TBMM
Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda Türkiye Katolik Kilisesi heyeti “tüzel kişilik”
isterken, MHP’li Öztürk’ün “bizi parçalamak isteyenlere fırsat vermemek
gerekir” sözleri soğuk duş etkisi yarattı… Türkiye’nin Vatikan
Büyükelçiliği’nin devreye girmesi ile Meclis’e çağrılan Türkiye Katolik
Episkoposlar Kurulu Başkanı Ruggero Franceschini, alt komisyonda yeni anayasa
önerilerini sundu. Latin Katolik Kilisesi’nin tüzel kişiliğinin bulunmamasından
şikayetçi olan Franceschini “Dini cemaat olarak tüzel kişiliğe sahip olmak
istiyoruz. Tüzel kişiliğimiz olmadığı için mal mülk edinemiyoruz. Bizim
varlığımızın tanınması, ancak tüzel kişiliğimizin tanınması ile mümkün
olabilir. (Katolik Cemaatini bu önemli önerisinden dolayı kutlamak gerekir.
HYETERT)
************
TBMM
Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda Türkiye Katolik Kilisesi heyeti “tüzel kişilik”
isterken, MHP’li Öztürk’ün “bizi parçalamak isteyenlere fırsat vermemek
gerekir” sözleri soğuk duş etkisi yarattı
ÖNDER
YILMAZ Ankara
TBMM
Anayasa Uzlaşma Komisyonu bünyesinde oluşturulan Sivil Toplum Kuruluşları,
Azınlık Cemaatleri ve Vakıflar Alt Komisyonu’nda, Türkiye Katolik Kilisesi
heyeti “tüzel kişilik” istedi. Komisyonun MHP’li Üyesi Oktay Öztürk’ün, “Yeni
anayasa yapımında bütün insanların evrensel insan haklarından istifa edilmesi
sağlanmalı, herkes mutlu yaşamalı. Ancak tarihi hafızamızı yenilememiz gerekir.
Bir daha bizi eski kötü günlere götürecek, zayıflığımızdan istifade ederek bizi
parçalamak isteyenlere de fırsat vermememiz gerekir” sözleri Katolik heyette
soğuk duş etkisi yarattı. Heyettekiler bu sözlere bir yanıt vermedi. Komisyona
yeni anayasa önerilerini sunan Romanlar ise, “Bize roman değil, dünyada olduğu
gibi ‘çingene’ deyin” talebinde bulundu.
Banka
hesabı açamıyoruz
Türkiye’nin
Vatikan Büyükelçiliği’nin devreye girmesi ile Meclis’e çağrılan Türkiye Katolik
Episkoposlar Kurulu Başkanı Ruggero Franceschini, alt komisyonda yeni anayasa
önerilerini sundu. Latin Katolik Kilisesi’nin tüzel kişiliğinin bulunmamasından
şikayetçi olan Franceschini “Dini cemaat olarak tüzel kişiliğe sahip olmak
istiyoruz. Tüzel kişiliğimiz olmadığı için mal mülk edinemiyoruz. Bizim
varlığımızın tanınması, ancak tüzel kişiliğimizin tanınması ile mümkün
olabilir. Tüzel kişili olmadığımız için banka hesabı bile açtıramıyoruz” diye
konuştu. Franceschini, tanınma olmadığı için protokolde yer alan Katolik
Kilisesi’ne ait 212 taşınmazın kendilerine verilmesi için başvuru
yapamadıklarını belirten Franceschini, şunları kaydetti:
“Latin
Katolik Kilisesi’nin hukuki kişilinin tanınmasını, cumhuriyetin ilanından sonra
Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Hazine’nin malı haline gelmiş binaların geri
verilmesini ve yeni tapuların tüzel kişilik adına kaydedilmesini, Osmanlı
İmparatorluğu’ndan kalma, 1913 tarihli listede kayıtlı bulunan ve bugün
faaliyette olan binaların tüzel kişilik adına kaydedilmesini, yeni yasaların
çıkması beklenirken Katolik Kilisesi’nin taşınmazlarının müsaderesi için yeni
davaların açılmamasını ve 1913 tarihli listede kayıtlı bulunan 200’ü aşkın bina
için mutabık kalınacak miktardaki tazminatın ödenmesini istiyoruz.”
Ana
gibi anayasa istiyoruz
Süryani
Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ ise kendisinin Türk ve Katolik bir Hıristiyan
olduğunu belirterek, “Ben Türküm, burada doğdum burada öleceğim, sadece
Müslüman değilim. Biz Türkiye’de yaşayan her vatandaşın sahip olduğu hakların
tıpatıp aynısını istiyoruz. ‘Baba’ değil, ‘ana gibi’ bir anayasa istiyoruz.
Türk vatandaşından daha fazla hak hukuk istemiyoruz. Türk vatandaşına ne
veriliyorsa, 5500 yıllık mazisi olan Arami Süryani olarak ben de o hukuku
istiyorum” dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.