***
"Gezi Parkı meselesiyle bu güzel gidiş karartılmaya çalışılıyor. Orada çevre duyarlılığıyla bulunanların duyarlığınını saygıdeğer bulduğumuzu söyledik. Orada ağaç katledileceğine inanırsam oraya ben Hüseyin Çelik olarak gider yatarım.
***
AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik MKYK toplantısının ardından
Gezi Parkı eylemleri ve erken seçim tartışmalarıyla ilgili açıklamalarda
bulundu.
Erken seçim iddialarını yalanlayarak 'Bu tamamen hayal
mahsulü' diyen Çelik şunları söyledi:
"Bugün bazı basın yayın organlarında erken seçim
yapılacağı iddiası var. İddia gereksiz ve hayal mahsülüdür. Önümüzde seçim var.
O da mahalli seçimlerdir. Daha sonra Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 2015 Haziran
ayında da milletvekili seçimi yapılacaktır. Türkiye’de siyasi istikrar var.
Gezi Parkı olaylarını Pazartesi Başbakan Erdoğan
başkanlığındaki bakanlar kurulunda da görüşeceğiz.
Başbakan defalarca ifade etti. Biz faiz ve istemezükçü
lobiye teslim olmayacağız. Gezi Parkı olayları öncesi sadece Mayıs ayı öncesi
çözüm sürecin PKK silahlı unsurlarını yurt dışına çekti. Birçok açıdan son
derece önemliydi. Mayıs ayında 3. havaalanı ihalesi yapıldı."
"Bu güzel gidiş karartılmaya çalışılıyor"
"Gezi Parkı meselesiyle bu güzel gidiş karartılmaya
çalışılıyor. Orada çevre duyarlılığıyla bulunanların duyarlığınını saygıdeğer
bulduğumuzu söyledik. Orada ağaç katledileceğine inanırsam oraya ben Hüseyin
Çelik olarak gider yatarım. Farklı mecralara çekiliyor.Halk 7 seçimde de bizi
ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemiştir. Bu olaylarda 70 trilyon
lira zararımız var. Hayatını kaybeden insanlarımız oldu. Bunun değerini hiç
kimse anlayamaz, anlatamaz. Vandalizme çevirenler millet vicdanında mahkum
edilecektir. Sayın başbakan üç beş çapulcu diye bunları kast etmiştir.
Biz elbette 76 milyonun iktidarıyız. Biz halk
memnuniyetine göre yönetim yapıyoruz. Başbakan, Menderes'in rekorunu kırmıştır.
İnsanların inançları ve mezhepleri bizim için çok önemlidir. Varsa bazı
arızalar, bizim izah edemediğimiz bir şey var ise her zaman konuşmaya hazırız.
İçki yasağı dış basına yasak olarak aktarıldıysa bunda iyi niyet aranamaz.
12 Eylül 1980 darbesinden önce Türkiye'de kaşınan ve
insanların birbirine düşmesine sebep olan bazı şeyler yapılıyor. Bazı
kışkırtmalar yapılıyor. Biz herkesin dindarlığına da dinsizliğine de saygı
duyarız. Bizim böyle bir derdimiz yok. O yüzden sükunetle kendimize ve
çocuklarımızın geleceğine zarar vermeyecek şekilde yürümemiz lazım. Bazı şeyler
istismar edilmesin.
Muhsin Ertuğrul sahnesi yıkılacağı zaman yine yaygara
kopardılar. Bittikten sonra gelip görenler söylediklerinden utandı. Atatürk
Kültür Merkezi’nin yıkılması lazım. Depreme dayanıklı değil. "İstemezükçü
lobi" bunlara karşı çıkıyor. Türkiye’de iftihar kaynağımız olan ne kadar
eser var ise bu iztemezükçü lobi bunların karşısında.
CHP'yi de duyarlı olmaya çağırıyoruz. İllegal gruplardan
özür beklemiyoruz zaten. 7 seferdir sandıkta yenilen CHP o hırçınlıkla
saldırıyor. Bu tavrınız ve siyaset tarzıyla, "Komşumun eli yansa da ben de
yumurtamı pişirsem" mantığıyla hareket ederseniz kazanamazsınız. Şu anda
Türkiye'de temsili demokrasi vardır. Halk seçer ve gerekli yerlere gönderir.
Yasama faaliyeti yapılırken ilgili kuruluşlara kesinlikle sorulur ardından
genel kurula gelir. Bu Taksim düzenlemesi de bir anda ortaya çıkmış gibi gösteriliyor.
Başbakanımız tarafından geçmişte İstanbul halkına takdim edilen bir projedir.
Kışla hariç İBB meclisinde görüşülürken CHP de oy verdi."
"Sokaklarda insanlar yürüdü diye erken seçim
olmaz"
Bakan Çelik, AKP tüzüğünde yer alan "Bir kişi en
fazla 3 dönem görev yapabilir" maddesinin değiştirilmek istendiği
yönündeki bir soruya, "Böyle bir şey söz konusu değil. Gündeme
gelmedi" dedi. Bahçeli'nin açıklamaları için ise, "Erken seçim kararı
yok. Bugün öyle bir ihtiyaç yok. Parlemento ve Hükümet saat gibi çalışıyor.
Koalisyon ortakları ömürlerini birbirini ikna etmekle uğraşıyordu. Çok şükür
memleketimizde erken seçimi gerektiren hiçbir şey yok. Sokaklarda insanlar
yürüdü diye erken seçim kararı alınmaz. Bu iddiaları ortaya atanlara sormanız
lazım. Hangi amaçla yazdıklarını." dedi.
"Direnişçileri ikna etmek için bir çaba olacak
mı?" şeklindeki soruya, "Biz vatandaşımızın makul, meşru tüm
taleplerini dinlemeye, konuşmaya oldum olalı hazırız. Bunu belediye
başkanlarımız da, gerekirse sayın başbakanımız da yapabilir. Başbakan'ın daha
önce böyle toplantıları oldu. Bizimle konuşmak isteyenlere kapımız da yüreğimiz
de açık. Başbakan'ın, 'Çevre için bir şey yapmak istiyorsan, gel benimle yap.'
demesi de bundandır. Süreç tamamen hükümetin kontrolü altındadır. Tahrikkarların
ayıklanmasıyla da devam edecektir" yanıtını verdi.
"Ama altında kafeler olsa güzel olmaz mı?"
Çelik, Topçu Kışlası'yla ilgili 'AVM gibi bir şey
yapılırsa önce ben gider yatarım' diyerek şunları söyledi:
"29 Mayıs 2013'te AKP Genel Merkezi'nde yaptığım
basın toplantısında söyledim. Topçu Kışlası'na AVM gibi bir şey yapılırsa oraya
önce ben gider yatarım. Diyelim ki yok oldu orası, bir gün 50 sene sonraki
nesiller derse ki, burada bir eser vardı burada. Burayı ihya edelim. Buraya
kültür-şehir müzesi yapılabilir. Ama altında kafeler olsa güzel olmaz mı?"
Eylemcilere de seslenen Çelik, "Ben olumlu çevreci,
yeşile karşı duyarlı mesajlardan söz ediyorum. Taş atanlardan bahsetmiyoruz.
Arınç, doğa için polisin şiddetine maruz kalanlardan özür diledi. Başbakan
adına konuştu. Başbakan da herkesle görüşür, diyalog kurar. Bir insan size
karşı peşin hükümlü ise, 'Ben karşıyım sana' diyorsa yapacak bir şey
yoktur."
Sürecin hükümetin kotrolü altında olduğunu belirten Çelik
şöyle devam etti:
"Vatandaşlarımızın meşru tüm taleplerini dinlemeye
hazırız. Sayın Başbakan suçlu olmadığına inandığı hiç kimsenin kellesini
vermez. Başbakanı yıllardır tanırım. Görevini yapan insanların sabah akşam
kellesinin istenmesi doğru bir yaklaşım değildir."
(soL-Haber Merkezi)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.