***
Cemaat vakıflarının el konan mülklerinin iadesiyle ilgili
kararnamenin süresi doldu. Hrant Dink Vakfı'ndan Eren ve Rum Kilisesi
Vakfı'ndan Parizianos vakıfların mallarını kanıtlama konusunda büyük sıkıntılar
yaşadığını söyledi.
Nilay VARDAR nilay@bianet.org
İstanbul - BİA Haber Merkezi 31 Ağustos 2012, Cuma
Bir yıl önce çıkan cemaat vakıflarının el konan
mülklerinin iadesiyle ilgili kanun hükmünde kararnamenin (KHK) öngördüğü
başvuru süresi sona erdi. Vakıflar iadelerin az olmasından şikayetçi.
Bugüne kadar İstanbul, Diyarbakır, Bursa, Hatay ve
Balıkesir'den 165 cemaat vakfından 56'sı 430 taşınmaz için başvurdu. 51
taşınmaz iade edildi; bir mülk için tazminat ödendi ve 32 iade talebi
reddedildi. Son başvurular değerlendirilmeye devam edecek.
Bir yılda iade edilen mallar arasında şunlar var:
Karaköy'deki Galata Rum İlkokulu, Feriköy'deki Bulgar Mezarlığı, Bursa'da
Yahudi mezarlığı, Edirnekapı Ermeni Mezarlığı. Hrant Dink'in doğduğu ve
yöneticiliğini yaptığı Tuzla Kampı yasa
kapsamına girmediği için iade edilmedi.
"Vakıflar kanıt bulmakta zorlanıyor"
Hrant Dink Vakfı'nda İstanbul'daki Ermeni vakıflarının
mülkiyet sorunuyla ilgili projede çalışan Özgür Eren, bugüne kadar (bu sayı her
gün değişiyor) İstanbul'daki Ermeni
vakıflarına ait 750'si mülkiyet sorunu yaşamış 1322 mülk tespit ettiklerini
söyledi.
On 10 yıl içinde İstanbul'daki Ermeni vakıflarına ait 144
mülk iade edildi ya da bedeli ödendi. Yarısı mahkeme yoluyla geri alındı.
Eren, mülklerin iadesini "çok yetersiz"
bulduğunu belirterek malların kanıtlanması konusunda vakıfların büyük sıkıntı
yaşadığını söyledi.
"Devletin yürüttüğü politikalar sonucu özellikle
cumhuriyet döneminden itibaren büyük bir hak gaspı söz konusu. Üstelik devletin
neden olduğu sorunu çözmek için uyguladığı yöntem de tartışmalı. 10 yıl
içindeki bütün yasal düzenlemelerde kısıtlamalar söz konusu; bunlardan bazıları
1936 beyannamesinde kayıtlılık şartı, süre sınırlaması ve kanıtlama
yükümlülüğü.
"Devlette malların kayıtları var"
"Malların kanıtlarını bulmak çok zor; çünkü önceki
dönemlerde tapu müdürlüklerinde vakıflar ciddi sorunlar yaşamış.Yerleri tespit
etmekte sıkıntılar var. 100 sene önceki adres kayıtları var ancak kent sürekli
değişiyor. Sokak ismi, kapı numarası birçok kez değişmiş, üzerine kadastro
yapılmış.
"Bir de 1912 yılına kadar tapu tescidine kilise,
vakıf adı yazılamadığı için bir azizin, papazın ya da hademenin ismi yazılmış.
Bu yüzden kilise değil şahıs ismi gözüküyor ve sorun yaşanıyor. Oysa, devlette
hangi cemaatin nerede hangi malı olduğuna dair kayıtlar var."
"Burgaz adadaki mezarlık kadastroda bile yok"
Samatya Aya Nikola Rum Kilisesi Vakfı yöneticisi Andon Parizianos, Burgaz adadaki Rum
mezarlığının kadastroda bile gözükmediğini söyledi.
"Burgaz adada hala defin işlemlerin yapıldığı Rum
mezarlığı için iade başvurusu yaptım. Mezarlığın kaydı ne kadastro, ne orman ne
de mezarlıklar müdürlüğünde var. O yüzden muhtemelen red kararı gelecek
mecburen mahkemeye başvuracağız.
"1936 beyannamesinde kayıtlı olma şartı büyük
sıkıntı yaratıyor. Birçok mülkün kaydı yok. Bazı gayrimenkuller ortaya çıkıyor,
tapu da kaydı çıkıyor. Belge bulmak zor; arşivlerimizi iyi değil. Bu yüzden biz
de yeterli başvuru yapamadık. Duyduğuma göre, oluşan sıkıntılar çerçevesinde
yeni bir kararname çıkarılacakmış yani iyi niyet var çözülür herhalde."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.