Suriye Süryanilerin anavatanıdır. Bu yüzden de
Suriye’deki her gelişme Süryanilerin de kaderini etkilemektedir. Suriye’nin
genel anlamda modern tarihinde özellikle de Fransız mandası döneminde
Süryaniler, ciddi anlamda etnik veya dinsel ayırımcılığa maruz kalmadığı gibi
diğer halk kesimleri ile kanun önünde eşit haklara sahip olmuştur. 1915 yılında
Türkiye’de soykırımdan kurtulmak isteyen Süryanilere ve 1930’lu yılların
başında Türkiye’den sürgün edilen Süryani Ortodoks Kilisesi Patrikliğine
kapısını açan Suriye devleti halkımızın tarihinde olumlu bir iz bırakmıştır.
Fakat soğuk savaşın etkisiyle büyüyen Baas Partisi rejimi döneminde Suriye
demir yumrukla yönetildi. Ortadoğu’daki diğer birçok devlet gibi Suriye’deki
Baas rejimi de monarşik bir yönetim şeklinde dar bir çevrenin elinde kaldı ve
geniş halk kesimlerinin ihtiyaçlarına karşılık veremedi. Bunun neticesi
olarakta son iki yıldır Ortadoğu ülkelerinde başgösteren demokrasiye geçiş
çabaları Suriye'de de etkin bir hal aldı. Ortaçağlarda kalan toplumsal bir yapı
ile demir yumrukla eski sistemi iktidarda tutmak isteyen tek partili rejimler
arasındaki demokrasi mücadelesi bütün Ortadoğu'da olduğu gibi Suriye'yi de
büyük bir kaosa sürüklemiştir. Kaos ortamı ise eski sistemin aksine Salafist
gruplar, El Kaide ve benzeri fundamentalist, gerici, bağnaz güçlerin türemesine
ve iktidara gelmelerine yol açmıştır. Bu durum özellikle hristiyan dinine
mensup halkların geleceklerini büyük bir tehlikeye atmaktadır.
Biz Süryani Demokratik Birliği (SDU) olarak Suriye'de
Baas Partisinin antidemokratik uygulamalarını desteklememekle birlikte zoraki
bir rejim değişiminin beraberinde halkımıza getireceği tehlikelerden büyük
kaygı duyuyoruz. Rejimin değişmesinden sonra iktidara gelecek olan dinci
kesimler Suriye’deki hıristiyan toplulukların geleceğini ciddi bir şekilde
tehdit edeceklerdir. Geçtiğimiz aylarda fundamentalist örgütlerin kaos
ortamından yararlanarak Humus ve çevresinde demografik değişikliğe başlayarak
birçok hıristiyan köylerini zorla ve tehditle boşaltmaları bunun bir
işaretidir.
Demokratik bir Suriye, Suriye toplumunun yararınadır.
Fakat kanlı bir iç savaşla demokrasiye geçiş beraberinde parçalanmış bir ülke
ile güçlünün hakim olduğu gerici, şeriatçı bir veya birçok rejimi yaratır.
Mevcut Baas rejiminin dökülen bunca kandan sonra ülkeyi kendi başına
demokrasiye götürebilmesi çok zordur. Bu yüzden Suriye daha büyük bir kaosa
sürüklenmeden ABD, Rusya, Avrupa ve Arap Birliği’nin ortak bir geçiş süreci
formülünü belirlemeleri ve Suriye rejiminin de bu doğrultuda hareket etmesi
genel olarak Suriye halkının yararına olacaktır.
Bu temelde;
Suriye’de demokratik, çoğulcu ve laik bir yönetimden
yana olduğumuzu; gerici ve şeriatçı örgütler tarafından oluşturulacak bir
yönetime karşı olduğumuzu da belirtmek istiyoruz.
Suriye’de ortaya çıkan durumdan dolayı halkımızı ve
kurumlarını topyekün bir birliğe ve ortak bir stratejide hareket etmeye
çağırıyoruz.
Suriye’deki hıristiyan toplumun geleceğinin büyük
tehlike altında olmasından dolayı da BM ve uluslararası güçlerin Suriye’deki
hıristiyanları koruma altına almalarını istiyoruz.
Saygılarımızla,
Süryani Demokratik Birliği (SDU)
İskender Haddad Fikri Aygur
Başkan Başkan Yardımcısı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.