
18. yüzyılın sonunda, Ermeni Mıkhitarist Manastırı’nda
yazılan ve Venedik Karnavalı’nda düzenli olarak icra edilen ilk modern Türkçe
oyunlar, yazıldıkları tarihten yaklaşık iki asır sonra kendilerine hayat veren
Ermeni rahiplerin doğduğu ülkeye, Türkiye’ye dönüyor... Ermeni tiyatrosunun Türk tiyatrosuyla
ilişkisi bu dönemden çok daha önce, henüz İstanbul’da ne modern bir Ermeni, ne
de modern bir Türk tiyatrosundan bahsetmenin mümkün olmadığı yıllarda,
Venedik’te Mıkhitaristlerin San Lazzaro (Surp Ğazar) Adası’ndaki
manastırlarında başlamıştır. San Lazzaro Adası’nda, çoğu Osmanlı ülkesinde
doğmuş olan Mıkhitarist Ermeni Rahipler tarafından yazılıp günümüze kadar ulaşan
Ermeni harfli en eski Türkçe tiyatro metinleri 1790'lı yıllara aittir. Ancak bu
eserler bugüne kadar ne Türk, ne de Ermeni araştırmacılar tarafından ayrıntılı
biçimde incelememişlerdir.
***
BASIN BÜLTENİ
11 ARALIK 2012
San Lazzaro Mıkhitarist Manastırı ve İlk Türkçe Tiyatro
Oyunları.
18. yüzyılın sonunda, Ermeni Mıkhitarist Manastırı’nda
yazılan ve Venedik Karnavalı’nda düzenli olarak icra edilen ilk modern Türkçe
oyunlar, yazıldıkları tarihten yaklaşık iki asır sonra kendilerine hayat veren
Ermeni rahiplerin doğduğu ülkeye, Türkiye’ye dönüyor.
Ermenilerin modern Türkçe tiyatronun kuruluşuna
yaptıkları önemli katkı çoğumuz tarafından bilinir. Fakat araştırmalar,
genellikle 1800’lü yılların ikinci yarısında İstanbul’da kurulup gelişmiş olan
profesyonel Ermeni tiyatro grupları, bunların Türkçe verdikleri temsiller ve
Türkçe icra edilen tiyatroya sundukları katkılar noktasında yoğunlaşır. Oysa
Ermeni tiyatrosunun Türk tiyatrosuyla ilişkisi bu dönemden çok daha önce, henüz
İstanbul’da ne modern bir Ermeni, ne de modern bir Türk tiyatrosundan
bahsetmenin mümkün olmadığı yıllarda, Venedik’te Mıkhitaristlerin San Lazzaro
(Surp Ğazar) Adası’ndaki manastırlarında başlamıştır. San Lazzaro Adası’nda,
çoğu Osmanlı ülkesinde doğmuş olan Mıkhitarist Ermeni Rahipler tarafından
yazılıp günümüze kadar ulaşan Ermeni harfli en eski Türkçe tiyatro metinleri
1790'lı yıllara aittir. Ancak bu eserler bugüne kadar ne Türk, ne de Ermeni
araştırmacılar tarafından ayrıntılı biçimde incelememişlerdir. Başta Metin And
olmak üzere bazı araştırmacılar eserlerinde bu oyunlardan sadece birkaç satırla
bahsetmekle yetinmişlerdir. Ve sonuçta Türkiye'de Batılı anlamdaki tiyatronun,
bir edebi tür olarak, Şinasi'nin 1860'ta yazdığı Şair Evlenmesi ile başladığı
konusunda genel bir kanaat oluşmuştur. Söz konusu oyunlara yönelik ilk ciddi
araştırma 1984 yılında Venedik Ca' Foscari Üniversitesi'nin Doğu Dilleri ve
Edebiyatları bölümünü bitirme teziyle uğraşırken Yervant Baret Manok tarafından
gerçekleştirilmiştir. Ancak bu değerli çalışma o tarihlerde çok fazla ilgi
görmemiş ve araştırmacı tarafından değerlendirileceği günü beklemek üzere rafa
kaldırılmıştır.
İşte şimdi bu değerli çalışmanın Türkiyeli okurlarla
buluşma zamanı! 18. yüzyılın sonunda, Ermeni Mıkhitarist Manastırı’nda yazılan
ve Venedik Karnavalı’nda düzenli olarak icra edilen ilk modern Türkçe
oyunların, yazıldıkları tarihten yaklaşık iki asır sonra kendilerine hayat
veren Ermeni rahiplerin doğduğu ülkeye, Türkiye’ye gecikmeli dönüşü Bgst
Yayınları ve Anadolu Kültür arasındaki işbirliği çerçevesinde
gerçekleştiriliyor.
TANITIM ETKİNLİĞİ VE YAZARLA TANIŞMA
Kitabın tanıtım etkinlikleri kapsamında yazar Yervant
Baret Manok ve Ermeni Mıkhitaristlerinin Kültürel Çalışmaları konusunda
dünyadaki en önemli araştırmacılardan birisi olan Prof. Boğos Levon Zekiyan’ın
konuşmacı olarak katılacağı iki buluşma gerçekleştirilecek.
18 Aralık Salı Saat 18:00’de, Boğaziçi Üniversitesi Özger
Arnas Salonu (Kırmızı Salon)
19 Aralık Çarşamba Saat 19:30’da, Cezayir Toplantı Salonu
Katılım için irtibat numarası:
Tamar Nalcı, 0507 703 17 62 (Anadolu Kültür)
Ayşan Sönmez 0535 360 21 91 (Boğaziçi Gösteri Sanatları
Topluluğu)
Yervant Baret Manok kimdir?
1958 yılında İstanbul'da doğan Yervant Baret Manok, Mıkhitaristlerin İstanbul - Pangaltı'daki ve
Venedik'teki okullarında eğitim gördükten sonra Venedik Ca' Foscari
Universitesi'nden mezun olarak "Doğu Dilleri Ve Edebiyatları" dalında
"Dottore Magistrale" ünvanını aldı. Daha sonra Fransa’ya yerleşti ve
halen orada yaşamaktadır. Öncelikli araştırma alanları geçmişte ve bugün Ermeni
ve Türk halklarının ilişkileri ve karşılıklı etkileşimleridir. 25 yıldan beri
Venedik Ca' Foscari Üniversitesi’nce her yıl Ağustos ayında düzenlenen Ermeni
dili ve uygarlığı hızlandırılmış yaz kursunda eğitmenlik yapmaya devam
etmektedir.
Boğos Levon Zekiyan kimdir?
1943’te İstanbul’da doğdu. 1949 ve 1959 yılları arasında
ilköğrenimini Sakızağacı’ndaki Mığhitaryan Okulu’nda, ortaöğrenimini
Venedik’teki Moorat-Raphael Koleji’nde tamamladı. 1952 ve 1968 yılları arasında
ise Roma’daki Pontificia Università Gregoriana’da Felsefe ve Teoloji
bölümlerini bitirdi, Doğu Teolojisi ve İnanç Sistemleri üzerine çalıştı. 1971
ve 1986 yılları arasında İstanbul’da İtalyan Lisesi, Pangaltı Lisesi ve
Getronagan Lisesi’nde öğretmenlik, Venedik’te de Moorat-Raphael Koleji’nde
öğretmenlik ve müdürlük yaptı.
1974–81 yıllarında Venedik’teki San Lazzaro Ermeni
Akademisi Sekreteri ve 1976–91 yıllarında Milano’daki “Centro di Studi e di
Documentazione della Cultura Armena”da Edebiyat ve Tarih Uzmanı olarak çalıştı.
1976’tan beri Venedik Ca’ Foscari Üniversitesi Ermeni Dili ve Edebiyatı Bölüm
Başkanlığını ve 1984’den beri Venedik Üniversitesi’nde düzenlenen Ermeni Dili
ve Kültürü-Yoğunlaştırılmış Yaz Kursları Direktörlüğünü yapmaktadır.
Ayrıca Roma’daki “Pontifical Institute of Oriental
Studies”in Başkanı, “Italiarmenia” Derneği başkan yardımcısı ve yönetim kurulu
üyesi ve “Padus-Araxes” Derneği’nin başkanı ve dört kurucusundan biridir.
Türkçe, İtalyanca, Ermenice, İngilizce, Almanca ve Fransızca olarak yayımlanmış
çok sayıda kitabı ve makalesi bulunmaktadır.
Doğu ile Batı Arasında San Lazzaro Sahnesi
Ermeni Mıkhitarist Manastırı ve İlk Türkçe Tiyatro
Oyunları
Yervant Baret Manok
İtalyanca kısımların Türkçe çevirisi: Mehmet Fatih Uslu
bgst Yayınları Ocak 2013
Fırat Güllü [fgullu@gmail.com]
2 yorum:
Turkiyede Tiyatro sanatinda herseyin biz Ermenilere borclu olunmasina ragmen Isminin Ermeni degil de Turk Tiyatrosu denmesi herseyde oldugu gibi onune konunlmus Turk kelimesiyle aninda Turklestirilmis oluyor aynen klasik turk musikisi,Turk Coca Colasi,Turk pirellisi,Turk Reaultsu veya Fiati gibi daha bircok orneginde oldugu gibi ki bundan nasil bir gurur duyuldugunu da anlamak mumkun degildir.
Duyarlılığınızı anlıyor ve katılıyorum. Ama yukarıda adı anılan çalışma başlı başına bu düşünce biçimini reddi üzerine kurulu.
Konuyla ilgili şu yazılara bakmanızı öneririm:
http://mimesis-dergi.org/2010/06/turk-tiyatrosu-nedir-1/
http://mimesis-dergi.org/2010/07/%E2%80%9Cturk-tiyatrosu%E2%80%9D-nedir-2/
Saygılar
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.