Mısır Parlamentosu, 1915 olaylarıyla ile ilgili bir karar
tasarının gündeme getirilmesini öngörüyor. Ermenistan kaynaklı “ArmenPress”
haber ajansına konuşan Mısır Ermeni Davası Konseyi Başkanı Armen Mazlumyan,
geçtiğimiz günlerde Mısır’da bulunan Avrupalı heyet ile görüşen Mısır
Parlamentosu milletvekili Mustafa Bekri’nin, konuyla ilgili açıklamada
bulunduğunu aktardı.
Yüz yıllık Gayan...
Suzan A. Demir
Fotoğraf Sanatçısı Erhan Arık’ın Gayan isimli sergisi,
1915 Ermeni tehciri ile göç ettirilen ve hayatta kalmayı başarabilenlerin
öyküsünü anlatıyor. Ermenilerin bundan 101 yıl önce, 1915’te yaşadığı soykırımı
ve bu topraklardan sürgüne gönderildiklerini biliyoruz. Peki ya sonra? Tehcirle
gidenler nereye gittiler? Sadece gittikleriyle mi kaldılar? Hayır, hikâye devam
ediyor... Bir asırlık kıyım, Ortadoğu’nun Anadolu’ya en yakın noktalarında,
nesilden nesile anlatılıyor, unutulmasın diye. Sadece anlatılmıyor yaşanıyor da
nesillerce. Unutulmuyor çünkü, “İnsan acılarını, ölülerini gömdüğü gibi
gömemiyor ki...”*
Gündem Çocuk: Çocuğun Gündem Olması Bizim Yaşam Biçimimiz
Yüce Yöney
Gündem Çocuk Derneği’nden Emrah Kırımsoy derneğin OHAL
kapsamında alınan kararla faaliyetlerinin durdurulmasını değerlendirdi,
Türkiye’deki çocukların uğradığı hak ihlallerini hatırlatarak derneğin
faaliyetlerini anlattı. Gündem Çocuk Derneği’nden Emrah Kırımsoy’la OHAL
kapsamında derneğin faaliyetlerinin durdurulmasını, faaliyetlerinin neler
olduğunu, Türkiye’de yaşanan çocuklara yönelik hak ihlallerini konuştuk. Kırımsoy sivil toplum örgütlerine yönelik baskının
hukukdışı olduğunu, çocuk hak ihlallerine dair yapılması gereken çok şey
bulunduğunu söyledi, derneğin çalışmalarını anlattı. OHAL kapsamında 370 dernek kapatıldı. Gündem Çocuk da
onlardan biri...
18 Kasım 2016 Cuma İstanbul Kaynaklı « Yurttaş Girişimi »nin Yayınladığı ortak Metin İTİRAZIM VAR !
Bu
toprakların ortak sahibi olan bizler;
AKP,
CHP, HDP, MHP ya da başka partilere oy veren
Türk,
Kürt, Ermeni, Rum, Laz,Süryani, Müslüman, Hristiyan, Sünni, Alevi,
inançlı,
inançsız bütün yurttaşlar,
barış
ve huzur içinde yaşayabileceğimiz bir ülke istiyoruz.
Savaş
istemiyoruz, şehit istemiyoruz, çocuklarımızın ölmesini, öldürmesini,
birbirlerine
silah çekmesini istemiyoruz.
Düşman
cephelere bölünmek,
kardeşliğimizi,
ortaklığımızı yitirmek istemiyoruz.
Ne
darbe, ne vesayet. Ne diktatör, ne terör!
İşimizde
gücümüzde, huzur içinde, özgür yaşamak istiyoruz.
Kadın
olduğumuz için hırpalanmak, tecavüze uğramak, öldürülmek,
örtülüyüz
diye aşağılanmak, şort giydik diye saldırıya hedef olmak,
korku
içinde yaşamak istemiyoruz.
Kadın
erkek hepimiz;
inançlarımızı,
dinimizi, kültürümüzü özgürce, eşitçe yaşamak istiyoruz.
Hangi
suçla suçlandığımızı bilmeden, kimin adına, hangi hukuka göre
karar
verdiklerini bilmediğimiz mahkemelerce tutuklanmak, hapse atılmak;
darbeyle,
terörle hiçbir ilgimiz yokken yalan ihbarlarla,
sahte
delillerle sorgusuz sualsiz işimizden olmak,
meslekten
uzaklaştırılmak,
çoluk
çocuğumuzla açlığa mahkûm edilmek;
barış
deyince terörist, mağduriyet deyince
hain
ilan edilmek istemiyoruz.
Krzysztof Stopka: Armenians' Contribution to Polish History and Culture
(Video interview)
The Armenian community of Poland has had an important
contribution in the life of Poland through history, says Dr. Krzysztof Stopka,
Professor of History at Jagiellonian University in Krakow (Poland) in the
interview to Scholarm.com. Dr. Stopka has been studying Armenian issues for
over 30 years by now, and is the author of many academic books on this topic,
among them The Armenian Warsaw album which describes in detail the
contributions of Polish Armenians in the history of Warsaw. “The Armenians played from the 14th century a very
important role in the history of Poland. They played an important role in the
diplomatic relations between the Polish state and the Ottoman Empire as they
were mostly translators of the Polish envoys to Constantinople, as well as with
Persia since 17th century.
Hulusi Akar'dan Ermeni vekile sert sözler
Suriye ve Irak'taki varlığını eleştiren
Nahapetyan, Türk askerinin Suriye'den ne zaman çekileceğini sordu. Akar,
milletvekilinin sözleri üzerine, şu açıklamalarda bulundu: "Ermeni
soykırımını bazı ülkelerin kabul etmiş olması hiçbir şeyi değiştirmez.
Soykırımla ilgili her ülke kendi hakkını kullanarak kabul edebilir. 16 yüzyılda
Galile dünya dönüyor dediğinde, bütün dünya, dönmüyor diyordu. Bu hiç bir zaman
dünyanın döndüğü gerçeğini değiştirmedi. Dolayısıyla bütün ülkeler 'Soykırım
var' dese dahi, soykırım olmadığı gerçeğini değiştiremez. Suriye'nin, Irak'ın
toprak bütünlüğüne müdahale ettiğimiz şeklindeki bir yorum, olaylar
bilinmiyorsa, cahillik yoksa bir art niyet vardır. Bizim hiçbir şekilde
Suriye'yle, Irak'la, toprak bütünlüğüyle ilgili hiçbir sorunumuz yok.
Milletvekili yine bilmiyorsa son derece art niyetli ve yalan söylüyor. Ya son
derce cahil, ya son derece art niyetli. Başka izahı yok çünkü Türk Silahlı
Kuvvetlerinin Halep'le ilgili tek bir münasebeti yok. Attığı mermi yok. Böyle bir
şey söz konusu değil. Bu anlaşılmaz bir şey. Mutlaka sayın milletvekilinin
bugün hemen telefonla kendi askeri makamlarıyla konuşup, orada ne olup
bittiğini öğrenmesi lazım. Halep'le ilgili Türkiye'nin, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin bir tek mermi attığını söyleyen varsa ben istifa ederim. Bu
terbiyesizliktir, iftiradır, yalandır, ahlaksızlıktır."
TEOG sınavı ne zaman? TEOG sınavında neler yasak?
Milli Eğitim Bakanlığınca 23-24 Kasım'da yapılacak merkezi
ortak sınavlara 1 milyon 190 bin 826 öğrenci katılacak. Milli Eğitim
Bakanlığınca (MEB), Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sistemi
kapsamında, 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik 23-24 Kasım'da yapılacak merkezi
ortak sınavlara 1 milyon 190 bin 826 öğrenci katılacak. (Sınava katılacak
gençlerimize başarılar diliyoruz. HYETERT)
Erdoğan: Varsa yoksa AB demeyin, Şanghay 5’lisi bizi rahatlatır
Türkiye’nin ‘Şanghay 5’lisi’ ile rahatlayabileceğini
söyleyen Erdoğan, Mesele şu; Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. “Benim
için varsa, yoksa Avrupa Birliği” dememeli. Benim kanaatim bu. Yani, bazıları
eleştiriyor olabilir ama, ben de kendi kanatimi söylüyorum. Mesela, “Şanghay
5’lisi içerisinde Türkiye niye olmasın?” diyorum. Bunu sayın Putin’e olsun,
Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay 5’lisinin içerisinde olanlara da söyledim.
Başlangıçta 5 ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra
Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek
istiyor. Sayın Putin, “Bunu değerlendiriyoruz” gibi bir ifade de kullandı.
Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin
Şanghay 5’lisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini
sağlayacaktır diye düşünüyorum. (6 ay önce trollere göre en büyük düşman Rusya
idi. Bu savaşın medeniyetler savaşı yani İslam Hıristiyan-Yahudi savaşı
olduğunu söyleyenler de yine iktidar yandaşları idi. Birden düşmanlar dost mu
oldu? HYETERT)
Rum Mezarlığında İstenmeyen 3 Patrik
Şişli’deki Rum Ortodoks Mezarlığı bugünlerde büyük tartışma
yaratacak ilginç bir reddedişe tanıklık ediyor. Rum mezarlığında bulunan
Türk-Ortodoks Patrikhanesi kurucusu Papa Efthim ve sonraki patrikler Turgut
Erenerol ile Selçuk Erenerol´un mezarlarının Şişli´deki Rum Ortodoks
Mezarlığı´ndan kaldırılması talep ediliyor. (Son derece haklılar ne bu adamlar
patriktir ne de böyle bir kilise vardır. Sadece Rum Ekümenik patrikliğinden
gasp edilmiş kiliseler vardır. HYETERT)
ABD Kongre üyesi: Yakın gelecekte Ermeni-Amerikan ilişkilerinde büyük gelişmeler bekleniyor
Yakın gelecekte Ermeni-Amerikan ilişkilerinde büyük
gelişmeler bekleniyor. Bilgi, «Amerika’nın Sesi»ne (VoA) röportaj veren ABD
Ermeni Kongre üyesi Jackie Speier’den
geldi. Speier ʺBirleşik Devleler ve ABD arasındaki ilişkilerin
daha da genişleyip, yeni alanları kapsama yönünde devasa bir potansiyele sahip
olduklarını sanıyorumʺ dedi. Kongre Ermenistan’la Dostluk Grubu eşbaşkanı Speier 2017’de birçok projenin gerçekleştirilmesinin
öngörüldüğünü kaydederek ʺYakın gelecekte Ermenistan Büyükelçisiyle işbirliği
içinde Kongre üyelerinden oluşacak büyük bir heyetin Ermenistan’ı ziyaretini
öngörüyoruzʺ dedi.
Hepimiz darbeciyiz
Etyen Mahçupyan / emahcupyan@karar.com
Darbelerle yaşamış, darbelerden büyük acı çekmiş bir ülke
olarak hem bu durumdan ‘milletçe’ şikayetçi olmak hem de sürekli aynı durumu
yeniden yaşamak ve üstelik yadırgamamak normal mi? İlk cevabımız aksi yönde
olabilir ama gerçekçi olmak gerekirse bizim kültürümüzde darbeleri normal kılan
bir özelliğin olması gerekmez mi? Bu özelliği zihniyet düzlemine gittiğimizde kolaylıkla
buluyoruz. Otoriter/ataerkil bir kültüre sahibiz. Relativizmi daraltarak,
işimize geldiği ölçüde devraldığımız için siyasi sistemimiz ve demokrasimiz
bireyselleşmeyi ve çoğulcu bir yapı üretmeyi teşvik etmedi. Aksine
modernleşmenin merkezileşme, ilerlemecilik ve pozitivizm unsurlarını yücelttik.
Aydınlanmayı katı bir bilimcilik ve laiklik olarak algılarken, bunun karşısında
konumlanan dindarlık da gizli bir ‘kurtuluşçu’ arayışla bugünlere geldi.
Demokratlığın ise ne olduğunu bile henüz anlamış değiliz…
Sol’un sanatı nasıl emperyalizmin uşağı oldu?
Markar Esayan / markar.esayan@aksam.com.tr
Şimdi Altın Kelebek’te olan ise şudur: Diriliş dizisi
büyük başarı kazanmış ama seçilmişleri hal etmek isteyen hegemonik cenahın
değil, Yenikapı Ruhu’nun içinde yer almıştır. Diriliş dizisinin başarısı
kültürel hegemonyayı tehdit eder hale gelmiştir. Elde ettiği popülerliği
seçilmişleri hedef almak yerine, işte Yenikapı’ya giderek işlevselleştirmiştir.
O yüzden itibarsızlaştırılmak, ceza almak, haddi bildirilmek durumundadır… 1980
darbesinin İslamcılara alan açtığı Sol’un en büyük klişesidir. Oysa 27
Mayıs’tan beri vesayetin seçilmişlere karşı bindirilmiş kıtaları olan bütün
eski sözde devrimcilerin, Türkiye’deki kültürel hegemonyayı bu darbeden sonra
müesses nizamın adına ele geçirdiği görülmelidir. İstisnalar her daim başımız
üstünedir. Ama kaideyi şu ana kadar bozamamıştır. Ama bu kaide artık vadesini
doldurmaktadır.
Thanksgiving Day Telethon 2016 - TV Guide
Click To Donate https://armeniafund.ejoinme.org/?tabid=319547
Armenia Fund's "My Artsakh" Telethon 2016 will
Help Restore Civilian Infrastructure and Provide Humanitarian Aid. Thank you for your interest in Armenia Fund’s
International Thanksgiving Day Telethon 2016 on November 24th, 2016 from
10:00AM to 10:00PM PST. Having become a Thanksgiving Day tradition for
Armenians around the world, the Telethon will air from Los Angeles,
broadcasting from coast to coast and internationally.
Dünya Çocuk Hakları Günü sebebiyle yapılan ortak açıklama
20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'nde, Dış İlişkiler ve
Güvenlik Politikasından sorumlu Yüksek Temsilci ve Komisyon Başkan Yardımcısı
Federica Mogherini, Uluslararası İşbirliği ve Kalkınmadan sorumlu Komisyon
Üyesi Neven Mimica, Göç, İçişler ve Vatandaşlıktan sorumlu Komisyon Üyesi
Dimitris Avramopoulos, İnsani Yardım ve Kriz Yönetiminden sorumlu Komisyon
Üyesi Christos Stylianides, Adalet, Tüketiciler ve Cinsiyet Eşitliğinden
sorumlu Komisyon Üyesi Vera Jourova ve Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spordan
sorumlu Komisyon Üyesi Tibor Navracsics aşağıdaki açıklamada bulundular:
Dünya Çocuk Hakları Günü Kutlu Olsun
Uluslararası boyutta kutlanan Çocuklarla ilgili iki gün var. Bunların birincisi Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen ve 20 Kasım'da kutlanan Dünya Çocuk Hakları Günü, ikincisi ise 1925 Yılında Sovyetler Birliği tarafından kabul ve ilan edilen ve 1 Haziranda kutlanan Dünya Çocuk Günüdür. Uluslararası Çocuk Günü, 1925 yılında Cenevre’de yapılan Çocukların Refahı için Dünya Konferansı'ndan sonra gündeme gelmiştir. 54 ülke katılımıyla gerçekleşen Konferans’ta Çocukların Korunmasına Dair Cenevre Bildirgesi kabul edilmiştir. Türkiye'de Çocuk günü 23 Nisanda ve Ekim ayının ilk Pazartesi günü, Çocuk Hakları gününü 20 Kasımda kutlanıyor.
Şinork Kalutsyan kimdir?
Şinork Kalutsyan, 1927 yılında Kudüs Ermeni
Patrikliği'nin ruhban okuluna girdi. 1932'de diakos, 1935'te de rahip olarak
takdis edildi. Karekin Haçaduryan'ın vefatı üzerine de 11 Ekim 1961'de Türkiye
Ermenileri Patrikliği'ne seçildi.Şinork Kalutsyan, 27 Eylül 1913 tarihinde Yozgat'ın
Çaldır ilçesinin İğdeli köyünde doğdu. 1915 yılında babasını ve bazı aile
fertlerini kaybetti. Bunun üzerine annesi oğlunun tahsil görmesini istediği
için kendisini Talas Amerikan Koleji'ne yolladı. 1922 senesinde de köyleri
dolaşarak birçok Ermeni yetimi toplayan Amerikan Rılif heyeti tarafından Beyrut
Nahr İbrahim Yetimhanesine gönderildi. 1927'de de Kudüs Ermeni Patrikliği'nin
ruhban okuluna girdi.
Devrim Maratonunun Alçakgönüllü Efsanevi Koşucusu: Zakir Koçak
Sait Çetinoğlu
Devrimci hareketin hafızasına, son yıllarda hareketin
içindeki kişiler anıları ile önemli
katkılarda bulunmaktadırlar. Bu yayınlar hem solun, hem de mücadele tarihine ışık tutarken,
günümüzü geçmişe bağlamakta ve bir ortak hafıza oluşturarak, içinde
bulunduğumuz amnezi ortamından ve hastalığından kurtulmada önemli etmendirler. Sosyalizm ve özgürlük mücadele tarihimizin uzun soluklu çınarı Doğan
Özgüden'in öncü yayını Vatansız Gazeteci
başlıklı anıları ile başlayan mücadele hafızamızın oluşturulma sürecini,
mücadele içinden günümüze ulaşan bir çok devrimci de anıları ile omuzlamakta ve
ortak mücadele hafızasını oluşturmada
katkıda bulunmaktadır.
Iraklı Hristiyanların Mar Korkeis Kilisesi Sevinci
Iraklı Hristiyan vatandaşlar, terör örgütü IŞİD
tarafından işgal edildikten sonra tahrip edilen Musul'un Başika semtindeki Mar
Korkeis Kilisesi'nin haçını yeniden yerine yerleştirmenin sevincini yaşadı. Kilisede
iki yıl aradan sonra çanlar yeniden çaldı. Ancak vatandaşların henüz dönemediği semtte güvenlik
güçlerinin temizlik çalışmaları devam ediyor.
The Plight of Hidden or Islamized Armenians in Turkey
By Raffi Bedrosyan
It was August of last year, when Project Rebirth
organized trips to Armenia for a large group of hidden Islamized Armenians from
Diyarbakir, Urfa, Dersim, Sason, Van, and the Hamshen regions of Turkey, to
help them find their roots, language, culture, and history. ‘It seems like
decades ago, but it was last April, that a piano concert took place at the
recently reconstructed Surp Giragos Church in Diyarbakir.’ (Photo: Mehmet
Masum/Courtesy of Raffi Bedrosyan). It seems like decades ago, but it was last
April, that a piano concert took place at the recently reconstructed Surp
Giragos Church in Diyarbakir, to commemorate the Armenian Genocide Centennial—a
concert attended by more than a thousand hidden Armenians.
Ermenistan, Avrupa-İran arasında çoklu taşımacılık transit ülkesine dönüşecek
Ermenistan bundan böyle Avrupa-İran ve aksi yönde farklı
ulaştırma araçlarının kullanımı suretiyle yapılan çoklu taşımacılık transit
ülkesine dönüşecek. Bu hafta deneme amaçlı olarak iki konteyner deniz yoluyla
Poti’ye, ardından demiryoluyla Ermenistan Yeraskh İstasyonuna, buradan da tırla
İran’a nakledildi.











