Deniz Güneş / Demokrat Haber
“100 yıl… Gerçek hikayeler” başlığı altında, analitik
haber ajansı ‘Armedia’ ve sivil toplum kuruluşu ‘Avrupa Entegrasyonu’
tarafından gerçekleştirilen ‘Beni kurtaran Türk’ projesi soykırımdan
kurtulanların yakınları tarafından aktarılan gerçek hayat hikâyelerini sunuyor.
Hikâyelerin özelliği, kahraman(lar)ın Ermeni Soykırımı’ndan doğrudan ya da
dolaylı olarak, Türklerin yardımları sayesinde kurtulmuş olması. Proje,
Birleşik Krallık Dış İşleri ve İngiliz Milletler Topluluğu Ofisi’nin desteğiyle
gerçekleştiriliyor.
İşte bu proje kapsamında önümüzdeki ay çıkacak olan üç
dilli (İngilizce, Türkçe, Ermenice) yayın için Türklerin 1915’te akrabalarını
kurtardıkları 50 Ermeni aile ile İngiliz gazeteciler tarafından Ermenistan’da
röportajlar gerçekleştirildi.
Bu röportajlardan 30’u bu yayında kullanılacak. Kalan
20’sinden ise bazıları kitap tanıtım zamanında Türkiye’deki gazeteler aracılığı
ile toplumla paylaşılacak.
Demokrat Haber de yayın öncesinde okuyucuları ile bu
röportajlardan bazılarını paylaşıyor...
Ermeni Soykırımı ile ilgili hep öldürülenlerin
hikayelerini dinledik bugüne kadar. Bu röportajlar hayatta kalanların
hatıralarına da bakmamızı sağlarken anılarda düşmanlıklardan çok dostlukların
yer ettiğini bir kez daha anlamamıza yol açıyor.
Tabii ki aileleri Türkler tarafından kurtarılmış olsalar
da kurtulan Ermeni ailelerin hikayelerinde hep hüzün göreceksiniz. Çünkü onlar
ne kadar ‘kurtulmuş!’ olsalar da yine de yurtlarını, evlerini, topraklarını
terk etmek zorunda kalmış bir milletin torunları.
Bu röportajlar, bir başka soruyu da gündeme alarak biz
Türkiyeliler'e 2015’te bir araştırma konusu veriyor:
Peki bu Ermeni aileleri kurtaran Türklerin,
Türkiyeliler’in anılarında nasıl bir 1915 var?
***
1- ELEANORA YAZİÇYAN ANLATIYOR:
“DEDEMİN KARDEŞİNİ EVİNİN ÖNÜNDE KATLETMİŞLER”
Anne tarafım Vanlı. Dedem 1850’li yıllarda doğmuş, tam
yılını
maalesef hatırlayamıyorum. Dedemin ailesi Melikyanlar yörede büyük saygı
görürmüş. Dedemin babası köyün muhtarıymış, kardeşiyse meclis üyesiymiş.
Kardeşinin hatta büyük bir teknesi varmış, daha sonra bu tekneyi dedeme vermiş,
bu tekneyle pek çok Ermeni’nin hayatını kurtarmışlar. Köyleri, Van Gölü'ndeki
Gıdutz, şimdiki adıyla Çarpanak Adası'ndaymış.
Dedem, 19. Yüzyıl'ın sonunda Osmanlı İmparatorluğu'na
karşı savaşan Ermeni gerilla lideri Ağbyür Serop’un yoldaşıymış. Büyükannem de
kendi köyünün savunmasına katılmış. Akrabalarımız onun kahramanlıklarıyla
ilgili birçok hikaye anlatırdı. Bir gün, köyün bütün erkekleri dağlardayken,
köyde sadece kadınlar kalmışken, Kürtler saldırmış. Büyükannem hiç tereddüt
yaşamadan, hemen bir erkek kıyafeti giymiş, ata binmiş ve eline silah alıp
karşılık vermiş. Neticede saldırganlar kaçmış.
Bu olayı duyunca Kürt Şeyh dedemin babası Melik’in yanına
gelmiş ve kendi askerlerini kimin böyle korkuttuğunu öğrenmek istemiş. Dedem de
o sırada büyükannemden çay getirmesini istemiş. Büyükannem getirip servis etmiş
ve uzaklaşıp kapının yanında bardakları toparlamak için beklemiş. Kürt Şeyh çay
içtikten sonra bir kez daha o cesur kişiyi görmek istediğini söylemiş. Dedemse
şöyle cevap vermiş, “O cesur kişi on beş dakikadır tam karşısında duruyor.”
Kürt Şeyh şaşkınlıkla gitmiş. Teyzemin sözleriyle Van’da
herkes, kadınından çocuğuna kadar aynı büyükannem gibi savaşmayı bilirmiş ve
mücadeleye katılırmış.
Katliam sırasında dedemin meclis üyesi olan erkek
kardeşini tam evinin önünde kesmişler. Kız kardeşinin kaçırılan iki kızını da
kurtaramamışlar, diğer çocukları, bir kız ve bir erkek, bir şekilde kurtulmayı
başarmış.
Katliam sırasında Türk komşularının evine koşmuşlar ve bu
komşuları çocukları yatak altında saklamışlar. Saldırganlar (criminal anlamda)
şüphelenip içeriye girmişler ve kılıçlarla yatağı kontrol etmişler, neyse ki
çocuklara kılıç değmemiş. Katliamcılar gittikten sonra dedem herkesi toplayıp
gemiyle Rusların kontrolündeki bölgeye götürmüş.
Yarın devam edecek…
Proje yayıncısının notu: Sunulan metin yazarların ve
katılımcıların fikir, görüş ve çıkarımlarını aktarmaktadır, Birleşik Krallık
Hükümetin duruşunu yansıtmaz.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.