İran'da kısa bir müddet evvel yer alan 11. Devlet
Başkanlığı seçimlerinde İranlı Ermeniler, sözde Ermeni Soykırımını
destekleyeceği sözünü verdiğini iddia ettikleri Ruhani'yi desteklemişlerdi. Bu
doğrultuda da 24 Nisan gecesi İran Parlamentosu Başkan Yardımcısı, sözde Ermeni Soykırımını kınayan kısa bir
konuşma yaptı. Bu desteği koz olarak kullanmaya niyetli İran
parlamentosundaki Ermeni cemaati milletvekili Karen Hanlaryan, Ermenistan'ın
Erivan kentinde 3 Temmuz çarşamba günü yaptığı basın toplantısında da, İran
Ermeni cemaatinin hedefinin Devlet Başkanı Ruhani kanalı ile İran
Parlamentosuna sözde Ermeni soykırımını kınayan bir yasa tasarısı sunmak ve
İran Parlamentosundan sözde Ermeni soykırımını resmen tanımasını istemek
olduğunu açıkladı.
***
Ermenistan ile İran'ın ilginç bir ilişkisi var. Birisi Hıristiyan
devleti ve çoğunlukla Hıristiyan Ortodoks, diğeri de Müslüman bir devlet ve
çoğunlukla da Şii Müslüman.
Ermenistan'daki Katoliklerin ve Protestanların sayısı,
Ortodokslara kıyasla çok az. Çoğunluk Gregoryen Ortodoks. M.S. 301 yılında,
Ermenice Surp Krikor Lusavoriç olarak anılan ve adını Havari Aydınlatıcı
George'dan (St. George the Illuminator) esinlenerek alan Aziz Aydınlatıcı
Gregor'un, dünyada ilk kez bir ülkede (Ermenistan'da) devlet inanışı olarak
Hıristiyanlığın kabul edilmesinde çok gayret göstermiş olması nedeni ile
Ermeniler hem dünya üzerinde ilk Hıristiyanlığı kabul eden ülke olarak
bilinirler, hem de dinleri Gregoryen Ortodoks olarak tanımlanır. Ermenistan
günümüzde ekonomik olarak "İflas" konumuna çok yakın bir yerdedir.
İran'daki Sünnilerin ve Bahailerin sayısı, Şii
Müslümanlara kıyasla çok daha az. İran, Şeriat Kanunlarına dayalı İslami Devlet
kurallarına uygun bir idari sistemle idare ediliyor. Başta ABD olmak üzere tüm
Hıristiyan Avrupalı devletlerini "şeytan" olarak tanımlıyor İranlı
yöneticiler. Şah Pehlevi iktidarının son yıllarında İran'ı petrol gelirlerinden
dolayı dünyanın en zengin ve en gelişmiş 5. ülkesi olarak gösterirken,
günümüzde İran, ABD'nin uyguladığı ekonomik ambargo nedeni ile enflasyonun
yüzde yüzleri geçtiği, ihracatının neredeyse sıfırlandığı bir ülke konumunda.
Neredeyse "İflas" etmekten öteye hiç bir ortak
noktası olmayan bu iki ülke, son zamanlarda büyük bir dayanışma içine girdi.
İran'ın Ermenistan'la yanaşma nedeni, ABD'deki güçlü
Ermeni lobisinden yardım görme umudu. Bütün beklentisi Ermenistan'a mali ve
ayni olarak yardım edip, Hocalı katliamı gibi Ermenistan'ın suçlandığı
konularda siyaseten yanında yer alırsa, ABD'deki Ermeni lobisinin yardımları
ile belki ambargonun hafifletilmesini sağlayabileceğini düşünüyor. Bu nedenle
de ihraç edemediği ve para kazanamadığı petrolünü/ doğalgazını, koyacak ve
depolayacak yeri olmadığından Ermenistan'a sıfır faiz, çok uzun vadeli kredi
ile satıyor, daha doğrusu hibe ediyor.
Ermenistan ise, başta sınırlarını çevreleyen ülkeler
olmak üzere bölgede hiç bir dostu olmadığından ve de sıfır faiz ve çok uzun
vadeli, daha doğrusu neredeyse beleşe petrol ve gıda alabildiği için İran ile
dostluğunu pekiştirmek yolunda.
Bu iki ülke şimdi siyaseten de birbirlerine yanaşmaya
başladılar. İran'da az da olsa nüfusları 60-70 bin civarında olan bir Ermeni
cemaati var ve bu cemaatin temsilcileri mevcut anayasaya göre İran Meclisinde
iki sandalyeye sahip. İran'daki ekonomik durum nedeni İranlı Ermeniler, son
zamanlarla kitleler halinde ABD ve Kanada'ya göç etmeye başladılar.
İran'da kısa bir müddet evvel yer alan 11. Devlet
Başkanlığı seçimlerinde İranlı Ermeniler, sözde Ermeni Soykırımını
destekleyeceği sözünü verdiğini iddia ettikleri Ruhani'yi desteklemişlerdi. Bu
doğrultuda da 24 Nisan gecesi İran Parlamentosu Başkan Yardımcısı, sözde Ermeni Soykırımını kınayan kısa bir
konuşma yaptı.
Bu desteği koz olarak kullanmaya niyetli İran
parlamentosundaki Ermeni cemaati milletvekili Karen Hanlaryan, Ermenistan'ın
Erivan kentinde 3 Temmuz çarşamba günü yaptığı basın toplantısında da, İran
Ermeni cemaatinin hedefinin Devlet Başkanı Ruhani kanalı ile İran
Parlamentosuna sözde Ermeni soykırımını kınayan bir yasa tasarısı sunmak ve
İran Parlamentosundan sözde Ermeni soykırımını resmen tanımasını istemek
olduğunu açıkladı.
Buna ilaveten iki ülke arasında daha evvelden yapılan
öğretim üyesi ve öğrenci değişimi uygulamasının da Ruhani döneminde daha da
yoğunlaşacağını ve iki ülke arasında enerji ve taşıma alanlarında da büyük
çapta işbirliğinin yapılacağını belirterek, İran'ın Ermenistan ile kapalı
kapılar ardında başlattığı sıkı işbirliğini gözler önüne serdi.
İşte ulusal çıkarların devletleri nerelere kadar
sürükleyebildiğinin en güzel örneği bu İran-Ermenistan dayanışması. Ülkeler bir
kere düşmeye görsün. Menfaat uğruna, asırlardır karşısında oldukları
inanışların yanında yer alıp, o fikrin savunucusu konumuna geçebiliyorlar…
Ata Atun - Haber 7
e-mail: ata@kk.tc
http://www.twitter.com/ataatun
http://www.ataatun.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.