sonra Patrikhane’yi ziyaret eden ikinci devlet adamıyım. Türkiye’de bir kısım medya tarafından eleştirildim. ‘Papazları görünce coştu’ diye başlık atan gazeteler oldu. Gittim, bütün hastaneleri, okulları ziyaret ettim. Hepsi Türkiye’de doğmuş yetişmiş. İnançları, etnik kökenleri farklı, biz onlarla birlikte Türkiye’yiz. Böyle düşmanlığı reddeden partiyiz. Böyle hükümetiz. Ermeni Patrikliği’ni ziyarete ettim. Sadece Ermeni, Rum yok Türkiye’de. Suryani ve Keldani de var. Bir gün ‘Keldani nedir? dedim. ‘Biz Irak’ta yaşıyoruz, Türkiye’de de varız’ dediler, 600 kişiden bahsettiler. 6 kişi bile olsa önemlidir. Türkiye, birlikte yaşamın en güzel örneğini vermiş ülkedir.