Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe platformu, 10 Ekim
tarihli yazısında Suriyeli sığınmacılara yönelik nefret söylemi kullanan ve
onları hedef hâline getiren ırkçı köşe yazarı Yılmaz Özdil hakkında suç
duyurusunda bulundu. İstanbul’da saat 10:00’da Çağlayan Adliyesi önünde buluşan
bir grup DurDe aktivisti, “Özdil’in yazısı ırkçılıktır! Mülteciler
kardeşimizdir!” pankartı açtı.
Okunan basın açıklamasından sonra DurDe adına Çağla
Oflas, suç duyurusu dilekçesini teslim etmek üzere adliyeye girdi.
Grup adına DurDe aktivisti Gonca Şahin’in okuduğu basın
açıklaması şöyleydi:
Irkçı Yılmaz Özdil hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz:
Suriyeli sığınmacılar kardeşimizdir!
Değerli basın mensupları,
Türkiye’de ırkçı bir köşe yazarı denilince akla gelecek ilk
isimlerden biri Yılmaz Özdil. Daha önce Hürriyet gazetesindeki köşesinde
yazdıklarıyla, DurDe’nin “Ayın Irkçısı” ödülüne birçok kez aday olmuş ve bu
ödülü kazanmıştı.
Nerede bir yoksul emekçi, Kürt, Ermeni, Rum, demokrasi
yanlısı, insan hakları aktivisti, milliyetçilik karşıtı biri varsa; Özdil ona
düşman.
Çünkü Özdil, Türk milliyetçiliğinin ve ırkçılığının,
darbeler rejiminin bekçisi.
Son olarak “Türkiye Türklerindir” gazetesinden, daha da
ırkçı olanına, Sözcü gazetesine transfer olarak kendisine layık bir yer buldu.
Sözcü gazetesi yeni yazarını “Sen yine içinden geldiği
gibi yaz Yılmaz” diyerek duyurmuştu.
İçinden geldiği gibi yazan Özdil ise daha ilk yazısında
Suriyelilere nefretini kustu.
Türkiye’ye gelen 2 milyon Suriyeliye değinen Özdil, utanmadan
şöyle yazdı:
“Bunlar oturacak…
Yedireceğiz, içireceğiz, ceplerine para koyacağız,
hastanelerde bedava bakacağız, oturma izni vereceğiz, çalışma izni vereceğiz,
canları isterse İzmir’de dükkan açacaklar, canları isterse İstanbul’da şirket
kuracaklar, çalışmak istemezlerse trafik ışıklarında dilenecekler, para
vermeyenin camını yumruklayacaklar, padişahımız efendimiz 4.5 milyar dolar
harcadık diyecek, sadrazam Malezyalı Ahmet 3.5 milyar dolar harcadık diyecek,
kaç para harcadığımızı bile bilmeyeceğiz… Bunlar, ekmek elden su gölden, yan
gelip yatacak, “Türk Memet” bunların vatanını kurtarmak için, bunların yerine
nöbete gidecek öyle mi?
Yok öyle!”
Özdil, her ırkçı gibi dünyanın gerçeklerinden bihaber.
AKP tarafından statüleri dahi tanınmayan, böylelikle en temel insan haklarından
mahkûm olan, ucuz işgücü olarak asgari ücretten düşük fiyatlara köle gibi
saatlerce çalıştırılan, kamplarda en kötü koşullarda yaşayan, metropollerde
sokaklarda yatıp kalkıp dilenmek zorunda kalan Suriyelilerden haberi yok.
Onların cebine para konulduğunu sanıyor.
Özdil, her insanın faydalanabilmesi gereken ücretsiz
sağlık hakkına karşı.
Ona göre Suriyeliler “yan gelip yatarak”, “ekmek elden su
gölden” yaşıyorlar.
Oysa sınır komşumuz Suriye ve Irak’ta meydana gelen
olaylar nedeniyle söz konusu ülkelerde yaşayan bu insanlar vahşice
katledilmekte, tecavüze uğramakta, köle pazarlarında satılmaktadır.
Türkiye’ye ulaşabilen insanların birçoğu yaşadıkları
büyük travmaların psikolojik etkilerini taşımaktadır. Durum böyleyken, Özdil
yazısında bu insanları hedef göstermekte, bundan önce değişik şehirlerde
cinayetler de dâhil olmak üzere sığınmacı ve mültecilere karşı gerçekleşen
nefret suçlarını teşvik etmektedir.
Özdil yazısıyla Sözcü sayfalarından, sığınmacılara karşı
saldırganların sırtını sıvazlamış, faşist örgütlenmelere cesaret vermiş, tüm
halkı ise Suriyelilere düşmanlığa çağırmış oluyor.
Özdil’in bu ırkçı yazısı önemsiz görülüp geçiştirilemez.
DurDe platformu olarak aylardır mültecilere yönelik
ırkçılığa karşı sokakta mücadele ediyoruz. Suriyelilerle dayanışmaya, göçmen
düşmanlığını durdurmak için birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.
Suriyeli sığınmacılar “misafir” değil kardeşimizdir!
Sığınma hakkı insan hakkıdır!
Özdil ve Suriyelilerin yaşamını tehlikeye atan tüm diğer ırkçıların
ise cezalandırılmasını talep ediyoruz.
Bu yüzden bugün burada, Yılmaz Özdil hakkında suç
duyurusunda bulunmak için toplandık.
Sen sakın içinden geldiği gibi yazma Yılmaz!
Irkçılığa hayır! Yaşasın halkların kardeşliği!
Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe platformu
***
Neler yapmadı ki Özdil?
2000 yılında, futbol holiganlarının iki İngiliz’i
öldürmesi üzerine gazetesinde “Leeds’li holiganlara Taksim’de kafasına vura
vura toprağı öptürdüler” yazdı ve gazetede “Two Size” manşetini attı.
Hrant Dink’in öldürülmesinden iki gün sonra,
milliyetçiliğin tırmanmasının sebebinin “ağzından çıkanı kulağı duymayan
gazeteciler” olduğunu öne sürüp cinayeti önemsizleştirmeye çalıştı.
Ahmet Türk Samsun’da bir faşist tarafından
yumruklandığında “adaletin tokmağı” dedi, “Yumruk niye faşizm?” diye sordu.
Özdil, “Soralım dolayısıyla… Bu ülkenin çocuklarına ateş edip öldürmek
‘demokratik hak’ kabul ediliyorsa, parti liderine girişmek niye ‘ırkçılık’
oluyor?” dedi.
Anayasa referandumunda darbelerle hesaplaşmak için
“Yetmez ama Evet” diyen, Kürt sorununda çözümü savunan Sezen Aksu’ya saldırdı.
Roboski’de Kürt köylüleri katledildiğinde, “Sayın
kaçakçı” diye seslenerek, köylülerin masum olmadıklarını ve “ayda 15 bin lira
kazandıklarını” ileri sürerek, katliamı meşrulaştırmayı denedi.
Köşesinde, yıllarca devlet tarafından hapiste tutulan
Kürt siyasetçi Leyla Zana’ya hakaret etti.
AKP’nin sömürgeciliğine karşı çıkan Kıbrıslılara “Rum
dalkavuğu lavuk” dedi.
Somalı madencilere ölümün müstahak olduğunu ima etti.
» Şikayet dilekçesi örneğini indirmek için tıklayın… http://www.durde.org/wp-content/uploads/2014/10/sikayetDilekcesi.pdf
http://www.durde.org/2014/10/durde-yilmaz-ozdil-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.