Tabii ki yaşanan bu zaman
zarfında farkında olmadan kişinin yaşamında çok büyük değişimler oluşur.
Özelikle yardıma muhtaç olanlara hastalara, göçmenlere, ceza evinde ve buna
benzer sıkıntıdaki insanların sıkıntılarına ortak olmak gibi hizmetlere koşmayı
görev sayar. Biz insanlar, özelikle sorumlu konumundakiler, bu hizmetleri
yerine getirmek için çırpınmayı bir görev biliriz. Ben bir Hristiyan Ruhani
olarak ve aynı zamanda Caritas Başkanı sıfatımla bu acı manzaralar karşısında
huzursuzum ve herkesin de bunu bilmesini isterim. Hizmet ettiğim yerlerde,
hizmetimin başından beri bugüne kadar yalnız Hristiyanlara değil, din, dil,
renk ve siyasi görüş ayırmaksızm her insana nasıl sevgiyle yaklaşarak hizmet
etmeye gayret ettiğimi beni her tanıyan çok iyi bilir, çünkü bir tek Yaratıcı
vardır ve bizi yaratan Yüce Allah birbirimize sevgiyle yaklaşmamızı emreder.
***
Ortadoğu'da yaşanan Lübnan iç
savaşı, daha sonra Irak ve Iran savaşları nedeniyle göçmenlere yardımcı olmak
amacıyla isveç'te de kilise oluşturarak, oraya iltica eden göçmenlere nasıl
hizmet ettiğim yetkililerce bilinmektedir. Uç senedir yaşanan Suriye savaşı
için kendini bilen her insan gibi üzüldüm ve çözüm bulmak için koşturdum. Bu
konunun en üst düzeydeki insanların huzurunu ve uykusunu ne kadar kaçırdığı
meçhüldür. Türkiye'deki 50 senelik Ruhaniliğim döneminde kiliselerin arasında
yaşanan diyalog neticesinde ekümenizm hareketinin tartışmasız olarak müminler
arasında bir yakınlaşmayı, canlanmayı doğurduğunu hiç kimse inkâr edemez. Ancak
50 sene zarfında Türkiye'de ve Orta Doğu'da yaşanan ekonomik, politik ve sosyal
olayların Türkiye Hristiyan D eğerli Monsenyör, bu günlerde pederliğinizin 50.
yılını kutluyorsunuz. Neler hissediyorsunuz? Türkiye'de tüm Katolik toplumunun
Marana Tha adlı bülteninde Ruhaniliğimin 50. Yıl münasebetiyle bana yer
verdiğiniz için teşekkürle sözlerime başlıyorum. 50 yıl kişinin yaşamında uzun
bir zaman sayılır. Özelikle 50 yıl gibi bir zamanı Ruhanilikte yaşamak yaşayan
kişi için büyük bir sınav kabul edilmelidir. Özelikle Türkiye'nin değişik
yörelerinde, örneğin Güney Doğu'nun Mardin ve ilçeleri, Diyarbakır ve yakınında
olan NATO Ussü'nde görev yapmak insana apayrı bir bilgi ve değişik inançlı
insanları tanıma imkânını verir. Ruhbanlıkla geçen bu elli yılda sizde ne gibi
değişimler oldu? Türkiye'deki Hristiyanlara hizmetle geçirdiğiniz bu yıllarda,
Türkiye'de ve Türkiye'deki kilisede nasıl değişimler gözlemlediniz?
Tabii ki yaşanan bu zaman
zarfında farkında olmadan kişinin yaşamında çok büyük değişimler oluşur.
Özelikle yardıma muhtaç olanlara hastalara, göçmenlere, ceza evinde ve buna
benzer sıkıntıdaki insanların sıkıntılarına ortak olmak gibi hizmetlere koşmayı
görev sayar. Biz insanlar, özelikle sorumlu konumundakiler, bu hizmetleri
yerine getirmek için çırpınmayı bir görev biliriz. Ben bir Hristiyan Ruhani
olarak ve aynı zamanda Caritas Başkanı sıfatımla bu acı manzaralar karşısında
huzursuzum ve herkesin de bunu bilmesini isterim. Hizmet ettiğim yerlerde,
hizmetimin başından beri bugüne kadar yalnız Hristiyanlara değil, din, dil,
renk ve siyasi görüş ayırmaksızm her insana nasıl sevgiyle yaklaşarak hizmet
etmeye gayret ettiğimi beni her tanıyan çok iyi bilir, çünkü bir tek Yaratıcı
vardır ve bizi yaratan Yüce Allah birbirimize sevgiyle yaklaşmamızı emreder.
Zira Mesih İsa'nın bizlere birinci emri "birbirinizi seviniz"
olmuştur. Bu hizmetleri yerine getirdiğim zaman, yoksula, hastaya, zayıfa,
yabancıya, onları birer Mesih olarak kabul ederek hizmet ettim. r J HAZİRAN
2014 59.SAYI Cemaatin sıkıntılarına ortak olabilmesi açısından evli bir Rahip
daha aktif olabilir kanaatindeyim. larının büyük bir bölümünü kendi yurtlarından
ettiğini kimse inkâr edemez. Siz evli bir ruhanisiniz. Doğu Katolik
Kiliselerinin bu zenginliğini nasıl yorumluyorsunuz? Doğu Katolik Kiliselerinin
bazı şartlar nedeniyle vokasyonlarm (ruhbanlık çağrılarının) yeterince çok
olmaması ve Ruhani olacakların azlığı nedeniyle her kilisenin kendi Kutsal
Sinodunca ve Patriğin onayıyla karar alıp evli bir Ruhaniyi kutsayabilir. Bunun
Doğu Katolik Kiliselerinde mahsuru yoktur ve evli biri dini eğitimi alarak
Rahip olabilir. Ancak evli bir Ruhaninin yükselebileceği en üst makam Patrik
Vekilliğidir ve rütbe olarak da Korepiskoposluktur. Bir genç Tanrı tarafından
Ruhaniliğe çağrıldığını hissederse, her şeyden önce kendi vicdanının sesine
kulak vererek en iyi cevabı verebileceğine inananlardan biriyim. Bu genç ister
evli ister bekâr olsun yeter ki inanarak Tanrı'ya amin desin. Monsenyör Yusuf
Sağ'a vakit ayırdığı için çok teşekkür ederiz. Sonuç olarak bana göre
doğudaki şartları nazara alarak bu bir zenginliktir ve hiçbir mahsuru yoktur.
Aynı zamanda evli bir Ruhani, doğunun engin ve zengin gelenek ve göreneklerine
uyarak kendi cemaatinin mensuplarıyla daha rahat temas edebileceği gibi cemaat
evlerini ziyaret eder, bireyleri dinler. Cemaatin sıkıntılarına ortak
olabilmesi açısından evli bir Rahip daha aktif olabilir kanaatindeyim. Tanrı
gençleri, ruhbanlığa çağırabilir, evliliğe de çağırabilir, hatta sizin gibi hem
evliliğe hem de ruhbanlığa çağrılabilir. Gençler bu çağrıları nasıl
anlayabilirler? Onlara ne tavsiye edersiniz? 4 ~ı "
http://www.gazetea24.com/yerel-basin-haber/suryani-katolik-patrik-vekili-korepiskopos-yusuf-sag-ile-roportaj_12329627.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.