Başbakan Ahmet Davutoğlu, azınlık cemaatleri
temsilcileriyle buluşmasında, "Bütün dünyaya, hangi türden olursa olsun
ötekileştirme ve zulme karşı ortak sesimizi duyurmak lazım" mesajını
verdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul'da gayrimüslim azınlık cemaatlerinin
temsilcileriyle yemekte bir araya geldi. Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi'nde
basına kapalı gerçekleşen yemek, yaklaşık 3,5 saat sürdü. Yemeğe, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Rum
Ortodoks Patrik Vekili Peter Stefanos, Türkiye Keldani Katolik Cemaati Ruhani
Reisi Francois Yakan, Süryani Ortodoks Kilisesi İstanbul ve Ankara Metropoliti
Yusuf Çetin, Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Prof. Mehmet Paçacı, Türkiye
Süryani Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ, Ermeni Katolik Başpiskoposu Levan
Zekiyan, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva ve Ermeni Patrik Vekili Aram
Ateşyan katıldı.
Yemekte, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, İstanbul
Müftüsü Rahmi Yaran ve Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem de bulundu.
AHMET DAVUTOĞLU YEMEKTE KONUŞMA YAPTI
Davutoğlu, yemekte yaptığı konuşmada, Müslümanların
Mevlit Kandili'ni tebrik ederken, geçen hafta Katolik cemaatinin Noel Bayramı
ile Musevi cemaatinin Hanuka Bayramı'nın kutlandığını hatırlattı ve gelecek
hafta da Ortodoks cemaatinin Noel Bayramı'nın idrak edileceğini söyledi.
Başbakan Davutoğlu "Aslında bu 2 haftalık dini
gündem dahi İbrahimi geleneğin nasıl yan yana, bir arada ve şehirlerde,
kasabalarda, köylerde olmanın ötesinde komşu gelenekler olarak da bu
toprakların her yerinde kök saldığının güzel bir işareti" diye konuştu.
Hanuka Bayramı vesilesiyle Türkiye Musevileri Hahambaşısı
İsak Haleva ile bir araya geldiklerini anlatan Davutoğlu, "Daha sonra
bütün cemaatimizle de temasa geçerek, iki Noel'in takriben ortası bir tarih ve
tabii Mevlid-i Şerif'in de bugüne tetabuk etmesiyle çok anlamlı bir günde bir
araya geldik. Ayrıca yeni yıla da başlangıç... Hep beraber içimizdeki güzel
duyguları paylaşacağız, 2015 yılının bütün cemaatlerimiz için, ülkemiz ve
insanlık için hayırlı olması dileklerinde bulunacağız" ifadelerini
kullandı.
Ahmet Davutoğlu, geçen hafta Hatay'da çok kültürlü
hayatın doğrudan nişanesi olan bir toplulukla sabah kahvaltısında bir araya
geldiğini hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Onlara, 'Hatay, sahabiler ve havariler diyarı' diye
hitap etmiştim. Gerçekten Anadolu toprakları Hristiyan geleneğinin de İslam
geleneğinin de çok sembolik önemli bütün merkezlerini barındırıyor. Hele hele
Şanlurfa'ya giderseniz, Şanlıurfa Hazreti İbrahim'le birlikte bütün etrafındaki
İbrahimi geleneğin doğduğu ve orada hala her bir köşesinde kendi izini
bıraktığı bir peygamberler şehridir. Ülkemizin neresine giderseniz gidin bu
anlamda bu birlikteliği görürsünüz ve bu birlikteliğin getirdiği o manevi
havayı hissedersiniz. Dolayısıyla ben bu sofrayı İbrahimi sofra olarak
nitelendiriyorum. Hazreti İbrahim ve onun çizgisinde insanlığa barış, esenlik
getirmek üzere yola çıkmış nebiler silsilesinin bütün halkalarının bir arada
bulunduğu bir sofra... Bu, ülkemizdeki köklü gelenekleri temsil ediyor. O bakımdan
bu masa etrafındaki hiçbir geleneği bu topraklara yabancı, bu topraklara
sonradan gelmiş bir gelenek olarak telakki etmiyoruz. Azınlık kavramını da bu
anlamda ben kullanmamaya dahi bazen özen gösteriyorum çünkü hepimiz aslında o
köklü gelenekleri mensupları olarak büyük bir ailenin parçalarıyız. O bakımdan
bu 2 hafta içinde bütün bu gelenekleri bir arada barındıran bu önemli günleri
idrak etmiş olmak da sembolik açıdan başlı başına manidar."
İstanbul'un bütün geleneklerin sokaklarda, komşuluk
ilişkilerinde asırlarca bir arada yaşadığı bir şehir olduğuna işaret eden
Davutoğlu, "Otantik kültür gelenekleri bağlamında, dini gelenekler
bağlamında ülkemizin bütün renklerini barındıran bu tablo bizim için önemlidir.
Diğer taraftan da eşit vatandaşlık ilkesi bağlamında da bu tablo önemlidir.
Hiçbir zaman biz, yurttaşlarımız arasında yurttaşlık temel ilkesi etrafında bir
fark gözetmedik, gözetmeyiz. Hangi dini, mezhebi, etnik temelden gelirse gelsin
bütün yurttaşlarımızın canı, malı, ırzı, aklı, namusu bizim için azizdir ve
bütün dinlerde azizdir" diye konuştu.
Davutoğlu, evrensel ilkeleri eşit vatandaşlık kavramı
etrafında modern, çağdaş bir devletin ana esaslarından biri olarak yaşatmaya
özen gösterdiklerini belirtti.
"EŞİT VATANDAŞLIK İLKESİ BUNDAN SONRA DA EN TEMEL
ŞİARIMIZ OLACAK"
Başbakan Ahmet Davutoğlu, iktidarları süresince gerek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gerekse kendisinin her zaman bütün
vatandaşların bu haklardan istifade etmeleri yönünde çok ciddi reformlar ve
adımlar attıklarını belirterek, şöyle devam eti:
"Hepiniz buna şahitsiniz. Vakıf mallarının iadesiyle
son dönemde çok somut hale gelmiş olan eşit vatandaşlık ilkesi bundan sonra da
en temel şiarımız olacak. Ayrıca eğer otantik kültürler ve dini gelenekler
olarak sokaklarda ortak bir ailenin parçasıysak ki böyle, eşit vatandaşlık
ilkesi etrafında bir araya gelmişsek ki yine böyle, aslında bu güzel
beraberliği bir evrensel mesajla da taçlandırmak lazım.
''BASKI VE ZULME KARŞI ORTAK SESİMİZİ DUYURMAK LAZIM''
O da bütün dünyaya, hangi türden olursa olsun her tür
ötekileştirme, bir tür baskı ve zulme karşı ortak sesimizi duyurmak lazım.
İstanbul'dan bu mesajın yükselmesi çok önemli. İster İslamofobi çerçevesinde
olsun ki son zamanlarda yaygınlaştı, Avrupa'da camilere saldırılar hepimizin gündemindedir,
ister antisemitizm şeklinde olsun ki o da çarpıcıdır. Hanuka Bayramı'nın
gerekçelerinden biri o dönemde, Yahudilere yönelik baskılar yapılırken gündeme
gelen bugün camilere yönelik bazı baskılarda, domuz başının konması gibi, bu
tür bazı semboller üzerinden yapılan hakaretler asırlar boyu süren ve arzu
edilmeyen sonuçlar doğuran gerilim alanlarıydı. İslamofobiye karşı hep beraber
sesimizi yükselttiğimizde, aslında sadece Müslümanlara dönük ayrımcılığa değil,
dini kimlikleri ihtiva eden bütün ayrımcılıklara karşı da sesimizi yükseltmiş
oluruz. O anlamda kim hangi gerekçelerle olursa olsun inancı dolayısıyla
dışlanmışsa baskıya, zulme uğramışsa biz hepsinin karşısında aynı kararlılıkla
durma iradesi göstermek zorundayız. Bu insanlığın gelecek nesillere bırakacağı
en güzel mirası olacak."
Azınlık cemaat temsilcileriyle yeni bir yılın
başlangıcında bir arada olmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu ifade eden
Davutoğlu, "aile sofrası"nda hep beraber ortak kültür ve kültürel
birikimim ele alınacağını söyledi.
Davutoğlu, evrensel mesaj olarak bütün dünyaya verilecek
ortak mesajlar noktasında yemeğe katılanların kanaatlerinden istifade etmenin
de kendisi için büyük bir onur olacağını vurgulayarak, Başbakanlık görevini
aldıktan sonra böyle bir sohbeti çok arzu ettiğini, ancak böyle bir anlamlı
günde bir araya gelebildiklerini, bunu daha da sıklaştıracaklarını belirtti.
Mevlit Kandili'ni, gerek Katolik gerekse Ortadoks
cemaatlerinin Noelini, Musevi cematinin Hanuka Bayramı'nı tebrik eden
Davutoğlu, hayırlı, esenlik dolu bir yıl dileğinde bulunarak, 2015'in bütün
insanlığa barış ve kardeşlik mesajlarının iletildiği bir yıl olmasını temenni
etti.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.