Ömer Engin Lütem / E. Büyükelçi
Osmanlı vatandaşı olup çeşitli nedenlerle ABD’ye göç
etmiş olan Ermeni ve Rumlar Türkiye’ye karşı olumsuz tutumlarının bir yansıması
olarak ABD Kongresinin Türkiye’deki Hristiyanların dini yönden ayrımcılığa tabi
tutulduğunu ileri süren ve özellikle
halen faal olmayan bazı kilise ve dini yapıların ”hak sahibine “geri verilmeni
talep eden kararlar alınmasına
uğraşmaktadırlar. Bu hususta yapılan çeşitli girişimler sonucunda Temsilciler
Meclisi 14 Aralık 2011 tarihli ve H.RES. 306 sayılı bir kararında Türkiye’den,
özetle, şu hususların yerine getirilmesini istemişti:
a. Her türlü dini ayırımcılığa son vermesi,
b. Her türlü dini ayinin, dini eğitimin, dini personel
atamalarının, dini
toplantıların, sosyal hizmetlerin ve diğer dini
faaliyetlerin yapılmasına izin vermesi,
c. Tüm kiliselerin ve diğer ayin yerlerinin,
manastırların, dini okullarının,
hastanelerin, dini anıtların, dini kutsal eşyanın, kutsal
yerlerin ve diğer
dini yapıların ve ayrıca taşınır dini eşyanın hak sahiplerine geri
vermesi,
d. Kiliselerin ve diğer ayin yerlerinin, manastırların,
dini okulların,
hastanelerin, dini anıtların, tüm dini yapıtların
muhafazasına, yeniden
İnşasına ve onarılmasına izin vermesi.
Bu metni okuyanlar
Türkiye’de dini ayırımcılık olduğu, dini faaliyetlerin engellendiği, din eğitimi verilmesine, din adamı
yetiştirilmesine müsaade edilmediği ve
tüm Hıristiyan ibadet yerlere, manastırlara, okullara, hastanelere el
konulduğu gibi bir kanı edinmektedirler.
Oysa Türkiye’de dini ayrımcılık yoktur.
Dini alanda engellemeler de söz konusu değildir. Vakıflar Kanunu hükümlerine uyulmadığı için
bazı Hıristiyan mallarına el konmuş olduğu doğru olmakla beraber bunlar
istisnadır. Din adamı yetiştiren Heybeliada Rum Ruhban Okulu’nun yeniden
faaliyete geçmesi ise, Türk eğitim mevzuatının tam olarak uygulanması,
mütekabiliyet çerçevesinde, Batı Trakya Türklerinin bazı sorunlarının çözülmesi
halinde gerçekleşecektir.
Mallara gelince, geçmişte yasal koşular yerine
getirilmediği için el konan bazı dini taşınmaz mallar sahiplerine iade
edilmiştir. Van’daki Ahtamar Kilisesi gibi, sanat değeri olan Ermeni ibadet
yerlerinin restorasyonu gerçekleştirilmiş ve ibadete açılmıştır. Trabzon’daki
Rum Sümela Manastırında da ayin yapılmasına izin verilmiş ve İstanbul’daki Rum
Patrikhanesine de hizmet etmek üzere
bazı yabancı metropolitlere Türk vatandaşı olma hakkı tanınmıştır.
Bu uygulama Türkiye’de gayrimüslimlerde memnuniyet yaratmış
ayrıca yabancı çevrelerde de olumlu karşılanmıştır. Hal böyle iken Temsilciler Meclisinin söz
konusu kararı almasının nedeni anlaşılamamış ve bu kararın amaçları hakkında
kuşkular doğmuştur. Ancak bu tür kararların uygulama mecburiyeti olmadığı için bu
konu üzerinde fazla durulmamıştır. Ne var ki bu tür metinler Türkiye ve
yönetimini karaladıklarından aleyhinde propaganda niteliği de taşımaktadır.
Türkiye’nin bu karara kayda değer bir tepki göstermemesi
bu konunun daha somut önerilerle yeniden gündeme getirilmesine neden olmuştur.
Kilise malları konusunda 28 Mart 2014 tarihinde H.RES. 4347 sayı ile bir ikinci
karar tasarısı daha Temsilciler Meclisine sunulmuştur. Bu tasarının bir özelliği de ”Türkiye’nin Hristiyan
Kiliselerine İlişkin Sorumluluğu Yasası” başlığını taşımasıdır. Ancak ortada
bir yasa değil bir karar tasarısı vardır.
Karar tasarısı kabul edildiği takdirde bunun kolayca bir yasaya
dönüştürülebileceği düşüncesi ile bu yola başvurulduğu tahmin edilmektedir.
Tasarının içeriğine gelince, yukarıda değindiğimiz
H.RES.306 sayılı karara ve ayrıca 2010 yılında H.RES.1631 numarayla kabul
edilmiş olan Kuzey Kıbrıs’taki dini yerlere ilişkin karara atıfta
bulunulmaktadır. Tasarıda, özetle, son
yıllarda Türk Hükümetinin bazı kiliseleri sahiplerine iade ettiği ancak bu
alanda daha yapılacak çok şey olduğu belirtildikten sonra, Kuzey Kıbrıs’ın
Türkiye tarafından işgaline, Türkiye’de dini azınlıklara ayırımcılık
uygulandığına, bazı Hristiyan din adamlarına saldırıda bulunulduğuna, Ökümenik
Patrikhane’nin uluslararası kutsal statüsünün tanınmadığına, Patriklerin Türk
vatandaşı olmasının istendiğine ve diğer bazı hususlara değinildikten sonra
şunların yerine getirilmesi istenmektedir.
a.Amerikan Dişileri Bakanı bu kararın kabul edilmesinden
180 gün sonra başlamak ve 2021 yılına kadar sürmek üzere her yıl Temsilciler
Meclisi Dışişleri Komitesi ve Senato Dış İlişkiler Komitesine Türkiye’de ve
Kuzey Kıbrıs’ta geri verilmemiş olan ve ayrıca, çalınmış, el konmuş, veya başka
bir şekilde sahiplerine iade edilmemişbulunan kiliseler, dini yerler ve diğer
yapılar hakkındabir rapor verecektir. Bu rapor geri verilmemiş dini yapıların
bir listesini de içerecektir. Ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı ileTürkiye
Cumhuriyetininbir temsilcisibir önceki yıla göre bu malların sahiplerine iadesi
hakkında da bilgi vereceklerdir.
b.Bu bilgiler ABD tarafından yayımlanan İnsan Haklarına
İlişkin Uygulamalar ve Uluslararası Dini Özgürlükler yıllık ülke raporuna
konacaktır.
Söz konusu tasarı bu haliyle uluslararası hukuka
aykırıdır zira ABD ile hiçbir hukuki ilişkisi bulunmayan bazı yapılar hakkında
ne gibi bir işlem yapılacağını saptamakta ve bu konuda Türkiye
Cumhuriyetine (temsilcisine) talimat
verilmektedir. Böyle yapmakla da Türkiye’nin egemenlik hakları çiğnemektedir.
Bu yapılara ilişkin talepler varsa bunların önce Türkiye
idari makamlarına iletilmesi, istenilen sonuç alınmadığı takdirde Türkiye’ye
yargıya başvurulması ve gerekiyorsa konunun uluslararası yargıya götürülmesi
gerekmektedir. Bu konuda Kongre dâhil hiçbir Amerikan veya diğer bir devlet
makamının yetkisi yoktur.
Normal koşullarda uluslararası hukuka aykırı olan bu
tasarının kabul edilmemesi gerekmekte ve bizzat Amerikan Dışişleri
Bakanlığının, başka bir ülkenin iç işlerine karışılmasını ön gördüğü için, bu
tasarıya karşı çıkması beklenmektedir.
Kabul edilse ve hatta yasa gücü kazansa dahi bu tasarının
Türkiye’de uygulanması mümkün değildir. Ancak kabul edildiği takdirde
Türkiye-Amerikan ilişkilerini gayet olumsuz etkileyeceğini şimdiden bellidir.
http://www.turkishny.com/omer-engin-lutem/73-omer-engin-lutem/149129-kilise-mallari-ve-amerikan-kongresi#.U0hcOPl_vms
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.