
Çiçek Tahaoğlu / cicek@bianet.org
Eva Aksoy'un evinin bahçesine bırakılan "Ermeni
yalanına sessiz kalma" yazılı şapkayla ilgili savcılığın takipsizlik
kararı vermesine yapılan itiraz da reddedildi. Avukat Tamer, "Azınlıklara
yönelik saldırı ve tehditler önemsenmiyor" diyor… "Adalet ayrımcı bir
tarzda işliyor. Vatandaşın güvenliği ya da gerçeğe ulaşılması değil, devletin
hakim ideolojisi çerçevesinde yürüyen, sürekli haksızlık üreten bir adalet
mekanizmamız var."diyor. Tamer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM)
başvuracaklarını açıkladı.
***
Eva Aksoy'un evinin bahçesine bırakılan "Ermeni
yalanına sessiz kalma" yazılı şapkayla ilgili savcılığın takipsizlik
kararı vermesine yapılan itiraz da reddedildi. Avukat Tamer, "Azınlıklara
yönelik saldırı ve tehditler önemsenmiyor" diyor...
Çiçek TAHAOĞLU cicek@bianet.org
İstanbul - BİA Haber Merkezi 24 Ağustos 2012, Cuma
Eva Aksoy'un evinin bahçesine bırakılan "Ermeni
yalanına sessiz kalma" yazılı şapkayla ilgili savcılığın takipsizlik
kararı vermesine yapılan itiraz da reddedildi.
Aksoy, Hocalı mitinginin ertesi günü, 27 Şubat'ta Eva
Aksoy'un bahçesine şapka atılmasıyla ilgili suç duyurusunda bulunmuş, savcılık
gerekçe sunmadan reddetmişti.
Aksoy'un avukatı Ahmet Taner, Bakırköy 12. Ağır Ceza
Mahkemesi yine gerekçe belirtmeden takipsizlik kararının uygun olduğuna karar
verdiği söyledi. Anayasaya göre savcının da mahkemenin de vardıkları kararın
tartışılabilmesi için gerekçe sunması gerektiğini belirtti.
Parmak izi tespiti yapılmadığı gibi, kamera kayıtlarının
da dikkate alınmadığını belirten, failin Aksoy'un komşuları tarafından
tanınmasının ciddiye alınmadığını söyleyen Tamer, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'ne (AİHM) başvuracaklarını açıkladı.
"Adalet mekanizmamız sürekli haksızlık
üretiyor"
"Son derece öfkeliyim" diye sözlerine başlayan
Aksoy, "Bunu yapan kişi belli, ben teşhis ediyorum. Diyelim ki o değil, o
zaman bunu kimin yaptığını bulmaları lazım" diye konuştu.
Yıllardır kendisine yönelen tehditlerle yaşadığını belirten
Aksoy, "Bir tek ben değil, tehdit edilen, saldırıya uğrayan birçok kişi
var. Ama kimse dillendirmiyor, korkuyorlar" dedi.
Avukat Tamer ise, süreci şöyle değerlendirdi:
"Azınlıklara yönelik saldırı ve tehditler, devlet
tarafından dışlanan bireylere yönelik fiiller önemsenmiyor ve geçiştiriliyor.
Bu olay, devletin benimsediği bir kesime dönük olsaydı farklı sonuçlar
alınırdı. Örneğin böyle bir tehdit, AKP'li bir bakana yöneltilseydi takipsizlik
verilmezdi.
"Adalet ayrımcı bir tarzda işliyor. Vatandaşın
güvenliği ya da gerçeğe ulaşılması değil, devletin hakim ideolojisi
çerçevesinde yürüyen, sürekli haksızlık üreten bir adalet mekanizmamız
var." (ÇT)
1 yorum:
Avukatin protestosu hakli oldugu kadar bir eksigi de var ve bunu belki de kendisi bile cekindigindendir dile getirmemis onu da soyleyelim.
Bir kere Turkiye Cumhuriyetinde madem ki bu olayda sadece Magdurun AKPli cevrelere yakin olmadigi icin takipsizlik karari verilme durumu varsa o halde Turkiyedeki AKPli olmayan Muhalifler neden seslerini cikarmiyorlar?
Ayrica Acaba AKP yerine Muhalefetteki cevreler iktidarda olsalardi Sanki durum degisik mi lurdu?
Yukarda soylemeye calistigimiz noktanin Asli Sudur.Bu Memlekette Ermeni,Rum,Yahudi veya GayriSunnu azinlik vs isen ayni takipsizlik karari kesinlikle yine alinabilirdi cunku Bastaki Kurulus zihniyeti evveli Bastan Carpik.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.