Diyanet İşleri Başkanlığı 2012 yılına ilişkin faaliyetlerine yer verdiği ve kurumun Stratejik Planında ne ölçüde yol kat ettiğini değerlendirdiği 2012 Yılı Faaliyet Raporunu Mayıs 18, 2013 tarihinde yayınlandı. Türkiye’de din-devlet ilişkisini ve düşünce, din veya inanç özgürlüğünün korunmasını ilgilendiren bazı gelişmeler şöyle özetlenebilir:
Diyanet İşleri Başkanlığı 2012 yılına ilişkin
faaliyetlerine yer verdiği ve kurumun Stratejik Planında ne ölçüde yol kat
ettiğini değerlendirdiği 2012 Yılı Faaliyet Raporunu Mayıs 18, 2013 tarihinde
yayınlandı. Türkiye’de din-devlet ilişkisini ve düşünce, din veya inanç özgürlüğünün
korunmasını ilgilendiren bazı gelişmeler şöyle özetlenebilir:
Summary in English below.
Misyon Değişikliği
2011 yılına ait Faaliyet Raporu ile karşılaştırıldığında
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) tanımladığı misyonunda önemli bir
değişiklik göze çarpmaktadır. DİB’in 2011 yılı için tanımladığı misyon şöyle:
“Toplumun dinî ihtiyaç ve beklentilerine cevap verme
amacıyla İslam Dini’nin temel kaynaklarına dayalı doğru ve güncel bilgi ile
toplumu din konusunda aydınlatmak, inanç, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili
işleri yürütmek ve ibadet yerlerini yönetmek.”
Oysa 2012 yılı misyonu çok daha proaktif bir rol
üstlendiğine işaret etmektedir, “Toplumun dinî, ahlakı̂ ve manevi değerlerini
sürekli canlı tutmak amacıyla İslâm Dini’nin temel kaynaklarına dayalı
doğru ve güncel bilgi ile toplumu din konusunda aydınlatmak, inanç, ibadet
ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek ve ibadet yerlerini
yönetmektir.” Anayasal ve yasal görevine bakıldığında Diyanet İşleri
Başkanlığı’nın “dini, ahlaki ve manevi değerleri sürekli canlı tutma amacının”
yasal temeli açık değildir ve önemli bir amaç ve rol değişikliğine işaret
etmektedir.
Stratejik Hedefler
Rapora göre Birimlerin tamamının yapmış oldukları
faaliyetlerle katkıda bulundukları stratejik hedefler değerlendirildiğinde;
“Ahlaki yozlaşmayı önleyici çalışmaları artırmak” stratejik hedefine % 71,43
oranıyla en düşük; “Dinî bilgi bankası oluşturmak” ve “Toplumsal
problemlerin çözümünde etkin rol almak” stratejik hedeflerine de % 100
oranıyla en yüksek seviyede ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
2012 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın birimlerince
gerçekleştirilen stratejik hedeflerin stratejik amaçlara katkıları
bağlamında bakıldığında; “Dünyada objektif İslâm algısı oluşturmak ve bu
anlayışı yaymak” stratejik amacına % 75,14 oranıyla en düşük; “Dinî bilgi
üretimini, İslâm’ın bilimsel metodolojisi temelinde sistematik hâle
getirmek ve kurumsallaştırmak” stratejik amacına da % 92,70 oranıyla en
yüksek seviye- de ulaşıldığı görülmektedir. dır.
Öneri ve Tedbirler
Öneri ve Tedbirler konusunda Diyanet İşleri
Başkanlığı’nın 2010 ve 2011 yıllarındaki raporlarında yer alan önerilerin 2012
yılı içinde tekrarlandığı görülmektedir:
Tüzel Kişilik ve İbadet Yerlerinin Mülkiyeti
“İbadet yerlerinin yönetimi ve denetimi görevi, yasal
olarak Başkanlığımızın uhdesindedir. Ancak Başkanlığın hukukî tüzel
kişiliğinin olmaması nedeniyle, cami, mescit ve bunların müştemilatı ile
Kur’ân kurslarının mülkiyeti farklı özel ve tüzel kişilere aittir. Bu
durum, hukuken sorumlu olduğumuz ibadethanelerin yönetiminde,
Başkanlığımızın ciddî sorun ve sıkıntılarla karşılaşmasına neden
olmaktadır. Bu itibarla, mutlaka Başkanlı- ğımıza hukukî tüzel kişilik
sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.”
“İllegal” oluşumlara karşı daha fazla kadro gereği
görülmesi
“Ülke genelinde yeni inşa edilen dolayısıyla kadro
verilemeyen cami ve mescitlerde illegal oluşum olmaması ve din hizmetlerinin
tek elden ve devlet güvencesi altında yürütülebilmesi için kadrosu olmayan
camilere kadro sağlanması gerekmektedir.”
Cami görevlilerinin etkinliğinin artırılması
“Cami görevlileri (imam-hatip ve müezzin- kayyımlar),
herhangi bir mesai sınırlaması olmadan vatandaşlarımızla yüz yüze din
hizmeti sunmaktadırlar. Bu itibarla, görev yaptıkları camilerin yanında
sürekli vatandaşla iç içe olmaları gerekmektedir. Bu nedenle, başta hizmet
açısındanözellikli bölgeler olmak üzere, kiraların yüksek oldugu büyük
şehirlerde lojmanı olmayan camile- rimize görevli lojmanları inşa
edilebilmesi için, bütçeye yeterli ödenek konulmalıdır.”
Kadınlar için daha niteliklik din hizmeti
Nüfusumuzun yarısından fazlasını oluşturan bayanların
dinî konulardaki soru ve sorunlarını daha rahat ortamlarda aktarabilmelerini
sağlayabilmek için, bayan din görevlisi ve müftülükleri- mizdeki aile
irşat bürolarının sayısı artırılmalı ve buralarda daha nitelikli ve donanımlı
personel görevlendirilmelidir.
DİB için ilahiyat fakültesi mezunlarına duyulan ihtiyaç
“Kaliteli din hizmeti sunmanın, iyi yetişmiş kalifiye
elemanların istihdamıyla mümkün olabileceği, izahtan varestedir.
Başkanlığımızın bundan böyle, tamamen ilahiyat fakültesi mezunları istihdam
etmesi gerekmektedir. Bu nedenle söz konusu fakültelerin kontenjanları bu
ihtiyaç dikkate alınarak belirlenmeli ve program geliştirme çalışmalarında
din hizmetleri alanının ihtiyaçları gözetilmelidir.”
Daha fazla bütçe
“Hizmetlerimizi yerine getirirken karşılaştığımız en
önemli sorunlarımızdan biri de, kısıtlı bütçe imkânlarıdır. Geniş bir
coğrafyada 100.000‟in üzerinde personelle, Anayasal ve yasal görevlerimizi
tam anlamıyla ifa edebilmemiz için, güçlü malî kaynaklara sahip olmamız
gerekmektedir. Bu itibarla, hizmetlerimizi etkili bir şekilde sunabilmeimiz
için, bütçeden Başkanlığımıza ayrılan kaynakların imkânlar doğrultusunda
artırılmasının, Başkanlığımızın karşılaştığı bazı olumsuzlukları
azaltacağı inancındayız.”
Summary
The Presidency of Religious Affairs (PRA) published its
2012 Activity Report on 18 May 2013. An important change in the new Report
indicates a new mission statement for the PRA. While previous reports referred
to the purpose for the PRA’s activities as “enlightenment of the society on
religious matters” the new mission statement refers to “the purpose of keeping
society’s religious, ethical and moral values constantly alive”. The legal
basis of this evolved mission’s, which reflects a proactive role to foster
religiosity, remains unclear. The PRA, reiterates in its recommendations that
the PRA needs to have a legal personality to acquire ownership of places of
worship which it administers and demands more funding in order to exercise its
constitutional duties. It also demands more personnel in order to prevent
illegal activities in mosques where it currently does not have have any imams.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.