İstanbul - BİA Haber Merkezi 04 Kasım 2013, Pazartesi 01:01
Hrant Dink Vakfı’nın, Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü ve
Malatya HAYDER işbirliğiyle düzenlenen Türkiye ve dünyadan pek çok akademisyen
ve araştırmacının katıldığı, "Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler"
toplantısı Cuma ve Cumartesi oturumlarından sonra bugün sona eriyor.
Boğaziçi Üniversitesi, Albert Long Salonu’nda süren, yoğun ilgi gören konferans
Uluslararası Hrant Dink Vakfı web sitesinden de naklen yayınlanıyor.
Osmanlı coğrafyasında, özellikle 1915’te yaşanan süreç
boyunca yaşananların ve toplumsal yansımaların incelendiği toplantının açılış
konuşmalarını Rakel Dink, Boğaziçi Universitesi Rektörü Gülay Barbarosoğlu,
Malatya HAYDER Başkanı Hosrof Köletavitoğlu ve Sabancı Üniversitesi’nde Ayşe
Gül Altınay yaptı.
Rakel Dink konferansın açılıişında “Bugün hiç sorgulanmayan,
konuşulması dahi ağır olan sayfaları aralamak için buradayız, dile gelmeyen
sırlara şahitlik edeceğiz,” dedi.
''Hakikat karanlıkta kalmaz. Kılıç artıklarının fısıltıları
bugün artık seslendiriliyor.Hrant konunun sadece ölenler değil, yaşayanlar
üzerinden de tartışılması gerektiğini söylüyordu.''
Gülay Barbarosoğlu,
“Bu konferans, Hrant Dink’e olan vefa borcumuzla üniversitemizin bilimsel
misyonunu mükemmel bir şekilde bir araya getiren bir fırsattır” dedi.
Hosrof Köletavitoğlu konferansın amacının çok uzun süredir
tabu olan ama içten içe kanayan bir yara üzerinde çalışmalar yapmak olduğunu
ifade ederken; Ayşe Gül Altınay, “Fısıltılarla başlayan bu hikâyeler gürül
gürül akan sulara, sayıları gittikçe artan anı, edebiyat, araştırma ve
belgesellerle ifade bulmaya devam ediyor” dedi.
Tarihin yükü
Konferans, Fethiye Çetin, Nebahat Akkoç ve Sibel Asna’nın,
kişisel hikâye ve yaşanmışlıkları ele aldığı açılış sohbetinin ardından,
'Tarihin Yükü, Tanımlamanın Siyaseti' başlıklı oturumla devam etti.
Ayfer Bartu Candan’ın başkanlığında gerçekleştirilen
oturumda Zeynep Türkyılmaz, Skype bağlantısıyla Trabzonlu Ermenilere değindiği
'Din Değiştirme Araştırma ve Kavramsallaştırmaları: Osmanlı ve Cumhuriyet
Tarihi ve Tarih Yazımı Üzerine Düşünceler'; Avedis Hadjian 'Ermeni Patriği
Shnork’un Anadolu Ermenileri ve Bugünün Müslüman Ermenileri için Kullandığı
Dörtlü Sınıflandırma'; Ayşe Gül Altınay ise yeni bir akademik bir dil
arayışının gerekliliğini ele aldığı 'Etnisite, Millet ve Toplumsal Cinsiyet
Ekseninde Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilere Dair Tarihsel Suskunluk ve Yeni
Hafıza Çalışmaları' tebliğlerini sundu.
Hemşin örneği
'Müslümanlaş(tırıl)manın Uzak ve Yakın Tarihi' başlıklı
ikinci oturum Meltem Toksöz başkanlığında yapıldı ve Müslümanlaş(tırıl)ma
süreci Hemşin örneği üzerinden tartışıldı.
Sergey Vardanian, gerek Osmanlı coğrafyasında, gerek SSCB
altında yaşayan Hemşinlilerin, Ermeni, Hıristiyan ve Müslüman kimliklerini
irdelerken; Serap Demir Hemşinli Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin bu süreç
boyunca gösterdiği özgün tutumları dile getirdi. Mahir Özkan, kendi aile
hikâyesi üzerinden Hemşinli kimliğini; Uğur Bahadır Bayraktar ise Osmanlı
döneminde Müslümanlaşma sürecinin değişik aşamalarını ve kurallarını dile
getirdi. 'Hamidiye Katliamları Sırasında Toplu Din Değiştirme' başlıklı tebliği
ise, Ohannes Kılıçdağı, toplantıya katılamayan Selim Deringil’in yerine sundu.
"Anlatılamayan bir kurtuluş savaşı hikayesi"
Raymond Kévorkian başkanlığındaki "1915’te
Müslümanlaş(tırılma); Tarih ve Tanıklık I" başlıklı son panelde ise, Taner
Akçam 'Ermenilerin Din Değiştirmesinde Yapısal Bir Unsur Olarak Asimilasyon'
başlıklı sunumunda, asimilasyonun soykırımın önemli unsurlarından biri olduğunu
dile getirdi.
Armen Marsoobian 'Anlatılmayan bir Kurtuluş Hikâyesi'
araştırmasıyla fotoğraflar eşliğinde Merzifon’dan kendi ailesinin Müslümanlaşma
deneyimini ve Hıristiyan aileleri kurtarışını anlattı. Oturum, Anna
Aleksanyan’ın bir kurtarıcı olarak tanımlanan Rubern Heryan’ı anlattığı
"Ermeni Soykırımı Sonrasında Ermeni Kadın ve Çocukların Müslüman
Ailelerden Kurtarılması" ve Gayanne Çobanyan’ın Ermenice sunduğu
"Araplaşmış Ermeniler Sorunu" tebliğleri ile son buldu.
Kadın ve çocuklar
Konferansın ikinci günü Ronald Grigor Suny
moderatörlüğündeki “1915’te Müslümanlaş(tırılma);Tarih ve Tanıklık II” başlıklı
panelle başladı.
Vahe Tachijan Halep bölgesindeki Ermeni kadınların hayatta
kalma çabalarının farklı boyutlarını ve Ermeni toplumunun konuyu ele alışı
üzerine konuştu, Arda Melkonian Ermeni soykırımında kadın üzerinden hayatta
kalma yollarını anlattı.
Doris Melkonian sözlü tarih çalışmaları çerçevesinde Ermeni
çocukların yaşanmış soykırım deneyimlerini aktardı, Ishkhan Chiftjian
"Müslüman Ermeniler"in sosyolojik bir katman olarak ele alınması
gereğine dikkat çekti. Hilmar Kaiser de 1915-1917 ‘de yaşanan sürgünlerin
asimilasyon sürecine ve merkezle uçlar arasındaki farklılaşmaları tartıştı.
Hafızanın izleri
Ferhunde Özbay“
modere ettiği oturumun başlığı ''Hafızanın İzleri: Müzik, Yemek ve Anı
Çalışmaları” idi.
Oturumda, Wendy Hamelink, Sasun Ermeni müziğini, Cafer
Sarıkaya, Ünye lokumu olarak bilinen tatlının hikayesini, Nevin Yıldız
Tahincioğlu, Ermenileri hedef alan saldırılar sırasında tüm ailesini yitiren
1871 doğumlu Sara'nın acıklı öyküsünü sundu.
Toplantıya katılamayan Rubina Peroomian'ın sunumundaysa
kimliklerini yitirmek zorunda bırakılmış Ermenilerin yeni konumları sorgulandı,
kabul alanları yaratılması gereği dile getirildi.
Edebiyatta
Yektan Türkyılmaz'ın moderatörlüğündeki “Hafıza, Etnisite, Din: Kürt Kimliği”
oturumunda Ermenilerin yaşadığı sürecin
Kürt edebiyatı, öykü ve diğer alanlardaki
yansımaları konuşuldu.
Adnan Çelik Diyarbakır-Pasur (Kulp) örneğini anlattı. Davut
Yeşilmen Kürt edebiyatında Ermeni hikayeleri, Ramazan Aras Kürtlerin Ermenilere
bakışını analiz etti. Ümit Kurt ve Murad
Uçaner deErmeni yetimlerinin hikayesinden kesitler sundu.
İkinci günün son oturumu, Murat Yüksel'in modere ettiği “Hafıza, Etnisite, Din: Dersim” panelinde
Nezahat Gündoğan ve Kazım Gündoğan, 1937-38 Dersim katliamında Ermenilerin
yaşadıkları üzerinden sürdürdükleri çalışmalarını, Hranush Kharatyan Ermenice
yaptığı sunumda Alevileşmiş Ermeni kimliğini, Gökçen B. Dinç ise Dersim
Ermenilerini anlattı.
Günün programı
Bugün sona erecek konferansta programın sekizinci paneli
yapılacak.
Oturum başkanlığını Müge Gürsoy Sökmen’in yapacağı “Hafıza ve Kimlik” başlıklı panel 13:00’te
başlayacak. Helin Anahit “Müslümanlaştırılmış Ermenilerin Sesi Üzerinden
Kolektif Hafıza ve Kültürel Varsayımların Peşinden Gitmek”, Alice von
Bieberstein “Bir Boşluk Olarak Benlik”, Laurence Ritter “Kimliği Yeniden
Kurmak: Gizli ve Müslümanlaştırılmış Ermeniler Arasında Aile Yapısının Önemi”,
Anoush Suni “Yerinden Edilme ve Farkın Yaratılması: Müslümanlaştırılmış
Ermeniler ve Muhayyel Coğrafyalar” başlıklı tebliğlerini sunacaklar.
Bugün ayrıca "Müslümanlaş(tırıl)mış Ermenilerin Çocuk
ve Torunları Buluşması (Türkçe)" ve "Müslümanlaş(tırıl)mış Ermeniler:
Türkiye Dışında Algı ve Deneyimler (İngilizce)" başlıklı iki atölye
yapılacak. Atölye çalışması 10.00'da başlayacak. (HK)
* Günün programı için tıklayın.
** Bu haber hrantdink.org'tan derlendi.
1 yorum:
Birileri ortaya cikiyor ve biz namazinda niyazinda Muslumaniz ama Ermeniyiz diyor ve 1915in tum acilarina ve iskenceli hayatina ragmen Anadolunun her kosesinden her nasilsa sagda solda sag kalabilmis Ermenilerin zamanla Istanbulda toplanarak bir avuc kalmis Hristiyan Ermenimize biz sizin okullarinizda cocuklarimizi okutmak istiyoruz ,Anadoluda kalan Muslumanlasaran donme Ermenilere ise olduklerinde dini bir cenaze toreni saglansin ve Ermeni mezarlarina gomulsunler gibi bazi isteklerde bulunmaya basliyorlar,bunun olmayacagini vede kanunlara da aykiri oldugunu da duymak istemeyip neden diye sorduklarinda kendilerine eger Ermeniyseler gercekden bunun yolunun nufuslarini resmen degisdirip cemaatimize ait Hristiyan Ermenileri olmalari gerekdigi soylenildiginde ise Parlayip duruyolar.
Bir kere vicdanlari varsa once sunu iyi muhakeme etmelidirler ki 1915 oncesinde ve sonrasinda kimse kendi rizalariyla Musluman edilmeyip sadece hepimizin buyuklerinde oldugu gibi oldurulup,surgune gonderilip,cesitli iskencelere ,saldirilara ve tecavuzlere maruz kalmadan ,mallarinin mulklerinin hala ustunde oturup sag kalmayi yeglemeleri karsisinda bizim gibi buyuklerimizin her turlu kotu ve aci gunlerden sonra Istanbulda kurdugumuz yasantimiza bakip aramiza katilmadan girip bakin biz bize zorla dayatilan bir inanci bugun gonulden kabul etmisleriz deyip bize hakaretin de en buyugunu yapmis sayilmis olduklarini hic mi hic nazari dikkate dahi almadan karsimiza gecip Bizi de Ermeni olarak kabul edeceksiniz deme curretinde bulunup dayatabiliyorlar.
Bu hem tum gecmisimize hem de gunumuzde dilimizle ,dinimizle,kultur ve geleneklerimizle 1915 oncesi her neydiyse 1915'e ragmen aynisi kalmayi tum acili ve iskenceli bir gecmise ragmen surdurmus olanlarimiza yapilmis en buyuk Hakaretin ta kendisidir.
Biz bu kardeslerimizi gecmisde korkulari yuzunden Ermeniyiz diyemedikleri icin,kimliklerinde Turkce isimlerle Islamin gerekleriyle yasadiklari icin ,cocuklarini sunnet ettirip bayramlarda oruc tutup kurban kesip namaz kilip hatta hacca gittikleri icin kinamiyoruz ,kinamadik da hem de bizim koyunlar gibi olume giderken onlarin sag kalmalari ve mureffeh bir yasam surmelerine ragmen,,,peki simdi onlar ne hakla kendilerini kabul edemeyecegimizi ve bunca zaman onlarin zaten eger gercekden Ermeni olmayi surdurmeyi istemis olsalardi en azindan Istanbula gelmis olanlarin kalkip cemaat icinde yerlerini alarak kimlik degisimlerine gidebilecek adimlari atmakdan geri kalmaz bunu da samimi ve iclerinden gelerek yapaydilar ki bizler de onlari bagrimiza basabilip kinamasaydik ,cunku Istanbulda artik Anadolu koylerindeki gibi kimseden bunu yapmakdan korkacak bir durumlari da kalmis sayilmazdi,,ama hayir kendileri her turlu sosyal imkanlardan ve ulkenin Islamiyete vermis oldugu pozitiviteden faydalanip Ermeni olmanin kulfetlerine katlanmayi dahi akillarindan gecirmeyip kendi iradeleriyle degil de Ittihatcilarin kilic zoruyla gecirildikleri Islamiyete siki sikiya sarildilar simdi de karsimiza cikmis bizim Tum ananevilerimize aykiri bir anlayisla kendilerinin de kabul edilmesini talep etmekdeler.
Ne vicdanmis .
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.