Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eş Başkanı Selahattin
Demirtaş, PKK mezarları ile ilgili olarak konuştu. Demirtaş, PKK mezarları ile
ilgili olarak "partililerimize talimat olarak belirtiyorum, mezarlar kutsaldır,
mezarları kıranın gerekirse kafasını kırarız. Çok açık söylüyorum mezarlara
yönelik kimin olursa olsun bir PKK'lının bir Müslüman’ın bir Ermenin, bir gayri
Müslim’in olur kim saldırırsa, partimiz halkımız bu konuda en net tavrı
göstersin." dedi
Diyarbakır’da bulunan BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş,
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Demirtaş, 15 Eylül'de yapılması planlanan Kürt konferansının dün alınan bir
kararla 25 Kasım'a ertelenmesini değerlendirerek, konferansın bir an önce
yapılması gerektiğini dile getirdi. Konferansın ertelenmesini Irak Kürt Yönetim
Bölgesi’nde 21 Eylül'de yapılacak parlamento seçimlerinden dolayı ertelendiğini
belirten Demirtaş, belirlenen tarihte konferansın yapılaması için gerekli
çabanın yapılması gerektiğini anlattı. Demirtaş, “Kürt konferansının BDP olarak
beklentimiz, bir an önce gerçekleşmesiydi. Ama maalesef yeterli hazırlık
yapılamadığı için ertelendi. Konferans, Kürdistan Federal Bölgesel seçimleri
nedeniyle bir kez daha ertelenmeyle karşı karşıya kaldık. Artık belirlenen
tarihte en güçlü şekilde yapılması için herkesin çaba sarf etmesi lazım. Bütün
partilerin şunu bilmesi lazım, her partinin ulusal kongrenin yapılması
konusunda halka verdiği sözle karşı karşıyadır. Bu kongrenin daha fazla
ertelenmesi ve yapılmaması yönünde uluslararası bazı kesimlerden ve bölgesel
güçlerden müdahaleler olduğunu da biliyoruz. Asıl olan halkın beklentisidir.
Bütün bu doğrultuda hareket ederse güçlü bir ulusal kongrenin gerçekleşeceğine
inanıyoruz. Delege sayılarıyla tartışma var ama bu çözülmeyecek mesele değil.
Kongrenin ertelenmesi Kürdistan bölgesel seçimleriyle ilgilidir" dedi.
"HÜKÜMET ADIM ATMADIĞI HER DAKİKA SÜRECİ ZORA
SOKUYOR"
Bir gazetecinin, 'Bingöl'de otomobilde yakalanan patlayıcıların
sürecin provoke edilmesine yönelik midir?' soruna yanıt veren Demirtaş, sürecin
provoke edilmesi için 200 kilogram bombaya gerek olmadığını, hükümetin bu
süreci bitirmişse, herkesin bildiğini yapacağını dile getirdi. Demirtaş,
"Bingöl’de yakalanan bombalı araçla ilgili detayları bilmiyoruz, biz de
basından takip ediyoruz. Aydınlandıktan sonra ancak bu konuda görüş belirtmemiz
doğru olur. Ama hükümetin adım atması gereken bir dönemin en kritik
aşamasındayız. Hükümet adım atmadığı her dakika süreci zora sokmuş oluyor. Bu
ülkenin Başbakanı çıkmış, süreç falan yok, parti olarak biz demokratik açılım
yürütüyoruz, ortada bir süreç yok diyor. Süreç yoksa hükümetin bugüne kadar
yaptığı görüşmeler, İmralı'da, Kandil'de yürütülen temaslar, çalışmalar bunlar
hükümet açısından anlam ifade etmiyorsa hükümet süreci zaten bitirmiş demektir.
200 kilogram bombaya falan gerek yok hükümet bu süreci bitirmişse herkes
bildiğini yapar. Bu da aylardır büyük çabayla oluşturulan bu atmosferin tuzla
buz olması demektir. Şu anda biz hükümetten bu çözüm anlayışına yakışır çalışma
görmedik. Üsluba ve söyleme bile yansımadı. Düşünün 100 yıllık bir sorunu
çözüyoruz hükümetin halen bir söylemi bile değişmedi. Halen baskıcı dil
kullanılıyor. Kürt siyasi iradesini küçük görme hor görme bir anlayış var.
Kürtler bunu kabul etmez" diye konuştu.
"MEZARLARA YÖNELİK BİR TUTUM, HALKI İSYANA
YÖNELTMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL"
Kato Dağı’nda PKK'lıların halk tarafından oluşturulmuş
mezarlarının tahrip edilmesi olayına tepki gösteren Demirtaş, şunları söyledi:
"Dünyanın hiç bir yerinde mezarlara yönelik saldırı
bugüne kadar kabul görmedi. Hangi din ve inançta olursa mezar kutsaldır. Bir
halkın evlatlarının mezarlarını tahrip etmek o halkın isyan etmesi için yeterli
bir gerekçesidir. Süreç olsun olmasın mezarlara yönelik bir tutum tek başına
halkı isyana yöneltmekten başka bir şey değil. Bu mezarları tahrip edenleri
hükümet soruşturacak mı, İçişleri Bakanı, Valilik, mezarları tahrip eden
askerler hakkında soruşturma açacak mı? Yoksa normal mi davranacak. Bunları
hepsini izleyeceğiz. Buradan halkımıza açık çağrı yapıyorum, hatta
partililerimize talimat olarak belirtiyorum, mezarlar kutsaldır, mezarları
kıranın gerekirse kafasını kırarız. Çok açık söylüyorum mezarlara yönelik kimin
olursa olsun bir PKK'lının bir Müslüman’ın bir Ermenin, bir gayri Müslim’in
olur kim saldırırsa, partimiz halkımız bu konuda en net tavrı göstersin.
Müsaade edilmesin en sert en net tepki de bu konuda ortaya konulsun. Açık
çağrımızdır. Bir kez daha yapılırsa kim yaparsa yapsın bu suçu işleyene karşı
halk orada net tavrını koysun. Böyle bir şeyi asla kabul etmeyiz. Bunu yapanlar
insan olamaz. Eğer bunu yapanlar devlet yetkilileri yapmışsa sorumlularını
ortaya çıkarılıp yargılaması lazım. Bunlar süreci sıkıntıya sokan meselelerdir."
"KÜRTLER ANADİLDE EĞİTİM YAPACAKTIR"
Bir gazetecinin 'Anadolu Ajansı'nın bir süre önce Kürtçe
yayına başladı diğer taraftan Anayasa Komisyonu’nun Kürtçe dilini kabul
etmiyor' sorusuna yanıt veren Demirtaş, Kürtlerin anadilde eğitim yapacaklarını
belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kürtçe’ye şu şekilde yaklaşıyor,
Kürtçe, Türkiye devletin malıdır, Kürtlerin malı değildir. Biz devlet olarak
istediğimiz şekilde konuşuruz, istediğimiz şekilde kullanırız, ama Kürtler
kullanamaz. Dolayısıyla Kürtçe Türkiye'de devletin dilidir, Kürtlerin dilidir.
Kürt sorununun çözümü için Kürtçe'nin Kürtlerin dili olduğunun kabul edilmesi
lazım. Anadolu Ajansı'na serbest Kürt çocuğuna yasak. Bu bir çelişkidir.
Anadolu Ajansı'nın Kürtçe yayın yapmasını küçümsemiyorum yapsın mutlaka
önemlidir. Bütün haber kanalları özgürce bütün dillerde yayın yapsın Bu
değerlidir. Ama devlete serbest olan Kürtlere yasaksa bunun altında başka
şeyler aramaz lazım. Bu çok samimi bir yaklaşım olmaz. Devletin şunu kafasına
koyması lazım, Kürtler anadilde eğitim yapacaktır. Bir gün bunu göreceğiz. Bunu
engelleyecek hiçbir siyasi güç yoktur. Su akacak yatağını bulacaktır. Başbakan
bile kendi söylediğine bile inanmıyor. Anadilde eğitim olmayacak bu ülkeyi
böler diyor ama kendisinde söylediği şeyin gerçek olmadığını biliyor.
Parlamentoda başka, anayasa tartışmasında başka Anadolu Ajansı'nda başka
siyaset devletin çelişkisinden kaynaklıdır" ifadelerini kullandı.
"İMRALI’YA GİTMEK İÇİN BUGÜN ADALET BAKANLIĞI’NA
BAŞVURDUK"
Bir gazetecinin İmralı ziyaretiyle ilgili sorusuna yanıt
veren Demirtaş, Adalet Bakanlığı'na başvuru yaptıklarını ifade ederek,
görüşmenin 10 içinde gerçekleşeceğini beklediklerini söyledi. Demirtaş,
"Hükümetin beklentileri gerçekleşti. Neydi beklentisi ateşkes olsun geri çekilme
olsun. Onlarda gerçekleşti. Şimdi halkın beklentisi var. Hükümetin bunu yapması
gerekiyor ki halkın içi rahat etsin. Hükümet bunu yapmadığı sürece süreç risk
ile karşı karşıyadır. Bunu ben söyledim diye demiyorum. Bu realitedir siyasetin
doğası gereğidir. Müzakerenin diyalogun kopmaması için herkes elinden geleni
yapmalıdır. Biz de bu doğrultu da çaba sarf edeceğiz. Özel büyük umutların
güçlü heyecanların yaşandığı müzakere aşamasında değiliz. Hükümet artık
hazırlık içinde olduğu paketi güçlü hale getirir ve tatmin edici bir adıma
dönüştürse yeniden umutlar canlanır ve süreç çok daha hızlı şekilde ilerler.
İmralı'da Öcalan ile görüşme gerçekleşirse bu konular bir daha orada masaya
yatırılmış olacak. Bu konudaki son yaklaşımlarını görmüş olacağız" dedi.

1 yorum:
Isin ucu kendilerine dokununca nasilda kurt kesiliyorlar.Senelerdir talan edilen ERMENI MEZARLIKLARININ hesabini kim verecek.Olulerimizi bile rahat birakmadilar,define bulurlar diye olenlerin kemiklerini ortaliga sactilar insanlik bu mudur.Gunah gunah mallarini ellerinden aldiniz bari birakin ruhlari rahat etsin...
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.