Yıldız Yazıcıoğlu
Irak ve Suriye'deki terör örgütlerinin Türkiye'yi hedef
alabilecek saldırılarının önlenmesini amaçlayan Başbakanlık Tezkeresi, Türkiye
Büyük Millet Meclisi tarafından 98 ret oyuna karşı 298 oyla kabul edildi
02.10.2014 21:08
ANKARA—
Türkiye Büyük Millet Meclisi AKP Hükümeti'ne, Irak ve
Suriye'ye yönelik sınır ötesi operasyon yapılması, yabancı ülkelere asker
gönderilmesi ile yabancı askerlere ev sahipliği konusunda bir yıllık geniş
kapsamlı yetki aldı.
TBMM'de MHP Grubu'nun 'evet' oyu vereceğini açıkladığı
tezkere, CHP ve HDP'nin 'hayır' tavrıyla açık usul ile oylandı. TBMM Genel
Kurulu'nda 396 milletvekilinin katıldığı oylamada, tezkere için 298 'evet' ve
98 'hayır' oyu çıktı. Bugüne değin Irak için 7'nci kez ve Suriye içinse 3'ncü kez
hükümete ayrı ayrı tezkere verilmişti. Ancak bugün hem Irak hem de Suriye için
ilk kez tek bir metin olarak düzenlemiş tezkere ile hükümet, Türkiye'nin güney
ve güneydoğu sınırları için çok geniş kapsamlı bir yetki almış oldu.
Tezkerede Suriye'de Beşar Esad rejimi ile Irak'ta ise
PKK'nın gerekçe olarak gösterilmesi nedeniyle muhalefet partileri iktidarı sert
ifadelerle eleştirdi.
TBMM'de bugünkü tezkere görüşmelerinde, en dikkat çekici
nokta HDP adına konuşması sırasında Ertuğrul Kürkçü'nün, PKK kurucusu Abdullah
Öcalan'ın mesajını okuması oldu. Kürt Sorunu'nun çözümü çerçevesinde İmralı
Adası'ndaki görüşmelere ilişkin Öcalan'ın açıklaması ilk kez tümüyle TBMM
tutanaklarına da geçti.
MSB Yılmaz: ‘Hemen bir adım beklemeyin’
Tezkere oylamasının ardından hükümet cephesinden ilk
açıklama Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'dan geldi. Kuliste, "Tezkereden
sonra hükümetin atacağı ilk adım ne olacak?" sorusu üzerine Yılmaz,
"Tezkereden sonra hemen bir adım beklemeyin" yanıtını verdi.
MSB Yılmaz, görüşmeler sırasındaki konuşmasında ise,
tezkereyi neden talep ettiklerini şöyle açıkladı:
"Irak'taki gelişmeler, bölgedeki çatışma ve insani
trajediye daha bütüncül ve kapsamlı bir strateji geliştirme ihtiyacını ortaya
koymuştur. Uluslararası toplum, kararlı bir adım atmadığı sürece bölge daha
geniş bir çatışmanın içine sürüklenecektir. Terör tüm milletimizin ortak
sorunudur. Hedefimiz, tezkereye ihtiyaç duyulmayacak bir huzur ortamı. Irak’ta
yaşanan olaylar, Suriye’de olduğu gibi sığınmacı hareketlerine neden oldu. Uluslararası
toplum kararlı adım atmadığı süreci bölge çatışmanın içine sürüklenecektir. Bu
tezkerenin amacı mümkün mertebe sınırlarımızda yaşanmakta olan çatışmaların
ülkemize olan olumsuz etkilerini azaltmaktır. Savaş yüzünden herşeyini kaybetme
noktasına gelen, canını bile zor kurtaran insanlara kapılarımızı açtık. Ancak
sadece kapılarımızı açıp canını kurtarmak için gelenlere kucak açmakla bu
meselenin çözülemeyeceği de görülmektedir."
HDP en sert muhalefeti sergiledi
Görüşmelerde en sert eleştiriler ise HDP Grubu adına
Ertuğrul Kürkçü'den geldi. Kürkçü, AKP Hükümeti'nin İslam Devleti (IŞİD) adlı
terör örgütünü desteklemekle suçlayarak, şunları dile getirdi:
"Siz IŞİD ile düne kadar beraberdiniz. Sınırlardan
geçip Suriye'de Kürtler’e, Türkmenler’e karşı giriştikleri katliamlara,
Türkiye'den militan toplamalarına seyirci kalıyordunuz. IŞİD'e destek verdiniz
ve bu tezkere ile destek vermeye devam ediyorsunuz. Siz, IŞİD ile beraber
hareket ettiniz, bunu saklayamazsınız. Suruç'tan Kobani'ye geçen IŞİD militanları,
bir televizyon kamerası tarafından tespit edildi. Başbakan araştıracakmış. Siz
IŞİD mührü ile evrak damgalayan memurlarınız arasında arayın IŞİD'i."
Kürkçü, özellikle Suriye’nin Türkiye sınırı yakınındaki Kürt
bölgesi Kobani'nin IŞİD'in eline geçmesi durumunda bundan hükümetin sorumlu
olacağını ve Kürt Sorunu'nun da çözümünü etkileyeceğini söyledi. Bu noktada,
Kürkçü, PKK Kurucu Lideri Abdullah Öcalan'ın Kobani ile ilgili dünkü
açıklamasını okuyarak, TBMM tutanaklarına da geçirdi.
MHP 'evet' ama 'vicdanınız rahat mı' dedi
MHP Grubu adına Mehmet Şandır, Türkiye'ye yönelik her türlü
saldırı ihtimaline karşı bu tezkereyi vatan savunması için hükümetin elini
güçlendirmek olarak gördükleri için 'evet' oyu vereceklerini açıkladı. Şandır,
"Bu tezkere, 12 yılını tamamlayan hükümetin terör örgütü karşısındaki
acziyetinin, İmralı ile yapılan müzakerelerin aldatmaca, çözüm sürecinin
çözülme süreci olduğunun, Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin doğru okunamadığının
hükümetçe itiraf edildiğinin belgesidir" dedi.
Tezkerede PKK kaynaklı terörizme işaret edilmesi nedeniyle
hükümeti 12 yıllık iktidar sürecinde çözüm süreciyle hata etmekle suçlayan
Şandır, AKP'li vekillere, "PKK'nın silah bırakmayacağını, terör örgütüyle
müzakere değil, anladığı dilden mücadele edilmesi gerektiğini, bu yolla terörün
bitirilemeyeceğini söyledik, bizi kandan beslenmekle suçladınız. 'Suriye'nin
istikrarsızlaştırılması ülkemize ve bölgeye felaket getirir' dedik, bizleri
politikanızı anlayamamakla suçladınız. Gelinen bu noktada vicdan sorgulaması
yapıyor musunuz?" diye sordu.
CHP: ‘Türkiye yol geçen hanı olmasaydı’
CHP Grubu adına ise Faruk Loğoğlu, Türk Silahlı
Kuvvetleri'ni Ortadoğu çukuruna göndermek üzere hazırlandığını söylediği
tezkereyi içerisinde hem Suriye hem de Irak olması nedeniyle de 'torba' olarak
niteledi. Hükümetin hangi amaçla bu tezkereyi kullanacağı konusunda şüpheleri
olduğunu paylaşan Loğoğlu, CHP'nin 'hayır' oyu kullanacağını da belirterek,
sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkemizi üs olarak kullanacak yabancı asker gönderecek
unsurların nasıl hareket edecek, bizim mi onların mı kurallarına uyacağı beli
değildir. Bu muratalı tezkerenin altına imza atmak gaflet, delalet ve ihanet
olmayacak mıdır? Bu tezkere kabul edilirse Türkiye bölgenin korsan ülkesi olur.
Gerekçe gösterilen hiçbir uluslararası karar buna izin vermiyor. Bu kararlarda
hiçbirinde atıf yapılırken askeri müdahaleye izin vermediği görülecektir.
Türkiye hiç şüphe yok ki bölgenin insan, tarih ve ekonomik kaynaklarını tüketen
IŞİD’e karşı yer almalıdır. Ama Türkiye asla askeri tedbirlerde yer
almamalıdır. Türkiye IŞİD ve tüm terör örgütlerine karşı ülke içinde mücadele
etmelidir. 2001 yılında alınan [BM] Güvenlik Konseyi kararının üzerinden 13 yıl
geçti. Türkiye bunu uygulasaydı, İŞİD ve El Nusra yol geçen hanı haline
gelmezdi. Bu dönemde AKP iktidardadır ve hiçbir şey yapmamıştır. Eğer hükümet
topraklarımız içinde mücadele etmek yerine askeri tedbirlerle yer alırsa
işgalci durumuna düşecektir. Size ülkemizi ve bölgeyi tehdit altına sokmamaya
çağırıyorum. Sizi savaştan yana değil barış ve istikrardan yana olmaya
çağırıyorum.”
4 Ekim 2015'e dek savaş yetkisi hükümette
Grup konuşmaları öncesinde usul tartışmalarına da sahne olan
tezkere görüşmeleri, beklentiler aksine 'açık' gerçekleşti ve sonuçta açık usul
oylama kararıyla da AKP milletvekillerince 'hayır' oyu kullanma kapısı
kapatıldı.
Hükümet, geçmiş yıllardaki gibi ayrı ayrı getirmediği Irak
ve Suriye konusunda tek tezkere ile IŞİD'in hedef alındığı bugünlerde 'terör'
ve 'örgütler' gibi ucu açık ifadelerle PKK, PYD gibi yapılanmaları da gerekirse
karşısına alacağı işaretini verdi. Bunun yanı sıra Esat rejiminin halen
hükümetin hedefinde yer alması dikkat çekti. Tezkeredeki tüm bu dikkat çekici
noktalar nedeniyle CHP ve HDP'nin hayır oyu verdiği tezkere, MHP de ‘evet’
diyeceğini açıkladığı için AKP'den eksiklikler olduğu oylama sonucunda kabul edildi.
Ve tezkere...
Sonuçta, AKP hükümeti, 4 Ekim 2014 tarihi itibariyle 1
yıllık tezkere aldı. Tezkere metnine göre, hükümete şu yetkiler verildi:
"Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik terör tehdidi
ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her
türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tüm terörist örgütlerden ülkemize
yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel
risklere karşı güvenliğinin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresince ve
sonrasında hasıl olabilecek gelişmeler istikâmetinde Türkiye'nin yüksek
menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre
ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir
politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümûl, miktar ve zamanı
hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde TSK'nın gerektiği takdirde sınır
ötesi harekât ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve
aynı amaçlara yönelik olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de
bulunması, bu kuvvetlerin hükümetin belirleyeceği esaslara göre kullanılması
ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara
imkan sağlayacak düzenlemelerin hükümet tarafından belirlenecek esaslara göre
yapılması için, Anayasa'nın 92. Maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nden (TBMM) bir yıl süreyle izin istenilmesi, Bakanlar Kurulu'nca
30.09.2014 tarihinde kararlaştırılmıştır."
Yıldız Yazıcıoğlu
http://www.amerikaninsesi.com/content/tbmm-irak-ve-suriye-tezkeresini-onayladi/2470458.html

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.