Ayasofya'yı kendisi için kapatmak isteyen vatandaşa
soruyorum: 'Sen burada namaz kılmak istiyorsun; evet hakkındır; kıl. Ama ya
İstanbul'da oturan Rum vatandaşımız da kendi dedelerinin yaptığı bu tapınağa
gelip dinsel tören yapmak isterse ne olacak? O da bu ülkenin vatandaşı sen de bu ülkenin vatandaşısın.
Sana verilecek hakkı ondan nasıl esirgeyeceksin? Bu çağda buna hakkın var mı?' Peki
çözüm nedir: Çözüm; 1935'te kurulan düzendir. Bu büyük yapı; müze olarak
işlevini sürdürmelidir.
*******
Bugün Ayasofya Müzesi olarak bilinen yapı; bir Hıristiyan
tapınağıdır. Ayasofya'nın Latince ismi Sancta Sophia ya da Sancta Sapientia
biçimindedir. Bu büyük tapınağı, Bizans İmparatoru I. Jüstinyen, M.S. 532 - 537
yılları arasında yaptırmıştır. Aya Sophia patrik katedrali; 1453 yılında
İstanbul'un Türkler tarafından alınmasından sonra, Fatih Sultan Mehmet
tarafından camiye dönüştürülmüştür. Bu mekan 1935 yılından beri ise müze olarak
hizmet vermektedir. Şimdi bu müzenin yeniden cami olarak hizmete açılması için
bir kesim medyada kampanya başlatılmış bulunuyor.
DÜNYA KÜLTÜR MİRASI
Ayasofya; sadece
Müslümanlar için değil Hıristiyanlar için de kutsal bir mekandır. Doğu
Roma İmparatorluğu'nun başkanti olan Konstantinopolis'ten (İstanbul) kalan en
önemli belgedir.
İlgililerden aldığım bilgiye göre; geçen yıl bu müzeyi
gezen insan sayısı 3 milyon iki yüz bine ulaşmış.
Bu ne demektir biliyor musunuz? Ayasofya 7 gün açık olsa;
günde 10 saat de ziyaretçi girebilse; saat başına bin kişi eder.
Her saat bin insanın içine girip gezdiği; incelediği çok
dar bir alanı düşünün... Bir de burada 5 vakit namaz kılmaya kalkışın. Bu işin
anlamı namaz kılmak olmaz; başka bir şey olur.
Yakındaki muhteşem Sultanahmet Camii (Mavi Camii)
dururken illa da ben orada namaz kılacağım demek; ibadet amaçlı değildir;
siyasal amaçlıdır. Bu inat, bu direnç, bu el koyma tavrı; bir dünya başkenti
olan İstanbul'u; çadır devletinin
sıradan bir şehrine dönüştürmek olur.
Ayasofya'yı kendisi için kapatmak isteyen vatandaşa
soruyorum: 'Sen burada namaz kılmak istiyorsun; evet hakkındır; kıl. Ama ya
İstanbul'da oturan Rum vatandaşımız da kendi dedelerinin yaptığı bu tapınağa
gelip dinsel tören yapmak isterse ne olacak? O da bu ülkenin vatandaşı sen de bu ülkenin vatandaşısın.
Sana verilecek hakkı ondan nasıl esirgeyeceksin? Bu çağda buna hakkın var mı?'
Peki çözüm nedir: Çözüm; 1935'te kurulan düzendir. Bu büyük
yapı; müze olarak işlevini sürdürmelidir.
Not: Yazının tamamı aşağıdaki linkten okunabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.