Etiketler

Çanakkale savaşı ve öteki şehitler

Sibel Hürtaş
1.Dünya Savaşı’nda itilaf devletlerinin işgaline karşı Osmanlı İmparatorluğu’nun zaferiyle sonuçlanan Çanakkale Savaşı’nın 100. Yıldönümü anmaları, Türkiye’de yaşayan Gayrimüslim azınlığın nasıl ötekileştirildiğini yeniden gözler önüne serdi. Anmalarda, savaşta yaşamlarını yitiren Gayrimüslim askerlerin adı dahi anılmadı, hatta Milli Savunma Bakanlığı’nın şehitler listesinden isimleri silindi. Televizyonlara verilen reklam filmlerinde Gayrimüslimler kötü rollerde temsil edildi.

ԱՌ ՈՐ ԱՆԿ Է

Վերջերս կարգ մը լրատուական հաղորդումներու մէջ տեղ կը տրուին լուրի մը, որ դժբախտաբար իրականութեան չի համապատասխաներ։ Հարցը առընչուած է որպէս թէ հայազգի անհատներու մկրտութեան խորհրդակատարութեան հետ։ Ըստ լրատուութեան, Պատրիարքական Աթոռը նախ քան մկրտութեան խորհրդակատարութիւնը սահմանած դաստիարակութեան եւ  մկրտութեան խորհրդակատարութեան համար իբրեւ թէ կը պահանջէր 2000 (Երկու հազար) Ամերիկեան Տոլար։ Նաեւ Պատրիարքական Աթոռը կը ներկայացուէր որպէս դժուարութիւն յարուցանող հաստատութիւն։ Ցաւալին այն է, թէ այս հաղորդումներու հեղինակը յանձն չէ առած Պատրիարքական Աթոռի հետ տեսակցութիւն մը ունենալ, գոնէ վեց դարեան այս հաստատութեան կարծիքը շօշափելու եւ ստուգումներ կատարելու համար։ Այդ պէտք էր կատարուեր, իբրեւ պարտադիր բարոյական սկզբունք։

Nereye HDP nereye?

Sarkis Hatspanian
2 milyonun üzerinde insan tarafından düzenli olarak okunan tek Ermeni aydını olduğu için zindanlarda yavaş ölüme terk edilen Sevan Nişanyan, zalimin zulmüne karşı insanlık onurundan ödün vermeden, yapayalnız, tek başına, başı dik durmaya çalışmaktadır. Onun özgürce yaşama hakkını savunmak, kendisini insan olarak tanımlayan herkes gibi, haksızlık-hukuksuzluklara karşı politik alanda mücadele veren tüm güçlerin de ivedi görevidir. Bu görevin en iyi şekilde yerine getirilmesinin en anlamlı adımı bence, mahpusanelerde çürütülmesi amaçlanan, bu hiç bir kaba sığmayan, eşine az rastlanır Ermeni aydınının, beklenen seçimlerde HDP’den liste başı olarak aday gösterilmesi kararının açıklanmasıyla, önce Ankara’nın gayr-ı insani planlarının alt-üst edilmesini sağlamak, sonra da Sevan Nişanyan’la sözde değil, pratik olarak dayanışmada bulunmakla atılmalıdır.

Pope Francis set to rile Turkey by recalling the Armenian genocide

By Inés San Martín
ROME — One week after Easter Sunday, Pope Francis is scheduled to celebrate a service in the Armenian Catholic rite to commemorate the 100th anniversary of a mass killing of Armenians by Turks in the early 20th century that the pontiff defined two years ago as the “first genocide of the modern era.” In a time of mounting anti-Christian violence in various corners of the Middle East, the pope’s act is likely to take on more than merely historical interest. The April 12 papal liturgy is part of a broader campaign by Armenians to keep the memory of their suffering alive, which will feature the ringing of bells in Armenian churches around the world on April 23 at 19:15 (7:15 p.m.), the hour chosen to symbolically recall the year 1915. Bells will sound everywhere but Turkey, where the small number of churches still in operation will remain silent.

Bir Truva Atı olarak kültürel Müslümanlık…

Markar Esayan
“Din geri dönüyor” dedim. “Ve sizin hiçbir hazırlığınız yok. Neye, kimlere dair konuştuğunuzu bile bilmiyorsunuz.”
Devam etmemi beklercesine suratıma bön bön baktı.  “Aydınlanmayı dine, cemaate ve Allah’a savaşa çevirdiğiniz için, değerli keşiflerinizi de kirlettiniz. İnsanın bütünlüklü yapısına karşı savaş açmanın aptalca bir şey olduğunu göremeyecek kadar kibre kapıldınız. Bireyin cemaatle ilişkisini kesip atomize olmasını sağladınız. Böylelikle toplumsal vicdanı, kolektif sorumlulukları parçalayıp bürokrasinin çeşitli alanlarına devrederek en önemli sigortanızı iktidar tekellerine devrettiniz. Şimdi de çok korkuyorsunuz ve korktukça da uygarlığınızın en değerli kazanımlarını balonu yükseltmek için aşağıya atıyorsunuz. Irak’ta, Afganistan’da, Suriye ve Afrika’da...”

Erivan’da Osmanlı Türkiye’si Ermeni işadamlarına ilişkin sergi

Erivan Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü Nisan ortasında yeni bir sergiyi ziyarete açacak… Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü direktörü Hayk Demoyan, ″2500 m2’lik teşhir salonu tamamıyla hazır, gösterim için son 7-8 yılda toplanan birkaç bin belge hazırlandı. Bunların bir kısmı orijinal şekliyle, bir kısmı elektronik olarak sunulacak. Bir kısmı reprint formatta olacak. Ayrıntıları iki hafta içinde görebilirsiniz. Serginin ölçeğiyle ziyaretçileri geçekten etkileyeceğini sanıyoruz″.

Kayıp eyleminde 90'lı yılları hatırlatan tiyatro

Kayıp eyleminde 90'lı yılları anımsatan bir tiyatro gösterimi yapıldı. TOV tiyatro grubunca yapılan tiyatro 90'lı yıllarda kaybedilenler canlandırıldı… Gülistan Caddesinde her hafta Cumartesi günü saat 12.00'da İnsan Hakları Derneği'nin Kayıp yakınlarıyla düzenlediği? Kayıplar bulunsun, Failler yargılansın' eylemleri 320'inci haftasına girdi. Burada yapılan açıklamada, "Geçen yüzlerce haftada olduğu gibi yine yılmadan alanlardayız. Yüz yıldır bölgede yaşayan halklara eziyet eden bu faşist mekanizma artık durmalıdır. Tam yüzyıl önce Ermeni soykırımıyla halkları öğütmeye başlayan bu zalim çark son çeyrek yüzyıldır bölge halklarını kasıp kavurdu. Yüzlerce kayıp, binlerce faili meçhul cinayet bıraktı ardından. Ve biz bölgede yaşayan halklar bugün daha iyi biliyoruz ki eğer yüzyıl önce katledilen Ermeni ve diğer gayri Müslim halklara sahip çıksaydık bugün aynı faşist sistemin kurbanı olmayacaktık.

IŞİD'e karşı Asuri-Süryani-Keldaniler'den ortak eylem

İsveç’in başkenti Stockholm’un Södertälje ilçesinde IŞİD'e karşı ortak bir eylem yapıldı. Değişik siyasi parti ve örgütlerden Asuri-Süryani-Keldaniler IŞİD üyelerinin Tıl Temir ve Habur’daki Asuri-Süryani köylerine yönelik saldırı ve katliamlarını protesto etmek ve dünya kamuoyunun ilgisini Habur’da yaşananlara çekmek amacıyla İsveç’in başkenti Stockholm’un Södertälje ilçesinde dün ortak bir eylem yaptı. Şiddetli rüzgar ve sağnak yağmur altında yapılan eylem ilçe merkezinde bulunan Morentorget Meydanı’nda başladı.

Mustafa Destici: Tabanımızın Onaylayacağı Partilerle İşbirliği Yapabiliriz

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bütün dünya kamuoyunu inandırmaya çalışırken öbür taraftan sizin başdanışman pozisyonunuzdaki birisi gidecek İngiltere’de Lordlar Kamarası'nda soykırımı tanıdığını ve artık soykırım kelimesini kullandığını söyleyecek. Bu ne yaman çelişkidir. Bu nasıl bir tezattır. Eğer Davutoğlu sözde soykırım olduğuna gerçekten inanıyorsa ve bütün bu dünyaya bunu inandırmaya çalışıyorsa o zaman ilk yapması gereken şey 'ülkemiz, devletimiz, Türk milleti ve Osmanlı Ermeni soykırımını yapmıştır' diyen, bu büyük millete iftira atan başdanışmanını derhal görevden almalı ve bunun için de aldığını millete açıklamalıdır. Bundan sonra söyleyecek sözlerinin ülkemiz ve dünya kamuoyunda bir geçerliliği kalmayacaktır." ifadelerini kullandı.

Sinemadaki Ermeniler 'Film Arası 'nda!

Film Arası Sinema Dergisi, Nisan sayısında Ermenilerin sinemadaki yansımalarını ele alan kapsamlı bir dosya yayımlayacak. Dosyanın söyleşi konukları ise yönetmen Tomris Giritlioğlu ve sinema yazarı Alin Taşçıyan olacak.  Hazırladığı dosya ve haberlerle sinema gündemine damgasını vuran Film Arası Sinema Dergisi, Nisan sayısında hususi bir dosyayla okurlarının karşısına çıkacak.

ՑԱՎԱԿՑԱԿԱՆ ԳԻՐ

Ցավ ի սիրտ և տրտմությամբ տեղեկացանք «Ակօս» շաբաթաթերթի հայերեն էջերի խմբագիր Սարգիս Սերոբյանի մահվան մասին: Ամեն անգամ, երբ կարդում էինք խմբագրի հայագիտական, պատմագիտական և ստուգաբանական հոդվածները, համոզվում էինք, որ նրա նմաններն են Հայաստանից դուրս իրենց գրչով ու տաղանդով սերունդների համար հայաճանաչության և հայապահպանության ջահակիր դառնում: Մեր խորին վշտակցությունն ենք հայտնում «Ակօս» շաբաթաթերթի խմբագրական կազմին և Սարգիս Սերոբյանի ընտանիքին ու ազգականներին և ակնկալում, որ այս անդառնալի ցավը հարության հույսով ու հավատքով արժանապատվորեն կկրեն:

Belgeler, Belgeler, Belgeler Ve Gerçekler, Gerçekler, Gerçekler!...

Levon Panos Dabagyan
Hâl böyle iken Ermenistan’ı suçlarcasına muhatap alıp, “Belgeler Konuşur” manasında veryansın etmek, bilmem ne dereceye kadar doğru olmaktadır!... Dahası: (Ermenistan’ın dış dünyada lobiler meydana getirerek, onlara para yedirip ahlaki olmayan yollara tevessül etmek vs.) deniyor. Ermenistan yarı aç, kendi vatandaşlarını doyuramaz durumda olduğu için 10 binlerce Ermeni’nin dış ülkelere çalışmaya gitmeye mecbur kalışları, lobi mevzuunda para yedirebilecek gücü olmadığı cümlece malumdur! Dış dünyada para yedirerek lobiler meydana getirmenin; “ahlaki olmayan yollara tevessül edildiği gözle bakılamaz. Zira Türkiye de ABD’deki Musevi Lobileri kanalı ile Türkiye tezinin savunması için milyonlarca dolar harcamıştır ki, basınımızda geniş yankılar meydana getirmiştir.

Türkiye Ermeniler'in oyununu bozdu

Ermeni olaylarının 100. için Papa'yı yanında saf tutmaya çağıran Ermenistan, Türkiye'nin girişimleriyle Vatikan'dan iki kez hayır yanıtı aldı…Ermenistan, 1915’in 100’üncü yıl dönümü sayılan 24 Nisan’da Papa’nın Erivan’da özel ayin düzenlemesini istedi. Vatikan Büyükelçisi Paçacı’nın diplomatik girişimleri sonucu Vatikan, Erivan’a olumsuz yanıt verdi. Papa 12 Nisan’da Vatikan’da bir ayin yapacak ancak ‘100’üncü yıl’ adı verilmeyecek.

Daha ne kadar gerçeklerden korkabiliriz...

Sanem Altan
Hiçbir ülkenin eli temiz değil. Ama sanık sandalyesinde bugün bir tek biz varız. Bizim tarihimiz de kanlı. Biz de çok kıyımlar yapmışız. Peki, herkes yapmış, biz niye diğerlerinden daha suçluyuz?  Çünkü tarihi kanla dolu olan öbür ulusların hepsi tarihiyle hesaplaşmış. Kendi yaptığını, kendisi açığa çıkarıp suçlamış. Yapılan kıyımları ve haksızlıkları kınayan filmleri, kitapları, piyesleri, tarih araştırmalarını yine kendileri ortaya koymuş. Biz ise ne geçmişimizle, ne bugünümüzle hesaplaşabiliyoruz. Kendimize ve topluma söylediğimiz yalanlarla kendimizi de, etrafımızı da zehirliyoruz. Yaptıklarımızı bir sır gibi kendi halkımızdan bile saklıyoruz. Bu konularda tek bir eser bile yazılmasına izin vermiyoruz...Her gün televizyonlardan “sözde Ermeni soykırımı” diye bir laf duyuyoruz.Nedir bu “sözde Ermeni soykırımı,” hiçbirimiz bilmiyoruz.Ne olmuş, Ermeniler’i kesmiş miyiz,  yoksa onlar bize saldırmış da karşılıklı vahşetler mi yaşanmış? Hiçbir Türk bunu doğru dürüst bilmiyor.

Armenian villager: “I want to go fishing in Arpaçay; this is my only wish”

Valera (R), a 65-year old Armenian, and his family live in the Armenian village of Bagaran along the Turkish-Armenian border, asks us to place emphasis upon his wish that he wants to go fishing in Arpaçay, a Turkish village on the other side of the border.  Amid preparations to commemorate the 100th anniversary of the 1915 incidents, we attended an international media forum in Armenia, where we also made some observations. Bagaran is one of the best places for such observations.

Soykırımın kadın yüzü

Müjgan Halis
Osmanlı İmparatorluğu’nda 20. yüzyılın başında tüm Trakya ve Anadolu’daki Ermeniler; 2 bin 925 yerleşim biriminde yaşıyordu. Ermeni nüfusun en yoğun olduğu yerler ise; ‘Vilayat-i Sitte’ olarak adlandırılan Erzurum, Van, Harput, Diyarbakır, Sivas ve Bitlis’ti. İstanbul Patrikhanesi’nin 1913’te yaptığı nüfus sayımına göre nüfusu 2 milyon olan Ermeni halkın; 1996 okulu, 173 bin erkek ve kız öğrencisi, 2 bin 538 kilise ve manastırı vardı. Kısacası imparatorlukta canlı ve köklü bir Ermeni varlığı bulunuyordu. Bundan 100 yıl önce; 1 milyondan fazla Ermeni önceden planlanarak ve sistematik bir uygulamayla katledildi, mallarına el konuldu ve toplumsal varlıklarına son verildi. Ermeniler; Anadolu’nun dört bir yanında açlık, saldırı ve hastalıktan kırılacakları sürgün yollarının bir noktasında, mezarı bile olmayan kemiklere dönüştü.

Başbakan Davutoğlu'nun Başdanışmanı Mahçupyan Londra'da

Mahçupyan, İngiliz Parlamentosu'nun alt kanadı Avam Kamarası'nda düzenlenen, "Değişimi Anlamak: Türkiye'de AK Parti Dönemi" başlıklı yuvarlak masa toplantısına katıldı… Dün de söylediğim gibi, kendimi Ermeniden çok Osmanlı hissediyorum. Ben milliyetçi değilim. Ama 1915 soykırımına konu geldiğinde, 'Ermeni soykırımı' ifadesini kullanıyorum. Ben bunun soykırım olduğunu düşünüyorum. Çünkü soykırımın tanımlaması var ve yaşanan tanımlamaya uyuyor. Eğer tanımlamayı değiştirirseniz, bu soykırım olmayabilir. Birçok kişi beni belki anlamayacaktır. Soykırım tarihsel bir tanımlama değil, hukuksal bir terimdir. Soykırım gözlemleyebileceğiniz, 'bak burada soykırım var' diyebileceğiniz bir şey değildir. Evet birçok zulüm yaşanabilir ama bunun geneline bakarak soykırım olarak nitelendirebilirsiniz. Ama ben adlandırmaktansa 1915'te ve sonrasında gerçekten ne olduğu ile daha fazla ilgilenmiyorum. Adlandırmaya takılmaktansa, bir Ermeni için Türk halkının tarihsel ve toplumsal olarak ne olduğunu görmesinin daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden Ermeni milliyetçilerine de karşıyım. Çünkü gerçeklikten ve insanların gerçek acılarından siyaset uğruna uzaklaşıyorlar."

Gözümün Gördüğü: Ermenistan ve Karabağ

Elif Akgül
Bu fotoğraflar Google'ın Ermenistan ve Dağlık Karabağ için önerdiği fotoğraflara benzemiyor. Askerler, tanklar, politikacılar yok bu fotoğraflarda. Benim gördüğüm Ermenistan, benim gördüğüm Dağlık Karabağ işte böyle.

Frezno kentinde 23 Nisan’da Ermeni Soykırımı anıtı açılacak

California’nın Frezno kentinde 23 Nisan’da Ermeni Soykırımı anıtı açılacak. Açılış etkinliği Ermeni Soykırımı 100. Yılı Frezno  Komitesi tarafından tertiplenecek. Asbarez’in verdiği bilgiye göre; anıt birçok sponsorun katkısı yanısıra Frezno California Devlet Üniversitesi Başkanı Joseh Castro desteğinde inşa edilmekte.

Why? 100 Years of Armenian Genocide Questions

Alan Whitehorn, Kingston
Amidst the ongoing Turkish government denials, one hundred years of questions need to be posed to Turkish officials about the Armenian Genocide. These questions chronologically cover the period from before the 1915 Genocide, during, immediately after, the subsequent decades, the 100th memorial anniversary, and the future. Within these time periods, questions can be organized conceptually around aspects of the genocide and its denial.