Tolga TANIŞ
ABD Senatosu'nun Dış İlişkiler Komitesi’nin dün günü
kabul ettiği S.RES.410 sayılı ‘Ermeni Soykırımı’ karar tasarısı gündemi
etkiledi. İşte 10 soruda tasarıyla ilgili merak edilenler…
Senato’ya 3 Nisan’da Dış İlişkiler Komitesi Başkanı
Demokrat Partili New Jersey Senatörü Robert Menendez ve Cumhuriyetçi Partili
Illinois Senatörü Mark Kirk tarafından sunulan tasarı, Menendez’in çabalarıyla
gündeme alındı. Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı’nın komite gündemini tek
başına belirleme yetkisi var ve Ermeni diasporasına çok yakın Menendez’in bu
konuda diaspora temsilcilerine verdiği sözler oldu. Kaynaklar, daha önceki
Ermeni tasarılarında devreye giren Amerikan Yönetimi’nin bu çabayı engellemesinin
hukuki açıdan mümkün olmadığını ve politik olarak da Menendez’in böyle bir adım
atmasını engelleme gayreti içine girilmesinin doğru olmayacağı yönünde bir
karar alındığını belirttiler.
2) Kabul edilen metin ne diyor?
Menendez, tasarının kabulünü kolaylaştırmak için ilk
hazırladığı metinde değişiklikler yaptı ve içinde Türkiye geçen bütün cümleleri
ayıkladı. Ancak en önemlisi karar tasarısının sonunda belirtilen üç maddeden
Türkiye’den soykırımı kabul etmesini isteyen maddeyi de çıkarttırdı. Orijinal
metinde belirtilen üç madde şöyleydi:
1) 24 Nisan 2014’te 'Ermeni Soykırımı'nın yıldönümü
hatırlanacak.
2) Başkan, Ermeni Soykırımı ile ilgili tüm gerçeklerin
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından tanınmasını içerecek şekilde âdil,
yapıcı, istikrarlı ve sağlam bir Ermeni-Türk ilişkisine yönelik çalışmalı.
3) Başkan, ABD dış politikasının, insan hakları,
insanlığa karşı suçlar, etnik temizlik ve Ermeni Soykırımı ile ilişkili ABD
arşivlerinde belgelenmiş soykırım konularına uygun bir anlayış ve duyarlılık
yansıtmasını sağlamalı.
Kabul edilen nihai metinde ikinci madde yok.
3) Kimler destek oldu kimler itiraz etti?
100 üyeli Senato’da şimdiye kadar karar tasarısına imzalı
destek açıklayan Menendez dahil dokuz senatör var. Ve Menendez ile birlikte
tasarıyı kaleme alan Cumhuriyetçi Kirk dışında bütün destekçiler Demokrat
Partili. 18 üyeli komite oylamasında da, tasarıya destek veren 12 üyeden 10’u
yine Demokrat Partili idi. Yani Komitenin tüm Demokrat Partili üyeleri blok
olarak tasarıya destek oldular. ‘Evet’ diyen iki Cumhuriyetçi ise 2016’da
Cumhuriyetçilerin başkan adaylığına soyunan ve politik hesaplarla oy kullandığı
tahmin edilen Florida Senatörü Marco Rubio ve Türkiye’nin füze savunma
ihalesinde Çin’e yönelmesine çok öfkeli olduğundan Türkiye’ye yönelik bir tepki
oyu kullanmış olabileceği düşünülen Arizona Senatörü John McCain oldu.
Tasarıdaki oylamada beş aleyhte ve bir çekimser oyun hepsi Cumhuriyetçilerden
geldi. Diplomatik kaynaklar, bu durumun Cumhuriyetçilerin dış politikada
stratejik ilişkilere daha çok önem vermesinden kaynaklandığını belirtti.
4) İsrail lobisinin bir pozisyonu oldu mu?
Kongre’nin en önemli güç odaklarından İsrail lobi örgütü
AIPAC oylamada net bir pozisyon almadı. Tasarıya “hayır” oyu veren Cumhuriyetçilerin
hepsi AIPAC örgütüne çok yakın isimler. Ancak Menendez gibi tasarının
sürükleyici olan ya da oylamada “evet” diyen bazı isimler de aynı şekilde
AIPAC’a yakın. O yüzden AIPAC’in nasıl bir tavır aldığı konusunda belirleyici
bir işaret yok.
5) Tasarı ne kadar ileri gidebilir?
Bağlayıcılığı olmayan karar tasarısının metninde spesifik
olarak 24 Nisan 2014 tarihinin anılması istendiğinden tasarının içerik olarak
kadük olmaması için bu tarihten önce şimdi Senato Genel Kurulu tarafından da
kabul edilmesi gerekiyor. Ancak Cuma akşamı Paskalya nedeniyle uzun bir tatile
çıkmaya hazırlanan Senato’nun bunun için çok az zamanı var. 28 Nisan haftasına
kadar çalışmalarına ara verecek olan Senato Genel Kurul gündemine karar
verenler, 53 senatörle 100 üyeli Senato’da çoğunluğu elinde bulunduran Demokrat
Parti’nin çoğunluk lideri Nevada Senatörü Harry Reid ve Demokrat Parti grup
başkanvekili (whip) Illinois Senatörü Dick Durbin. Ve her iki isim de, 410
sayılı tasarıya şimdiye kadar imza veren dokuz senatör arasında. Ama Senato
kaynakları, komite toplantısında beş aleyhte oy almış bu tür tartışmalı
tasarıların kolayca genel kurul gündemine alınamayacağını ve içeriğe itiraz
eden tek bir senatörün bile süreci kolayca yavaşlatabileceğini belirtti.
Tasarının genel kurul gündemine alınması o açıdan beklenmiyor. Hatta Türk
Dışişleri kaynakları, tasarının daha fazla ileri gitmeyeceği konusunda
kendilerine Amerikan Dışişleri Bakanlığı’ndan da güvence verildiğini dile
getirdi.
6) O zaman tasarıyla hedeflenen ne?
Birincisi, Senatör Menendez, 1915 Olayları’nın yıldönümü
sayılan 24 Nisan’ın tam öncesinde bu hamleyle Ermeni diasporasına verdiği sözü
yerine getirmiş oldu. Her 24 Nisan’da olaylarla ilgili yapılan ve içinde
‘soykırım’ ifadesi geçip geçmeyeceği merak edilen başkanlık açıklaması
öncesinde de Beyaz Saray’a eğer bu ifadeyi kullanmak isterse politik manevra
alanı sağlamış oldu. Ancak kaynaklar, işin diasporaya yönelik bir iç politika
hamlesi olarak kalacağını ve Beyaz Saray açıklamasında ‘soykırım’ lafının
muhtemelen bu yıl da kullanılmayacağını söyledi.
7) Türkiye’nin tepkisi nasıl oldu?
Aynı yönde bir tasarı Mart 2010’da da Temsilciler
Meclisi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nde kabul edilmişti. Ve Türkiye o zaman
Büyükelçi Namık Tan’ı derhal Ankara’ya çağırmıştı. Ancak ilginç bir şekilde
Ankara bu kez tasarı Kongre’nin bir üst organı Senato’nun dış ilişkiler
komitesinde kabul edildiği halde tansiyonu yükseltecek açıklamalardan
kaçınıyor. Tasarının geçtiği gün Washington’da bulunan Başbakan Yardımcısı Ali
Babacan da tasarıyı eleştirmekle birlikte Türk tarafının buna tepki olarak
atacağı adımlara değinmekten özellikle kaçındı. Ve bu konunun halen Ankara’da
tartışıldığını söyledi. Bir de, 2010’da komite tasarıyı kabul ettiğinde
Washington’daki büyükelçilik koltuğu doluydu. Fakat bu sefer geçiş dönemi
nedeniyle o koltuk boş.
8) Yeni Büyükelçi görevi neden halen devralmadı?
19 Mart’ta Washington’dan ayrılan eski Büyükelçi Namık
Tan’ın görev süresi resmi olarak 31 Mart 2014’te sona erdi. Bu tarihten sonra
yeni atanan büyükelçi Serdar Kılıç’ın görevi devralması bekleniyordu. Ancak
Türk Dışişleri kaynakları, Kılıç’ın gelmesinin tamamen lojistik sebeplerle
geciktiğini söyledi. Washington’a gelmeden önce daha önce bu göreve atanan
büyükelçilerin yaptığı gibi Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı gibi
üst düzey yetkililerle talimat alma ve bilgilendirme toplantıları yapması
planlanan Kılıç’ın turunu henüz tamamlamadığı ve Başbakan ile görüşmediği
bildirildi.
9) Bu gelişme sonrası büyükelçinin gelişi ertelenebilir
mi?
Kılıç’ın pazartesi günü Washington’da olması
bekleniyordu. Ve tasarı komiteden geçtikten sonra da henüz bu konuda bir
değişiklik yapılmadı. Türk diplomatik kaynaklar, tasarı komitede oylanmış olsa
bile 24 Nisan başkanlık bildirisi öncesi yine kritik bir dönem yaşanacağını ve bu
yönde bir gelişme beklenmese bile Başkan’ın bu kez açıklamada ‘soykırım’ lafını
kullanması halinde Washington’da büyükelçilik koltuğu boş olursa bunun
kamuoyuna izah edilemeyeceğini bildirdi. Büyükelçi olmasa da, Washington
Büyükelçilik görevlileri tasarı için Amerikan-Türk toplumunun desteğiyle çok
kapsamlı bir çalışma yürüttü. Ve Perşembe günkü oylamanın yapılacağının belli
olmasından sonraki 48 saat içinde Dış İlişkiler Komitesi üyesi 18 senatörün de
ofisiyle temas kurdu. Amerikan-Türk toplumu aktif hale getirildi. Ve bu sayede
tasarıya yönelik aleyhte oylar sağlandığı gibi tasarıyı geçirmek isteyen
Menendez de metinden ‘Türkiye’ geçen bölümleri çıkarmak zorunda bırakıldı.
Ancak çalışmaların başında bir büyükelçinin bulunmasının sembolik olarak da çok
önemli olacağı belirtildi.
10) Peki bir sürpriz olabilir mi?
Düşük bir ihtimal olsa da evet. Kongre’nin Temsilciler
Meclisi kanadı, Mart 2010’da Dış İlişkiler Komitesi’nde 252 sayılı tasarıyı
23’e karşı 22 oyla kıl payı geçirince, tasarı uzun süre Genel Kurul gündemine
gelmeden uykuda kaldı. Ancak sene sonundaki Noel tatilinden birkaç gün önce, o
dönemdeki Temsilciler Meclisi Başkanı Demokrat Partili California Milletvekili
Nancy Pelosi’nin, bir gün aniden tasarıyı genel kurul gündemine aldırmaya
çalışacağı öğrenildi. Sonrasında ise Washington Büyükelçiliği, Amerikan-Türk
toplumunun çabaları ama en önemlisi Beyaz Saray’ın da devreye girmesiyle Pelosi
tasarıyı gündeme alamadı. Noel tatilinden sonra da, Temsilciler Meclisi
değiştiğinden tasarı kadük oldu. Şimdi de böyle bir gelişme yaşanması mümkün.
Üstelik Beyaz Saray’da bu kez ‘Ermeni Soykırımı’ iddialarının Washington’daki
en büyük destekçilerinden, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi
Samantha Power ve Ulusal Güvenlik danışmanı Susan Rice’ın da bulunması
dengeleri değiştirebilir. Nitekim Türk Dışişleri’ne konuyla ilgili verilen
teminat da Beyaz Saray’dan değil Amerikan Dışişleri’nden geldi. Ancak yine de
Türk-Amerikan ilişkilerine büyük zarar verecek böyle bir gelişmenin yaşanması
için çok istisnai bir durum olması gerektiği belirtiliyor. Ve Menendez gibi bu
konuya uzun süredir angaje bir ismin bile politik gücüne rağmen böyle bir riski
üstlenemeyeceği düşünülüyor.
Büyükelçi apar topar işbaşı yaptı
Ermeni soykırımı tasarısının, Türkiye’nin Washington’da
büyükelçisinin olmadığı sırada kabul edilmesi Ankara’yı harekete geçirdi. Namık
Tan’ın merkeze dönmesiyle boşalan Washington Büyükelçiliği’ne atanan Serdar
Kılıç önceki gün yeni görev yerine gitti. Daha önce Kılıç’ın 14 Nisan’da göreve
başlayacağı açıklanmıştı.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/26203297.asp
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.