Kutlay, Yunanistan'da iktidardaki Yeni Demokrasi
Partisi'nin parlamentoya sunduğu tartışmalı yasa tasarısını AA muhabirine
değerlendirdi.
Yunanistan parlamentosunda benzer konuların daha önce de
gündeme geldiğini belirten Kutlay, tarihte yaşanan kimi olayların
"soykırım" olarak değerlendirildiğini, Ermeni iddiaları, Kurtuluş
Savaşı gibi olayların buna örnek olduğunu belirtti. Yunanistan'ın kendi tarih
okumasına göre siyaset ürettiğine dikkati çeken Kutlay, alınan kararlara
uymayanların cezalandırılmasının, tıpkı Fransa parlamentosunda Ermeni sorununa
ilişkin alınan karar gibi olacağını ifade etti.
Bir parlamentonun tarihsel olaylar hakkında hüküm verme
hakkı olmadığını vurgulayan Kutlay, "Söz konusu tasarı AB değerlerine ve
temel insan haklarına aykırıdır. Yasalaşırsa Yunanistan'da düşünce ve ifade
özgürlüğüne ciddi darbe vuracaktır" dedi.
AB üyesi ülkelerde son dönemde yabancı düşmanlığının
arttığına dikkati çeken Kutlay, İsviçre'deki minare yasağı, Almanya'daki
Neonazi cinayetleri ve Norveç'teki Breivick olayını örnek verdi. Yunanistan'da
ırkçı söylemleri bulunan Altın Şafak Partisi'nin seçimlerde ciddi bir başarı
yakaladığına işaret eden Kutlay, göçmenleri sınır dışı etmek isteyen bu
partinin neredeyse yüzde 7 oy aldığına vurgu yaptı.
-"Irkçı dalganın yayılması" tehlikesi
Yunanistan Parlamentosu'na sunulan yasa tasarısını,
"Avrupa genelinde ırkçı dalganın yayılmasıyla bağlantılı" olarak
değerlendiren Kutlay, şunları kaydetti:
"Yunanistan'da siyaset yapıcılar, ekonomik krizle
birlikte halkın dikkatini, dışarıdan geldiği varsayılan tehditlere
yönlendirmeye çalışıyor. Beş yıldır ekonomisi küçülen ve kemer sıkma
politikaları nedeniyle refah kaybına uğrayan Yunanistan'da ırkçı ve yabancı
düşmanı eğilimler güçleniyor. Bu ortamda, söz konusu yasa tasarısı ve benzer
diğer popülist politikalar halkın dikkatini dağıtmaya yönelik hareketler olarak
karşımıza çıkıyor. Ancak bu tarz politikalar kısa vadede işe yarasa da orta
vadede hem Yunanistan'da hem de Avrupa'da insan hakları ve demokrasiye ilişkin
değerlerin aşınmasına neden olacaktır. Tasarı, uluslararası açıdan düşünce
özgürlüğüne tamamen aykırıdır. Bu sınırlama yetkisi meclislere verilemez.
'devletin tezlerine farklı konuşmayın' demektir."
Ortada "ironik bir durum" olduğunu ifade eden
Kutlay, bir taraftan ırkçılığı önlenmek iddiasıyla bu yasanın çıkarılmaya
çalışıldığını diğer taraftan da ırkçı dalganın tetiklendiğini ifade etti.
Kutlay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kullanılan yöntem çok yanlış. Düşmanlıkları ve
çatışmaları körükleyecek bir yöntem. Yunan siyasetçiler de bunu biliyorlar. Bu
tarz hamleler, bir nevi entelektüel getto oluşmasına ve hatta diplomatik
krizlere sebep olabilir. Tasarı bumerang etkisi yaratarak Yunanistan'da ve
Avrupa genelinde ırkçılık ve yabancı düşmanlığını körükleyebilir. Bu konuda
Avrupa'nın sicili her geçen gün bozulma eğiliminde. Zira kanun teklifi ifade
özgürlüğü alanını daraltıyor."
Irkçılığa karşı mücadele için hazırlanan söz konusu
tasarıya eklenen bir maddeyle, Yunanistan tarafından kabul edilen sözde
soykırımları küçümseyen veya ayağılayanlara 3-36 ay arası hapis ve 5-20 bin
avro para ceza verilmesi öngörülüyor. Yunan Parlamentosu, 1994'te "Pontus
Rum", 1996'da "1915 olayları" ve 1998'de "Küçük Asya"
sözde soykırımlarını tanımıştı. - Ankara
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.