6 yıldır komada olan Patrik II. Mesrob’un sağlık durumunu
anlatan Surp Pırgiç Hastanesi Başhekimi Akdağ, “Mutafyan bu halde en az beş yıl
daha yaşar. Ancak hastalığın geri dönüşü yok” dedi. 2008 yılı Mayıs ayında hastaneye yatırılan Patrik II.
Mesrob’un sağlık durumunun hangi noktada olduğunu Surp Pırgiç Hastanesi Baş
Hekimi Ardaş Akdağ Agos Gazetesi’ne anlattı. (Baş hekim nihayet herhalde istek üzerine gazeteye gerçeği anlatmış. Ne büyük haber (!) HYETERT)
2008 yılı Mayıs ayında rahatsızlanan Patrik II. Mesrob’u
bizzat Patrikhane’den alarak Hastane’ye naklettiklerini belirten Akdağ, o
tarihten bu yana hastanenin imkânlarını sınır gözetmeksizin Patrik II.
Mesrob’un bakımı için seferber ettiklerini söyledi. Patrik’in durumunun stabil olduğunu belirtem Akdağ, “Patrik
Mesrob için tüm imkanları seferber edip enfeksiyon riskini en aza indirdiğimiz
için, kendisinin uzun yıllar yaşamaya devam edeceğini söyleyebiliriz” dedi. Şu
anda gerektiği zaman nefes alma güçlüğü durumunda müdahale etmek için nefes
borusunda bir aparat ve beslenmesi için midesine peg takılı olan Patrik
Mutafyan’ın durumu için Akdağ şunları söyledi,
“Teşhis konduktan sonra doktorlar bu tür hastaların,
ortalama on yıl yaşayabileceğini ifade etti. Şu an o on yıl aşılmış durumda.
Doktorlar bir aksilik olmazsa Mutafyan’ın bu halde en az beş yıl daha
yaşayabileceğini düşünüyor. Maalesef bu hastalığın hiçbir şekilde geri dönüşü
yok. Hastalık beynin ön lobundaki hücrelerin ölümüne neden oluyor. Bilincinin
yerine gelmesi mümkün değil. Tıp tarihinde de böyle bir vakaya
rastlanılmış değil.”
Başhekim Akdağ’ın hastalığın tespiti sürecine ilişkin
açıklamaları ise daha çarpıcı. Hastalığın 2004 yılında ortaya çıktığını
kaydeden Akdağ, süreci şöyle özetliyor: “2006 yılında bu alanda dünyadaki en
önemli hekim olan Prof. Marsel Mesulam, kesin raporunu vermişti. Doktor 2006’da
bu teşhisi koyduğunda maalesef artık yapılabilecek hiçbir şey yoktu. 2007
yılında ise kati teşhis konuldu, beyindeki muhakeme ve idrak melekelerini
yürüten kısım zarar gördüğü için karar verme yetisi olmayacağından Patrik II.
Mesrob için iş görmezlik raporu düzenlendi.” Akdağ, “Biz o dönemde bildiğimiz
her şeyi Patrikhane’yle paylaştık. Tüm raporlar gecikmeksizin iletildi. Etik
olarak hastanın sahibi olmadığımız için açıklama yapılabilecek konumda
değildik” diyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.