Kiliseye bağlı Halep'teki Pazar Okulları'nın Sosyal
Yardımlar müdür yardımcısı Samir Samaan, Ria Novosti'ye yaptığı açıklamada,
özellikle 1070 Konutları bölgesinden kaçan ve zor durumdaki Haleplilere yardım
için özel bir merkez açtık. Burada barınma ve tıbbi bakımların yanı sıra sıcak
yemek, yeni giyecekler ve ihtiyaç malzemeleri ile zor durumdaki Suriyelilere
yardım için hazır durumdayız. Dışarıdan da bu konuda bağışlar topluyoruz"
dedi. Samaan, "Ortodoks Kilisesi, günlük olarak Halep'in çeşitli
bölgelerinden gelen 150 aileye yardım ediyor.
Yenikapı’ya sızan “cemaatler”
Ferhat Kentel
Darbenin ezilmiş olması, sessiz bir devrimi sessizlikten
çıkarıp, gerçek bir devrim yaptı ve Yenikapı mitingi devrimin taçlandığı yer
oldu... Yenikapı mitingi yıllardır darbeler karşısında sessiz kalan bir
toplumun öfkesinin boşalmasına; geçmişin intikamının alınmasına şahitlik
yaptı... Güçsüzlükten ötürü ses çıkaramadığı, üstüne üstlük alkışladığı,
onayladığı darbelerden sonra, sonuncusunu ezmenin getirdiği zafer duygusunun
yaşanmasını sağladı... Ancak gene hiçbir devrimde zaten olmadığı gibi, bir
“özlenen tablo” olarak Yenikapı da “tüm milletin” bir araya geldiği bir yer
olmadı. Herkesin gelmeye çalıştığı ama gelemediği, gelse bile özdeşleşemediği;
devrimin öncülerinin dilinin, duygunun, heyecanın ve kutsamanın hâkim olduğu;
bunun yanısıra Ermeni’ye, Bizans’a, ötekilere karşı nefretin de araya sızdığı
bir “totallik” kuran, farklılıklar üzerinde “ezici” bir etki yaratan bir olay
oldu… “Devrim zamanı”nın bu türden bir total kimlik inşasını beraberinde
getirmesi anlaşılabilir. Ama içinde yaşadığımız “milli birlik ve beraberlik”
görüntüsünün içine eski rejimin bilumum tehlikeli şahsiyetleri de girmeye
başlayınca “hangi birlik ve beraberlik?” sorusunu sormak gayet meşru hale
geliyor. Türkiye tarihinin her döneminde ihtiyaca binaen, muhayyel bir “birlik
ve beraberliği” en azından lafta tesis etmek için her zaman “düşmanlar”
kullanılmıştır. İşte Ermenilik böyle bir zamanda devreye gene sokuluyor. Küfür
olarak... Düşmanın teke -FETÖ- indirildiği zamanda bile... Eski rejimin
temsilcileri tarafından...
Hatay'da 'Meryem Ana Yortusu' kutlamaları
Hatay'ın Samandağ ilçesinde Ermeni asıllı Türk
vatandaşlarının yaşadığı Vakıflı Mahallesi'nde 'Meryem Ana Yortusu' yapıldı ve
'Üzüm Bayramı' kutlandı. Meryem Ana Kilisesi'nde Hatay Ermeni Kiliseleri din
görevlisi Avedis Tabaşyan'ın yönettiği ayinde ilahiler okundu ve dualar edildi. Ayin sonunda bağ bozumunu yapan köylüler, üzümlerini
kilise bahçesine getirdi ve tüm yılın bereketi için dualar etti. Ermenilerin üzüm oruçlarını da bozdukları bayramda,
Fransa, Almanya ve Türkiye'nin çeşitli illerinden gelerek kiliseyi dolduran
cemaate kutsanmış olduğuna inanılan üzümler dağıtıldı. Kazanlarda pişirilen
buğday ve et karışımı 'Hirisi' yemeği de vatandaşlara ikram edildi.
Kaliteli ahlaksızlar trollere karşı!
Etyen Mahçupyan / emahcupyan@karar.com
Yüzde elli oy alan, kabaca 23 milyon seçmenin desteğine
mazhar bir iktidar partisi var. Medyanın siyasetteki rolünü bildiği için
kendini korumak üzere medyada alanını genişletmek için uğraşmış. Ancak laik
kesimden devralınmış dar bir okuyucu alışkanlığını kenara koyarsak, neredeyse
hiç okunmayan gazetelerden söz ediyoruz… Televizyon haber kanalları ise sadece
militan partililere hitap ettiği için kamuoyu nezdinde etkili olmuyor. Garip
bir durum… Muhafazakar kesimin eğitimli ve kentli tabakasının ideolojik olarak
kendilerine en uzak gazete ve televizyon kanallarını takip ettikleri ve üstelik
bunu gizlemedikleri bir evredeyiz… Bunun basit bir nedeni var. ‘Laik’ kesimin
medyası daha kaliteli… Bilgiyi gizlese ve çarpıtsa da bunu iktidar yanlısı
medya gibi kaba saba ve bazen düzeysiz şekilde yapmıyor.
Պատմության ուսումնասիրության գործում կարևոր նպաստ. Չեթինօղլուի գրախոսականը Արսեն Յարմանի «1878» գրքին
ԵՐԵՎԱՆ, 12 ՕԳՈՍՏՈՍԻ, ԱՐՄԵՆՊՐԵՍ: Թուրք պատմաբան Սաիթ Չեթինօղլուն
գրախոսական է գրել Արսեն Յարմանի կողմից հրատարակված «ԲալուՀարփութ (խմբ.Խարբերդ). 1878» երկհատորյակի համար, որում
ներկայացվում է ռուսթուրքական պատերազմին հաջորդող շրջանում Օսմանյան կայսրության գլխավորապես արևելյան շրջաններում բնակվող
հայության և այլազգիների վիճակը:«Արմենպրես»ը ներկայացնում է Չեթինօղլուի գրախոսականն ամբողջությամբ:
Van'da otopark kazısında insan kemiği çıktı
İHD Van Şube Başkanı, kazılan yerlerden çıkan insan
kemiklerinin Ermenilere ait olabileceğini ileri sürdü.Van merkezde İki Nisan
Bulvarı Çalık Sokak'ta boş bir arazide otopark yapımı için başlatılan kazı
çalışmalarında toprağın altından insan kemikleri çıktı. Yurttaşların polisi
aramasının ardından olay yerine gelen cinayet büro amirliği ekipleri, kazı
yapılan bölgeden bir torba insan kemiği çıkardı. Buraya gelen İnsan Hakları
Derneği Van Şube Başkanı Murat Melet, kazılan yerlerden çıkan insan
kemiklerinin Ermenilere ait olabileceğini belirtti.
Mısır'da Hıristiyanlar eşit haklar için eylemdeydi
İkinci sınıf vatandaş muamelesi gördüklerini ifade eden
Mısırlı Hıristiyanlar yasaklara karşı çıkarak Kahire'de protesto eylemi
düzenledi. Kahire'deki mahkemenin önünde eylem düzenleyen 40 kadar Mısırlı eşit
vatandaşlar olarak muamele görmek istediklerini ifade etti. Eylemcilerden
Michael Armanious "Ben her şeyden önce bir Mısır vatandaşıyım. Biz de
vergi veriyoruz, askere gidiyoruz, Mısır'daki herkesle benzer ekonomik
problemleri yaşıyoruz neden daha az hakka sahip olalım?" dedi. (Hıristiyanların
birinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğü Müslüman ülke var mı? HYETERT)
The Akhbar: Struggles of a Diasporan Attempting to Come Home
By Levon Bagramian
“This one is an akhbar!” the special forces unit
policeman yelled out in Armenian before his buddies joined in on the beating.
The term, derived from “yeghbayr,” the Armenian word for “brother,” was a
particularly demeaning one, used by locals in Armenia in reference to
diasporans who had repatriated in the 1940s to Soviet Armenia, a country many
had never even been to before. They beat Vicken with batons, hit him on his knees and
legs, hit him on his head multiple times, kicked him on his back, punched him
on his face and ribs, tore up his clothes, while shouting profanities and derogatory
things about Vicken’s family and place of birth. “Էսի ձեր երկիրը չի… Սիկտիր էղեք
ստուց…” (“This is not your country, get the fuck out of here”). Again on his head, again on his knees and “Սիկտիր էղեք ստուց,”
get the fuck out of here. Vicken was pleading and screaming, “Տղաս, Տղաս ուր է,
Մհեր, Մհեր” (My son, where is my son? Mher, Mher).
Ermeni Sosyalistlerden habersiz olan Türk solu
Erdal Boyoğlu
Ermeni devrimcileri, 1915 soykırımı sürecinde bir askeri
operasyon çerçevesinde toplanıp katledilerek kadim topraklarından kazındılar.
Bu operasyonun bir parçası olarak Sosyal Demokrat Hınçak Partisi militanları ve
yöneticilerinden 120’si 1-14 Haziran 1915’de evlerinden toplandılar, aynı gün
Askeri Mahkeme’de yargılanıp başta PARAMAZ (Madteos Sarkisyan) olmak üzere
içlerinden 20 yönetici 2-15 Haziran 1915 tarihinde Beyazıt Meydanı’nda idam
edildiler. Paramaz son söz olarak arkadaşları adına: “Siz yalnız bizim
vücudumuzu ortadan kaldırabilirsiniz, bizim ideallerimizi asla, bu ideallerimiz
yakın gelecekte gerçekleşecek ve bütün dünya bunu görecek, ideallerimiz
sosyalizmdir. ” sözleriyle, idam sehpasında sosyalizm ideallerini tekrar eder.
Gerçekler detaylardan sızıyor
Sadullah Özcan
Independent ‘ın köşe yazarı Robert Fisk'in kaleminden sızdı
bu… Yazısı “Erdoğan'ın Putin'le buluşması geleceğin Suriye için getireceklerini
gösterecek” başlılığını taşıyor. Fisk, ziyareti “Sultan ile Çar'ın buluşması”
diye nitelendiriyor… Fisk'in yazısında
Türkiye'nin İncirlik üssünü kapabileceğine yönelik yorumu bulunuyor. Bu yorumda
İncirlik Üssünden ‘Eski Ermeni malı' diye söz etmesi aslında ABD'nin İngilizlerin
neyin peşinde olduklarına işaret ediyor.
Fisk'in bu üsten bu tabir ile söz etmesi dikkat çekici. Bu belki de
önümüzdeki günlerde Türkiye'nin önüne nelerin getirilebileceğinin işareti.
İngilizlerin ve ABD'lilerin yaptıkları hazırlıkların habercisi. Fisk bir taraftan İncirlik Üssünün
kapatılmasından bir taraftan da bu üssün Türkiye'nin malı olmadığından
bahsediyor aslında. Öyle görülüyor ki ABD ve İngilizlerin desteği ile Ermeni diasporasının
Türkiye'de Ermeni malları üzerine bir kampanya ile Türkiye'yi sıkıştırmak
istemeleri sürpriz olmayacaktır. Almanya'nın sözde Ermeni soykırımı yasasının
kabulde bu çerçevede görülmelidir…
TSK'da kaç subay, kaç general tipi var; kimler tasfiye edildi, kimler kaldı?
Metin Gürcan /metin.gurcan@bilkent.edu.tr
15 Temmuz gecesinin bu ülkeye verdiği en büyük zararlardan
biri de o gece cuntacıların TSK’nın kurumsal dönüşüm konusundaki isteğini ve
kapasitesini çalmış olmaları. 2015 yılı
Ağustos ayında iş başına gelen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın kafasında
hâlâ kültürü, organizasyonel yapısı, düşünüş ve iş tutuş şekilleri açısından
bir Soğuk Savaş makinasını andıran TSK’nın kurumsal dönüşümü için yüzlerce
proje vardı. Bu projelerden bir kısmına 2010-2014 yılları arasında ben de
destek verdim. 15 Temmuz’dan önce TSK’nın komuta kademesinin bir kurumsal
dönüşüm için ne ve niçin yapılmasına dair kafası netti, ancak nasıla dair
yöntem arayışı devam ediyordu. İşte TSK içine yuvalanmış FETÖ’cü hainler bu
entelektüel kapasite eksikliğini çok iyi görmüş olacaklar ki tam da bu noktaya
yüklendiler. TSK’nın kurumsal dönüşüm çabaları içine sızdılar, buralarda
yuvalandılar ve kendi gizli ajandaları doğrultusunda kurumun gelecek dizaynına
giriştiler.
Bugün Asdvadzadzni; Halk Dilinde "Üzüm Bayramı"
Ermeni Apostolik Kilisesi’nin beş büyük bayramından biri
olan ve simgesinin üzüm olduğu ‘Verapokhum Surp Asdvadzadzni’ yani Meryem Ana’nın
Göğe Alınışı Yortusu, bugün kutlanıyor.
Ermeni Apostolik Kilisesi’nin beş büyük bayramından biri
olan ‘Verapokhum Surp Asdvadzadzni’ yani Meryem Ana’nın Göğe Alınışı Yortusu,
bugün kutlanıyor. Ermeniler Asdvadzadzni'yi her yıl 15 Ağustos’a en yakın pazar
günü kutluyor.
Batıayaz Ermeni kilisesinin anlattıkları
Halil İmrek / Hatay
Evrensel Yazarı Aydın Çubukçu, Tahir Elçi’nin dibinde öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare’ için yazdığı yazıda, “Taş niye ağlamasın? Taş niye kanamasın? İçinde insanın dünyası, ruhu, inancı, kederi, acısı varsa, o taş olmaktan çıkar; insan hayatının her derdiyle hemhal bir parçası olur” demişti. Batıayaz kilisesi de bağrında birçok acıyı, sevinci taşıyor. Ayakta sapasağlam duran Ermeni kilisesi, yok edilmiş, kendi topraklarından sürülen, soykırıma uğrayan Ermeni halkının tarihinin bir özeti gibi.
Ermeni lisesinin duvarında nefret yazısı
İstanbul
Surp Haç Ermeni Lisesi'nin duvarlarına Ermenileri hedef alan tehdit içerikli
yazılamalar yapıldı. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in de
okuduğu lisenin duvarına “Azap Ermeni’ye” yazıldı.
CHP'li Doğan'dan Adalet Bakanı'na cezaevi soruları
Değerli basın mensubu,
Türkiye’de cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü sayıları hızla
yükseliyor. Cezaevlerinin doluluk oranı da hızla artarken çözüm, sürekli yeni
cezaevi yapmakta aranıyor. Son olarak 64 yeni cezaevinin yapılacağı bilgisi
kamuoyuna yansıdı. Yeni yapılacak cezaevlerinin de bir çözüm olmayacağı
anlaşılmış olacak ki bizzat AKP Sözcüsü tarafından “af” düzenlemesi üzerinde
çalışıldığı açıklandı. Her ne kadar daha sonra böyle bir çalışmanın olmadığı
açıklansa da bir tartışmanın başlamış olması bile cezaevlerinin durumunu
anlamak bakımından yeterlidir. Sorun, sürekli yeni cezaevi yapmakla ya da af çıkarmakla
çözülemez.
Is Gulen an Armenian?
Author Pinar Tremblay
Turkish President Recep Tayyip Erdogan has repeatedly told the world and his people that the words “Islam” and “terrorism” should not be used together, because Muslims cannot be terrorists. Indeed, Erdogan has insisted that students who attend Turkey's religious imam hatip high schools would never become terrorists. Yet the man Erdogan accuses of masterminding the July 15 coup attempt is none other than the president's former close friend and ally, Fethullah Gulen, a Sunni imam. This has made the situation rather uncomfortable for the president and the Justice and Development Party (AKP) government. Acknowledging that Muslims might deliberately hurt and even murder other Muslims is not easy in general for the majority of Turks, so what can be done to address this uncomfortable reality?
Turkish President Recep Tayyip Erdogan has repeatedly told the world and his people that the words “Islam” and “terrorism” should not be used together, because Muslims cannot be terrorists. Indeed, Erdogan has insisted that students who attend Turkey's religious imam hatip high schools would never become terrorists. Yet the man Erdogan accuses of masterminding the July 15 coup attempt is none other than the president's former close friend and ally, Fethullah Gulen, a Sunni imam. This has made the situation rather uncomfortable for the president and the Justice and Development Party (AKP) government. Acknowledging that Muslims might deliberately hurt and even murder other Muslims is not easy in general for the majority of Turks, so what can be done to address this uncomfortable reality?
Süper Kupa Galatasaray'ın
Galatasaray, normal süresi 0-0 ve uzatma bölümü 1-1
berabere biten maçta penaltılarda Beşiktaş'a 3-0 üstünlük sağlayarak, Turkcell
Süper Kupa'nın sahibi oldu. Karşılaşmaya iyi başlayan Galatasaray, Bruma, Selçuk İnan
ve Sneijder ile etkili oldu. Orta alanda kontrolü elinde bulunduran
sarı-kırmızılılar, tehlikeli ataklar geliştirdi ancak kaleci Tolga Zengin'i
geçemedi.
ՅԱՂԹԵՑԻ՞ՆՔ, ԹԷ՞ ՊԱՐՏՈՒԵՑԱՆՔ
Սկիզբն իմաստութեան երկիւղ Տեառն (Առակաց, Ա. 7):
Ազգովին յաղթեցինք, որովհետեւ անհաւատալի կործանարար արհաւիրքէ
մը ազատեցանք եւ հայու արիւնը անգամ մը եւս ի զուր չթափուեցաւ: Տակաւին չենք կրցած
հեռացնել մեր մտապատկերէն մղձաւանջային այն տառապանքները զորս ապրեցանք Լիբանանի քաղաքացիական
առաջին պատերազմի եղբայրասպան կռիւներուն ատեն, երբ զոհ գացին անմեղ երիտասարդներ հայու «վրիժառու» գնդակներով:
'FETÖ Türkiye'yi nükleerle vuracak' iddiası
Ermenistan’daki uluslararası otoriteler tarafından dünyanın
en tehlikeli nükleer santrali ilan edilen Metzamor Nükleer Enerji Santrali’nin
patlaması durumunda Türkiye’nin ne boyutta etkileneceğinin araştırıldığı rapor
ortaya çıktı. FETÖ’nün "Eğer yaşıyorlarsa ölelim diye dua edecekler"
tehditleri bu güvensiz santrali akıllara getirdi. (Ne diyelim Allah kimsenin aklını almasın. HYETERT)
ANCA’dan Obama’ya Karabağ çağrısı
ABD Ermeni Dava Grubu (ANCA) ABD Cumhurbaşkanı Barack
Obama’yı Dağlık Karabağ sorununun demokratik yoluyla halkların kendi kaderini
tayin etme ilkesi ile temel insan haklarına dayalı çözümüne desteklemeye
çağıran bır mesaj yayınladı.Mesajda “ABD ve uluslararası arabulucular, Dağlık
Karabağ’dan stratejik ve geri dönüşü olmayan tavizler istenen ve Azerbaycan
tarafından ise belirsiz statü verme sözünü ve tek taraflı önerileri içeren
Madrid ilkelerini reddetmeli” ifadelerini kullanıldı.













