Nesrin Aslan
"Barış İçin Bir Milyon İmza Kampanyası” 8 Ekim
1997'de Mecidiyeköy Kültür Merkezi’nde geniş ve renkli bir katılımla başladı.
300 kişinin imzasıyla yola çıkıldı, sözcülüğü Eşber Yağmurdereli’ye verildi. Doksanlı yıllarda böyle işlerin mutfağında biri olarak
"Barış İçin Bir Milyon İmza Kampanyası" hakkında bir yazı yazmam
istenince sadece kampanyayı anlatmanın yetmeyeceğini, politik açıdan olayın
geçtiği yer ve zamanın bilinmesinin önemli olduğunu düşündüm. Bu bakımdan
-yazıyı biraz uzatmak pahasına- birkaç önemli durumun altını çizmekte yarar
var.
Devletin savaşı “savaş kurallarını” bile hiçe sayarak
sürdürdüğü ve batısıyla doğusuyla hemen her yerde günlük hayata da doğrudan
yansıdığı yıllardı.
Faili meçhuller, Meclis'ten cezaevlerine götürülen milletvekilleri,
suikastlerle öldürülen işadamları, sürekli baskı ve devlet terörü altındaki
gazete ve gazeteciler, savaş zamanı çocukları…
Ve bütün bu günahları, ayıpları örtmek için devlet eliyle
körüklenen milliyetçilik, yanlı televizyon haberlerinin eksilmeyen konularıydı.
Kürt Özgürlük Hareketi, savaşın bir tarafı olmanın
yanında topluma da kendini anlatmaya çalışıyordu. Bir yanda tüm gücü ve
imkanlarıyla devlet olunca bunun imkanlarını zorlamak da iğneyle kuyu kazmaktan
büyük bir iş oluyordu.
Solun, darbe sonrası yıllardan sonra toparlanmaya
çalıştığı yıllardı. Kimi ‘birlik partileri’ süreciyle yenilenerek ve birleşerek
büyümeye çalışırken, kimi yeni, kimi bilinen partiler de ardı ardına
kuruluyordu.
Kadın hareketi hiç ara vermeden sürdürdüğü çalışmalarla
pozitif ayrımcılık, kota gibi konularla yol almış ve bu yeni oluşumlar içinde
de kimliği ve bakış açısıyla aktif yer alıyordu.
Sivil toplumun canlanışına da tanık olunan yıllar
olduğunu, gereğinde parlayıp sönen “yurttaş girişimi” gibi yeni politik
öznelerden söz edilmeye başlandığını da ekleyelim. Örneğin “Sürekli Aydınlık
İçin Bir Dakika Karanlık” eylemi bunun en çarpıcı örneklerindendir.
Durumu anlatabilmek için herbiri ayrı yazılara konu
olabilecek bu meselelere değinmek gerekti.
Görev
İşte böyle bir siyasal durumun değerlendirildiği o
zamanki partim Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Parti Meclisi'nde gereği
için Merkez Yürütme Kurulu'na (MYK) bazı görevler verildi.
MYK’nın ilk toplantısında da yeni bir deneyim olan
“Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık” eylemi için gereken metinlerin
hazırlanması dahil herşey için bir yurttaş girişimi olarak kapsayıcı bir çaba
gösterilmesi benimsendi.
Bunun pratikteki anlamı çok görüşme, konuşma,
yaratıcılığı teşvik, herkesin kendini önemli hissetmesi, çok toplantı demekti.
Meslek odaları, sendikalar, yöre dernekleri, kanaat
önderleri ne varsa görüşmeler yapıldı. Kurulan yeni ilişkiler pek de kolay
ulaşamayacağımız iş çevrelerini, aydınları, sanatçıları da katıyordu. Kimse
kimseye partisini sormadan anlaşıyordu. Çünkü amaç ortaktı ve çok özlenen
barıştı.
97 yazı
Doksanyedi yazı “Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika
Karanlık” eyleminin etkisi ve sonlanışına ilişkin tartışmalar ve "Barış
İçin Bir Milyon İmza Kampanyası” eylemine hazırlıkla geçti.
Kampanya, 8 Ekim'de Mecidiyeköy Kültür Merkezi’nde geniş
ve renkli bir katılımla başladı. İş insanları, aydınlar ve sanatçıların da
olduğu 300 kişinin imzasıyla yola çıkıldı. Sözcülük de Eşber Yağmurdereli’ye
verildi.
Bundan sonrası, yapılan bu merkezi işlerin ülkenin her
yanında, yerellerde de yapıldığı, gerektikçe gidilen gelinen, işe uygun
örgütlenilen aylardır. Bastırılan imza formları hemen dağıtıma girdi.
Konu sadece imza toplamak olmadığı için herkesin kendi
gerekçesini de anlattığı, barışın ve demokrasinin tartışıldığı nitelikli
toplantılar yapıldı. Toplantılar, amaç tanışmalar, paylaşmalar, tartışmalar,
empati, gibi gereken şeylerin yaşanmaya başlanması olduğu için verimli ve güler
yüzlüydü. Böyle şeylerin özellikle metropol dışı yerlerde farklı bir büyüsü
oluyor.
İmza topladığı için işine son verilen, polise kaptırılan
imza formları gibi olaylar da yaşandığı tahmin edilecektir. Aslında böyle
deneyimlerin de birleştirici, anlatıcı rolü olduğu yaşanarak görülmüş oldu.
İmzalar Meclis'te
Ezberleri bozmaya çalışan bu kampanya aynı yılın mayıs
ayında toplanan imzaların meclise götürülmesiyle sonuçlandı.
1 milyon imzalı bir dilekçe Meclis Başkanvekili Uluç
Gürkan'a sözcümüz Avukat Eşber Yağmurdereli tarafından verilirken Anayasa'dan
gelen bir hakkın kullanıldığı, toplumun değişik kesimlerinden destek gördüğü,
imzaların takipçisi olunacağı da vurgulandı. Böyle şeylerde hep olduğu gibi
sözler de alındı.
Kısaca anlatmaya çalışıyorum ama insanların oturdukları
yerden destek sunabildiği bu kampanyanın çorbada tuz kadar katkısı olmuş mudur
bilmem. Bu coğrafyada adil bir barış için savaşıldığını, ölündüğünü, insanın
insana yapamayacağı sanılan her şeyin yaşandığını unutmayalım.
Bir de unuttuğum olur korkusuyla o yakın tarihin
unutulmayacak, kimini kaybettiğimiz barış savaşçılarının isimlerini yazmamaya
özen gösterdim.
Bugün
İmzaya açılan kısa metne şimdi baktığımda gündem olmak,
kapsayıcılık gibi gerekçelerle açıklanabilecek bir naiflik olduğunu görüyorum.
Kendi zamanı için biraz inat, biraz cesaret olduğunu da biliyorum. En iyisi
deneyim olarak yararlanalım ve işin kendisini meraklı tarihçilere bırakalım.
Bugün gelinen nokta böyle işler için daha çok imkan
sunuyor. Sadece vicdanlara seslenmek değil ortak akıl oluşturmaya da katkı için
daha çok şey yapılabileceğini hatta bunun gerekli olduğunu görüyorum.
Adil bir barış içinde bir arada yaşama, yılların
zihniyetinin değişmesi, gerekli kültürel yapı için de çalışmayı gerektiriyor.
Bence ‘olmazsa olmaz’ yasal düzenlemelerden sonra da sürecek ama artık keyifli
bir çaba olacaktır.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) olduğu için işlerin
bu yanıyla ilgili de iyimserim.
Böyle konularda çok daha kapsayıcı ve sonuç alıcı
olacağını umuyorum. HDK, Halkların Demokratik Partisi'ni (HDP) kurduktan sonra
adı ne olur bilmem ama adil bir barış için mücadele tarihini toplayacak, yakın
tarihi de sözlü tarih çalışmalarıyla ortaya çıkaracak bir tür tarih vakfı da
kurabilir.
Amacı, yöntemi gerektiği gibi tanımlanmış kültür merkezi
hatta belki akademi kurabilir. Umudum olduğu için bunların bir tek benim aklıma
gelmediğine de inanıyorum. (NA/BA)
90'LARIN HAK MÜCADELELERİ YAZI DİZİSİ
* 90'ların Hak Mücadeleleri'ne Başlarken - Nadire Mater
BİR DAKİKA KARANLIK EYLEMİ
* Faksla Yayılan Çağrı: Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika
Karanlık - Elif İnce
* Ergin Cinmen Anlattı: Bir Dakika Karanlık: 'Minimum
Seviyede' Bir Eylem
* Bir Dakika Karanlık ve 28 Şubat - Elif İnce
* Bir Dakika Karanlık'ın Yargılattığı "Susurluk
Çetesi" - Elif İnce
90'LARDA LGBTİ HAREKETİ
* LGBTİ: Kaldırımın Altından Gökkuşağı Çıkıyor - Elif
İnce
* 93’ün Yasaklı Onur Yürüyüşü - Elif İnce
* LGBTİ 2014 - Elif İnce
İNSAN HAKLARI MÜCADELESİ
* İnsan Hakları Mücadelesiyle 90'ları Aşmak - Hüsnü Öndül
VİCDANİ RET
* Vicdani Ret: 25 Senedir "Halkı Askerlikten
Soğutuyorlar" - Elif İnce
* 2014: 400’e Yakın Retçi Var, Düzenleme Yok - Elif İnce
* Yıl 1990: Vedat Zencir'in Vicdani Ret Açıklaması
KÜRT SORUNU
* Seçmen, AKP ve HDP'nin İşaretini 90'larda Vermişti -
Sezgin Tüzün
* ''Kürt Sorunu''nda Son 25 Yıl - Yavuz Önen
BERGAMA DİRENİŞİ
* Bergama Altın Madeni Direnişi: Toprağın Bekçileri -
Elif İnce
* Bergama: Hukuk Dinlemeyen Maden - Elif İnce
* Bergama Direnişi Çevre Hukukunu Nasıl Değiştirdi? - Ali
Arif Cangı
BÜYÜK MADENCİ YÜRÜYÜŞÜ
* Zonguldak Madenci Grevi ve Yürüyüşünden Tekel
Direnişine - Sevkutan Nevsuhan
* Kadınlar ve Çocuklar En Önde Zonguldak Geleceğine
Yürüyor - Nadire Mater
KAMU EMEKÇİLERİNİN MÜCADELESİ - KESK
* Kamu Çalışanlarının Çeyrek Yüzyıllık Yürüyüşü - Sami
Evren
CUMARTESİ ANNELERİ/İNSANLARI
* Video-Haber: Cumartesi Anneleri'nin 500 Haftası - Beyza
Kural
* Galatasaray Hafıza, İtiraz, Politikleşme, Sosyalleşme
ve Küreselleşme Mekanı - Nimet Tanrıkulu
BARIŞ ANNELERİ
* 90'lardan Bugüne Barışa Yürüyen Anneler - Elif İnce
LEYLA ZANA
* Leyla Zana: Bir Gün, Bir Dil, Bir Tarih - Handan
Çağlayan
MERVE KAVAKÇI
* Merve Kavakçı Meclise Başörtüsüyle Girince... - Zeynep
Erdim
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
* Düşünceye Özgürlük: 80 Bin Kişi Kendini İhbar Etti -
Elif İnce
* Ahmet Altan Yazısına "Atakürt" Başlığını
Attığında
* Yıl 1995, Yaşar Kemal "Yalanlar Seferi"ni
Yazdı
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
* Bir Zamanlar Gazeteciler Örgütlüydü - Elif İnce
* Özgür Basının Tutsak Yılları - Elif İnce
* Metin Göktepe: Devlet İlk Kez Suçunu Kabul Etti - Elif
İnce
* Gazeteciliğin Tam da Ortasına Düştüm - Erol Önderoğlu
* Radyo Karacadağ'ın Serüveni - Mehmet Can Toprak
* Özal'ın Sinyaliyle Özel Kurulan Televizyonlar - Ayda
Özlü Çevik
* Haddimizi Aşa Aşa Gazetecilik Yaptık - Berat Günçıkan
* 90'ların İşaret Fişeği: Yeşilyurt Köylülerine Yedirilen
Dışkı - Celal Başlangıç
* Siirt Mücadele Manşetleriyle 1990 - Cumhur Kılıççıoğlu
* Aziz Ağabey - Ferhat Tunç
* Neye Kıl Oldun Abi? - Derya Bengi
* Yazmıştı - Fikret İlkiz
İŞKENCEYLE MÜCADELE
* "Manisalı Gençler": Bir Vekilin Mücadelesi ve
İşkenceye Mahkumiyet - Elif İnce
ALEVİ MÜCADELESİ
* Alevi Realitesini Tanımak - Erdoğan Aydın
ÖĞRENCİ MÜCADELESİ
* Mecliste Pankart: Harçlara Hayır - Elif İnce
* Hala Har(a)ç Ödeyenler Var! - Elif İnce
* 90'larda Öğrenci - Gençlik Hareketi - Erdem Aksakal
BAŞÖRTÜSÜ MÜCADELESİ
* "Başörtüsüne Özgürlük için Elele" Zincirinden
Bugüne - Elif İnce
* Kişisel Bir Başörtüsü Mücadele Öyküsü - Elif İnce
* Sakarya Platformu: Başörtüsü Yasağı Bitti Ama... - Elif
İnce
KADIN MÜCADELESİ
* Aksu Bora Anlatıyor: 90'lardan Bugüne Türkiye'de
Feminizm - Elif İnce
* Kadınların Yasalara ve Hayata Müdahale Başarıları -
Elif İnce
* Kadın Mücadelesinin "Uzmanlaştığı" Yıllar -
Ayşe Bilge Dicleli
* Ka.Der'in 17 Yılı - Elif İnce
* KAMER'in Cinsiyetçi Sistemle Mücadelesi - Elif İnce
* İlk Barış İçin Kadın Girişimi, Yıl 1996 - Elif İnce
SİVİL İTAATSİZLİK
* Savaşa, Milliyetçiliğe, Irkçılığa Karşı: Arkadaşıma
Dokunma! - Ayşe Günaysu
* Barış için 1 Milyon İmza - Nesrin Aslan
KENT SAVUNMASI
* Kentin Direnişi: Park Otel'in 17 Katı Yıkıldı - Elif
İnce
* Park Otel'den CVK Park Bosphorus'a - Elif İnce

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.