Kutsal Pazartesi Günü:İsa Mesih Betlehem'den Küdüs'e
dönerken,acıkır, yolunun üstünde incir ağacına rastlar, ağaçta yapraklardan
başka hiç bir şey yoktur, ağaç meyvesizdir: İsa Mesih meyve vermeyen ağacı
<<Bundan böyle, sonsuza dek senden meyve bitmesin>> diyerek incir
ağacını lanetler ve ağaç hemen kurur:İsa Mesih verimsiz fakat yem yeşil
yapraklarla süslü incir ağacı örneklemesinde, çok güçlü imana sahip görünürde
olup, fakat gerçekten imanlı olmanın ruhani meyvelerini vermeyen,hayır
işlemeyen,insanlığa yararı olmayan iki yüzlülere atıfta bulunmaktadır:
Kutsal Salı Günü:İsa Mesih Zeytin dağın tepesinde oturup
öğrencilerine, yakın gelecekte kendisine uygulanacak işkence ve
eziyetlerden, mabetlerin ulvi amaçlar dışı kullanımlarından, Kainatın sonundan
ve kendisinin ikinci kez dünyamıza döneceğinden bahseder vaaz verir:İsa Mesih
bu anlatımlarını,10 bakirelerin hikayesinin anlatımı da özetler: Burada insanların erdemli işler yaparak ,insanlığa verimli
olmalarından, sevaplar işlemelerinden, kendisinin ikinci kez dünyamıza
gelişine ruhen ve manen hazır olmamız
gerektiğinin aksi takdirde kuruyan incir ağacının durumuna düşebileceğimizin vurgusu
yapmaktadır:
Kutsal Çarşamba Günü, günahkar bir kadının,çok pahalı bir yağ ile İsa Mesih'in başını yağlamasının anımsanmasıdır, İsa
Mesih'in başının bu şekilde yağlanması
,onun çok yakın bir süre içinde ölümünü
simgeler :Ayrıca bu gün ,İsa Mesih'e ögrencisi Yuta tarafından ihanet edilerek
ihbar edilişi ve ele verilişinin hazırlanmasını anımsar:
Kutsal Perşembe Günü:Bu gün İsa Mesih ve tüm öğrencileri son
kez bir sofra etrafında toplanırlar:İsa Mesih ,manevi olarak kendi bedenini ve kanını öğrencileriyle
paylaşmak kendinden bir parça aktarmak için yemekte <<Alın yeyin,bu
benim bedenimdir>> diyerek ekmeği
ve daha sonra <<Bundan hepiniz
içiniz, çünkü yeni ahta göre bu benim kanım,o birçoklar için akmaktadır >> diyerek şarabı
öğrencileri arasında bölüştürerek dağıtır: Yemekten sonra İsa Mesih tüm ögrencilerin teker teket hepsinin
ayaklarını yıkar ve <<Eğer ben
öğretmeniniz olarak sizlerin ayaklarını yıkıyorsam sizlerde mecbursunuz birbiriniz ayaklarını
yıkamaya, ben size örnek oldum >> der:Burda Tevazu ve Hizmet örneği
gösterilmektedir:
Perşembeyi Cuma'ya bağlayan gecesi ,İsa Mesih'in
tutuklanması, işkençelere maruz kalması,çarmıha gerilmesi ve ölümünü
simgeler,bu gizeme KARARMA denir:
Kutsal Cuma Günü:Çarmıha gerilerek öldürelen İsa Mesih, kendine inanan tüm insanların günahlardan arınması ,affedilmesi için ölümü
ile onların günahlarını üstlendi ve kutsal cuma günü onun bedeninin definini
anımsatır:
Kutsal Cuma, bize 30 gümüş karşılığında satılan ve bir öpücükle ihbar edilen
Hristıyan dünyasının en talihsiz ve üzücü olayını anlatır.Bu muhbirlik
olayı,Hristıyan dünyasının tarihine Muhbirliğin ve İhanetin , Fesatlığın,
Sinsiliğin , Korkaklığın ve
Çaresizliğin,
Düzenbazlığın simgesi olarak, <Sonsuza dek
lanetlenmiş> silinmez bir şekilde damgalanmıştır:
Kutsal Cuma günü yaşanan olaylar bir taraftan,<Sahte ve
Yalancı Bir Mahkeme>, <Ellerini
Yıkayıp Bir Kenara Çekilen Hakimler ve Avukatlar>ı,diğer taraftan ise
birinin eza, cefa çekmesini, işkence ve zülüm
görmesini seyrederek mutlu olan,
kayıtsız insanları,öbür yanda ise <Diken ve Kan>,<Ter ve Gözyaşı>
içinde olanları bize anımsatır: Ve nihayet
Tanrının evladının,anlaşılmaz bir yücelik ve ulvilikle kendisine eziyet ve işkence yapanlar için <<BABA
AF ET BU İNSANLARI ,ONLAR NE YAPTIKLARINI
BİLMİYORLAR> diyerek Tanrıdan, babasından, onları af etmesini
dilemesi insanlığa bir <HOŞGÖRÜ>
öğretisidir:
Kutsal Cumartesi Günü:İsa Mesih'in Mezarında süküneti anımsatır :Ölümü,cehennemin kapıları
insanlığın önünde kapatıp, cennetin kapıları açıldığını simgeler:
Kutsal Cumartesi sarsıntılı, sıkıntılı,kaygılı ve anlamlı günler sonrasında, huzur dolu bir sessizliğin bekleyişi içinde ,<KOĞGOTA> tepesindeki işkence ve zülüm,İsa Mesih’in İşkenceye giden yolu,Çarmıha Gerilmesi ve Taş
mezarının anımsanması ile geçen hüzün ve
acı dolu bir gün olarak belirlenir.
İsa Mesih’in mezarı, sanki bugünkü dünyamızdan
küçük bir resmi önümüze koyar gibi bir anlam kazanıyor:Tıpkı bugün,
hapishanelerde suçlunun yanında,
suçsuzların da tutuklu olması,mezarlarda günahsızın yanına günahkarın da gömüldüğü gibi..
İsa Mesih ,suçsuzluğunu
ispatlayamadı,sahte ve yalancı,adil olmıyan bir mahkeme ile ölüm
cezasına çarptırıldı, mahkum oldu, ancak İsa Mesih ,fiziksel bedenini dünyamız topraklarına bırakarak ,imanının
güçü ve işlediği sevaplar ve yaptıkları iyiliklerin kudretiyle mezar taşını çatlatıp ,yararak , ruh
oldu,uçtu ,sonsuzluğa karıştı:
Bu acı,hüzün, keder,işkence,cefa, zülüm dolu günlerin ertesinde,Yeniden Doğmanın, Dirilmenin ,
Arınmanın başladığı coşku ve sevinçin
yaşandığı DİRİLİŞ YORTUSU nun Pazar günü,Paskalya Bayramı gelir.
İsa Mesih,bize hayatı öğretmek için, bizim de kendisi gibi
eziyet, işkence, zorluklar görebileceğimizi,haksızlığa
uğrayabileceğimizi anlatabilmek
için,bizim için işkence gördü, çarmıha gerildi, öldürüldü ,ama tekrar dirildi:
Eğer günah işlememiş isek, birilerine iyilik yapmış isek,
sevap işlemiş isek ,hoşgörülü isek ,af
edebiliyorsak sevdiklerimiz ve bizi
sevenler için fedakarlık
yapabiliyorsak,haksızlığa da uğrasak, işkence de görsek, çarmıha da gerilsek
de, her şeye rağmen bir şekilde yeniden doğacağımızı,yaşamımıza devam
edebileceğimize , her hangi bir şeyle
bizden sonrakilerin yolunu
aydınlatabileceğimize bizi inandırmak ve
bu ilahi müjdeyi bize verebilmek için ,İsa Mesih çarmıha gerildi, gömüldü ve Dirildi:
Dr.med.Sarkis Adam


.jpg)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.