Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile
Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı Başkan Ergün Ayık, kilisenin bir kısmının
müze olması için daha önce protokol imzalamıştı. Protokol gereğince, Diyarbakır
Ermeni Surp Küçük Kilisesi Hıdır İlyas bölümü, Surp Gregos Kiliseleri Vakfı
tarafından bedelsiz olarak Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edildi. Kilisenin
Ermenilere ait bilgi, belge ve etnografik malzemelerin temininde belediyeye
yardımcı olacağı ve belediye tarafından düzenlenecek müze bölümü halkın
ziyaretine açılacak.
***
AZİZ ASLAN - Diyarbakır'da bulunan ve 98 yıl aradan sonra
ibadete açılan Surp Giragos Kilisesi'nin bir kısmında Ermenilere ait olan
eserlerin sergileneceği "Kent Müzesi" açılacak.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile
Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı Başkan Ergün Ayık, kilisenin bir kısmının
müze olması için daha önce protokol imzalamıştı. Protokol gereğince, Diyarbakır
Ermeni Surp Küçük Kilisesi Hıdır İlyas bölümü, Surp Gregos Kiliseleri Vakfı
tarafından bedelsiz olarak Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edildi.
Kilisenin Ermenilere ait bilgi, belge ve etnografik
malzemelerin temininde belediyeye yardımcı olacağı ve belediye tarafından
düzenlenecek müze bölümü halkın ziyaretine açılacak.
Surp Giragos Ermeni Kilisesi Vakfı Başkanı Ayık, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Diyarbakır Surp Ermeni Kilisesi'nin Ortadoğu'nun
en büyük kilisesi olduğunu, 3 yıl öncesine kadar harabe olan kilisenin restore
edilerek ibadete açıldığını anımsattı.
Kilisenin, bir metropolit olduğu için kilisenin dışındaki
binanın etrafında da birçok yapının bulunduğunu ifade eden Ayık, şöyle konuştu:
"Kilisenin etrafındaki yapılar da değerlendiriliyor.
Bu konuda yapılan çalışmalarla Cemilpaşa Konağı'nın bulunduğu binaya kurulacak.
Diyarbakır Kent Müzesi'nin Ermeni sanat ve kültürüyle ilgili bölümünü burada
kurmayı kararlaştırdık. Bu konuda belediye ile görüşmelerimiz oldu. Mutabık
kalarak Büyükşehir Belediyesi ile protokol imzaladık. Bize düşen görev müzede
sergilenecek eserleri toplamaktır. Bunun için belirli bir zamana ihtiyacımız
var. Bu eserler toplandıktan sonra müzenin dekorasyonu yapılacak. Çünkü
toplanacak eserlere göre dekorasyon yapılacak. Ondan sonra müze için ayrılan
mekanlar halka açılacak. Müzede, eski Ermenilerin aile hayatı, kültürü, el
sanatları ve günlük yaşamıyla ilgili eserler yer alacak."
- Lice'de yaşayan Ermenilerin mektupları var
Ermenilere ait eserlerden geçen 100 yıl içerisinde çok
azının kaldığını anlatan Ayık, toplanan eserler arasında 1913 yılına ait
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yaşamış Ermeni ailelerinin birbirine yazdığı
mektupların da olduğunu kaydetti.
Geçen 100 yıl içerisinde Ermenilere ait objelerin birçok
aileye dağıldığını kaydeden Ayık, şöyle devam etti:
"Ermenilere ait bu objeleri sergilemek için
topluyoruz. Bu tür organizasyon bir ilk olduğu için şuan birçok kişi şüpheyle
bakıyor. Ancak biz bu eserleri yavaş yavaş toplamaya başladık. Topladığımız
objelerin içerisinde evde kullanılan mutfak araçları, eski elbiseler, müzik
aletleri, el sanatları ve çok eski önemli yazılar belgeler bulunuyor. Bu yazılı
belgelere daha çok önem veriliyor. Çünkü bu belgeler o zamanki Ermenilerin
hayat tarzını yansıtan belge niteliğindedir. Biz bu eserleri gerek yurt
dışından gerekse yurt içinden duyurarak, toplamaya başladık. Topladığımız
eserler arasında üzerinde Ermenice yazılar bulunan 1907 yılında yapılmış bir
hamam tası bulunuyor. 1913 yılında Lice ilçesinde yaşamış Ermeni ailelerin
birbirine yazdıkları mektuplar var. O dönemde objeler Ermenice bir lisanla
yazılmış. O zamanlarda insanlar eski Türkçe bilmiyor ve okuma yazmaları da
yoktu. Bu eser ve belgeleri bu müzede sergileyeceğiz."
- Toplanan eserler İstanbul'da bulunuyor
Toplanan eserlerin incelenmesi ve tercümelerinin
yapılması için İstanbul'da olduğunu, eserlerin içinde o zamanki hayatı anlatan
Ermenilere ait birçok ticari hesapları bulduklarını aktaran Ayık, o dönemdeki
Ermenilerin birbirlerine olan borç ve alacaklarının eserlerde yer aldığına
dikkati çekti.
Eserlerin toplanması ve tercümelerinin yapılmasının zaman
aldığını dile getiren Ayık, eserlerin uzmanların incelemesinin ardından
Diyarbakır Kent Müzesi'nde sergileneceğini vurguladı.
- Kilisenin tarihi
Diyarbakır Surp Gragos Ermeni Kilisesi 1376 yılında
yapıldı. Sur ilçesinde Ermenilerin yoğun yaşadığı Fatihpaşa Mahallesi'ndeki
kilise, 27 Mayıs 1915 tarihindeki Tehcir Kanunu'na kadar Ermeniler tarafından
kullanıldı. Kilisenin çan kulesi ise 1915 yılında top atışları ile yıkıldı.
1. Dünya Savaşı sırasında Alman ordularının karargahı
olan kilise, daha sonra Sümerbank'ın pamuk deposu olarak kullanıldı. 1960
yılından itibaren tekrar ibadete açılan 3 bin metrekarelik alan üzerindeki Surp
Giragos Ermeni Kilisesi, 1980 yılından sonra Ermenilerin çeşitli nedenlerle göç
etmesi sonucu terk edildi.
Cemaati olmadığı için ayin yapılmayan ve zaman zaman
hırsızlık olaylarının yaşandığı kilise, bakımsızlık nedeniyle bazı bölümlerinin
çökmesi sonucu kullanılamaz hale geldi. 1990'lı yılların sonlarında tamamen
harabeye dönen kilise, Surp Giragos Küçük Ermeni Kilisesi Vakfı ve Diyarbakır
Büyükşehir Belediyesi tarafından onarıldı.
Top ateşi ile yıkılan çan kulesindeki 100 kiloluk soğan
başlı çanın aynısı, 2012 yılında Moskova'da özel olarak yaptırılıp Diyarbakır'a
getirildi. Kilisenin çanı 97 yıl aradan sonra geçen yıl ilk kez çaldı.
Muhabir: Aziz Aslan
Yayınlayan: Behçet Güngör
AA
Kaynak :
http://www.haber3.com/ermeni-kilisesi39nde-kent-muzesi-acilacak-haberi-2182346h.htm#ixzz2eKtfBqpQ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.