1915 Soykırımı öncesinde Ergani Maden Sancağında 50 kadar
yerleşim yerine dağılmış 38430 Ermeni yaşamaktadır. Tarıma elverişli alanları
ve Bakır madeni ile zengin bu yörede Dicle’nin kıyısında 3300 Ermeni’nin
yaşadığı merkez yer alıyordu. Ergani’nin rahatlıkla bir Ermeni şehri olduğunu
söylemek mümkündür. Sancağın mutasarrıfının da Ermeni olması bir tesadüf
değildir. Savaş döneminde ki ilk Mutasarrıfı Dikran Bey 28 Ekimde görevinden alınır. Yerine atanan
Nazmi Bey bölgedeki Ermeni tasfiyesini
düzenler ve uygulatır.
Merkez ve 10 kazanın
Ermenileri (10559 kişi) 1915’in
temmuzunda katledilirler. Çüngüş halkı ile birlikte Yudan Dere denilen yerde
öldürülmüşlerdir. Gölcük’te bir şahit kurtulabilmiştir. 4 haziran akşamı Müdür
Beyzade Ali tarafından Harput’tan getirilmiş 70 milis tarafından çepeçevre
sarılır ve 16 yaşından büyük tüm erkek nüfus tutuklanarak bir ahıra kapatılıp
sistematik işkenceden geçirilir. Amaç gizledikleri silahları itiraf
ettirmektir. Tutuklanan tüm erkekler milisler tarafından bilinmeyen bir yöne
götürülürler. 7 Temmuz günü tehciri düzenleyen memurlar, Türk çeteler ve
Kürtler eşliğinde Gölcük’e gelirler. Ev ve muhacirler sayılarak tüm mallara el
konur. Onlara Halep’e nakledilecekleri söylenir. Halil Ağa ile oğulları Mehmed ve Abdullah adamlarıyla beraber bu
operasyonların başlıca yöneticileridir. İlk kafile 70 kadar aileden oluşur ve
gölün kıyısını takip ederek doğuya gider. Kalan 30 aileyi kapsayan ikinci
kafile 9 Temmuz günü yola çıkarılır. Vilayet emrine göre 12 yaşından küçük
erkek çocuklarının evlat edinilmesine izin çıkmıştır. Kadınlarda yaş
sınırlaması yoktur. Ancak anında İslamı kabul etmeli ve yabancı ülkede,
özellikle ABD’de ailesi olmamalıdır. Alışılmış evlat edinme kuralları
uygulanır. Bir memur yeni müminleri kaydeder.
Gölcük kuzeyden
güneye bir geçit yeridir. Ermeni sürgünler bu geçitten sağ olarak
çıkamamışlardır. Tanıklıklar, gölün
güney kıyısının büyük bir insan mezbahası olduğunu naklederler. Harput’tan ve Mamurret ül Aziz vilayetinden
gönderilen sürgünler orada katledilmişlerdir. Aşağıda 1915 Soykırımında yerel
eşrafın gaspından sonra kalan miktarları gösterir Ermeni mülkleri listelenmiştir.
Listenin uzunluğu dikkat çekicidir. Bu mülklerin şimdi kimlerin işgalinde
olduğu sorusunun 2015’e 2 kala bir anlamı varmıdır?
Katliamların planlayıcı
ve organizatörlerinden mebus Feyzi Bey, el koyduğu birçok köyün, akarın,
taşınmazın, paranın ve ziynet
eşyasının yanında Ergani’de 1915 öncesi
600 işçinin çalıştığı Kazancıyan’ın
bakır madeni işletmesine de el koyar. Soykırımdaki başarısından dolayı
Pirinççizade ailesinin el koyduğu -1915 yılında 600 işçinin çalıştığı - işletme
o dönem için çok büyük bir işletmedir.
Dikran Mardirosyan, Mardiros Efendi'nin
oğludur. 13 Eylül 1862 de İstanbul'da doğdu. Ermeni Mektebi'nde orta,
Mülkiye'nin İdâdî Kısmı'nda lise öğrenimini tamamladı. Ekim 1885'de Yüksek
Kısım'dan mezun oldu. 23 Ocak 1886'da
Ticâret ve Nâfia
Nezâreti Terceme-i Fünün Kalemi Kâtibliği'ne tayin edilerek Devlet hizmetine
girdi. Bu dâirenin lâğvedilmesi üzerine, Haziran 1887'de Posta ve Telgraf
Nezâreti Tahrîrât-ı Ecnebiyye (= Yabancı Dil'de Yazışmalar) Kalemi Kâtibliği'ne
nakledildi. 13 Nisan 1902'de Nezâret Mesâiih-i Ecnebiyye (= Yabancıların Posta
İşleri) Kalemi 1. Kâtibliği'ne getirildi. Meşrutiyetin ilânından sonra idare
mesleğine geçti. 21 Nisan 1909'da terfian Mâmuretülaziz (= Elazığ Vilâyeti)
Vali Muâvinliği'ne gönderildi. 25 Ağustos 1909'da "Tensikat Kanunu"
gereğince bu vazifeden açığa çıkarıldı ise de ehliyeti nazara alınarak 13
Haziran 1910'da Dedeağaç, 9 Kasım 1911 de Gümüşhane Sancakları
Mutasarrıflıklarına atandı. 5 Şubat 1912'de Gümüşhane Mutasarrıflığımdan
azledildi. 2 yıla yakın mazuliyet maaşı
aldıkdan sonra, 3 Eylül 1914'de Ergani Sancağı Mutasarrıflığına gönderildi. Bu
vazifede iken "18 Nisan 1330 tarihli Memurîn-i Dâhiliyye Hakkında Muvakkat
Kanun"a göre 11 Kasım 1914'de emekliye sevk edildi. Şûrây-ı Devlet’te (=
Danıştay) açtığı dâvayı kazandığından emeklilik tasarrufu kaldırıldı. 1 Mart
1919'da Karahisar-ı Şarkî Mutasarrıflığına tayin edildi. 12 Ekim 1919 da bu
vazifeden de azledildi. Uzun süre mazûliyet maaşı alıp açıkta kaldıktan sonra 1
Mayıs 1925'de T.C. Dâhiliye Vekâleti'nce emekliye sevk edildi. 1940'da
İstanbul'da Yedikule Ermeni Hastahânesinde vefat etti. Evli olup Mardik ve
Harutyan adlarında iki oğlu vardı. Mardik Newyork'da Lraber adında Ermenice bir
gazete çıkarıyordu. Ana dili olan Ermenice'den başka Fransızca'ya da vâkıftı.
1903'de "Gümüş Liyâkat" madalyası ile taltif edildi. 1908'de
"Saniye" rütbesinin 1. Sınıfına yükseldi.
ii Hüseyin Nazmi,
1867'de İstanbul'da doğdu. 11 Kasım 1915'de Ergani Sancakları
Mutasarrıflıklarına getirildi. 6 Ekim 1916'da Ergani Mutasarrıflığından
azledildi. 12 Ekim 1916'da da emekliye sevk edildi. Vefat târihi tesbît
edilemedi.
Ergani sancağında
Ermeni emval-i metrukelerinden 1915 Soykırımındaki yerel eşrafın gaspından sonra 1924 yılına kalan miktarları gösterir
liste:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.