Yumruklar
sıkılıysa tokalaşma mümkün değildir. 11 yıl boyunca silahların konuşmasını
önleyip fikirlerin konuşmasını sağlamaya çalıştık. Tek tipçi rejimde özgürlükçü rejimde halka
rağmen tesis edilemez. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Türkiye'de devlet işte
bu anlayışa dönmüştür. Bugün Türkiye'de bütün vatandaşlarına karşı aynı
mesafede duran bir devlet anlayışı vardır. Meşruiyetin kaynağı artık millettir.
Türkiye'de değişimin önündeki en büyük engel 27 Mayıs'ın karanlık gölgesidir. 11 yıl boyunca her reformdan sonra milleti
korkuttular. Bügün de korkutacaklar. Biz
11 yıl boyunca 27 Mayıs zihniyetinin milletin taleplerinin önüne geçmesine izin
vermedik. Bugün de vermeyeceğiz.
Unutmayın İsklal Marşımızın ilk kelimesi 'korkma' diyor. Korkaklar zafer
anıtı dikemezler. Türkiye'nin bölünme
meselesi yoktur, Türkiye'nin muhalefet sorunu vardır. Büyük Türkiye vizyonuna yakışan bir muhalefet
Türkiye'nin hakkıdır. Paketten ölümsüzlük iksiri bekleyenler irrasyonel bir
beklenti içerisindedir. 11 yıldır yaptığımız
hiçbir reforma destek olmayan sadece gerilim bekleyen bir zihniyetin bugün
reformları alkışlamasını beklemiyoruz. Akan kanın durması noktasında son derece
önemli bir adımdır. Bu paket bir kapı
aralamaktır. Bu paket hak ve özgürlükleri getiren bir pakettir. Bu paket bir dayatmanın, müzakerenin,
pazarlığın ürünü değildir. Millet ne dediyse biz onu yaptık ve bugün de onu
yapıyoruz. Paket çözümler itibariyle
sürprizlerden ibaret ama sorunlar sürpriz değildir. Pakette yer alan sorunlar
cumhuriyet tarihimiz boyunca varolan sorunlardır. Bu ülkede bu topraklar üzerinde ay yıldızlı
bayrağımız altında beraberiz, kardeşiz, biz Türkiye'yiz.
İŞTE PAKET:
Demokratikleşme Paketimizdeki reformların bir kısmı YASAL
DÜZENLEME gerektiriyor; diğer bir kısmı ise, İDARİ DÜZENLEMELERLE, yani
Bakanlar Kurulu Kararı, Yönetmelik Değişikliği, Genelge ile hayata geçecek.
Sizlere öncelikle YASAL DÜZENLEME gerektiren
reformlarımızı sıralamak arzusundayım.
Bazı kanunlarda yapacağımız değişikliklerle,
çıkaracağımız bazı kanunlarla, SİYASİ HAKLARI daha da genişletiyor; on
yıllardır devam eden tartışmalara artık son veriyoruz.
BU KAPSAMDA, ÖNCELİKLE, SEÇİM SİSTEMİNİ DEĞİŞTİRMEK için
önemli bir adım atıyor; SEÇİM SİSTEMİNİ TARTIŞMAYA AÇIYORUZ.
Türkiye’deki mevcut Seçim Sistemi, özellikle 12 Eylül
müdahalesinin ardından her zaman tartışma konusu oldu, her zaman eleştiri
konusu oldu.
Hemen tüm siyasi partiler de, seçim sisteminin değişmesi
gerektiğini ifade ettiler ve ediyorlar.
Şunu altını çizerek ifade etmek istiyorum: Mevcut seçim
sistemi, yüzde 10 barajı, AK Parti’nin getirdiği bir sistem değildir.
Biz, 2002 seçimlerine girerken bu sistem uygulanıyordu,
yüzde 10 barajı vardı.
Daha Partimizi kurarken, mevcut seçim sisteminin
katılımcılıktan uzak olduğunu, değişmesi gerektiğini güçlü şekilde ifade
etmiştik.
Geçen yıl, 30 Eylül’deki 4’üncü Büyük Kongremizde
yayınladığımız 63 maddelik Siyasi Vizyon belgemizde de, 2023 Vizyonumuz
çerçevesinde seçim sistemini değiştireceğimizi bir hedef olarak ortaya
koymuştuk.
Gerek Akil İnsanlar Heyeti raporlarında, gerek Avrupa
Birliği İlerleme Raporlarında, gerekse bugüne kadar hazırlanmış bir çok
raporda, seçim sistemindeki sorunlar dile getirilmişti.
Tüm öneri, tavsiye, eleştirileri gözden geçirdik ve bu
sorunu çözmek için artık adım atıyoruz.
Yeni seçim sisteminin nasıl olması gerektiği konusunda
biz bir tek seçenek sunmuyor, 3 farklı alternatifi tartışmaya açıyoruz.
Mevcut sistemle, yani yüzde 10 barajıyla devam
edebiliriz…
Barajı yüzde 5’e çekip, 5’li gruplandırmayla Daraltılmış
Bölge Seçim Sistemini uygulayabiliriz.
Üçüncü seçenek olarak da, ülke barajını tamamen
kaldırarak, Dar Bölge Seçim Sistemini getirebiliriz…
Bu 3 seçeneği önümüzdeki günlerde tartışacak, Türkiye
için en doğrusu, en isabetlisi hangisiyse, o yönde düzenlemeyi Meclis’e
getirecek, yolumuza o şekilde devam edeceğiz.
Siyasi Haklar alanında İkinci düzenlemeyi Siyasi
Partilere Devlet Yardımı konusunda yapıyoruz.
SİYASİ PARTİLERE DEVLET YARDIMININ KAPSAMINI GENİŞLETİYORUZ.
Siyasi Partiler Kanunu’nun Ek 1’inci maddesini
değiştiriyor, devlet yardımı için yüzde 7 olan mevcut oranı yüzde 3’e
çekiyoruz.
Yani seçime katılan siyasi partilerden yüzde 3’ü aşan
oranda oy alanlara da, Hazineden ayrılan toplam kaynak içinden devlet yardımı
yapılacak.
Bu düzenlemenin de, siyasi partilerimizi
güçlendireceğine, katılımcılığı artıracağına, rekabetin daha adil hale
gelmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.
BİR BAŞKA DÜZENLEMEYLE, SİYASİ PARTİLERİN
TEŞKİLATLANMALARINA KOLAYLIK GETİRİYORUZ.
Siyasi Partiler Kanunu’nun 20’inci Maddesini
değiştiriyor; İLÇEDE TEŞKİLATLANMA İÇİN,
BELDELERDE TEŞKİLAT KURMA ZORUNLULUĞUNU KALDIRIYORUZ.
Mevcut durumda, bir ilçede teşkilatlanmak için, ilçe
sınırları içerisindeki beldelerin en az yarısında teşkilat kurma zorunluluğu
vardı.
Bunu kaldırıyor, “Beldelerde teşkilat kurulması zorunlu
değildir” ibaresini getiriyoruz.
BİR BAŞKA DÜZENLEMEYLE, SİYASİ PARTİLERDE EŞ GENEL
BAŞKANLIĞIN ÖNÜNÜ AÇIYORUZ.
Bu alanda uluslar arası örnekleri inceledik, demokrasilerdeki
işleyişe baktık ve ilgili yasa maddesini değiştirmeyi uygun gördük.
Seçim Kanunu’nun 15’inci Maddesi’ne bir ek yapıyor,
TÜZÜKLERİNDE YER ALMAK VE 2 KİŞİDEN FAZLA OLMAMAK KAYDIYLA, PARTİLERE, EŞ GENEL
BAŞKANI SİSTEMİNİ UYGULAMA İMKANI GETİRİYORUZ.
BİR BAŞKA YASAL DÜZENLEMEYLE, SİYASİ PARTİLERE ÜYELİKTE
ENGELLERİ KALDIRIYORUZ.
Siyasi Partiler Kanunu’nun 11’inci maddesinde yapacağımız
değişiklikle, siyasi partilere üye olmayı daraltan, kısıtlayan bazı engelleri
ortadan kaldırıyoruz.
Seçim Kanunu hükümlerine göre, OY VERME HAKKINA SAHİP
OLAN HERKESİN, siyasi partilere de üye olabilmesinin önünü açıyoruz.
Bu amaçla, 11’inci Maddenin B Bendindeki 6 kısıtlayıcı
engeli ortadan kaldırıyoruz.
YİNE SİYASİ PARTİLER KANUNU’NDA YAPACAĞIMIZ DEĞİŞİKLİKLE,
FARKLI DİL VE LEHÇELERDE SİYASİ PROPAGANDA İMKANINI GETİRİYORUZ.
298 Sayılı Kanunu’nun ilgili maddesini değiştirerek,
siyasi parti ve adaylar tarafından yapılacak her türlü propagandada Türkçe’nin
yanında farklı dil ve lehçelerin de kullanılabilmesini mümkün hale getiriyoruz.
AYNI ŞEKİLDE, ÖN SEÇİMLERDE FARKLI DİL VE LEHÇELERDE
PROPAGANDA İMKANINI GETİRİYORUZ.
Siyasi Partiler Kanunu’nun 43’üncü Maddesindeki
kısıtlayıcı hükmü kaldırıyor, ön seçimlerde de Türkçe’den başka bir dil ya da
lehçeyle propaganda imkanını tüm partilere sağlıyoruz.
Ekranları başında bizleri izleyen sevgili vatandaşlarım,
Çok değerli medya mensupları,
Yeni süreçte, nefret, ayrımcılık, yaşam tarzına müdahale
gibi suçlarla daha etkin şekilde mücadele etmeye başlıyoruz.
NEFRET SAİKİYLE İŞLENMESİ DURUMUNDA, BELİRLİ SUÇLARIN
CEZALARINI DAHA DA ARTIRIYORUZ.
Belirli suçlar, kişinin, dili, ırkı, milliyeti, rengi,
cinsiyeti, engelliliği, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini veya mezhebi
nedeniyle işlenirse, cezası daha da ağırlaşacak.
AYRIMCILIKLA DAHA ETKİN MÜCADELE ETMEK İÇİN, CEZA
MİKTARLARINI ARTIRIYORUZ.
Kişinin, inançlarının gereğini yerine getirmesi
dolayısıyla, belli haklarını kullanmasını, belli haklardan yararlanmasını
engelleyenleri ceza kapsamına alıyoruz.
Bu sebeple işlenen suçun cezasını da 1 yıldan 3 yıla
kadar artırıyoruz.
Türkiye’de hiç kimse, dilinden, ırkından, milletinden,
renginden, inancından ve inancının gereğini yerine getirmekten dolayı
ayrımcılığa maruz kalmayacak.
AYRIMCILIKLA MÜCADELE VE EŞİTLİK KURULU KURUYORUZ.
Ayrımcılık yasağının ihlali halinde, konuya ilişkin görev
ve yetkisi bulunan kamu makamları, ihlali sona erdirmek, sonuçlarını gidermek,
tekrarlanmasını önlemek üzere gerekli tedbirleri almakla yükümlü kılınacak.
YAŞAM TARZINA SAYGIYI, TÜRK CEZA KANUNU İLE GÜVENCE
ALTINA ALIYORUZ.
Türk Ceza Kanunu’nda yapacağımız değişiklikle, DİNİ
İNANCIN GEREĞİNİN YERİNE GETİRİLMESİNİN ENGELLENEMESİNİ de ceza kapsamına
alıyoruz.
Dini ibadet ve ayinlerin, BİREYSEL olarak da yapılmasının
engellenmesini aynı şekilde bu kapsama alıyoruz.
“cebir veya tehdit kullanarak, ya da hukuka aykırı başka
bir davranışla, bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan
yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale edenlere, ya da bunları
değiştirmeye zorlayanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getiriyoruz.
YAPACAĞIMIZ BİR BAŞKA DÜZENLEMEYLE, TÜRK CEZA KANUNU’NDA,
BELİRLİ HARFLERİN KULLANILMASINDAN DOLAYI VAR OLAN CEZAİ MÜEYYİDEYİ
KALDIRIYORUZ.
Böylece fiilen de uygulama alanı kalmayan ihlalleri ceza
kanunumuzdan çıkarıyor, bir nevi klavyelere özgürlük getiriyoruz.
Değerli katılımcılar,
Aziz milletim…
Reform Paketimiz kapsamında, 2911 Sayılı Toplantı ve
Gösteri Yürüyüşleri Hakkındaki Kanunda önemli değişiklikler yapıyoruz.
Bu kapsamda, öncelikle, TOPLANTI YER VE GÜZERGAHININ
BELİRLENMESİNDE KATILIMCILIĞI sağlıyoruz.
Mülki Amir, ilgili Sivil Toplum Örgütlerinin görüşlerini
almak suretiyle, nihai kararını verecek.
TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİNİN SÜRELERİNİ UZATIYORUZ.
Açık yerlerde, GÜNEŞİN BATIŞINDAN BİR SAAT ÖNCEYE KADAR
SÜREBİLEN toplantılar, GÜNEŞ BATMADAN DAĞILACAK ŞEKİLDE; kapalı yerlerde saat
23’e kadar süren toplantılar da, saat 24’e kadar yapılabilecek.
TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİNDE, HÜKÜMET KOMİSERİ
UYGULAMASINA SON VERİYORUZ.
Mevcut durumda, Hükümet Komiseri tarafından üstlenen
yükümlülükler, artık Düzenleme Kurulları tarafından yerine getirilecek.
Kurul, toplantının amacının dışına çıktığı veya düzen
içinde gerçekleşmesinin imkansız olduğunu gördüğü durumda, dağılma kararı
alacak ve durumu kolluk amirine bildirecek.
Gösteri ve yürüyüş, kanuna aykırı hale gelirse, Düzenleme
Kurulu, gösteri ve yürüyüşün sona erdiğini ilan edecek ve bunu kolluk amirine
bildirecek.
Düzenleme Kurulu bu görevi yerine getirmezse, o mahallin
en büyük mülki amiri, toplantıyla ilgili kararını verecek.
Demokratikleşme Paketimizde, bir başka önemli
düzenlememiz eğitimle ilgili…
YAPACAĞIMIZ YASAL DEĞİŞİKLİKLERLE, ÖZEL OKULLARDA, FARKLI
DİL VE LEHÇELERDE EĞİTİMİN ÖNÜNÜ AÇIYORUZ.
Bu konuda dünya örneklerini çok yakından inceledik.
Biliyorsunuz, 2003 yılında yaptığımız değişiklikle,
farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi amacıyla özel kurs imkanını getirmiştik.
Daha sonra ise, üniversitelerimizde, farklı dil ve
lehçelerle ilgili birimlerin açılmasını sağlamıştık.
Geçen yıl yaptığımız eğitim düzenlemesiyle, farklı dil ve
lehçelerin okullarda seçmeli ders olarak öğretilebilmesinin yolunu açmıştık.
Şimdi de, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim
verilmesini mümkün hale getiriyoruz.
Ülkemizde Türkçe dışındaki dillerde eğitim ve öğretim
konusu, 2923 Sayılı Kanun ile düzenlenmiştir.
Bu kanuna yapacağımız bir Ek ile, Özel Eğitim Kurumları
Kanunu hükümlerine tabi olmak üzere, farklı dil ve lehçelerde özel öğretim
kurumu açılabilecek.
Bu kurumlarda eğitim ve öğretimin yapılacağı dil ve
lehçeler Bakanlar Kurulu’nca tespit edilecek.
Milli Eğitim Bakanlığımız, bu tür kurumların açılmasına
ve denetimine ilişkin esasları çıkaracağı bir yönetmelikle düzenleyecek.
Programlar, Kanun’da yer aldığı gibi, Milli Eğitim
Bakanlığı tarafından belirlenecek.
Yine mevcut Kanun’da yer aldığı gibi, bu okullarda da
belli dersler Türkçe olacak.
BİR BAŞKA YASAL DÜZENLEMEYLE, KÖY İSİMLERİNİN
DEĞİŞTİRİLMESİNİN ÖNÜNDEKİ YASAL ENGELİ KALDIRIYORUZ.
1949 tarihli İl İdaresi Kanunu’nun 2’nci maddesinde yer
alan ve dayatma içeren ibareyi kaldırarak, köylerin 1980’lere kadar
kullandıkları tarihi isimlerini yeniden almasını mümkün hale getiriyoruz.
Mevcut Kanun’da belirtildiği gibi, Köy isimlerinin
değiştirilmesi, İçişleri Bakanlığımızın tasvibiyle olacak.
İl ve İlçe isimlerinin değiştirilmesi için mevcut kanun
hükmünce yasal düzenleme gerekiyor.
İl ve İlçe isimlerinin değiştirilmesi yönünde talepleri
Hükümet olarak dikkate alacağız.
YİNE BU KAPSAMDA, BİR ÜNİVERSİTEMİZİN DE İSMİNİ
DEĞİŞTİRİYORUZ.
NEVŞEHİR ÜNİVERSİTESİ’NİN İSMİNİ, HACI BEKTAŞ VELİ
ÜNİVERSİTESİ OLARAK DEĞİŞTİRİYORUZ.
Böylece, tarihimizin bir büyük şahsiyetinin, bir gönül
dostunun, gönül mimarının ismini, kabrinin bulunduğu Nevşehir’deki
üniversitemize veriyoruz.
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİYLE GETİRECEĞİMİZ BİR BAŞKA
YENİLİK, KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI HAKKINDA.KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA YASAL
GÜVENCE GETİRİYORUZ.
12 Eylül 2010’da yaptığımız Anayasa değişikliğiyle,
kişisel verilere Anayasal güvence getirmiştik.
Şimdi, bu Anayasa maddesinin uygulamasını sağlamak için,
taslağı hazır olan kanunu Meclis’imize gönderiyoruz.
Kişilerin özel bilgileri ilgisiz kişiler tarafından
kullanılamayacak, ilgisiz kişilerle paylaşılamayacak.
YARDIM TOPLAMADA KISITLAMALARI KALDIRIYORUZ.
Yardım toplama konusunda, zaman zaman özgürlükler
sınırlama altına alınmıştı.
Kurban derisi, fitre ve zekat toplama konusunda Türk Hava
Kurumu’na yetki verilmiş, aslında Anayasa ve yasalara tamamen aykırı, insan hak
ve hürriyetlerine ters bir durum oluşturulmuştu.
Bununla ilgili yönetmelik geçtiğimiz hafta yayınlanmıştı.
Şimdi, yasal olarak da bu yanlış uygulamaya son veriyor,
ilgili kanunun 8’inci maddesindeki söz konusu hükmü kaldırıyoruz.
Vatandaşımız, bundan sonra yardımlarını hür iradesiyle
istediği yere verebilecek.
Sevgili vatandaşlarım, değerli katılımcılar…
Şu ana kadar açıkladığımız reformlar yasal düzenleme
gerektiriyor.
Belli bir takvim içerisinde bu yasal düzenlemeleri hayata
geçireceğiz.
Ancak reform paketimiz bundan ibaret değil…
İkinci kısımda, SADECE İDARİ DÜZENLEME GEREKTİREN
reformlarımız bulunuyor.
Bu düzenlemeleri, Bakanlar Kurulu Kararı, Genelge ya da
Yönetmelik Değişikliğiyle gerçekleştirmek mümkün.
Şimdi de sizlere bunları aktarmak istiyorum…
KILIK KIYAFET YÖNETMELİĞİNİ DEĞİŞTİREREK, KAMU
KURUMLARINDA BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI KALDIRIYORUZ.
“Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve
Kıyafetlerine Dair Yönetmelik”, kadın ve erkekler için kısıtlayıcı hükümler
içeriyordu.
Bu kısıtlamalar, çalışma hakkını, din ve vicdan
özgürlüğünü ihlal ediyor, ayrımcılık içeriyordu.
Yönetmeliğin 5’inci maddesinde değişiklik yaparak, kadın
çalışanların giyimleri üzerindeki ayrımcı ihlalleri kaldırıyoruz.
Resmi Elbise giymek zorunda olan, Türk Silahlı Kuvvetleri
mensuplarını, Emniyet mensuplarını, Yargıda Hakim ve Savcıları bunun dışında
tutuyoruz.
İLKOKULLARDAKİ ÖĞRENCİ ANDI UYGULAMASINI KALDIRIYORUZ.
1933 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir
genelge yayınlanmış, ilk ve orta dereceli okullarda ANDIMIZ uygulaması
başlatılmıştı.
Bu uygulama zaman zaman kaldırıldı, metin değişikliğe
uğradı.
12 Mart ve 12 Eylül’de, bireysel girişimler neticesinde
bu uygulama devam etti.
Geçen yıl, ortaokullarda bu uygulamayı kaldırmıştık.
Şimdi de, ilkokullarda bu uygulamaya son veriyoruz.
MOR GABRİEL, DİĞER ADIYLA DEYRULUMUR MANASTIRI ARAZİSİ,
MANASTIR VAKFINA İADE EDİLİYOR.
Böylece, bir haksızlığı gideriyor, Süryani
vatandaşlarımıza önemli bir haklarını teslim ediyoruz.
Esasen, Cumhuriyet tarihimiz boyunca, bu konuda en büyük
hassasiyeti Hükümetimiz gösterdi, hakların iadesi konusunda ciddi bir çalışma sergiledi.
2003, 2008 ve 2011 yılında yaptığımız düzenlemelerle,
mağduriyetlerin giderilmesi için samimi adımlar attık ve somut neticeler elde
ettik.
Şu ana kadar, bu kapsamda 250’den fazla iade yaptık ve
2,5 milyar Liralık mülkü hak sahiplerine teslim ettik.
Süreç devam ediyor, incelemeler devam ediyor… Hiç kimseyi
mağdur etmeden, hak sahiplerine haklarını teslim edeceğiz.
ROMAN DİL VE KÜLTÜR ENSTİTÜSÜ KURUYORUZ.
Roman vatandaşlarımızın dil ve kültürleri ile,
karşılaştıkları sorunlara ilişkin araştırmalar yapmak, çözüm önerileri üretmek
amacıyla, bir ilimiz üniversitesi bünyesinde, Roman Enstitüsü kuracağız.
ROMAN VATANDAŞLARIMIZIN YAŞAM ŞARTLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ
VE EĞİTİM ALANINDAKİ SORUNLARIN GİDERİLMESİ İÇİN ADIMLAR ATIYORUZ.
Bu amaçla, 2009 yılında Türkiye’de ilk kez
gerçekleştirdiğimiz Roman Çalıştayı sonrası başlatılan çalışmaları
hızlandırıyoruz.
İlgili bakanlık ve kurumlarımız çalışmalarını hızla
tamamlayacaklar.
Özellikle barınma noktasında Roman vatandaşlarımız için
çok önemli bir adım attık ve TOKİ eliyle Roman konutları üretmeye başladık.
Edirne, Çanakkale, Sakarya, Bursa ve diğer birçok il ve
ilçemizde bu inşaatlar devam ediyor.
Sevgili vatandaşlarım,
Değerli medya mensupları,
Değerli çalışma arkadaşlarım…
Demokratikleşme paketimiz işte bu başlıklardan oluşuyor…
Türkiye’de, bugüne kadar, tek bir paket halinde açıklanan
en kapsamlı reform sürecini başlatıyoruz.
Bu süreci en kısa zamanda tamamlayacak, yeni hedeflere
doğru ilerlemeye devam edeceğiz.
Bu paketle birlikte, Türkiye ekonomisi, demokrasisi,
Türkiye’nin toplumsal yapısı ve kardeşliği inanıyorum ki çok büyük güç
kazanacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.